Anahtar kelimeler: İzmiricra Satımdan Faizine Davalıborçlu Örnek Ferilerine Emri Durdurulduğunu Arabuluculuk Borcun

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafından, davalı-borçlu şirket aleyhine T.C. İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasıyla 09.09.2024 tarihinde başlatılan icra takibi sebebiyle davalıya 7 örnek ödeme emri gönderilmiş, davalı-borçlu şirket 10.09.2024 tarihli dilekçesi ile, alacaklı müvekkile herhangi bir borcunun olmadığını belirtilerek borcun tamamına, faizine ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, davalı- borçlu şirketin işbu itirazı neticesinde T.C. İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk başvurusu yaptıklarını, ancak görüşmelerin sonuçsuz kaldığını belirterek, davalı-borçlu şirketin icra takibine yapmış olduğu haksız, mesnetsiz, kötüniyetli itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı-borçlu taraftan alınarak davacı müvekkile verilmesine; yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı-borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında mevcut herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını; davacı tarafından borç gösterir, taraflar arasında akdedilmiş ve davalı müvekkile borç yükleyen herhangi bir sözleşme yahut başka bir belge dosyaya sunulmadığını; cari hesap sözleşmesi de olmadığını; iddia olunan borca dayanak ilişkiyi kanıtlar herhangi bir sözleşme, fatura, senet yahut yazılı belgeyi dosyaya sunmamış ve itiraz konusu takipte bunlara dayanmamış olduğunu; İtirazın iptali davalarında alacaklının, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacağını, Haksız davanın reddine, %20 oranından az olmamak kaydı ile icra tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
SMMM ...n █████/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda; Davacı taraf, incelemeye esas 2024 yılı hesap döneminde e-defter mükellefi olup, basılı defterleri olan envanter defterleri ile süresinde oluşturulmuş defter-i kebir ve yevmiye defterleri beratlarının bilirkişiye ibraz edildiğini, ticari defterlerin açılış tasdiklerinin TTK 69. ve VUK 220. ve 225.maddelerinde öngörülen yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğunu, defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir. Defterleri, kayıtları yönünden birbirini doğrulayacak şekilde istikrarlıdır. Defterlerin delil niteliğinin nihai takdiri Yüce Makamınıza aittir. Davacı tarafa ait ticari defterlerde, davalı tarafa ilişkin işlemlerin izlendiği... kodlu Alıcılar hesabının tespit edilen hareketleri, rapor içeriğinde tablo ile sunulu olmak üzere, 12.07.2024 tarihinden sonra, hesap hareket görmemiştir; 10.09.2024 takip tarihinde, davacı tarafa ait ticari defterlerde, davalının 47.039,50.-TL borçlu olduğu kayıtlıdır. Davalı taraf, incelemeye esas 2024 yılı hesap döneminde e-defter mükellefi olup; basılı defterleri olan envanter defterleri ile süresinde oluşturulmuş defter-i kebir ve yevmiye defterleri beratları tarafıma raz edi ir. Ticari defterlerin açılış tası TIK 69. ve VUK 220. ve 225.maddelerinde öngörülen yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte; davalı Şirket ile aynı muhasebe programını kullanmakta olan davadışı ...Tekstil San.Tic.A.Ş. arasında yaşanan sorunlar nedeni ile defter incelemesi teknik olarak yapılamadığını beyan etmiştir.
