Anahtar kelimeler: Sürdürdüğünü Yürüten Ücretten Firmalarda Bursa Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Tek

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 10. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'nin alt işverenliğini yürüten firmalarda çalıştığını, davacının tek ve asıl işverenin davalı Şirket olduğu hususunun mahkeme kararları ile kesinleştiğini, alt işveren değiştiği hâlde davacının asıl işverene ait işyerinde çalışmasını sürdürdüğünü, kesinleşen muvazaa nedeniyle asıl işverenin işçilerinin yararlandırıldığı ücretten ve sosyal haklardan yararlandırılması gerektiği hâlde müvekkilinin bu ücretten yararlandırılmadığını, müvekkilinin olması gereken ücretinin davalı işyerinde çalışan aynı kıdeme sahip kişinin ücreti (temel ücret, ikramiye, prim, alışveriş çekleri, yemek, servis vb. sosyal haklar) esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek ücret farkı, kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, husumet ve derdestlik itirazı ile zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacıya alt işverence tüm ödemelerin yapıldığını, davacının görev tanımına ilişkin olarak ileri sürülen hususların doğru olmadığını, davacının yapılan işe ve ücrete dair beyanlarının çelişkili olduğunu, işyerinde davacı ile aynı işi yapan hiçbir personel bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ortadan kaldırma kararı uyarınca, davacının en başından itibaren asıl işveren işçisi sayılacağı ve asıl işveren işçilerine ödenen ücretten yararlanacağı, imzalı ücret bordrolarında yar alan ücret esas alınarak davacının ücret fark alacağının bulunmadığının tespit edildiği, bu hâliyle davacının kıdem tazminatına da hak kazanamadığı, alınan bilirkişi raporu ile hesaplanan alacakların hüküm altına alınması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davalı taraftan hesaplamanın yapılması için davalı Şirketin çalışanlarının ücret bordro ve ücret eklerinin, görev tanımlarının, işe giriş çıkış tarihlerini gösteren tüm kayıtların celbinin istendiğini, buna rağmen kayıtların sunulmaması hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğine dair talepte bulunduklarını,2. TÜİK verilerinin esas alınmasının hukuka uygun olduğunu, Mahkemece sonradan ücret bordrolarına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,3. Bilirkişi raporunda fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hesaplanırken imzalı ücret bordrolarının tamamının dışlandığını, imzalı ancak tahakkuk bulunmayan ayların dışlanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı kabul edilmesi nedeniyle davacıya ödenmesi gereken ücretin tespiti ile buna bağlı olarak dava konusu alacakların hesabı ile fazla çalışma alacağının ispatına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması hâlinde ise varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku yoksa işçi ücret bordrosunu ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin imzalamış dahi olsa fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilecektir.Somut olayda, davalı tarafından dosyaya sunulan ücret bordrolarının ihtirazı kayıtsız imzalandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 11.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda imzalı ücret bordrolarının tamamı dışlanmış ve buna göre hesaplama yapılmıştır. Ancak ücret bordrolarında tahakkuk bulunmayan aylar bulunmaktadır. Bu hâliyle tahakkuk bulunmayan aylara ilişkin olarak davacı, fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir. Bu nedenle Mahkemece, tahakkuk bulunmayan aylar yönünden tanık beyanları esas alınarak sonuca gidilmesi gerektiği gözetilmeksizin, bu ayların da hesaplamadan dışlanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.