Anahtar kelimeler: İçinin Plastik Boşaltılarak Müdürleri Uğratılmalarına Deniz Ara Bakirköy Zarara İhtiyati

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 11.06.2025 Tarihli ara kararNUMARASI
: █████████ E.DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)Taraflar arasındaki tazminat derdest dava dosyasında, davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve geçici ödeme talebinin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılardan ..., ... ve ...'nin ... Plastik Şirketinin müdürleri, Deniz ... ve ...'in ise şirketin içinin boşaltılarak alacaklıların zarara uğratılmalarına yardımcı olduklarını, davanın TTK'nın yöneticinin sorumluluğu hükümleri ile TBK'nın muvazaa ve haksız fiil hükümlerine dayalı olarak açıldığını, usulsüz işlemlerle şirketin içini boşaltanların tamamının yabancı uyruklu olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkide, müvekkilince gerekli araştırmaların yapılarak satılan emtia karşılığı düzenlenen 1.028.160,00 USD ve 928.800,00 USD bedelli faturaların davalıya gönderildiğini, satım karşılığı ... şirketinden alınan ileri tarihli çeklerin karşılıksız çıktığını, davalıların kısa sürede yüksek miktarlı işlemler yaparak ve düzenlenen kambiyo evraklarını ödeyerek şirkete güven sağladıklarını, daha sonra usulsüz işlemlerle şirketin içini boşalttıklarını, yapılan fiktif işlemlerle alacaklıların zarara uğratıldığını, TTK'nın 644. maddesi uyarınca alacaklıları zarara uğratan müdürlerin sorumlu olduğunu, şirketin içinin tüm davalılarca el birliği ile boşaltıldığını ileri sürerek, davalıların mülkiyetinde bulunan trafik siciline kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığının devir ve temlikinin önlenmesi, Büyükçekmece Türkoba ... Ada 2 Parsel 14 nolu bağımsız bölümün devir ve temlikinin önlenmesi, davalıların, ... şirketi nezdindeki paylarının devir ve temlikinin tedbiren önlenmesine, müvekkilinin uğradığı zararların tespiti ile tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesinin 13.02.2024 tarihli ara kararı ile TTK'nın 553. maddesi kapsamında yöneticinin sorumluluğu nedeniyle açılan tazminat davasında, davaya konu olmayan davalılara ait mal varlığınına ihtiyati tedbir uygulanamayacağı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, istinaf başvurusu Dairemizin ████████ Esas sayılı dosyası ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 04.06.2025 ve 10.06.2025 tarihli dilekçelerinde özetle; davalıların el birliği içinde sahte ve gerçeğe aykırı bilgi ve belgelerle konkordato kararı aldırdıklarını, konkordato sürecinde gelişen olayların, sorumluluk davası için aranan kusurlu ve kötü yönetimin somut kanıt olduğunu, konkordatonun yeni bir dolandırıcılık yöntemi olarak kullanıldığını, sahte bağımsız denetim raporu düzenlendiğinin resmi kurum ve soruşturma dosyası ile sabit olduğunu, bağımsız denetim şirketinin yapılan şikayet üzerine kapatılarak denetçinin lisansının iptal edildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyasında alınan raporla firmanın çeklerini ödememek için sahte muhasebe kayıtları oluşturularak mahkemenin yanıltıldığını, menfaat karşılığı konkordato dosyasında bilirkişi raporları alındığını, soruşturma dosyasında ...'nun ele geçirilen dijital materyallerinde bilirkişi ile usulsüz işlemler yapıldığının belirtildiğini, sorumluluk davasındaki tazminatın tüm şartlarının oluştuğunu, düzenlenen iddianamenin İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiğini ileri sürerek, davalı şirkete yönetim kayyımı olmadığı takdirde denetim kayyımı atanmasına, davalıların davalı ... şirketindeki paylarının üçüncü kişilere devir ve temlikinin tedbiren önlenmesine, davalılara ait taşınırlar ve taşınmaz mal varlığının üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine, fiktif devir olduğu iddianame ve fezleke ile tespit edilen davalılarca devredilen İstanbul Büyükçekmece Türkoba ... Ada 2 Parselde kain 14 Bağımsız bölüm numaralı taşınmazın kaydına üçüncü kişilere devir ve temlikinin engellenmesine, aksi halde davalıdır şerhi düşülmesine, fezleke ve iddianamede davalılarca kurulduğu tespit edilen ve borçlu firmanın tüm faaliyetlerinin kaydırıldığı şirket olan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahip olduğu, menkul ve gayrimenkullerin üçüncü kişilere devir ve temlikini engeller şekilde tedbir konulmasına, müvekkil lehine teminat karşılığı 10.000.000 TL'lik ihtiyati haciz konulmasına, her halükarda İİK'nın 257 vd maddelerindeki şartlar gerçekleştiğinden teminat karşılığı 10.000.000 TL aksi halde dava değeri üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, davacıların müvekkiline borçlu olduğunun konkordato dosyasında kabul edilmesi nedeniyle TBK'nın 76.maddesi uyarınca 10.000.000 TL geçici ödeme yapılmasına karar verilmesini istemiştir.