Anahtar kelimeler: Dışticltdşti İhr İth Kredileri Kartı Gıda İstinaden San Kredi Çek

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı borçlu ... Gıda İth. İhr. San. ve Dış.Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden ticari kredi, kredi kartı ve çek bedeli kredileri kullandırıldığını, genel kredi sözleşmesini davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil suretiyle imzaladığını, bankaca kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacağın süresinde ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Kadıköy 29.Noterliğinin 27.11.2015 tarihli ihtarnamesi ile hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz kararı alınarak borçlular hakkında İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu, davalının, sözleşmenin geçersizliğine yönelik itirazlarının yersiz olduğunu, asıl alacağa uygulanan işlemiş faiz ve BSMV oranlarının sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, kredinin geri ödenmemesi sebebiyle takibin başlatılmasına borçluların sebep olduğunu, imzalanan sözleşme hükümlerini borçluların kabul ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin 2009 yılında diğer müvekkili Zehra Dilistan Shıpman ile evlenerek Türkiye'de öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladığını ve oturma izni aldığını, müvekkilinin Türkçe bilmediğini, alacaklı bankanın Türkçe metnine tercümansız imza attırdığını, bankanın müvekkilinin iradesini yanıltarak kendi yazdığı metnin aynısını müvekkiline yazdırdığını, bu nedenle genel kredi sözleşmesinin batıl olduğunu, kefalet öncesinde de müvekkilinin eşinin onayının TBK'nın 584.maddesi gereğince alınmadığını, bankaca takip öncesi kefil ve asıl borçlunun temerrüde düşürülmediğini, müvekkilinin anlatılan nedenlerle müteselsil kefil sıfatının bılınmadığını, bankaca şimdiye kadar müvekkiline İngilizce tercümeli ihtar gönderilerek müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, müvekkilinin hataya düşürülerek kefalet sözleşmesinin imzalatıldığını, davalının iradesinin sakatlandığını, müvekkilinin müteselsil kefalet konusunda bilgisiz olduğunu, bankaca buna ilişkin işlemlerin yapılmaması nedeniyle sözleşmenin baştan itibaren batıl olduğunu, bankanın bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, banka görevlilerince hazırlanan Türkçe metnin müvekkiline yazdırıldığını, Türkçe bilmeyen müvekkilinin sözleşmeyi anlaması ve serbest iradesi ile sözleşmeyi imzalamasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde özetle; genel kredi sözleşmesindeki kefaletin yasanın aradığı tüm şartların yerine getirilerek imzalandığını, kefilin sorumlu olduğu miktarın, kefalet türünün ve miktarın bizzat kefilin el yazısı ile yazıldığını, davalının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak 2009 yılından bu yana Türkiye'de yaşayarak öğretim görevlisi olarak çalıştığını, davalının dava dışı borçlu şirketin ortaklarından olması nedeniyle eş rızasının aranmayacağını, kaldı ki davalının eşinin de sözleşmenin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, davalının geçerli kefalet sözleşmesi uyarınca ortağı olduğu şirketin kullandığı kredi borcunun kefili olduğunu, kötü niyetli ve ödeme yapmaktan kaçınmak için eldeki davanın açıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.Davalı vekili, ikinci cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığını, müvekkiline tercümeli ihtarla bildirimde bulunulmaması nedeniyle temerrüdün oluşmadığını, bankanın bilgi verme yükümlülüğüne aykırı şekilde hareket ettiğini, banka görevlilerinin yazdığı metnini müvekkiline yazdırılarak iradesinin sakatlandığını belirterek, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 21.01.2021 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile kefilin temerrüddünün belirlenmesi ve infazı kabil bir hüküm kurulması amacıyla kaldırılmış, mahkemece temerrüt tarihi belirlenerek karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 