Anahtar kelimeler: Erciyes Defterdarlığı Onüçüncü Emrinin Alınamayan Anonim Süreci Sanayi Piyasası Ana

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Defterdarlığı(... Vergi Dairesi Başkanlığı)VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına, bir dönem yönetim kurulu üyesi olduğu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden (Erciyes) alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin; şirket adına, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 679.629,00-TL tutarındaki idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Erciyes şirketine ait tanker ile irsaliyesiz ve faturasız taşıma faaliyeti yapıldığının █████/2012 tarihinde tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca 679.629,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının █████/2013 tarihinde şirkete tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde ödenmediği ve bu karara karşı yasal yola başvurulmadığından kararın kesinleşmesini müteakip Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca bahse konu kamu alacağının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsil edilmesinin davalı idareden istenildiği, bunun üzerine davalı idarece tahakkuk ettirilen amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emri düzenlenerek █████/2014 tarihinde şirkete tebliğ edildiği, borcun vadesinde ödenmemesi ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda da herhangi bir malvarlığına ulaşılamaması nedeniyle alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi hükmü uyarınca kanuni temsilcilerden tahsili amacıyla takibata geçildiği ve borcun doğumu sırasında asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim edilerek █████/2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emri içeriğinde yer alan ███████-12 dönemine ait idari para cezasının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı,6183 sayılı Kanun ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, tüzel kişiliğin amme borçlusu olması durumunda, borcun ilgili dönemdeki kanuni temsilci veya ortaktan tahsili yoluna gidilebilmesi için tüzel kişinin kesinleşmiş ve takip edilebilir borcunun olması, yani borcun takip ve tahsil zamanaşımına uğramamış bulunması, tüzel kişilik hakkında 6183 sayılı Kanun'da yer alan tüm takip yollarının denenmesi, alacağın borçlu tüzel kişiden kısmen veya tamamen tahsil olanağının kalmadığının belirlenmiş olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, asıl borçlu tüzel kişilikten kamu alacağının tahsil edilemeyeceği ortaya konulduktan sonra takip edilebilecek temsilcinin, şirket yönetim kurulunda yer alan ve kendisine imza yetkisi verilmek suretiyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmış üyeler veya yönetim kurulu üyesi olmamasına rağmen yönetim kurulu kararı ile bu yetki kendisine tanınmış şahıslar olduğu, anonim şirket yönetim kurulu üyelerine şirketi temsile yönelik olarak herhangi bir yetki verilmemesi halinde, söz konusu üyelerin şirketin vadesinde ödenmeyen kamu borçlarından sorumlu tutulamayacağı,Asıl borçlu Erciyes şirketine ait Ticaret Sicili Gazetesi kayıtları incelendiğinde, davacının ilk kez █████/2005 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, aynı genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi ... ile ...'nun Erciyes şirketini temsil ve ilzama yetkili kılındığı, bu hususların █████/2005 tarihinde tescil edilerek █████/2005 tarih ve 6340 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, 2007 yılında yapılan genel kurul toplantısında da davacının yeniden asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği ve davacıya da şirketi temsil ve ilzam yetkisi verildiği, bu durumun █████/2007 tarihinde tescil edilerek █████/2007 tarih ve 6774 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, █████/2008 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı ile davacının bir kez daha şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ancak bu kez şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler arasında davacının yer almadığı ve bu hususların █████/2008 tarihinde tescil edilerek █████/2008 tarih ve 7173 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, bu tarihten sonra yapılan genel kurul toplantılarında davacı yeniden asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçilmiş ise de şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler arasında yer almadığı ve nihayetinde davacının hisselerini Harun Keser isimli şahısa devrederek asıl borçlu şirketle ilişiğinin kalmadığı hususunun █████/2013 tarih ve 8264 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı,Buna göre, asıl borçlu şirketin, yönetim kurulunun haiz olduğu temsil yetkisini yönetim kurulu üyelerinden bazılarına devrettiği, █████/2007 tarihinden █████/2008 tarihine kadar şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınan ve █████/2013 tarihinden itibaren şirketle ilişiği kalmayan davacının, anonim şirketin 2013 yılına ait dava konusu ödeme emri içeriği idari para cezasından sorumlu tutulması ve kanuni temsilci sıfatıyla takibine imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davacının asıl borçlu şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin, hisselerini devrettiğinin Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği █████/2013 tarihine kadar devam ettiği, Türk Ticaret Kanunu'ndaki özel temsilci belirlemeye ilişkin hükümlerin, kamu alacaklarının tahsili konusunda, kanuni temsilcilerinin sorumluluklarını düzenleyen ve kendi alanında özel kanun niteliğinde olan 6183 sayılı Kanun hükümlerini ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamayacağı, asıl borçlu anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacının, yönetim kurulu üyeliği yaptığı döneme ilişkin kamu alacağından kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:█████/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği █████/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden kapatılan Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Kayseri Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalının temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.