Anahtar kelimeler: Küçükçekmece Faturaya İlamsız Borca Toplamının Durdurulmasını Bakirköy İstediğini İşlemiş Haciz

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████ Esas - ████████ KararTARİHİ
: █████/2025DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ... aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını istediğini, davalı hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 100.004,76 TL asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının █████/2024 tarihinde borca itiraz ederek takibin durdurduğunu, davalının icra takip dosyasına sundukları faturalardan dolayı borçlu bulunmakta olduğunu, davalının itirazında herhangi bir borcu olmadığını bahisle borca itiraz ettiğini, ancak icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu beyanla teminatsız olarak fatura alacaklarının tamamı yönünden mahkeme aksi kanaatte ise ölçülülük ilkesi gereğince mahkemece tespit edilecek teminat oranı yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulünü, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptalini, takibin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve █████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;".........Bu haliyle davacı tarafın belirlenen kesin süre içerisinde eksik delil avansını ikmal etmediği, davacı tarafın taraflar arasındaki taşıma ilişkisini, iş bu hizmetin eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirildiğini ispat külfeti bulunduğu, bu hususların tespitinin ancak tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ve bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğu, bu hususlarının tespitinin teknik incelemeyi gerektirdiği, davacı tarafın talep ve iddialarını mevcut delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. " gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece açılan itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatı talepli davanın eksik delil sunulması ve bilirkişi avansının yatırılmaması gerekçesiyle reddedildiğini, oysa ki davalı tarafın yargılamanın hiçbir aşamasında cevap dilekçesi sunmadığını, dava konusu faturaların e-fatura sisteminden gönderildiğini ve 8 gün içinde itiraz edilmediğini, mahkemece taraflarına yeniden süre verilmesi taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini, dosyaya sunulan yazılı delillerin değerlendirmesi dahi yapılmadan hüküm kurulduğunu, bu durumda verilen kararın adil yargılanma hakkına, usul ekonomisi ilkesine, HMK 190, 324 ve 325. maddelerine aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden yargılamak yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemenin taraflarına tanınan süreyi aşırı şekilci yorumladığını, ön inceleme duruşmasında taraflarına dava konusu faturalara ilişkin irsaliye ve teslim belgelerini ibraz etmeleri için 2 haftalık kesin süre verdiğini, yine aynı duruşmada bilirkişi incelemesi yapılması ihtimaline binaen delil avansının yatırılması gerektiğinin belirtildiğini, fakat bilirkişi incelemesinin zorunlu olup olmadığının somut olarak ortaya konmadığını, bu süre içinde bazı belgelerin temininin mümkün olmadığını ve taraflarınca bilirkişi avansının yatırılması için son duruşmada süre talep edildiğini, ancak mahkemenin söz konusu taleplerini hiçbir gerekçeye dayandırmadan reddettiğini ve yeniden süre vermediğini, Davalının hiçbir aşamada sürece katılmadığını, davacının küçük bir usul eksikliği nedeniyle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hukuki güvenlik ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını, mahkemenin taraflar arasındaki dengeyi korumadığını, usulü şeklen uygulayarak esasa girme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, Dava konusu alacağın likit ve belirli olduğunu, alacağın davalı ile müvekkil şirket arasında gerçekleşen taşımacılık karşılığında düzenlenen-█████/2024 tarihli 67.745,16 TL (2100 USD)-█████/2024 tarihli 32.259,60 TL (1000 USD) tutarındaki iki adet e-faturaya dayandığını, bu faturaların sabit olduğunu, muayyen ve hesaplanabilir bir borcu ifade ettiğini, yani alacağın likit ve icra inkar tazminatı verilmesine elverişli nitelikte olduğunu, Davalının faturalara 8 gün içinde itiraz etmediğini, bu