Anahtar kelimeler: İdareci Primine Grubu Primlerinin Kazanmasına Hakkaniyete Karşın Üyesi Ödenmemesinin Ödenmediğini

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 49. İş MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Müdürlüğü işyerinde çalıştığını, ... Sendikası üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendinde yazılı görevi yaptığından 52. maddenin (d) bendindeki (C) grubu idareci primine hak kazanmasına karşın bu alacağının ödenmediğini, davacıya idareci primlerinin ödenmemesinin usul, kanun ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek toplu iş sözleşmesinin 52. maddesinin (d) bendi gereği idareci primi alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının dilekçesinde sözünü ettiği sorumluluğun ifâ ettiği aslî görevinden kaynaklandığını, kendi sorumluluğu dışında başkasının sorumluluğunu da üstlenerek ek sorumluluk altına girmediğini bu sebeple idarecilik primi alacağına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin davalı işyerinde çalıştığı ve sendika üyesi olduğu, işyerinde kalite kontrol görevi yaptığı, incelenen belgelerde davacının imza ve kaşelerine ilaveten üst amirlerinin sorumlulukları bulunmakla birlikte ihtisas sahibi davacının yapılan işe özel ayrıca sorumluluğunun bulunduğu ve dolayısıyla toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendinde yazılı prime hak kazandığı, görev unvanının değiştirildiği, ancak fiilen önceki görevini aynen yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek, keşif kontrol personeli olarak çalışan davacının tamir ve onarımı gereken teçhizat ve malzemenin incelemesini yaparak gerekli belgeleri düzenlemek suretiyle ilgili birime gönderdiği, toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendinde tanımlanan "sorumluluk yüklenme"yi içermediği, davacının ilgili birime gönderdiği malzeme ve teçhizatın tamir, bakım ve tadilatının yapılmasından sonra Q mührünü taşıyan işçiler tarafından kontrolün yapıldığı, sorumluluğunda bu kontrolü yapan işçiler tarafından üstlenildiği, davacının aynı maddede belirtilen kalite kontrol ve teknik kontrol görevlisi veya iş emniyetçisi grubunda yer alan çalışanlardan olmadığı, bu hâliyle C grubu idarecilik primi almaya hak kazanamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde
:Bölge Adliye Mahkemesi ilâmında belirtilen Yargıtay ilâmının sürpriz karar yasağına aykırı olduğunu,Müvekkilinin kalite/teknik kontrol işi yaptığını,Bölge adliye mahkemesi tarafından dava konusu toplu iş sözleşmesi hükmünün, hükmün konuluş amacına ve işçi lehine yorum ilkesine aykırı olacak şekilde yorumlandığını,İşçilerin, tamamen işverenin kontrolünde olan kadro isimleri ve kullanılan mühürlerin dikkate alınmaksızın bu prime hak kazanması gerektiğini, ileri sürmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının, ... Sendikası ile davalı işveren arasında bağıtlanan 26, 27... . Dönem Toplu İş Sözleşmelerinin 59. maddelerinin (d) bendinde tanımlanan görevi yapıp yapmadığı ve 52. maddelerinin (d) bendinde düzenlenen (C) grubu prime hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.