Anahtar kelimeler: Borcuda Bonodaki Yazının Üstündeki Doldurulup Bononun Bono Kambiyo Yazildiği İmzaların

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA TARİHİ
: █████/2021DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasından kambiyo senetlere özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, yapılan bu icra takibinde takibe dayanak bono hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinin bilgisi olmadan doldurulup imzalandığını, takibe konu bonodaki imzaların müvekkiline ait olmamakla birlikte böyle bir borcuda bulunmadığını, bononun üstündeki hiçbir yazının müvekkiline ait olmamakla birlikte müvekkilin el yazısı da olmadığını, bu durumun tespiti için uzman bilirkişi vasıtasıyla müvekkilin el yazısının, ıslak imzasının incelenmesi, uyuşmazlığa konu bono üzerindeki yazılar ve imzalar ile karşılaştırılmasını, mürekkebin ömrünün belirlenmesini talep ettiklerini, uyuşmazlığa konu bononun üzerinde bulunan ...'nin kaşesi de incelendiği vakit söz konusu kaşenin, şirketin ... şubesine ait olduğu anlaşılacağını, ancak mezkur şirketin ... şubesi bononun üzerinde █████/2018 tarihinden sonra açıldığını İcra İflas Kanunu'nun 72/3 hükmü mucibince gecikmeden doğacak zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere sayın mahkemenin göstereceği teminatı yatırmak suretiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi için ihtiyati tedbir talep ettiklerini belirterek davanın kabulü ile takibin durdurularak tedbir talebinin kabulüne, kötü niyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde işbu davanın konusu olan kambiyo senedinin sahte olduğunu, üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığını mesnetsiz bir şekilde beyan ettiğini fakat davacı ile davalı müvekkil arasında 4 yıla yakın bir süreden beri süre gelen ilişkiyi anlatmayarak mağdurluk algısı yaratmaya çalıştığını, dava konusu kambiyo senedinin üzerindeki imzaların davacı asilin el ürünü imzalar olduğunu, her ne kadar davacı tarafça senet üzerindeki imzaların davacı asile ait olmadığına dair bir iddia ile işbu dava ikame olunsa da iddianın gerçek olmadığını, menfi tspit davasına konu olan kmabiyo senedi üzerindeki imzalar ile davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu imza sirküleri üzerindeki imzaların birebir aynı olduğunu, keza davacının vekiline verdiği vekaletname üzerindeki imza ile bono üzerindeki imzaların aynı olduğunu, üç farklı zamanda üç farklı yere atılan imzaların hepsinin birbirinin aynısı olduğunu, müvekkil hakkında dolandırıcılık iddiasının iftira mahiyetinde bir yalan olduğunu, müvekkilin tacir olduğunu, davacının bononun geçersizliği ve borcu bulunmadığı yönündeki beyanlarının abesle iştigal olduğunu, davacının davalı müvekkile borcunun bulunmadığı yönünde bir iddiası var ise bunun ispatının ancak senetle olabileceği ve ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, ihtiyati tedbir kararı için belirlenen teminat tutarının müvekkilin dava sonundaki zararlarına yetecek oranda olmadığını, davacının bono üzerinde bulunan kaşe ve yazılarla ilgili beyanlarının hiçbir ehemmiyeti bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davacının kötü niyetle işbu davayı ikame etmesi nedeniyle %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... karar sayılı dosyasında;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinde takibe dayanak bononun hukuka aykırı bir şekilde müvekkilin bilgisi olmadan doldurulmuş ve imzalanmış olduğunu, buna ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, takibe konu bonodaki imzaların müvekkile ait olmadığını ve böyle bir borç bulunmadığını, bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas numaralı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davanın Bakırköy ... ATM ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, takibin durdurulmasına, kötü niyetli davalının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava İİK 72.madde uyarınca kambiyo senetlerinden ötürü menfi tespit davasıdır.Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu asıl ve birleşen dava ile davacıların davalı tarafından başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Numaralı icra dosyasında borcu olmadığını, takibe dayanak kambiyo senedindeki imzanın davacılara ait olmadığı ve bilgisi dışında doldurulduğu iddiaları ile menfi tespit talebinde bulunmuştur.Davacı daha sonra dava sebebini ıslah ettiğini bildirerek verdiği ıslah dilekçesi ile davaya konu senetteki imzaları kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı ...'in, davacıları iş bu davaya konu senedin ödeme tarihinden çok sonraki bir tarihte ibra ettiğini, Davalı, davacılarla iş ilişkisini sonlandırdıktan sonra bir araya gelerek helalleşmiş ve davacılardan herhangi bir hak ve alacağının kalmadığına dair 2020 yılı içerisinde davacı .....'i ve