durumda davalının borçlu olduğunun karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, mahkemenin bu noktayı hiçbir gerekçe belirtmeden değerlendirme dışı bırakmasının eksik inceleme ve delillerin değerlendirilmemesi anlamına geldiğini, Davalının hiçbir aşamada savunma sunmadığını ve duruşmalara katılmadığını, dolayısıyla iddialarının açık, belgelere dayalı ve karşılık bulmamış nitelikte olduğunu, mahkemenin bu durumu göz ardı ederek yalnızca delil avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesinin adil yargılamayı sadece şekle indirgeyen bir yaklaşım olduğunu, Yargılamaya konu belgelerin yazılı ve sabit belgeler olduğunu, sunulan deliller arasında; e-faturalar, arabuluculuk tutanağı, icra takip dosyası, BA / BS form talepleri bulunduğunu, bu belgelerin hem resmi hem de tek taraflı olmayan, karşılaştırmaya ve değerlendirmeye elverişli yazılı deliller olduğunu, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılmadan da karar verilebileceğini, Yerel mahkeme kararının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, adil yargılanma hakkının sadece mahkemeye erişim değil, mahkemenin davayı esasıyla birlikte inceleme yükümlülüğünü de kapsadığını, davacı tarafın açık bir şekilde yeniden süre talep ettiğini, mevcut delillerle karar verilebileceğini belirttiğini ve tüm delilleri baştan bildirdiğini, buna rağmen mahkemenin tüm talepleri görmezden gelerek red hükmü kurmasının adil yargılanma hakkının özünü zedelediğini, Usul ekonomisi ilkesinin de zedelendiğini, HMK m.27 gereği usul ekonomisi ilkesi doğrultusunda mahkemelerin davayı makul sürede, gereksiz gider doğurmadan ve esasa girerek sonuçlandırmak zorunda olduğunu, davaya konu faturaların içeriği, miktarı ve borçlunun suskunluğu sabitken mahkemenin şekli gerekçelerle hüküm kurmasının usulü esasa feda eden bir yaklaşım olduğunu, ayrıca bilirkişi incelemesi zorunlu olmayan bir dosyada avans yatırılmaması nedeniyle ret kararı verilmesinin usul ekonomisini değil şekilciliği esas aldığını,Mahkemenin, tarafların sunduğu delilleri inceleyip neden hükme esas almadığını açıklamak zorunda olduğunu, ancak yerel mahkemenin e-fatura kayıtlarını, arabuluculuk tutanağını, takip evraklarını ve davalının suskunluğunu hiçbir şekilde kararına yansıtmadığını, bunun da kararın eksik incelemeye dayalı ve gerekçesiz olduğu anlamına geldiğini, gerekçesiz kararın yok hükmünde olduğunu,Bilirkişi delilinden feragat anlamına gelen avans eksikliğinin diğer delillerin değerlendirilmesine engel olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı 2 adet fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile; Davacı alacaklı tarafından davalı aleyhinde toplam: 3.100,00 USD alacağın aynen veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinde alacağınTürk parasıyla tutarının gösterildiği halde takip talebinde alacağın veya Türk parasıyla tutarının gösterilmediği anlaşılmıştır.Yargıtay 3 Hukuk Dairesi'nin dairemizin █████/2024 tarihli, ████████ esas, █████████ karar sayılı ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarihli, ████████ esas, ████████ karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair ████████ esas, █████████ karar sayılı ve █████/2025 tarihli ilamı ile; İİK'nun 58/3 fıkrası uyarınca takip talebinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin gösterilmesinin zorunlu olduğu; İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 20. maddesinde; "İlâmların ve ilâm niteliğindeki belgelerin icrasına ilişkin işlemler, icra tutanağına tarih sırası ile düzenli olarak geçirilir. Bu tutanağın ilk sayfası takip talebini içerir. Bu sayfaya ilâmın veya belgenin tarih ve numarası; hangi mahkeme veya makamdan verildiği; alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; yerleşim yerindeki adresi, vergi kimlik numarası; (Değişik:RG-16/4/2013-28620) , ödemenin yapılacağı banka adı ve hesap bilgisi borçlu ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı; alacaklı tarafından biliniyorsa vergi kimlik numarası ve yerleşim yerindeki adresi; alacaklı yabancı ülkede oturuyorsa Türkiye'de göstereceği yerleşim yerindeki adresi (yerleşim yeri göstermezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır) ve hükmün veya belgenin özeti; bir terekeye karşı açılan takiplerde kendilerine tebligat yapılacak olan mirasçıların adı ve soyadı; yerleşim yerindeki adresleri; alacağın veya talep olunan teminatın cins ve Türk parası ile tutarı, faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün; alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi; alacaklının takip yollarından hangisini seçtiği geçirilir. İlâmsız takibe ilişkin bütün işlemler, icra tutanağına tarih sırası ile kaydedilir. Bu tutanağın ilk sayfasını teşkil eden takip talebinde birinci fıkrada yazılı hususlara ek olarak, talep senede dayanıyorsa senedin tarih ve özeti ve senet yoksa borcun sebebi de gösterilir." düzenlenmelerine yer verildiği; Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünün █████/2024 tarihli yazı cevabına göre; Avukat Portal üzerinden icra takibi oluşturma işlemleri yapılırken yabancı para cinsinden olan alacağın Türk Lirası karşılığının, takip talebinde açıkça gösterilmesine engel olan sistemsel bir hata bulunmadığının, Avukat Portal üzerinden icra takibi oluşturma işlemine ilişkin "takip türü, takip yolu, takip şekli, taraf, alacak kalemi ve faiz bilgileri, takip tarihi veya fiili ödeme tarihi" takibi başlatan avukat tarafından girilmekte olduğunun, avukatlar tarafından girilen veriler doğrultusunda İİK'nun 58. maddesinde takip talebinde bulunması gerekli unsurlar gereği takip talebi oluşturularak avukatın onayına sunulduğunu ve veri girişi sonrasında düzenlenen bu belge üzerinde değişiklik yapılamadığının, Avukat Portal'da takip açılış aşamalarının birinci adımı olan "Dosya/Takip Bilgileri" ekranında "1/4 Açıklaması" alanına Avukat tarafından istenilen bilgilerin girilmesi gerektiğinin, söz konusu alana girilmesi gereken bilgilere dair ekranda "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi yazılır." ifadesinin yer aldığının, döviz takibi başlatan alacaklı vekilince, 1/4 açıklama alanına harca esas tutarın (yabancı para cinsinden olan alacağın) Türk lirası cinsinden yazması halinde bu bilginin takip talebine yansıtıldığının, takip açılış aşamalarının üçüncü adımı olan "İlamlı/İlamsız Bilgileri" ekranında ise girilen alacak kalemlerinin Türk Lirası cinsinden hesaplanan değerinin "Takibe Esas Tutar" alanında gösterildiğinin, açıklandığı; İİK'nın 58/3. maddesinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiğinin düzenlendiği, yine aynı Kanun'un 60/1-1. maddesinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiğinin belirtildiği, buna göre; alacaklının, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olduğu, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği, bu noksanlığın kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerektiği belirtilmiş, İİK'nun 58/3 fıkrası uyarınca yabancı para alacağının TL karşılığının takip talebinde gösterilmemesinin sonuçları hakkındaki bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlık giderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/1999 tarih ve ███████-271 esas, ████████ karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih █████████ esas, █████████ karar sayılı, yine Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ve █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. Yargıtay'ın mezkur uyuşmazlığın giderilmesine dair kararı ile, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin son içtihatları doğrultusunda dairemizce de görüş değişikliğine gidilmiştir. Buna göre, yabancı para alacağı karşılığı TL.’nin takip talepnamesinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır. Somut olayda, ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterildiği halde takip talebinde İİK. 58/3 maddesi uyarınca yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. Dava şartları kamu düzenine ilişkin olup, itirazın iptali davasında takip talebinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında ve kanun yolu aşamasında da re'sen dikkate alınmak zorundadır. Mahkemece bu husus gözetilmek suretiyle davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ise de, sonuç itibariyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.