Anahtar kelimeler: Bam Başkan Yazim Katip Konya Eser Menfi Üye Özetle Yoluna

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ... Esas - ... KararDAVACILAR
: 1-...2-...VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1-...2-...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi TespitİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025G. KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir gayrimenkul yapılmasına dair ekte sundukları 11.11.2020 tarihli sözleşmenin yapıldığını, bu sözleşme doğrultusunda davalıların davacılara ilgili gayrimenkulü 30.05.2021 tarihine kadar yapma taahhüdünde bulunduklarını, ancak ekte sundukları fotoğraflarda dikkate alındığında davalıların işi yapmadıklarını ve teslim etmediklerini, ilgili işin yapılması iç in diğer davacı ... tarafından yine ekte sundukları; 12.11.2021 düzenleme ve 05.07.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.08.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.09.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.10.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.11.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.12.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.01.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.02.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.03.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.04.2022 vade tarihli 47.000 TL, tarihli bonoların alacaklı kısmı yazılmamış olarak teslim edildiğini, davacının şu anda hem işini yaptırmadığını, hem de icra takibine borçlu olarak yansıyacak şekilde haciz baskısı altında olduğunu, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında hem işleri teslim edilmeyen davacıların mağduriyeti, hem de haciz baskısı altında kalmaları dikkate alındığında ilgili senetlerin davalılar veya herhangi bir 3. Kişi tarafından icra takibine konu edilmesinin davacıları hem manen hem de madden büyük zarara uğratacağını, davacının davalı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, tüm bu sebeplerle davacı ... yönünden bahsi geçen 10 adet bono ile ilgili olarak davalı tarafa hiçbir borcu olmadığının ve davacı ... yönünden ise iş yapılıp teslim edilmediğinden ilgili sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiğinin tespitini istemek zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle davacıların davalılara ilgili senetler ve sözleşme yönünden hiçbir borcu olmadığının tespitine, senetlerin kötü niyetli olarak icra takibine konu edilebilmesi mümkün olduğundan ve senet alacaklı bölümü boş olduğundan hem davalılar hem de 3. şahıslar yönünden ilgili senetlere dair açılacak icra takiplerinin takdiren teminatsız olarak, ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise veznede depo edilmek üzere uygun bir teminat karşılığında icra takibinin dava sonuna kadar ihtiyaten durdurulmasına, yapılacak yargılama sonucu davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve ilgili bonolar ile sözleşmenin iptaline, davalı tarafın alacağının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir,Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların ikame ettikleri bu davanın usul ve yasaya aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalıların dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları bonolardan dolayı herhangi bir borçları olmadığının tespitini talep etmişlerse de, dava konusu edilen senetlere ilişkin olarak davacılara yöneltilmiş hukuki bir tehdidin söz konusu olmadığını, bunun yanında davalının davacı tarafla yapmış olduğu sözleşme kapsamındaki işi yapmaya başladığını, sözleşmenin ifası aşamasında demir, beton ve sair inşaat malzeme fiyatlarındaki fahiş artışlar nedeniyle işi devam ettiremediklerini, davacı tarafın yapılan müzakerelerde fiyat artışlarını kendisinin karşılayacağını ifade etmişse de; bu sözünde durmadığını, bu nedenle de davalıların inşaata devam edemediklerini, davalının dava konusu bonoları borçlarına karşılık olmak üzere cirolamak suretiyle 3. kişilere devrettiğini, bu 3. Kişilerin çoğunlukla davalının malzeme tedarik ettiği kişiler olduğunu, davalının bahsi geçen senetleri, devretmiş olduğu ve halen borcunun bulunduğu 3. kişilerden geri alamadığı için davacılara iade edemediğini, davacıların ise, davalının yapmış olduğu kısım işe karşılık ödemek zorunda oldukları senetlerin dahi iadesini talep etmekle haksız olduğunu, davacıların davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediklerini iddia etmişlerse de; davalının sözleşme hükümleri sözleşme tarihine kadar yerine getirmemesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı tarafından ruhsat için başvuru yapıldığı, ancak ruhsatı 2021 yılı Nisan ayında alabildiklerini, pandemi nedeniyle devlet kurumlarında esnek çalışmanın uygulanması ve mimarı projeden kaynaklı