İlk Derece Mahkemesi, 11.06.2025 tarihli ara kararında; "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında göre; davacı tarafından dosyaya sunulan █████/2025 ve █████/2025 tarihli dilekçelerin netice kısmında talep edilen davalı şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanması ve ayrıca dilekçede belirtilen tedbirlerin davanın konusu ile ilgili olmadığı, HMK 389/1 maddesi kapsamında ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, tedbire konu hususların hiçbirinin uyuşmazlık konusu olmadığı bu nedenlerle yönetim ve denetim kayyımı atanması ile tedbir talebinin reddine; davacı tarafın İİK 257.maddesi kapsamında ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği, ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davanın konusu itibariyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının yaklaşık ispat kapsamında kanıtlanması gerektiği, olayımızda tazminatla ilgili herhangi bir araştırma ve tespitin henüz yapılmadığı, bu hususa ilişkin herhangi bir bilirkişi incelemesinin yaptırılmadığı, davacı lehine düzenlenen çeklerin henüz tahsil edilmemesinin nedeni, Tekirdağ Ticaret Mahkemesi tarafından verilen konkordato kararına ilişkin olduğu, söz konusu kararın halen geçerli olduğu, davalı gerçek kişilerle ilgili iddianame düzenlenmesinin tek başına henüz belirlenmeyen tazminatla ilgili ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli olmadığı, bu bağlamda koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebi ile TBK 76.maddesi kapsamında geçici ödeme isteminin ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle davacı tarafın davalı şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanması, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve geçici ödeme taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde ;Mahkemenin "ortada halen cari bir konkordato kararı bulunduğu, bu yüzden tedbir/ haciz kararı verilemeyeceği" gerekçesinin sorumluluk davasının ruhuna aykırı olduğunu, bu davanın esasında şirketin içinin boşaltılması ve sahte belgelerle rüşvet karşılığı konkordato kararı temin dilmesi nedeniyle açıldığını, davalı şirketin diğer davalılarca fiilen müflis hale getirilerek konkordato alacak duruma getirilmesinin davanın temeli olduğunu, bu iddialar incelenmeden konkordatonun varlığı gerekçe gösterilerek talebin reddinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin konkordato alacak duruma getirilmesi veya şirketin batırılarak fiilen müflis hale getirilmesinin davadaki en önemli argüman olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken tüm koşulların sağlandığını, davalıların dolandırıcılık eylemi öncesinde piyasada kredibilite oluşturarak mal ve kredi topladıklarını, sonrasında ise hiçbir zaman zarar etmeyen ve her sene yüzlerce milyon kar eden şirkete sahte bir konkordato kararı alınarak alacaklıların tahsilinin imkansız hale getirildiğini, konkordatonun yeni bir dolandırıcılık yöntemi olarak kullanıldığını, sahte denetim raporu alındığını, şikayet üzerine denetim şirketinin kapatıldığını, İstanbul CBS'nin ██████████ Soruşturma sayılı dosyasında hazırlanan 21.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda fiktif alacak yaratıldığının belirlendiğini, borçlu şirket yetkilisi ve ortağı...'in de savcılıktaki ikrarında, davalı şirketin muhasebe kayıtlarının sahte olduğunu ve sahte belgelerle mahkemeyi yanılttıklarını ifade ettiğini, İstanbul 1. ATM'nin ████████ Talimat sayılı dosyasında temin edilen 01.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun menfaatle temin edildiğinin düzenlenen fezlekede yazıldığını, davalılar hakkında düzenlenen iddianamenin 20.sayfasında davalı Mustafa ile avukatı arasında geçen konuşmalarda borçlu vekili, konkordato komiseri, borçlu ve bilirkişi heyeti arasında kurgulanan rüşvet çarkının anlatıldığını, sorumluluk davasının kabulü için gereken kusurluluk ve zarar koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin ede edeceği ilamın sonuçsuz kalmaması için ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının verilmesi gerektiğini, yaklaşık 3 yıldır müvekkilinin yaklaşık 2.000.000 USD parasını gasp eden, operasyonlara, iddianamelere ve ağır ceza yargılamalarına konu olan bu yapıyla hukuk çerçevesinde mücadele edilmesine rağmen tahsilat yapılamadığını, soruşturma dosyasına göre mahkemenin yanıltılması amacıyla sahte raporlar hazırlandığını, şirketler hukuku alanında yapılabilecek her türlü hukuksuzluğun yapıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇETalep, davacı ile ticari ilişkide bulunan ... Metal Yapı Elemanları Üretim San. ve Tic. Ltd.