diğer davacı şirketi ibra etmiştir. Dolayısı ile davaya konu senetin ödeme tarihinden daha sonraki bir tarihte davalı tarafından davacıların ibra edilerek herhangi bir hak ve alacağının kalmadığına dair ibra verildiği için davalının davacılardan davaya konu senet ile ilgili herhangi bir alacak iddia ve talep edebilmesi de hukuken mümkün değildir. Davalı taraf, davacıları dava konusu senedin ödeme tarihinden çok sonraki bir tarihte ibra ettiği ve davacılardan alacağı kalmadığını açıkça beyan ettiği için borçlu olmadığını iddia ederek dava sebebini değiştirmiş yargılamaya bu iddia kapsamında devam etmek gerekmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonunda Mahkememizin ... E., .... K. Sayılı kararı ile davacıların asıl ve birleşen davasının reddine karar verildiği, ilgili kararın istinafı sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin .... E., .... K. Sayılı kararı ile Mahkememiz kararı şu gerekçeler ile kaldırılmıştır:"Davanın tamamen yahut kısmen ıslahı mümkün ise de; dava başında imza inkarı mevcut iken ıslah ile birlikte bu iddianın yanında ibra nedeni ile borcun sona erdiğinin ileri sürülmesi davacının asıl iddiası ile bağdaşmamaktadır. Bu durumda, davacının kendi beyanı karşısında imza inkarına dayalı istemin reddi yerindedir.Ancak davacı, ıslah ile borcun ibraname nedeni ile sona erdiğini ileri sürmüş olmak ile bu iddianın değerlendirilmesi gerekir.Davacı delil olarak ibraname sunmuş, davalı ise dava konusu ibraname altındaki imzanın kendi eli ürünü olmadığını belirterek, aksinin kabulü halinde dahi ibranamenin dava konusu senedi kapsamayacağını savunmuştur. İbraname, borcu sona erdiren işlemlerden olup her aşamada delil olarak ileri sürülebilir. Davacının delil olarak dayandığı ibraname senedin vade tarihinden sonraki tarihli olmakla ibranamedeki imzanın davalı eli ürünü olup olmadığının tespiti gerekir. Bakırköy CBS ....E, ... K sayılı dosyasında davalı; davacılar hakkında sahtecilik iddiası ile şikayetçi olmuş ise de neticeten alınan rapor ile KYOK verilmiş olup KYOK kesinleşip kesinleşmediği tespit edilememiştir. Ancak Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 11.03.2015 tarihli .... E. ve .... K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere takipsizlik kararı ile sonuçlanan hazırlık soruşturması sırasında alınan ve hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. Bu durumda Mahkemece, öncelikle soruşturma dosyasının neticesi sorulup KYOK kesinleşmiş ise; davalıya ait imza incelemesine esas belge asılları dosyaya kazandırılarak davaya konu sahtecilik iddiası bakımından yeni bir bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre delillerin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dava yönünden davacıların istinafının kısmen kabulüne, kaldırma sebebine göre sair hususların ve davalının istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir."Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin .... E., .... K. Sayılı kararı doğrultusunda davalıya ait imza incelemesine esas belge asılları ilgili yerlerden celp edilmiş olup, davacı tarafından sunulan ibraname üzerindeki davalıya atfen atılan imzanın davalının imza incelemesine esas belge asılları ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi için Mahkememizce grafoloji uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti kurulmuş ve imza incelemesi yaptırılmıştır. Grafoloji uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen 03.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan ibraname hususunda şu tespitler yapılmıştır:"Yukarıda saptanan bulgular ve imza karşılaştırma tablosunda resimler üzerinde detaylı şekilde gösterildiği üzere inceleme konusunu oluşturan 30.09.2020 tarihli İbraname aslında ... adıyla yer alan imza ile davalı ...'e ait mukayese konusu imzaların işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet, tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından BENZER YAPI VE GÖRÜNÜMDE imza olmaları nedeniyle inceleme konusu 30.09.2020 tarihli İbraname aslında ... adıyla yer alan imzanın davalı ...'in ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU,Diğer bir ifadeyle inceleme konusunu oluşturan 30.09.2020 tarihli İbraname aslında ... adıyla yer alan imzanın davalı ... tarafından imzalandığı kanaatine varılmıştır."Grafoloji uzmanı bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucunda davalıya atfen ibraname üzerinde bulunan imzanın davalının eli ürünü olduğunun kesin kanaat bildirir şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır.Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan ibranamedeki imzanın davalıya ait olduğunun kesin kanaat oluşturur şekilde bildirildiği, bilirkişi raporunun gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli şekilde yargı denetimine açık olduğu, incelemede kullanılan teknik araçların belirtildiği, imza örneklerinin karşılaştırmalı ve resimli olarak değerlendirildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve bilirkişi raporundaki tespit doğrultusunda davacı tarafından sunulan ibraname üzerindeki imzanın davalı eli ürünü olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen gerekçeli rapora karşı davalının imzanın aidiyeti hususunda herhangi bir teknik gerekçeye dayanmayan, soyut nitelikte itirazlarda bulunduğu anlaşılmakla davalının bilirkişi raporundaki imza aidiyetinin tespitine yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir.Davalı bilirkişi raporuna itiraz ederek, imza davalı eli ürünüyse bile üzerindeki kısımların sonradan doldurulduğunu, imza üzerindeki kısımların davalı eli ürünü olmadığını, davalı tarafından daha önce doldurulan belgelerdeki imzanın üzerindeki boş kısmın davacı tarafından doldurularak sahte ibraname üretildiği öne sürülmüş ise de ilgili belge aslı incelendiğinde ve belge üzerindeki imzaların ve yazıların konumları gözetildiğinde davalının bu iddiasına itibar edilmemiş olup, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da imzanın taşıma imza olduğuna yönelik bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu itirazlarına da itibar edilmemiştir.Son olarak davalı tarafından ilgili imzanın üst tarafının farklı şekilde doldurulduğu iddia edilmiş ise de bilindiği üzere beyaza imza durumunda ilgili belgelen taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının ispatının yazılı belge ile yapılması gerekmekte olup, davalı tarafından bu iddiasını ispata yarar herhangi bir yazılı belgenin de sunulmadığı anlaşılmaktadır.Sonuç olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... E., .... K. Sayılı kararı doğrultusunda davacı tarafından sunulan ibraname aslı üzerinde Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; inceleme sonucunda ibranamedeki imzanın davalı eli ürünü olduğu bilirkişiler tarafından kesin olarak tespit edilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararı gözetilerek; ibraname, borcu sona erdiren işlemlerden olup her aşamada delil olarak ileri sürülebilir. Davacının delil olarak dayandığı ibraname senedin vade tarihinden sonraki tarihli olmakla ibranamedeki imzanın davalı eli ürünü olup olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla ibranamenin borcu sona erdiren işlemlerden olduğu, davacı tarafından sunulan ibranamenin davaya konu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasındaki senetten sonra düzenlendiği ve davacı elinde bulunduğu bu durumun ilgili davaya konu senetteki davacılara ait borcun ibra ile sona erdiğini ispatladığı anlaşılmakla Mahkememize açılan asıl dava ve Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları yönünden davaların ayrı ayrı kabülü ile davacıların Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar vermek gerekmiştir.Davacıların menfi tespit taleplerinin kabul edildiği, borcun ibraname ile sona erdiği ve ibranameye rağmen takip başlatıldığı anlaşılmakla kötü niyet tazminatının koşullarının oluştuğu analaşılmış Takibe konu asıl alacağın %20'si oranında 200.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine de karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Asıl ve Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları bakımından davacıların davalarının KABULÜ ile;-Davacıların Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalıya BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,2-Takibe konu asıl alacağın %20'si oranında 200.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,ASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 68.310,00-TL harçtan peşin alınan 17.077,50-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 51.232,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,2-Davacı tarafça yatırılan 17.077,50-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı olmak ve 80,70-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 17.217,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davacı tarafça yapılan 2.337,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 152.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;1-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 68.310,00-TL harçtan peşin alınan 17.077,50-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 51.232,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,2-Davacı tarafça yatırılan 17.077,50-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı olmak ve 80,70-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 17.217,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davacı tarafça yapılan 24.250,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 152.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2025Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imzaKatip ...e-imza