1.086,53 TL ana para, 288,75 TL %24,24 işlemiş akdi faiz, 14,45 %5 BSMV toplamı 1.389,73 TL, + 4.784,61 TL ana para, 1.335,76 TL işlemiş %36 akdi faiz, 66,80 TL %5 BSMV toplamı 6.187,17 TL + 20.452,92 TL ana para, 2.841,06 TL işlemiş % 16.74 akdi faiz, 142,05 TL % 5 BSMV toplamı 23.436,06 TL + 0,02 TL işlemiş %17 akdi faiz, 94.952,13 TL ana para, 28.349,26 TL işlemiş % 36 akdi faiz, 1.417,46 TL %5 BSMV toplamı 124.718,85 TL olmak üzere toplam 155.731,83 TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından yasal 7 günlük süre içinde borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz █████/2018 tarihli duruşmasında davanın kısmen kabulüne kararı verilmiş bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ███████ Karar █████/2021 tarihli ilamında '...Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, kefilin temerrüdü oluştuğu kabul edilerek, 03.12.2013 tarihinde temerrüdün oluştuğu kabul edilerek takip tarihine kadar hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporuyla belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve BSMV ayrıştırılmadan sonuç alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilerek hüküm kurulmuş ve toplam miktara takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmıştır. TBK'nın 121/3.maddesi gereğince temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi uygulanması yasaktır. Bu durumda, mahkemece bilirkişiden belirlenen ilkeler ışığında ek rapor alınarak, asıl alacak, ve ferileri belirlenerek takip talebindeki her bir istek kalemi ( asıl alacak, işlemiş faiz ve BSMV) hakkında infazda tereddüt yaratmayacak ve yasanın emredici hükmüne aykırı olmayacak şekilde karar verilmesi gerekir.' gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, dosyanın mahkememiz ████████ Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Bankacı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan █████/2021 tarihli raporunda; Davacı bankanın █████/2016 takip tarihi itibariyle ... nolu... Kredi kartı hesabı banka alacağı toplam 1.229,74 TL, alacaklı olduğu, davacının toplam 1.389,73 TL. olan alacak talebinin tespitleri aşan kısmının uygun olmadığı, davacı bankanın █████/2016 takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalıdan toplam 1.086,53 TL. olan asıl alacak üzerinden %30,24 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi ile birlikte talep edilebileceği, 300002 kredi hesabı ile ilgili banka alacağı toplam 5.238,85 TL, davacının toplam 6.187,17 TL. olan alacak talebinin tespitleri aşan kısmının uygun olmadığı, 3500003 kredi hesabı ile ilgili banka alacağı toplam 21.508,48 TL.davacının toplam 23.436,06 TL, olan alacak talebinin tespitleri aşan kısmının uygun olmadığı, davacı bankanın █████/2016 takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalıdan toplam 20.452,95 TL.olan asıl alacak üzerinden %33,48 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi ile birlikte talep edebileceği, 4500004 kredi hesabı ile ilgili banka alacağı toplam 105.098,21 TL. Davacının toplam 124.718,85 TL. olan alacak talebinin tespitleri aşan kısmının uygun olmadığı, davacı bankanın █████/2016 takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalıdan topla 94.952,13 TL.asıl alacak üzerinden %72 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi ile birlikte talep edebileceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalının davaya konu genel kredi sözleşmelerini kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı bankanın, dava dışı asıl kredi borçlusu... İth.İhr.San ve Dış.Tic.Ltd. Şti. ile kefillere Kadıköy 29.Noterliğinin 27.11.