Anahtar kelimeler: Aitlaka İzmiraydın İzmirmenderes Sapağında Anayola Otoyolunda Havaalanı Çıkmaya Şeritte Çarptığını

T.C.
İZMİR1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarih, ... karar sayılı ilamı ile mahkememize tevzi edilen dava dosyasının açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihinde, İzmir-Menderes Havaalanı sapağında, davalı ... Yapı Ltd. Şti.'ne ait yönetimi altındaki...plaka sayılı araçla yanlış yola girdiğini fark ederek anayola çıkmaya çalışan davalı sürücü ...'in, İzmir-Aydın Otoyolu'nda orta şeritte seyir halinde olan davacıya ait...laka sayılı araca çarptığını, kazanın oluş biçimine göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi tarafından karşılandığını, ancak davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca davacının araç mahrumiyeti nedeniyle zararının oluştuğunu, buna göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 50,00.-TL değer kaybı ve 50,00.-TL araç mahrumiyeti nedeniyle maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sigorta şirketine başvurmaksızın iş bu davayı açtığını, davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın oluşumunda müvekkili sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacının herhangi bir zarara maruz kaldığıını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 07.07.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı olarak müvekkillerin hiçbir tazmin sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu kaza davacının iddia ettiği şekilde oluşmuş olsaydı yani müvekkil ...'in kullanımındaki araç yanlış yola girdiğini fark edip hızla anayola çıkmaya çalışırken davacının anayolda seyreden aracına yandan çarpmış olsaydı davacıya ait aracın -hareket halindeki kendi hızı ve çarpan aracın hızının da etkisiyle- en minimal haliyle kendi şeridinden bir yan şeride savrulacağı izahtan varestedir. Yine, kaza davacının anlattığı şekilde gerçekleşmiş olsaydı davacının aracında boylu boyunca hafif bir sıyrık değil, çarpışma yerinde tek bir bölgede oluşan göçüğe sebebiyet vereceği tartışmasız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sürücünün kusurlu eylemiyle kazaya sebebiyet verdiği düşünülse dahi davacının ZMSS kapsamında zararlarını sigorta şirketinden tahsil etmesi gerektiğini, davanın reddini talep ettiklerini bildirmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarih,... karar sayılı ilamı ile; kazaya karışan araçları ticari işletmelerinde kullandıkları, T.T.K.'nun 4/1. maddesine göre uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, bu durumda davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri lehine görevsizlik kararı verildiği, taraflarca kanun yoluna başvurulmadığı, kararın kesinleştiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkememizce daha önceden aynı doğrultuda 27.10.2021 tarihinde ... K., numaralı dosyasında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ....hukuk dairesi... K. Sayılı ilamında; 'Somut olayda; Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı Seyhan yönünden 3.2.2021 günlü dilekçe ile davayı takip etmeyeceğini bildirmiştir. Tarafların tacir olduğu ancak, aralarında ticari ilişki bulunmadığı, ticari işletmelerinden kaynaklanan bir dava olmadığından uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir.' şeklindedir. Mahkememiz... Esas sayılı dosyasında yine tarafların ticaret şirketi oldukları ve meydana gelen uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklanmadığı anlaşılmakla yukarıda anılı olan Bölge Adliye Mahkemesi İlamı doğrultusunda, davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davanın USULDEN REDDİNE,2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,3-Görevli mahkemenin İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,4-6100 sayılı merci tayinine ilişkin hükümleri gereğince dosyanın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde taraflarca talep edildiğinde merci tayini için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine Gönderilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025Katip...¸e-imzalıdırHakim...¸e-imzalıdır