Anahtar kelimeler: Arsanın Alamadığını İfraz Sorunu Parsele Vaadi Tapusunu Gayrimenkul Noterliğinin Antalya

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin ... . Noterliğinin 15.07.2002 tarihli ve ... No.lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 39 No.lu bağımsız bölümü arsa payı ile birlikte 6.000,00 TL bedelle satın aldığını, arsa üzerinde 2/B sorunu olduğu için tapusunu alamadığını, arsanın 11 ve 12 No.lu parsele ifraz edilerek 6894 ada 12 parsel numarasını aldığını, arsa üzerine inşaat yapıldığını ve daire sahiplerinin oturmakta olduğunu, müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümde 15 yıldır oturduğunu ileri sürerek; taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmaz ... .Noterliğinin 15.07.2002 tarihli ve ... yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satılmış ise de tapu kaydı incelendiğinde kat irtifakının kurulmadığı, taşınmazın halen arsa vasfında olduğu, taşınmazın inşaat ruhsatının dava konusu taşınmazın bir kısmının ifraz edilerek Hazine adına tescil edilmiş olması nedeniyle kat irtifakının kurulmasının mümkün olmadığı, yargılama sırasında ... Belediye Başkanlığına 6894 ada 11 ve 12 No.lu parsellerin tevhit edilip edilmeyeceği hususu sorulmuş olup bu konuda herhangi bir çalışma olmadığının belirtildiği, sözleşmenin ifasının hukuken mümkün olmadığı, davacı dava dilekçesinde yalnızca tescil talebinde bulunmuş olup taşınmazın değerinin tazminini talep etmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “sözleşmenin ifasının hukuken mümkün olmadığı, henüz kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmamış bir taşınmazda yapılan binadan bağımsız bölüm değil de bağımsız bölüme karşılık belirli bir miktar arsa payı devri satışı vaat olunmuşsa yasal engel bulunmadıkça arsa payının satış vaadi geçerli olacağı, fakat vaat alacaklısına arsa payı satışı değil, münhasıran bağımsız bölümü vaadinde bulunulduğu, bağımsız bölümün tescilinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/ 1-.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının dava konusu taşınmazı müvekkiline satmayı vaat ettiğini, bedelin tamamını peşin olarak aldığını, davacının 15 yıldan fazla süredir dava konusu dairede malik sıfatıyla zilyet olarak ikamet ettiğini, yapının yeniden ruhsat işlemlerinin tamamlanıp kat irtifakının kurulmasının mümkün hale geldiğini, kat irtifakı kurulması durumunda davalıya isabet eden 39 No.lu bağımsız bölümün, aksi halde bu bağımsız bölüme karşılık gelen ███████ arsa payının müvekkilleri adına miras payları oranında tesciline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.