Anahtar kelimeler: Kadrolu Mevsimlik Statüsüne Yılına Burada Başladığı Alınmadığını İşçilikte Kesinlik Şartı
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Müdürlüğüne bağlı ... ... Hizmetleri Müdürlüğünde işe başladığı tarihten itibaren ... Sendikasına üye olduğunu, müvekkilinin burada işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 2001 yılında aynı Müdürlükte kadrolu işçi statüsüne geçildiğini, ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen çalışmalarının kıdem hesabında dikkate alınmadığını, yeni işe başlamış gibi işlem yapıldığını ve kadrolu işçi statüsünden önceki çalışmalarının kıdemlerinin dikkate alınmadığını, 2005 yılında ... Müdürlüğünün kapatılması ile tüm hak ve alacakların ... Büyükşehir Belediyesine devredildiğini ileri sürerek müvekkilinin daimi kadrolu işçi statüsünde tüm hak ve alacaklarıyla beraber geçirilme sırasında yapılan intibakın yanlış olduğunun tespiti ile müvekkilinin derece ve kademesi doğru şekilde tespit edilerek fark ücret, yıpranma primi, yasal ilave tediye ve akdi ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflarına husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, mevsimlik çalışmalarda iş sözleşmesinin 9 ay süreyle yapıldığını, bu süreden sonra iş sözleşmesinin sona erdiğini, kadroya geçtikten sonra da davacının iş makinaları şoför yardımcısı pozisyonunda çalıştığını, yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince davacının intibak işlemlerinin yapılarak davacıya 9.952,76 TL intibak ödemesi yapıldığını, davacının 14.12.2014 tarihinde Karayolları 7. Bölge Müdürlüğüne atandığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli kararı ile; davacının kadroya geçirilmeden önceki çalışmalarının çalışma süresine dahil edilmesi suretiyle derece ve kademesinin belirlenerek eğer var ise fark alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği dosya arasında yer alan denetime açık, yerinde ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre; davacının kadroya geçirilmeden önceki çalışmalarının çalışma süresine dahil edilmesi hâlinde davacının 04.12.2018 tarihi itibarıyla 12. derecenin 28. kademesinde olduğunun tespit edildiği, buna göre davacının ücret farkı, akdi ilave tediye farkı ile yasal ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunun anlaşıldığı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağı incelenmesinde başvuruya konu alacak kalemleri arasında yıpranma prim farkı alacak talebinin bulunmadığının anlaşılmasına göre bu alacak talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 10.10.2024 tarihli kararı ile davalı İdare tarafından davacıya intibak ödemesinin 15.11.2013 tarihinde yapıldığının tespit edildiği, 15.11.2013 tarihinden dava tarihi 04.12.2018 tarihine kadar dönem için 5 yıllık sürenin geçtiği, zamanaşımı dolduğundan hesaplamaların 04.12.2013 - 04.12.2014 arası dönem için yapıldığı, bu hâli ile zamanaşımı hususu dikkate alınarak hesaplama yapılmış olduğundan davalı ... vekili tarafından bu hususlara ilişkin itirazların yerinde bulunmadığı, yine derece kademe tespiti ile fark ücret alacaklarına ilişkin hükme esas alınan ve denetime elverişli 07.12.2022 tarihli ek raporda yapılan hesaplamalar doğrultusunda İlk Derece Mahkemesinin kabul kararında bir isabetsizlik olmadığı, yıpranma prim alacağı yönünden arabuluculuk dava şartı yerine gelmediğinden reddine karar verilmesine yönelik kararda da bir hata olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince gerekçe içeriğinde davacının kadroya geçirilmeden evvelki çalışmalarının çalışma süresine dâhil edilmesi hâlinde davacının 04.12.2018 tarihi itibarıyla 12. derecenin 28. kademesinde olduğunun anlaşıldığı ve buna göre fark alacakların hüküm altına alındığı belirtilmiş ise de hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde davacının 04.12.2018 tarihi itibarıyla 10. derecenin 24. kademesinde olduğunun tespitine karar verildiği, bu durumun gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının Samsun Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki çalışmasının 14.12.2014 tarihinde sona erdiği gözetilerek davacının derece ve kademesinin tespiti ile sonucuna göre davacının talep konusu alacakları ile ilgili çelişkiye yer vermeyecek şekilde karar verilmesi gerekirken açıklanan şekilde bir çelişki oluşturulmasının kararın bu sebeple bozulmasını gerektirdiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 14.12.2014 tarihi itibarıyla 10. derecenin 24. kademesinde olduğunun tespit edildiği, 07.12.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının ücret farkı, akdi ilave tediye farkı ile yasal ilave tediye farkı alacaklarının kabulü, yıpranma prim farkı alacağı isteminin ise bu alacak kalemi yönünden arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Kararda davacı aleyhine olan kısımların hukuka aykırı olduğunu, davacının derece ve kademesi ile alacaklarının eksik hesaplandığını,
b. Zamanaşımına ilişkin tespitlerin yerinde olmadığını, müvekkilinin alacaklarının zamanaşımına uğramadığını,
c. Aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderinin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Devir tarihinden itibaren iki yıl geçmiş olup müvekkili Belediyenin sorumluluğu bulunmadığını,
b. Davacıya intibak ödemesinin yapıldığını, davacının alacağının kalmadığını, ücret bordroları dikkate alınmadan hesap yapıldığını,
c. Hesaplamalarda gelir vergisi oranının hatalı tespit edildiğini, sosyal güvenlik primi ödemelerinin hesaba dâhil edilmediğini,
d. Bilirkişinin yanlış tespiti neticesinde zamanaşımına uğramış alacakları da kapsayacak şekilde hesaplama yaptığını,
e. Davacının protokol kapsamında sürekli işçi kadrosuna atandığını, protokolde geçici işçilerin mevcut ücretleri üzerinden sürekli işçi kadrolarına geçirilecekleri ve bu işlemin işçinin isteğine bağlı olduğunun belirtildiğini, davacının bu şartlar altında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, buna rağmen on yıldan fazla bir süre geçtikten sonra protokol hükümlerini göz önünde bulundurmadan fark ücret isteğinde bulunmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının derece ve kademesinin tespiti ile buna göre fark ücret alacaklarının hesaplanması ve vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde 07.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporuna itibarla davacının 60,32 TL akdi ilave tediye alacağının bulunduğu belirtildikten sonra hüküm fıkrasında 26,40 TL akdi ilave tediye alacağının kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alındığı belirtilen 07.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının hak kazandığı akdi ilave tediye alacağının 26,40 TL olarak hesaplanması karşısında gerekçede "60,32 TL" yazılmasının maddi bir hata olduğu kabul edilmiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!