sorunların çıkması nedeniyle ruhsatın geç alınabildiğini, yani hükümlerinin yerine getirilmesinde davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davalıların davacılar ile iletişime geçip pandemi nedeniyle gecikmenin olduğunu, sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra malzeme fiyatında artış olduğunu söz konusu sözleşmenin ifa edilmesinin kendisi için çekilmez hale geldiğini, malzeme bedelinin karşılanması halinde sözleşmeye devam edebileceğini belirttiğini, ancak davacıların malzeme bedelini karşılamayacaklarını ve sözleşmeyi feshetmek istediklerini söylediklerini, bunun üzerine sözleşmenin tarafların karşılıklı iradeleri ile feshedildiğini, ayrıca ruhsat alındıktan sonra davalı tarafından söz konusu gayrimenkulün temelinin de atıldığını, ancak davacıların sözleşmeyi feshetmek istemeleri nedeniyle gayrimenkulün yapımına devam edilemediğini, dolayısıyla davalı söz konusu sözleşmenin devamı için elinden geleni yaptığını ve karşı tarafın istediği üzerine sözleşme feshedildiği, bu nedenle davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, kötü niyet tazminatı taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; '' ...Dava, kambiyo senedinden ve eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bir gayrimenkul yapılmasına dair ekte sundukları 11.11.2020 tarihli sözleşmenin yapıldığını, bu sözleşme doğrultusunda davalıların davacılara ilgili gayrimenkulü 30.05.2021 tarihine kadar yapma taahhüdünde bulunduklarını, ancak ekte sundukları fotoğraflarda dikkate alındığında davalıların işe yapmadıklarını ve teslim etmediklerini, ilgili işin yapılması iç in diğer davacı ... tarafından yine ekte sundukları; 12.11.2021 düzenleme ve 05.07.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.08.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.09.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.10.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.11.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.12.2021 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.01.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.02.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.03.2022 vade tarihli 47.000 TL, 12.11.2021 düzenleme ve 05.04.2022 vade tarihli 47.000 TL, Tarihli bonoların alacaklı kısmı yazılmamış olarak teslim edildiğini, davacının şu anda hem işini yaptırmadığını, hem de icra takibine borçlu olarak yansıyacak şekilde haciz baskısı altında olduğunu, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında hem işleri teslim edilmeyen davacıların mağduriyeti, hem de haciz baskısı altında kalmaları ye alındığında ilgili senetlerin davalılar veya herhangi bir 3. Kişi tarafından icra takibine konu edilmesinin davacıları hem manen hem de madden büyük zarara uğratacağını, bu sebeple davacının davalı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, tüm bu sebeplerle davacı ... yönünden bahsi geçen 10 adet bono ile ilgili olarak davalı tarafa hiçbir borcu olmadığının ve davacı ... yönünden ise iş yapılıp teslim edilmediğinden ilgili sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiğinin tespitini istemek zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle davacıların davalılara ilgili senetler ve sözleşme yönünden hiçbir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın İİK.72. maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde, 6102 sayılı TTK.778/1-d maddesi yollaması ile TTK. 677. Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir.Keşif sonrası gayrimenkul bilirkişisi, mali müşavir bilirkişisi ve harita mühendisinin düzenlediği █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacılar tarafından, taraflar arasında yapılan sözleşme konusu iş bedeli olarak 05.07.2021-05.04.2022 dönemine ait borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 10 adet bono verilmiş olup, senetlerin toplam tutarı 470.000 TL olduğu, davalılar hakkında açılmasına sebep olan aralarında yapılan sözleşmenin yerine getirilmediği dönemde çekilen fotoğraflar ve uydu görüntülerine göre mahallinde sadece temel betonunun döküldüğü, statik proje üzerinden alınan temel kalıp planından taşınmazın alt temeli için gerekli grobeton alanı ve temel kalıp işçiliği hesaplandığı, davanın açıldığı tarihteki maliyetler: grobeton dökülmesi: 6.24 m3 x 266.94 TL/m3 = 1.665,71 TL, kalıp İşçiliği:18.76 m2 x 77.03 TL/m2= 1.445,39 TL olmak üzere toplam 3.111,10 TL maliyeti olduğunun tespit edildiği, keşif tarihi itibariyle maliyetler, 2023 Yılı 2. dönemini kapsayan (01.07.2023-31.12.2023) 2023 Yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnşaat ve Tesisat Birim fiyatları esas alınarak 6.594,23 TL maliyeti olduğu tespit edildiği, 29.10.2023 keşif tarihi itibari ile parsel üzerindeki yapının güncel değeri 2.976.350 TL olarak belirtilmiştir.Dosyaya sunulan ''uygulama işlerine ait sözleşmenin'' incelenmesinde; tarafların ... ve ... oldukları, sözleşmenin 10. maddesinde işin bitirilme tarihinin █████/2021 olduğu, hava muhalefetinden dolayı 30 güne kadar ek süre verilebileceğini kararlaştırıldığı sözleşmenin 11. maddesinde ödeme şartnamesi başlığı altında yüklenicinin hakedişinin █████/2021 tarihinden başlayarak aylık periyotlarda 10 parça halinde ödeneceği, ödemeler öncesinde belirtilen tarihlere senet hazırlanarak garanti edileceği belirtilerek, senet bilgilerinin 12.11.2021 düzenleme , 05.07.