Anahtar kelimeler: Dünürü Torunlarının Hendek Ölümünden Evi Kızı Murisi Terk Muris Binanın

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Hendek 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı asil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar murisi ... ’ın sağlığında dünürü ...’e dava konusu taşınmaza ev yapması hususunda izin verdiğini, bu kişi tarafından 50 yıl önce taşınmaza tek kat bina yapıldığını, binanın kullanımına muris tarafından izin verildiğini, bu şahsın ölümünden sonra taşınmazı kızı ve torunlarının kullandığını, daha sonra ise evi terk ettiklerini, taşınmazın davacıların zilyetliğine geçtiğini, davalı ve ailesi tarafından davacıların il dışında olmalarından istifa edilerek izinleri olmaksızın taşınmaz ve binanın kullanıldığını, davalıya ihtar çekildiğini ileri sürerek; müdahelenin men’ine ve muhdesatın kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davaya konu taşınmaza haksız müdahalenin yargılamanın devamı esnasında sona erdirilmiş olduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale ve kâl istemi ile davanın açıldığı, davaya konu taşınmazda davacıların hisseli malik oldukları, davalının mülkiyet hakkı olmadığı, taşınmaz üzerindeki binanın tapuda görünmediği nazara alındığında tarla vasıflı taşınmaz üzerinde tapuda tescil kaydı olmayan yapının davalının şahsi kullanımında olması sebebiyle mülkiyet hakkına dayalı davanın açılmış olması, davacının dava konusunda sadece zilyetliği devrettiğini iddia etmesi nedeni ile HMK’nin 125. maddesi kapsamında müddeabihin el değiştirdiğinin kabul edilemeyeceği, anılan maddenin bu yönden uygulama alanı olmadığı, dosyada dinlenen tanık anlatımlarından davalının dava konusu taşınmazı kullanımının tanık ...'ün rızası dahilinde olduğunu bildirdikleri, adı geçen tanığın tapuda kayıt maliki olmadığı gibi davacıların da kullanıma rızasının bulunmadığı, keza dava dilekçesi ekinde yer alan ihtarnamenin tebliği ve her koşulda eldeki davanın açıldığı tarih itibari ile davalının dava konusu taşınmazı kullanımının mülkiyet hakkı sahiplerinin rızası hilafına olup haksız el atma olgusunun bulunduğu, yargılamanın devamı esnasında davalının taşınmaza el atmasını sonlandırdığını iddia etmesine karşın davacılara teslimin yapılmamış olması, davalı ile tanık olarak dinlenilen ve zilyetliğin iade edildiği bildirilen tanık ... arasındaki tanışıklık ve akrabalık sebebiyle müdahalenin devam ettiğinin kabulü gerektiğinden men'i müdahale isteminin karar verilmesi gerektiği, kâl istemi bakımından davaya konu taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçların tanık anlatımları ile davalı tarafından yapılmadığı ve dikilmemiş olmasına ve davacıların murisinin bilgi ve rızası ile yapıldığının kabul edilmesine göre davalı tarafın kal istemi yönünden pasif husumeti bulunmadığı" gerekçesiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, kâl talebinin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı asil temyiz dilekçesinde; taşınmazı iyi niyetli ve muvafakata dayalı olarak kullandıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 356/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmiş olması sonuca etkili olmadığından davalı asilce temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.