Şti. yöneticilerinin, şirketin içini boşaltarak alacaklıları zarara uğrattığı iddiasıyla açılan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup; istinaf ise tazminat davası içinde talep edilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine dair ilk derece mahkemesinin 11.06.2025 tarihli ara kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı şirketi ile davalıların yöneticileri olduğu dava dışı ... Metal Yapı Elemanları Üretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde, davacı tarafından satılan emtia karşılığı düzenlenen faturaların davalı şirkete teslim edildiği ve satım bedelinin ileri tarihli çeklerle ödendiği, ancak çeklerin tamamının karşılıksız çıktığı; tamamı yabancı uyruklu olan davalıların, davalı şirketin içini boşaltarak alacaklıları zarara uğrattığı ileri sürülerek, TTK'nın 644. maddesi yollaması ile TTK'nın 553.maddesi uyarınca yöneticilerin sorumluluğu nedeniyle tazminat talep edilmiştir. Dava dilekçesinde tahsil edilecek tazminatın şirkete ödenmesi istenmiştir. Dava dilekçesinde ayrıca, şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle işlemlerin denetlenmesi için yönetim veya denetim kayyımı atanması ve davalılara ait mal varlıkları ile özellikle dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın devir ve temlikinin önlenmesi davalıların, davalı şirket nezdindeki paylarının devrinin önlenmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin ihtiyati haciz ve geçici ödeme dışındaki, davalı şirkete kayyım atanması, davalıların, şirketteki paylarının devrinin önlenmesi, davalılara ait taşınır ve taşınmaz malların ve iddianamede fiktif şekilde devredildiği belirlenen taşınmazın devrinin önlenmesi, fezleke ve iddianamede fiktif şekilde kurularak borçlu şirketin tüm faaliyetlerinin kaydırıldığı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin mal varlığına ihtiyati tedbir konulması talepleri özü itibariyle HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması hâlinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep halinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Bu nedenle mahkemece ihtiyati tedbir talebine ilişkin yapılan değerlendirmede usule aykırılık bulunmamaktadır.Davacı vekilinin ihtiyati tedbir dışında, borçlu şirketin uğradığı zararların yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı, düzenlenen iddianame ve bu iddianameye esas soruşturma evrakları, fezleke, bilirkişi raporları, tanık anlatımları ile sanık savunmaları, menfaat temini karşılığında alınan bilirkişi raporlarından, şirket ve alacaklılarının zarara uğratıldığı, bu nedenle şirketin bilerek iflasa sürüklenerek sahte belgelerle konkordato alındığı ileri sürülerek, 10.000.000 TL üzerinden veya dava değeri olan 100.000 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.İhtiyati haciz talebine esas olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma ve bu soruşturmada alınan bilirkişi raporları, soruşturmaya esas fezleke, sahte mali durum raporu, sanıkların ikrarı ile belirlendiği ifade edilen fiktif işlemler ve yeni bir şirket kurulması olguları ileri sürülmüştür. Mahkemece bu olguların hiç biri tartışılmadan alacağın konkordato nedeniyle tahsil edilmediği kabul edilerek talebin reddine karar verilmiştir. Bu gerekçenin yanı sıra iddianame düzenlenmesinin tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli olmadığı ve zararın miktarına ilişkin henüz bir tespit yapılmadığı belirtilmiştir. Anayasanın 141/3 ve HMK'nın 297. maddesine göre mahkemenin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. Oysa davacı vekilinin ceza soruşturmasına ilişkin delilleri ve beyanları mahkemece tartışılmamıştır. İİK'nın 258. maddesine göre ihtiyati haciz için ihtiyati haciz sebebi ve alacak hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil sunulması yeterlidir. Bu açıdan mahkemenin ceza soruşturması dosyasını tam olarak inceleyerek, dosya kapsamındaki tespit ve raporlar değerlendirilmek suretiyle ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hususunda bir değerlendirme yapılması ve buna göre ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan ve genel değerlendirmelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden değerlendirilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa ara kararının konu kararının ihtiyati haciz talebi bakımından kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında ihtiyati haciz talebinin yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.10.2025KANUN YOLU
:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.