Anahtar kelimeler: Bayidistribütör Uzatımı Distribütör Satımdan Davrandığı Tütün Düzenli Bıraktığı Alkol Ürün

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, distribütör ve davalı arasında 11.03.2019 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi (“Sözleşme”) imzalanmış olduğunu, müvekkili şirket ve bayi/distribütör tarafından sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tamamının eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen, karşı tarafın Sözleşme'ye aykırı davrandığı, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde ürün alımı yapmadığı, ürün bulundurmadığı, sözleşmeye konu ürünlerin ticaretini bıraktığı ve ruhsatının süre uzatımı yapılmadığından T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından geçersiz kılındığının tespit edildiğini, bunun akabinde davalıya Beşiktaş ... Noterliği'nden 22.07.2024 tarihli... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki Sözleşme ilgili maddeleri uyarınca toplamda 160.000-TL nakit bazlı katkı bedelin davalıya ödenmiş olduğunu, işleyiş itibariyle, davalının, satış desteğine ilişkin olarak ödenen genel katkı bedeline ilişkin bayi/distribütöre fatura kesmekte sonrasında bu tutar bayi/distribütör tarafından müvekkili şirkete fatura edilmekte olduğunu, davalıya 160.000.-TL nakit bazlı katkı bedeli yapıldığı banka ödeme kayıtları ile bayi/distribütörün müvekkili şirkete kestiği faturadan tespit edilmekte olduğunu, davalı tarafın Sözleşme’ye aykırı olarak, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde ürün alımı yapmadığı, ürün bulundurmadığı, sözleşmeye konu ürünlerin ticaretini bıraktığı ve ruhsatının süre uzatımı yapılmadığından T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından geçersiz kılındığı tespit edilmekle Sözleşme’nin ihlalinden doğan ilgili maddeler uyarınca uyarınca katkı bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz oranı ile birlikte iadesi, Sözleşme’nin 20. Maddesi uyarınca kararlaştırılan cezai şartın tahsili ve ihtarname masraflarını da talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, Beşiktaş ...Noterliği'nin 22.07.2024 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname masrafının da yargılama gideri olarak kabulü ile tüm yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, açık satış noktası sözleşmesine aykırılık nedeniyle sözleşme gereğince ödenen katkı bedelinin iadesi, cezai şart ve ihtiyati haciz masrafının işleyen faizleriyle tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine açık satış sözleşmesine dayalı cezai şart, katkı bedeli, ihtarname masrafının faiziyle tahsili talebiyle başlatılan takipte davalının yasal 7 günlük süre içinde itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğu görülmüştür.
...Odası, ...Vergi Dairesi, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün cevabi yazıları, celp edilip incelenmiştir.
█████/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, icra dosyası, taraflar arasındaki açık satış sözleşmesi, müzekkere yanıtları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında karma nitelikte açık satış noktası sözleşmesinin mevcut olduğu, bu sözleşme ile davalının davacıya ait ürünlerin kendisine ait işyerinde pazarlanması işini üstlendiği, davanın bu sözleşmeye dayalı katkı bedeli ve cezai şart alacağının varlığı ve miktarına yönelik uyuşmazlıktan doğmuş olup, bu haliyle davanın TTK'nun 4.maddesinde sayılan, başka ifade ile bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı, ...Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta, davalının 2021 tarihli Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesine beyan ettiği yıllık kazancının 6.634,84 TL olduğu, mükellefiyet kaydının bulunduğu adreste olmama ve beyanname vermeme nedeniyle 31.08.2022 tarihinde re'sen terk ettirildiği, 08.03.2024 tarihinde tekrar işe başlama verdiği ancak adreste bulunmadığından aynı tarih itibariyle terk ettirildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, böylece davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı, nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Uyuşmazlığın niteliğine göre dava tarihi nazara alınarak davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiği Mahkememizin GÖREVSİZ olduğu anlaşılmakla HMK 114/1 c ve 115/2 maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde RESEN, HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde gider avansının ilgili mahkeme veznesine aktarılmasına
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!