Anahtar kelimeler: Selofan Serigrafi Uğraşırken Matbaacılık Matbaa Ölçekte İşiyle Sektöründe Payının Siciline

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH
: █████/2025 (Ara Karar Tarihi)
DAVA
: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın, ...'nin on üç yıllık ortağı olduğunu, gerçekte payının 1/3 olduğu halde Ticaret Siciline göre %14,5 olduğunu, ortaklığa girmesi öncesi şirket matbaacılık sektöründe çok daha küçük ölçekte matbaa, serigrafi işiyle uğraşırken uzmanlık alanı selofan olan ...'la çalışmaları hem düzenin kurulması hem kapasitenin arttırılması anlamında değiştirildiğini, gerekli olan makinelerin yurt dışına ihraç/ ithal sürecinde birtakım değişiklikler yapılarak düşük maliyetle şirkete kazandırıldığını, yeni düzene göre kapasitenin hem nitelik hem nicelik bakımından on kata yakın değişiklik gösterdiğini, bir kısmı GİP kayıtlarında görünmeyen 7+1 makine ve makinelerin çalışmasıyla uyumlu çoğu nitelikli +/- 30 çalışanla günlük kapasite 25 ton nitelikli kağıt işlemeye döndüğünü, kısa bir süre önce kapasitenin ve bağlı olarak gelirin artması, davalı şirketin kardeş baskın hisse sahiplerinin davacıyı ortaklıktan ayrılmaya zorlamasa sonucunda, ...'ın ...'nin %14,6 oranında ortağı iken, Şubat 2025 tarihinde hissesini devre zorlandığını, tasfiyesi sırasında ... ve ...'ın 3.108.000 TL (üç milyon yüz sekiz bin TL) Bono 525.000 TL(beş yüz yirmi beş bin TL) müşteri çekleri ve 400.000TL (dört yüz bin TL) şirket çalışanı ... tarafından toplam 4.033.000.-TL (dört milyon otuz üç bin TL) tahsil için teslim veya tediye edildiğini, şirketin mal varlığı, isim hakkı, sabit ve döner tüm mal varlığının 70.000.000.TL üzerinde olduğundan davacıya şirketçe ödenmesi gereken tasfiye payı % 14,5 şirket payı temeli 10.015.000 TL olduğunu, bundan ödenen veya belgeye bağlanan 4.033.000 TL indirildiğinde bakiye 5.982.000 TL'nin ödenmesi için Beyoğlu 8. Noterliği 20.05.2025 tarih ... sayılı ihtarnamesi ile yedi gün içerisinde ödeme talep edildiğini, davalının direnime düştüğünü, ... (mersis ...), ortaklık payının tamamen ödenmediğinden ödenene kadar Ticaret Sicilinde devrin tescilinin durdurulması için teminatsız ihtiyati tedbir verilmesine, ortaklığın devri anında malvarlığı, know-how, stokları, kapasitesine göre verimliliği ve ortaklığın reel geliri üzerinden hesaplanacak ticari defterlere bağlı olmayan keşif ve kapasite raporlarına dayalı ayrılma anındaki gerçek değerinin tespitine, ödemelerin indirilip aktüel hale geldikten sonra, HMK 107 artırım hakları saklı kalarak belirsiz değer, şimdilik oraklıktan çıkarılma 5.982.000TL'nin davalıdan en yüksek ticari faiz, arabuluculuk, yargılama/ arabuluculuk giderleri, ihtar gideri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer bütün hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ Esas sayılı ara kararında;".....Somut olayda; İhtiyati tedbir istenen unsurların dava ve uyuşmazlık konusu olmadığı, davanın alacak davası olduğu, dava konusu olmayan unsurlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasının mümkün olmadığı gibi gecikmesinde zarar umulan ya da telafisi imkansız zarar koşullarının da bulunmadığı ve yine talebin yargılamayı gerektirdiği de anlaşılmakla ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davacı ...'ın davalı şirketteki hisse devrinin tescilinin durdurulmasına yönelik davacı tarafın ihtiyati TEDBİR TALEBİNİN TALEBİNİN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ortak ...'