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmiş olduğu, davalıya gönderilen tebligatın muhatabın gösterilen adreste bulunmaması nedeniyle iade edildiği, temerrüt ihtarının davalı kefile tebliğ edilmediği, davalı kefile çıkarılan tebligatın sözleşmede belirtilen adrese gönderilmediği, bu nedenle davalının temerrüdünün takip tarihi itibariyle gerçekleşmiş sayılacağı gözetilerek, BAM kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle hükme esas alınması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 4256 6970 0037 4484 nolu... kredi kartı hesabı için 1.086,53 TL asıl alacak 141,50 TL işlemiş faiz 1,72 TL BSMV olmak üzere toplam 1.229,74 TL üzerinden, 1.086,53 TL asıl alacağa %30,24 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına; 300002 nolu kredi hesabı için 4.784,81 TL asıl alacak 442,80 TL işlemiş faiz, 11,24 TL BSMV olmak üzere toplam 5.238,85 TL üzerinden, 4.784,81 TL asıl alacağa %72,00 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına; 3500003 nolu kredi hesabı için 20.452,95 TL asıl alacak 1.105,18 TL işlemiş faiz, 22,35 TL BSMV olmak üzere toplam 21.580,48 TL üzerinden, 20.452,95 TL.asıl alacağa %33,48 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına; 4500004 nolu kredi hesabı için 94.952,13 TL asıl alacak 9.922,75 TL işlemiş faiz, 223,14 TL BSMV olmak üzere toplam 105.098,02 TL üzerinden, 94.952,13 TL asıl alacağa %72,00 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranından 26.629,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, karar vermiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Kararın faize ilişkin kısmında hata yapıldığını, banka ile ... Gıda İth. İhr. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereği borçluya kullandırılan kredilere davalının kefil olduğunu, borçlunun kullandırılan krediyi sözleşmeye aykırı şekilde ödemediğini, müvekkilince alacağın özeti eklenerek 27.11.2015 tarihli ihtarname ile borcun ödenmesinin istendiğini, borçlunun faizden sorumlu olduğu gibi, uygulanan faizin sözleşme ve yasaya uygun olduğunu, bilirkişi raporunda alacağın eksik hesaplandığını, bu nedenle rapora yönelik itirazlar ve ek rapor alınması talebinin kabul edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi, raporunda davalının takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğünün kabul edildiğini, oysa davalının bankaya bildirdiği adresine yapılan tebligatların iade edildiğini ve adres değişikliğini bildirmeyen kefilin sözleşmedeki adresine gönderilen ihtarın tebliğ edilmiş sayılması gerektiğini,
Davalının istinaf nedenleri yerinde olmadığını, sözleşmenin bizzat davalı tarafından imzalandığını, kefalet sözleşmesinin yasa hükmüne göre yazılı şekilde yapılarak kefilin sorumlu olduğu miktar, kefalet türü ve kefil olunan sürenin bizzat davalının el yazısı ile yazılarak imzalandığını, sözleşme tarihinde davalının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, 2009 yılından beri Türkiye’de yaşayan ve öğretim görevlisi olarak çalışan davalının Türkçe bilmediği ve imzaladığı sözleşmeyi anlamadığı iddialarının samimi olmadığını, davalı kefilin aynı zamanda borçlu şirketin ortağı olması nedeniyle eş rızası aranmayacağını, kefilin ortağı olduğu şirketle birlikte sorumlu olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin önceki kararının işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin kaldırıldığını, mahkemece yeniden yapılan yargılama sırasında verilen kararın da hatalı olduğunu, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin 2009 yılında ... ile evlenerek Türkiye’de yaşamaya başladığını, oturma ve çalışma izinleri bulunduğunu ve davalının Bahçeşehir Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştığını, vekaletteki kriterlerden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin Türkçe bilmediğini ve resmi işlemlerini tercüman marifetiyle yerine getirdiğini, müvekkilinin Türkçe hazırlanan metne tercümansız imza attığını, bankanın sözleşmenin imzalanması sırasında müvekkilinin iradesini yanılttığını, banka çalışanlarının yazdığı Türkçe metnin aynısının davalıya yazdırıldığını, Bankaca kredinin asıl borçlularının temerrüde düşürülmediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ E. K. █████████ K. Ve 25.09.2012 tarihli kararında göre, kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olduğunu ve bu sorumluluğun belirlenebilmesi için borçlunun sorumlu olduğu borç miktarı ile kefilin temerrüde düşürülüp düşürülmediğinin saptanması gerektiğini, müvekkilinin müteselsil kefil olmadığını, müvekkiline tercümeli ihtarda bulunularak hangi kredilerin kullanıldığının bildirilmediğini, mahkemece uyumazlığın esasına ilişkin bu delillerin dikkate alınmadan karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, genel nakdî ve gayri nakdî kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından ticari kredi sözleşmeleri kapsamında, dava dışı şirkete kullandırılan ticari kredi, kredi kartı, çek kredisi borcu olan toplam 155.731,83 TL nin tahsili amacıyla takip takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı banka ile dava dışı ... Gıda İth.İhrc.Ltd.Şti arasında arasında çeşitli tarihlerde genel kredi sözleşmeleri düzenlenmiştir. Davalının, şirket ortağı olarak sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı görülmüştür. 17.05.2013 tarihli kefalet taahhüdünde, davalını, ortağı olduğu dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak borçları nedeniyle 115.000,00 TL için müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır. Diğer sözleşmelerde de kefil olarak imzası bulunduğu, 20.05.2014 tarihli sözleşmeyle şirketin doğmuş ve doğacak borçları nedeniyle 785.000,00 TL limitle kefil olduğu, kefalet miktarı, türü ve diğer hususların davalının el yazısıyla yazıldığı, sözleşmenin okunarak kabul edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Tüm sözleşmelerde, davalının yanı sıra eşinin de kefil sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca hesabın kat edilerek borçlu şirketin sözleşmedeki adresine Kadıköy 29.Noterliğinin 27.11.2015 tarih ve ... yevmiye nolu kat ihtarının gönderildiği, borçlu şirketin adresinden taşınması nedeniyle ihtarın tebliğ edilemediği; kat ihtarının davalı kefile de tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin “Yasal İkametgahlar” başlıklı maddesinde, “Müşteri ve müteselsil kefil'ler ve rehin verenler, iş bu sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve Banka'ca kendilerine gerekli tebligatın yapılabilmesi için bu sözleşmenin ilgili maddelerinde yazılı Türkiye içindeki adresi İİK.21.maddesi ve 148/a maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanuni ikametgah ittihaz ettiklerini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde, Türkiye Sicil Dosyasındaki son adreslerini veya banka tarafından son olarak hesap özeti gönderilen adreslerinin muhtarlıkta kaydı bulunmasa bile yasal ikametgahları olduğunu, bu adreslere gönderilecek tebligatların kendilerine yapılmış sayıldığını, yine bu sözleşmenin taraflarından birine yapılmış tebligatın diğerlerine de sayılacağını, ileride diğer bir mahalli kanuni ikametgah ittihaz edecek olurlarsa, bu yeni adresi derhal Noter aracılığı ile Banka'ya bildirmeyi, bildirmedikleri taktirde bu sözleşmede yazılı adreslerine gönderilecek her türlü tebligatın bu adreslere ulaştığı tarihte kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağını kabul ve taahhüt ederler” hükmüne yer verilmiştir. İİK'nın 68/b maddesinde, “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır. Kefil kefalet ettikleri sözleşmelerden dolayı asıl borçlunun borcundan kefalet limiti kapsamında tüm feriler dahil olmak üzere ( temerrüt faizi, masraflar ) sorumludur. Bunun dışında kefil temerrüde düşürülmüş ise asıl borçtan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile de sorumludur. Sözleşmelerin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu uyarınca kefil hakkında icra takibi yapılabilmesi için ayrıca kendisine temerrüt ihtarında bulunulmasına gerek yoktur. Temerrüt ihtarı kefile tebliğ edilmediyse kefilin temerrüdünün, takip tarihinde başladığı kabul edilir (Yargıtay 19.HD'nin █████/2015 tarih, █████████E. ██████████K. sayılı ilamı).Davacı bankanın, dava dışı asıl kredi borçlusu... İth.