Anahtar kelimeler: Sarsıldığı Sayılıp Güvenine Güveninin Gerçeğe Güveni Bağlanan Edenin Görüşü Belgenin
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarih, ███████-397; ████████ E. K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, sanığın, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği cihetle, suça konu müzekkere ve tutanakların TCK’nın 204/3. maddesi anlamında kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğine haiz olmaması ve sanığın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda suça konu tanık olan babası ..., eşi olan katılan ... , tanık ... ve ... aleyhine farklı dosyalar üzerinden sahte resmi belgeleri düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesi uyarınca tek bir suçtan hüküm kurularak aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeksizin, kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçundan belge sayısınca ayrı ayrı dört kez mahkumiyet hükümleri kurularak fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
1.Suça konu Enez Cumhuriyet Başsavcılığının ███████ soruşturma sayılı dosyası üzerinden 12.06.2006 tarihli tutanak incelendiğinde Cumhuriyet savcısı ve zabıt katibi tarafından tanzim edilen tutanağın sanık tarafından müşteki sıfatıyla imzalandığı anlaşılmakla, sanık tarafından tanzim edilmeyen belgenin sanık tarafından ilgili mahkemeye ibraz edilmek suretiyle sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu değil, aynı kanunun 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2.Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükümlerde kamu görevlisi sıfatı taşıyan ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu, TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerini kötüye kullanması suretiyle işleyen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. fıkrasının 1. cümlesi gereği cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!