ın, ilk derece mahkemesinde açtığı;-Davalı ... (mersis ...),Ortaklık payı tamamen ödenmediğinden ödenene kadar Ticaret Sicilinde devrin tescilinin durdurulması için teminatsız ihtiyati tedbir verilmesine,-Ortaklığın devri anında malvarlığı, know-how, stokları, kapasitesine göre verimliliği ve ortaklığın reel geliri üzerinden hesaplanacak ticari defterlere bağlı olmayan keşif ve kapasite raporlarına dayalı ayrılma anındaki gerçek değerinin tespitine,-Ödemeler indirilip aktüel hale geldikten sonra, HMK 107 artırım hakları saklı kalarak belirsiz değer, şimdilik oraklıktan çıkarılma 5.982.000TL'nin davalıdan en yüksek ticari faiz, arabuluculuk, yargılama/ arabuluculuk giderleri, ihtar gideri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin davada ilk derece mahkemesinin 26.06.2025 tarihli ara kararı ile; "Somut olayda; İhtiyati tedbir istenen unsurların dava ve uyuşmazlık konusu olmadığı, davanın alacak davası olduğu, dava konusu olmayan unsurlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasının mümkün olmadığı gibi gecikmesinde zarar umulan ya da telafisi imkansız zarar koşullarının da bulunmadığı ve yine talebin yargılamayı gerektirdiği de anlaşılmakla" gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verdiğini, sorunun tartışma gerektirir edim olduğunu, davacı tarafından noterden verilen devirle davacı tarafından yerine getirilse bile karşılığının ödenmemesi halinde davacının edimin durdurulmasını talep etme yetkisi vardır düşüncesinde olduklarını, ilk derece mahkemesinin devrin durdurulmasına ilişkin talebi kabul ederek ticaret sicilinde yapılacak devrin durdurulmasına karar vermek gerekirken talebin reddine ilişkin verilen kararı paradigmaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, davacı ortağın davalı şirketteki hissesinin değerinin altında bir bedelle devir alındığı iddiasıyla ortaklıktan çıkarılma anındaki şirketin reel değerinin tespiti ile yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye ortaklık bedelin tahsili talebiyle açılan alacak davasında davacı ...'ın davalı şirketteki hisse devrinin tescilinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesi ile; Davalı ...'nin %14,6 oranında ortağı iken, Şubat 2025 tarihinde hissesini devre zorlandığını, tasfiyesi sırasında ... ve ...'ın 3.108.000.-TL (üçmilyonyüzsekizbin TL) Bono, 25.000 TL(beşyüzyirmibeşbin TL) müşteri çekleri ve 400.000TL (dörtyüzbin TL) şirket çalışanı ... tarafından yapılan ödeme sonucu 4.033.000.-TL (dörtmilyonotuzüçbin TL) tahsil edildiğini, şirketin mal varlığı, isim hakkı, sabit ve döner tüm mal varlığının 70.000.000.TL üzerinde olduğundan hisse oranına göre ödenmesi gereken tasfiye payının 10.015.000,00 TL. Olduğunu, ödenen 4.033.000.-TL indirildiğinde bakiye 5.982.000TLnin tahsilini talep etmiştir.6100 sayılı HMK' nın 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. 6100 sayılı HMK'nın 390. maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbire konu hisse devir sözleşmesi konulması istenilen Dosya arasında bulunan davalı şirketin sicil kaydı incelendiğinde; Şirket ortaklarının ..., ..., ... olduğu, şirket ortaklarından ...'ın münferiden, diğer 2 ortağın ise müştereken temsile yetkili müdür oldukları anlaşılmıştır.HMK'nın 389. maddesine göre ancak uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilecektir. Somut olayda ihtiyati tedbire konu hisse devir sözleşmesi doğrudan uyuşmazlık konusu olmadığı gibi davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların mahiyeti gereği ispata muhtaç durumdadır. Bu hususlar açılan eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Dava ve ara karar tarihi itibariyle yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde henüz delillerin toplanmamış olması, dosya kapsamındaki delillere göre ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gibi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına ilişkin de yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşılmakla; Dava dosyası içindeki belge ve bilgilere, yargılamanın bulunduğu aşamaya, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!