Anahtar kelimeler: Ölmüş Bam Müteveffa Esaskarar Başkan Katip Konya Üye Önce Adliye

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR
: 1- ........
: 2- ........
DAVALILAR
: 1- ........
VEKİLİ
: Av......
: 2- ........
VEKİLİ
: Av.....
: 3- ........
: 4- ........
MÜTEVEFFA
: 5- ........
(Davalı dava tarihinden önce 16.09.2020 tarihinde ölmüş)
: 6- ........
: 7- ........
: 8- ........
MÜTEVEFFA
: 9- ........
(Davalı dava tarihinden önce 16.01.2016 tarihinde ölmüş)
: 10- ........
: 11- ........
: 12- ........
MÜTEVEFFA
: 13- ........
(Davalı dava tarihinden önce 25.02.2022 tarihinde ölmüş)
: 14- ........
: 15- ........
: 16- ........
DAVA
: Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Davacılar tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında █████/2023 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı, davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
: Davacılar dava dilekçesinde özetle; davalı ........ A.Ş.'den 1999-2001 yıllarında hisse senedi aldıklarını, kendilerinin Almanya'da uzun yıllar çalışarak zor şartlarda biriktirmiş oldukları birikimlerini yatırım yapmak için davalı şirkete verdiklerini, davalı şirketin yasa dışı ve kayıt dışı olarak örgütlendiğini bilmediklerini, maddi ve manevi olarak zararlarının olduğunu, kendileri gibi birçok kişinin davalı şirket yöneticileri tarafından dini yollar kullanılarak kandırıldığını, birçok ailenin dağılmasına sebep olduğunu, şirket yöneticilerinin para toplarken kendilerine 10 yıl süreyle her yıl için %20, 10 yıl sonunda da her yıl için %25 faiz vaadinde bulunduklarını, para iadesi istenilmesi halinde de 15 gün içinde paralarının iade edileceğini vadettiklerini, değişik tarihlerde birçok defa para verdiklerini ve karşılığında hisse senetleri aldıklarını, geçen zamanda tüm çabalarına rağmen yatırılan paraların iade edilmediğini, davalı şirket yöneticileri tarafından birçok yolsuzluk ve düzenbazlık yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla manevi zararlarının da doktor raporuna dayılanarak mahkemece tespit edilmesini, maddi zararın şimdilik 25.000,00TL olduğunu, söz konusu şirkete çeşitli tarihlerde ve muhtelif zamanlarda toplam 118.000,00 Alman markı paralar verdiklerini, Türkiye'de hergün faiz kurlarında dalgalanmaların meydana geldiğini, buna göre işlem yapılmasını, davacılar şirkete vermiş oldukları alman Markı bazındaki paraların 5 yıl boyunca bu şirkete kaldığı müddetçe 11.04.199 tarihli karşılıklı taahhütname şeklinde düzenlenen 27.000,00 Alman Markı içeren ve gerek Türk Lirası bazında gerekse Alman Markı bazındaki paralırın karşılı olan mahkemece verilecek karar gününde günün döviz kurlarına göre ayarlanarak, 1999 yılından itibaren oluşan davalı şirkete vermiş oldukları bütün paraların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, 11.04.1999 tarihli karşılıklı taahhütname şeklinde düzenlenen ve 25.000,00 ALman Markı içeren belgelerin göz önünde bulurdurulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesihni talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
: Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuğa tabi olduğunu şimdiye kadar müvekkili yönünden yapılmış bir arabuluculuk görüşmesi olmadığını, öncelikle arabuluculuk dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilmesi, aynı dava konusu ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açılmış davalar olup bu haliyle derdestlik itirazlarının da olduğunu, açılan davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde de açılmadığını, yine 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının olmadığını ve hangi davalıdan ne miktarda talep edildiğinin de dava dilekçesinde açıkça belirtilmediğini, davacıların iddialarının doğru olmadığını, müvekkili hakkında dolandırıcılık ya da başka bir suçtan kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığını, müvekkilinin devam eden ceza davalarında taraf olmadığını, müvekkilinin 2002 yılının ortalarından 2003 yılının yedinci ayına kadar şirkette yöneticilik yaptığını, bu dönemlerde hiçbir kimseden para toplamadığını, davacılarla da hiçbir şekilde para alış verişinin olmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Diğer davalılarca cevap verilmediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesince; "....Dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylı suretinin eklenmediği görülmekle, davacılara arabuluculuk tutanağının sunulması ihtaratlı tebligat yapılmıştır. Buna karşılık her iki davacının da davadan önce arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin dosyaya bir belge sunmadığı anlaşılmıştır.
Arabuluculuk dava şartında uyuşmazlığın doğduğu tarih değil, dava açılış tarihi önemlidir. Nitekim eldeki dava, ticari davaları zorunlu arabuluculuk şartına tabi tutan 7155 Sayılı Yasadaki ilgili hükümlerin yürürlüğe girmesinden sonra (█████/2019 tarihinden sonra) açılmıştır. Bu itibarla davanın arabuluculuğa tabi olmadığına yönelik davacı iddiaları kabule değer görülmemiştir. (Emsal Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ████████ Esas, ████████ Karar) Dava tarihi itibariyle yukarıda sözü edilen yasa maddeleri yürürlükte olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle davacıların davasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karar davacılar tarafından istinaf edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dosyanın yapılan incelenmesinde; ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davacıların adli yardım talepli olarak istinaf başvurusunda bulundukları, ilk derece mahkemesince verilen kararın davalılardan ........, ........, ........, ........'e tebliğ edilmediği anlaşıldığından, kararın bu davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, bu davalılar yönünden karara karşı istinaf başvuru süresi geçtikten sonra dava dosyasının istinaf incelemesi için dairemize gönderilmesi gerektiğinden HMK'nın 352/1.ç maddesi gereğince geri çevrilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dava dosyasının HMK'nun 352. maddesinin 1. fıkrası gereğince, İlk Derece Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 347. maddesi gereğince işlem yapıldıktan sonra istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın dairemize gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!