SMMM ...'ün █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı taraf, incelemeye esas 2024 yılı hesap döneminde e-defter mükellefi olup, basılı defterleri olan envanter defterleri ile süresinde oluşturulmuş defter-i kebir ve yevmiye defterleri beratlarının bilirkişiye ibraz edildiğini, ticari defterlerin açılış tasdiklerinin TTK 69. ve VUK 220. ve 225.maddelerinde öngörülen yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, davalı şirket vekilince müvekkil Şirket ile aynı muhasebe programını kullanmakta olan davadışı ... Tekstil San.Tic.A.Ş. arasında yaşanan sorunlar nedeni ile defterlerin incelemeye ibraz edilemediğinin belirtildiği, dava dışı...Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilince sunulmuş olan beyan dilekçesi ile kendilerinde davalı Şirket'e ilişkin herhangi bir belge, defter olmadığı beyan edildiği, 11.07.2025 günü saat 10:14'te... numaralı telefon, davalı taraf defterlerini yerinde incelemeye gitmek üzere aranarak, davadışı Şirket vekillerinden Av. ... ile görüşülmüş olup; beyan dilekçesinde de belirttikleri üzere, kendilerinde herhangi bir belge, defter, kayıt vb. olmadığı, davalı tarafça dosyaya sunulu başkaca ödeme belgesi görülmediği, davacı taraf, incelemeye esas 2024 yılı hesap döneminde e-defter mükellefi olup, basılı defterleri olan envanter defterleri ile süresinde oluşturulmuş defter-i kebir ve yevmiye defterleri beratlarının ibraz edildiğini, ticari defterlerin açılış tasdiklerinin TTK 69. ve VUK 220. ve 225.maddelerinde öngörülen yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu tespit edildiği, davacı tarafa ait ticari defterlerde, davalı tarafa ilişkin işlemlerin izlendiği ... kodlu Alıcılar hesabının tespit edilen hareketleri, kök rapor içeriğinde tablo ile sunulu olmak üzere, 12.07.2024 tarihinden sonra, hesap hareket görmediğini, 10.09.2024 takip tarihinde, davacı tarafa ait ticari defterlerde, davalının 47.039,50 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı yasanın 222. Maddesi aşağıdaki şekildedir.
"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması
MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
YİBBGK 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Ayrıca Yargıtay ... HD ... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında taraflar arasındaki cari hesap alacağına istinaden 47.039,50 TL üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun █████/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davacı taraf, davalının icra takibine itirazının davacının alacağının tahsilini zorlaştırmak ve geciktirmek için yaptığını, davalının icra takibine itiraz dilekçesinde takip konusu cari hareket dökümünde belirtilen borcun ödendiğine dair bir belge, makbuz vs dekont sunamadığını, müvekkilinin 1. Sınıf tacir olup, görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı taraf savunmalarında, taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, cari hesap dökümünün tek başına iddia olunan borcun varlığına ve borç ilişkisine delalet etmeyeceğini, taraflar arasında akdedilmiş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, cari hesap dökümü olduğu iddia edilen belgeye itibar edilmesinin mümkün olmadığı iddialarında bulunmuşlardır.
İzmir... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası, davacıya ait ticaret sicil kayıtları, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...soruşturma sayılı dosyası celp edilerek dosyamıza kazandırılmıştır.
Taraf defterlerinin yasal şartları haiz olup olmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava konusu cari hesap dökümünün taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve bakiye alacak borç durumunun tespiti amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir... ek ve kök raporlarında yapmış olduğu tespitlerde, davacının 2024 yılı hesap döneminde e-defter mükellefi olduğunu, envanter defterleri ile süresinde oluşturulmuş defter-i kebir ve yevmiye defterlerinin beratlarının bilirkişiye ibraz edildiği, ticaret defterlerinin açılış tasdiklerinin usul ve yasaya uygun şekilde süresi içerisinde yaptırıldığı, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, defter ve kayıtların birbirini doğrulayacak şekilde istikrarlı olduğu, davacı taraf defterlerinde, 10.09.2024 takip tarihinde, davalının 47.039,50 TL borçlu olduğu, davalının 2024 yılı hesap döneminde e-defter mükellefi olduğu, envanter defterleri ile süresinde oluşturulmuş defter-i kebir ve yevmiye defterlerine ait beratlarının bilirkişiye ibraz edilmiş ise de ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, bu sebeple davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, dava dışı... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketince sunulan beyan dilekçesinde davalı şirkete ait herhangi bir belge ve defterin kendilerinde olmadığına dair beyanda bulunulduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle 47.039,50 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılan ihtarata rağmen defter ve kayıtlarını sunmayan davalının, davacının defter kayıtlarının aksini yani taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, takip ve davaya konu cari hesap dökümüne konu alacağın ödendiğini ispat etmesi gerektiği, buna karşın davalının dosya kapsamı itibariyle herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı, bu halde davalının karşı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının davalıdan 47.039,50 TL tutarında alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, davalının itirazında haksız olduğu, ayrıca alacağın likit olduğu da gözetilmek kaydıyla davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)İzmir ... İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın İPTALİ İLE TAKİBİN 47.039,50 TL ÜZERİNDEN DEVAMINA,
3-)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 47.039,50 TL 'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)Alınması gerekli 3.213,26 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 568,12 TL peşin harcın mahsubu ile 2.645,14 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-)Davacı tarafça yatırılan 568,12 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 3.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 167,00 TL posta tebligat ücreti olmak üzere toplamda 4.162,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-)3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!