Anahtar kelimeler: Yanıltıcı Yanıltmayacak Mercii Sunulduğu Düşme Edenin Görüşü İlgiliyi Sürenin Başlayacağının

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Resmi belgede sahtecilikHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Zamanaşımı nedeniyle düşmeAnayasa’nın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesinin gerektiği anlaşılmakla, Mahkemece kurulan hüküm fıkrasında temyiz süresinin "2 hafta" olarak belirtilmesi suretiyle temyiz süresi konusunda yanıltıcı ifade kullanıldığı ve temyiz dilekçesinin Mahkemece hatalı şekilde belirtilen süre içerisinde sunulduğu gözetilerek sanığın temyiz isteğinin kanuni süresi içinde yapılmış olduğu kabul edilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 22.07.2011 tarihi ile denetim süresi içinde işlenen yeni kasıtlı suçun tarihi olan 30.10.2013 tarihi arasında zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;Yargılama konusu eylem için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, bozma öncesi 03.03.2016 tarihli hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet hükmü olduğu, bu aşamadan sonra zamanaşımını durduran başka bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde, son kesen işlem tarihinden inceleme konusu hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.