Anahtar kelimeler: Unutması Damperini Damperin Seyrinin Eylemden Esaskarar Hasarlı Yazildiği Kazanın Takibi

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
...
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine ... 3. Genel İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini, söz konusu itirazın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, meydana gelen maddi hasarlı kazanın müvekkili sigorta şirketinde sigortası bulunan ... plakalı aracın damperini açık unutması neticesinde gerçekleştiğini, damperin açık seyrinin kazanın meydana gelmesinde tek etmen olduğunu, damperin açık şekilde seyretmesi ile meydana gelen maddi hasarlı kaza ile aralarında nedensellik bağı mevcut olduğunu, davalı taraf olan ... plakalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128. Maddesinde belirtilen olması gereken araç boyutunu ihlal ederek damperi açık seyrederken ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, araç şöförü Hakan Kartın'ın maltı boşalttıktan sonra işi gereği ilk önce damperi indirmesi gerekirken, indirmeyerek o şekilde seyrinin ağır kusur içerdiğini, sigorta şirketinin rücu imkanının doğduğu hususların madde madde açıklanmış olup, bunlardan birinin de tazminat ödenmesini gerektiren olayın sorumlu olan kişilerin kasıtlı veya ağır kusurlu hareket etmeleri sonucunda meydana gelmiş olması gerektiği olduğunu, tazminatı gerektiren olayın sigortalının kasti hareketi veya ağır kusuru sebebiyle meydana gelmiş olması halinde sigorta ettirene rücu edilebileceği yönündeki düzenleme kapsamında, ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili gerektiğini, ... plakalı araç şöförü Hakan Kartın'ın malt boşaltma alanında bulunan giriş kapısına maltı boşaltıp çıkışı esnasında damperin açık olduğunu fark etmeden seyretmesi sonucunda işyeri tavanında hasar meydana geldiğini ve bu hasarın müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, müvekkili şirket tarafından tazmin edilen işbu zararın davalı taraftan talep edildiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.3 ve B.4 maddeleri gereği tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya ödediği tazminat miktarını rücu edebileceğinin açıkça düzenlendiğini, bu kapsamda somut olay irdelendiğinde maddi hasarlı trafik kazası sonrası müvekkili şirketin tazmin ettiği zararı davalıdan rücusunu talep etmesinin hukuka ve kanuna uygun olduğunu, müvekkili şirketçe hukuka uygun olarak başlatılan icra takibine davalı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı sonucunda takibin durmasının müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsili için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını ve 02.04.2024 tarihli ██████████ no'lu anlaşamama tutanağı düzenlendiğini ileri sürerek, davalının ... 3. Genel İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının rücu hakkının bulunmadığını, sigorta tarafından ödenen bedellerin hangi şartlarda rücu edebileceğinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4. Maddesinde tek tek sayıldığını, bahsi geçen maddede;"Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir; a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise....." denildiğini, ancak dava konusu olayda müvekkili şirket çalışanının "kasti bir eylemi veya ağır kusuru" bulunmadığını, dava konusu olayın müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün ihmali ile gerçekleştiğini, müvekkili şirketin bilinirliği yüksek bir lojistik firması olduğunu, bünyesinde çok sayıda işçi çalıştıran müvekkili şirketin işçilerine gerekli eğitimleri veren ve bu hususta gerekli hassasiyeti gösteren basiretli bir tacir olduğunu, ancak dava konusu olayda müvekkili şirket çalışanı ... plakalı araç sürücüsünün ihmali sebebiyle yükleme alanından çıkış yaparken gerçekleştiğini, dava konusu maddi hasarın gerçekleşmesinde müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün ağır kusurunun bulunmadığını, Kanunda yer alan asli kusur hallerinin, ağır kusur olarak nitelendirilmesini gerektiren bir yasal düzenlemenin de bulunmadığını, dava konusu olayda, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün ağır kusuru bulunmamakla, bir an için, müvekkilinin özel şartlar gereğince rizikonunun gerçekleşmesinde kusuru bulunduğu kabul edilse dahi, TTK'nun 1429. Maddesi uyarınca sigorta şirketinin zararı tazmin yükümlülüğünün söz konusu olduğunu, somut olayda, müvekkili şirket çalışanı ... plakalı araç sürücüsünün ihmali davranışı ile damperi kapatmaması sonucu yükleme alanından çıkış yaparken maddi hasarın meydana geldiğini, dolayısıyla sigorta şirketi (davacı) sigortalı müvekkili şirketin fiillerinden sorumlu olduğu araç sürücüsünün ihmalinden kaynaklanan zararı tazminle yükümlü olduğunu savunarak, hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali davasının reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı bulunan davalı şirkete ait ... plakalı aracın, 30.07.2022 tarihinde araç şoförünün damperin açık olduğunu fark etmeden seyretmesi sonucunda üçüncü kişiye ait işyerinin tavanında hasar oluşmasına sebebiyet vermesi ve bu hasarın davacı şirket tarafından tazmin edilmesi nedeniyle, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.3 ve B.4 maddeleri gereği tazminatı gerektiren olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması sonucu ödenen tazminatı sigortalıya rücu edebileceği hükmü uyarınca, ödenen bedelin rücuan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına karar verilerek, tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler Makine Mühendisi Barış ÖZDEMİR ve Sigorta Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 14.03.