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.08.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.09.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.10.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.11.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.12.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.01.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.02.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.03.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.04.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli senet olarak belirtildiği sözleşmenin ... ve ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacıların davalılar ile aralarında yapılan eser sözleşmesi sonucu yapılması gereken gayrimenkulün yapılmaması üzerine davacı ... tarafından verilen on adet senetten ve sözleşmeden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri, davalının fahiş fiyat artışı nedeniyle inşaata devam edemediklerini, davalıların kusurunun bulunmadığını, sözleşmenin tarafların iradeleri ile fesih edildiğini beyan ettiği anlaşılmakla, dosyaya sunulan ''uygulama işlerine ait sözleşmenin'' incelenmesinde; tarafların ... ve ... oldukları, sözleşmenin 10. maddesinde işin bitirilme tarihinin █████/2021 olduğu, hava muhalefetinden dolayı 30 güne kadar ek süre verilebileceğini kararlaştırıldığı sözleşmenin 11. maddesinde ödeme şartnamesi başlığı altında yüklenicinin hakedişinin █████/2021 tarihinden başlayarak aylık periyotlarda 10 parça halinde ödeneceği, ödemeler öncesinde belirtilen tarihlere senet hazırlanarak garanti edileceği belirtilerek, senet bilgilerinin sözleşmede yukarıda izah eildiği üzere belirtildiği, █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; sözleşmenin yerine getirilmediğinin dönemde çekilen fotoğraflar ve uydu görüntülerine göre mahallinde sadece temel betonunun döküldüğünün belirtildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde; dava konusu edilen senetlere ilişkin olarak davacılara yönelmiş bir hukuki tehdidin söz konusu olmadığını, bunun yanında davalının davacı tarafla yapmış olduğu sözleşme kapsamındaki işi yapmaya başladığı, sözleşmenin ifası aşamasında demir, beton ve sair inşaat malzeme fiyatlarındaki fahiş artışlar nedeniyle işi devam ettiremediklerini ifade ettiği anlaşılmakla, her ne kadar bilirkişi raporunda temel betonun dökülmesi sonucu oluşan maliyet hesabı yapılmış ise de bu maliyetin davalı tarafından talep edilmediği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nın, davalı ...'e senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, sözleşmenin tarafı olan davacı ...'nın yine sözleşmenin tarafı olan davalı ...'e █████/2020 tarihli sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacılar ... ve ...'nın, sözleşmenin ve senetlerin tarafı olmayan davalı davalı ...'e yönelik açmış oldukları davaların ayrı ayrı pasif husumet nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nın, davalı ...'e 12.11.2021 düzenleme , 05.07.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.08.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.09.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.10.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.11.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.12.2021 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.01.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.02.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.03.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli,12.11.2021 düzenleme, 05.04.2022 vade tarihli 47.000,00 TL bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacı ...'nın davalı ...' e █████/2020 tarihli sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacılar ... ve ...'nın, davalı davalı ...'e yönelik açmış oldukları davaların ayrı ayrı pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; feshedilmiş bir sözleşme ile ilgili olarak herhangi bir dava ve icra takip işlemi yapılamayacağından, davacının bu konuda menfi tespit davası ikame etmesinde hukuki yararının bulunmadığını, davacıların sözleşme gereğince üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, dosya Kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olmadığını, davalılar aleyhine ve lehine hüküm altına alınan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;Dava ; eser sözleşmesine dayalı verildiği iddia olunan senetlerden kaynaklanan menfi tespit ve senetlerin iptali istemine ilişkindir.Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesince, işin esasına dair tahkikatla yazılı şekilde ispat edilen eser sözleşmesinden kaynaklanan inşa ediminin tam olarak yerine getirilmediği kabulü ile davanın davalı ... yönüyle kabulüne, diğer davalı ... yönüyle ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince istinaf edilmiştir.Ne var ki ; temel ilişkiye dayalı olarak senetlerin iptali talep edildiğinden ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabulü hatalı olmuştur. Nitekim temel ilişkiye dayalı ikame edilen eldeki davada davacı tarafın tacir olmadığı da gözetildiğinde, mutlak ticari davanın varlığından da söz edilmeyecek ve dava temel ilişki çerçevesinde belirlenecek mahkemede görülecektir. ( Yargıtay HGK 2017/(19)11-1626 E- █████████ K sayılı ilamı, yine emsalen ; Yargıtay 13 HD ██████████ E- █████████ K sayılı ve aynı Dairenin ██████████ E-██████████ K sayılı ilamı, Yargıtay 19 HD'nin ██████████ E- █████████ K sayılı ilamı) ( Aynı yönde Dairemizin ... E- ... K sayılı ilamı)Temel ilişkinin tespitinde ise ; davacılar tacir olmadığı gibi davacının iddiasına ve sözleşmenin 3.2 maddesine göre sözleşmenin davacı yana ait taşınmaz üzerinde "villa yapım projesi" şeklinde eser sözleşmesi akdedildiği, davalı ...'in inşaat faaliyeti alanında tacir kaydı bulunduğu, davacıların ise sözleşmeye göre kendilerine ait taşınmaz üzerine villa inşa ettiren olarak ( arsa sahibi) sözleşme akdettikleri, Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı ile de davacı ...'nin ikamet amaçlı bina inşaa ettiren olarak bildirildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte taraflarca bu hususta açık bir izahatte bulunulmadığı görülmektedir.O halde somut uyuşmazlıkta, davalı ...'ın dava konusu inşaat işlerini meslek edinen kişi olduğu anlaşılmakla birlikte davacı tarafın kendi arsaları üzerine ve ikamet amaçlı tek bir villa yaptırması üzerine bir anlaşma söz konusu ise Tüketici Mahkemesi görevli olacak, ikamet amaçlı değil yatırım yahut ticaret amaçlı içinde birden fazla villalar yer alan bir villa projesi yapım işi var ise de Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacaktır. Bu yönde bir araştırma yapılarak görevsizlik kararı verilmesi gerekir iken davaya Asliye Ticaret Mahkemesi olarak bakılıp yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. ( Göreve dair emsal için ; Yargıtay 6 HD ████████ E- ████████ K sayılı ilamı)Usul ekonomisi uyarınca ayrıca belirtmek gerekir ki ; 21.05.2021 tarihli fesih protokolünde senetlerin iadesi noktasında davalı / sözleşme akidi yüklenici ... ile birlikte diğer davalı ...'nün de sorumlu olduğu açık açık kararlaştırılmış olduğundan ve bu fesih mutabakatı altındaki imzaya davalı tarafça itiraz edilmediğinden eldeki dava için davalı ...'nün de taraf ehliyeti bulunduğu ve ayrıca mahsup bir itiraz olmakla, davalının cevap dilekçesinde yapılan iş kısmına dair senet iadesinde haksız olduğunu iddia etmekle mahsup itirazında bulunduğu ve sözleşmenin götürü bedelli olduğu bu nedenle yapılan iş kısmının oran suretiyle tespiti ile toplam 470.000 TL'lik götürü bedelden mahsubunun gerekeceği görevli mahkemece gözetilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir.( Götürü bedelde yapılan işin oranı tespitinde örneğin; konut içi dekorasyon yapım işine dair bir eser sözleşmesi üzerinden izah edilecek olunur ise ; bilirkişilerce işin tamamı gözetilerek "duvar kağıtları %20- zemin döşeme %40 - mutfak dolapları %40 orana isabet etmektedir" şeklinde öncelikle her bir iş kaleminin bütün iş içinde işgal ettiği tam oranlar tespit edilmelidir. Akabinde fenni ve teknik incelemelere istinaden "duvar kağıdı döşeme işinin yarısı imal edildiğinden duvar kağıdı işi yönüyle 20/2'den %10 oranda işin yapıldığı kabul edilmeli ve her iş kalemi için bu şekilde ayrı ayrı tamamlanma yüzdeleri üzerinden neticede toplam işin tamamlanma oranı bulunmalı ve bu oran götürü bedele uyarlanarak, yapılan iş bedeli bu şekilde hesaplanmalıdır. Birim fiyat üzerinden yahut rayiç bedelden hesap yapılmamalıdır.)Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harçlarının İlk Derece Mahkemesince talep halinde kendilerine iadesine,5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf karar tebliği ve harç iade işleminin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, 6100 HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2025...Başkan...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Katip...¸e-imzalıdır¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