İhr.San ve Dış.Tic.Ltd. Şti. ile kefillere Kadıköy 29.Noterliğinin 27.11.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmiş olduğu, davalıya gönderilen tebligatın muhatabın gösterilen adreste bulunmaması nedeniyle iade edildiği, temerrüt ihtarının davalı kefile tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Davalı kefile çıkarılan tebligat sözleşmede belirtilen adresine gönderilmemiştir. Bu nedenle kefilin temerrüdünün takip tarihinden itibaren başlatılarak borcun hesaplanması yerindedir.Bankaca kefilin imzası bulunan genel kredi sözleşmeleri kapsamında borçlu şirkete kredi kullandırılmıştır. Dosya içerisinde bulunan sözleşme suretlerinden kefil olunan miktarın, kefalet türünün el yazısıyla yazıldığı, sözleşme tarihinde kefilin şirket ortağı olduğu, kefaletin TBK'nın 583. maddesi uyarınca geçerli olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan, üniversite öğretim üyesi olan ve Türkiye'de ikamet izni bulunan ve ticari faaliyette bulunan davalı kefilin iradesinin bankaca yanıltıldığına ilişkin soyut iddia dışında somut bir kanıt sunulmamıştır. Hukuki fiil olan yanılma ve aldatmaya ilişkin hiç bir somut kanıt sunulmamıştır. Davacının eşi ile birlikte kefalet sözleşmesini imzaladığı ve geçerli şekilde kurulan sözleşme kapsamında, davalının ortağı olduğu şirketin kredi verilmesinden sonra, kefalet sözleşmesinin soyut olarak geçersizliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Davalı gerçek kişinin müteselsil kefil olması nedeniyle TBK'nın 585. maddesi gereğince önce borçluya başvurulmasına gerek bulunmamaktadır. TBK'nın 586. maddesinde doğrudan kefile başvurulabileceği kabul edilmiştir.Kredi hesabının kat edilmesi, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterli olup ayrıca kefillere ihtarın tebliği şartı aranmaz. Asıl borçluya gönderilen ihtar, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, TBK’nın 586. maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından gerekli bir unsurdur. TBK'nın 586. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kefil aleyhine takip yapılması mümkün değilse de, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefil aleyhine de takip yapılabilir. Kefile ihtarın tebliği ise aynı şekilde kefilin temerrütü için gerekli olup, tebliğ edilmemiş olması halinde takip tarihi itibariyle kefilin temerrüte düştüğü kabul edilir. Bankaca hesabın kat edilmesi ve borçlu şirket ile davalıya gönderilen kat ihtarının sonuçsuz kalması nedeniyle anılan madde kapsamında kefile karşı talepte bulunulması yerindedir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, rapora esas alınan Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi kefilin temerrüdü takip tarihi itibariyle başlamıştır. Bu nedenle kefilin, takip tarihinden itibaren temerrüt faizinden sorumlu tutulması ve bu tarihten önce kredinin belirlenen kredinin akdi faizinden sorumlu tutulması yerindedir. Davacı banka vekilince rapora bu yönden itiraz edilmiş ise de kefilin temerrüdünün ne şekilde gerçekleşeceği Dairemizin önceki kaldırma kararında belirlendiği gibi, bilirkişi raporunda söz edilen çok sayıda Yargıtay kararı ile de kefilin temerrüdünün ne şekilde gerçekleştirileceği belirlenmiştir. Mahkemece bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olması halinde HMK'nın 281.maddesine göre tarafların talebiyle veya kendiliğinden bilirkişiden ek rapor alınması mümkündür. Ancak hukuki bir konuda bilirkişiden rapor alınması mümkün olmadığından, mahkemece sözleşme ve mevzuat hükümlerine göre kefilin temerrüt tarihinin belirlenmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, taraf vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, her iki tarf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 6.822 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!