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, mahkememizce hükme esas almaya medar olduğunun takdir edilmesi ile dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir husus kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait aracın davacı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğu teminat dönemi içinde kalan 30.07.2022 tarihinde araç şoförünün malt boşaltma alanında bulunan giriş kapısına maltı boşaltıp, çıkışı esnasında damperin açık olduğunu fark etmeden seyretmesi sonucunda 3. Kişiye ait işyerinde hasar meydana geldiği ve bu hasarın davacı sigorta şirketi tarafından tazmin edildiği, olay sonrası davacı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen Sigorta Eksperi Kayıkçı Sigorta Ekspertiz Hiz.Ltd.Şti. tarafından hazırlanan sigorta eksper raporu ile 22.124,00-TL toplam hasarın tespit edildiği, hasarın dava konusu trafik kazası sonucu oluşabileceği, değişimi gereken parçaların tespitinin depo giriş kapısı hasarıyla uyumlu olup, işçilik bedelinin ve değişmesi gereken malzemelerin serbest piyasa rayiç bedellere uygun olduğunun bilirkişilerce belirlendiği, davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören 3. Kişiye yapılan ödemenin sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu, trafik kazalarında zarar gören üçüncü kişilerin zararlarını sürücüsü kusurlu aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden talep edebildiği, sigorta şirketlerinin sorumluluğu sigortalılarının kusuru oranında ve poliçe teminat tutarıyla sınırlı olmak üzere zarar gören/görenlerin gerçek zararları kadar olduğu, ZMMS Genel Şartları'nın "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" Maddesine göre; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. (Değişik:RG-2/2/2016-29612)(1) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise...," sigorta şirketinin rücu talebinin ancak ağır kusur veya kastın ispatı halinde kabul edilebilir olduğu, sürücünün trafik kurallarını ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olmasının Karayolları Trafik Kanununun koyduğu kuralların her türlü ihlali, sürücünün kasta yakın bir kusuru olduğunu göstermediği, anılan Kanunun 84. maddesinde belirtilen asli kusur hallerinin hepsinin, aynı zamanda ağır kusur olarak nitelendirilmesini gerektiren bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, Emsal Yargıtay İlamlarında da değinildiği üzere somut olayda kasıt yahut kasta yakın ağır kusur olduğuna dair bir durumun mevcut olmadığı, davacıya sigortalı araç sürücüsünün yükü boşalttıktan sonra damperi açık bırakması sonucu depo giriş kapısına çarparak meydana gelen hasarlı kaza sonucu oluşan maddi zararın zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında olup, olayda araç sürücüsünün tamamen kusurlu olmasının davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödemenin davalı sigortalıya rücusunu gerektiren kasti bir hareket veya kasta yakın bir kusur durumu olan ağır kusur olarak kabulünün mümkün olmadığı, buna göre; somut olayda kasıt yahut kasta yakın ağır kusur olduğuna dair bir durumun bulunmaması nedeniyle davacı sigorta şirketinin sigortalısına rücu etme şartlarının gerçekleşmediği sonucuna varılmakla, davacının meydana gelen hasara ilişkin olarak zarar gören üçüncü kişiye ödediği bedeli işlemiş faiziyle birlikte davalı sigortalıdan rücuen tahsiline yönelik olarak başlattığı icra takibinin yerinde olmaması nedeniyle davalı tarafça takibe yönelik olarak yapılan itiraz haklı bir itiraz olup, söz konusu itirazın iptali istemiyle açılan işbu davanın takibin haksız olması nedeniyle reddine, davalı tarafın davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine ilişkin istemin ise davacı sigorta şirketi takibe geçmekte haksız ise de kötü niyetli olarak takibe geçtiğinin kabulü mümkün olmadığından, kötü niyet tazminatı hükmedilmesine ilişkin yasal koşulların gerçekleşmemesi nedeniyle davalının söz konusu isteminin reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının yerinde görülmeyen davasının REDDİNE,
2-Davalının, davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine ilişkin isteminin, kötü niyet tazminatı hükmedilmesine ilişkin yasal koşulların gerçekleşmemesi nedeniyle REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 427,60-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu kalan 187,8‬0-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca, dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 24.851,62-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan toplam 121,6‬0-TL vekalet harç giderinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!