Anahtar kelimeler: Annebebek Annebebekçocuk Davatazminat Halkla Reklamcılık Önceye Başlamış Ailesine Yıllardır Danışmanlığı

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin uzun yıllardır reklamcılık, halkla ilişkiler, anne-bebek ürünleri ve marka danışmanlığı alanlarında faaliyet gösterdiğini, “...” ibareli markaları ... numaralarıyla 35, 38 ve 45. sınıflarda tescil edildiğini, bunların dışında, anne-bebek-çocuk ürünleriyle ilgili olarak yapılmış ve henüz kesinleşmemiş başka marka başvuruları da bulunduğunu, tescilli markalarını başvuru tarihlerinden çok önce ticari faaliyetlerinde kullanmaya başlamış olup, söz konusu markaların müvekkilinin uzun yıllardır kullandığı ve tanınmış hale getirdiği bir marka ailesine ait olduğunu, önceye dayalı kullanımın 2018 yıllarından beri devam etmekte olup ticari kullanıma ilişkin delillerin dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkili davalının ihlal fiillerini 2025'in Nisan ayında fartketmiş ve zorunlu arabulculuk başvurularını yaptığını, ancak arabuluculuk görüşmelerinin olumuz sonuçlandığını, müvekkilinin tescil tarihinden önce de markalarını ticari olarak kesintisiz şekilde kullandığını gösteren çeşitli deliller bulunduğunu, bu kapsamda, müvekkilinin tescil tarihinden önce de tescile konu markaların ticari olarak kesintisiz olarak kullanıldığına ilişkin müvekkilinin ticari kayıtları, sosyal medya hesapları ve gönderileri (https://.../.../), web sitesi (...) domain hosting kayıtları, anne ve bebeklere yönelik yapılan etkinliklere ait görsellerin mahkemeye sunulacağını, müvekkilinin ... ile yürüttüğü bir çalışma kapsamında anne-bebek-çocuk ürünlerine yönelik tanıtım faaliyetlerini ... Marketing ekibiyle paylaştığını, bu süreçte ... ekibinin müvekkilinin yürüttüğü bu tanıtım faaliyetlerinden ve kullandığı markalardan haberdar olduklarını, ancak daha sonra ...'nın müvekkilinin markasıyla aynı isim altında ve aynı alanda faaliyet göstermeye başladığını, müvekkilinin kullanmış olduğu "anne çocuk kulübü" ibaresinin "premium anne çocuk kulübü" adıyla aynen kullanılmış olup, bu kullanımın "anne bebek kulübü" ibaresiyle de yine karışma ihtimali olan bir kullanım türü olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır “...” markaları altında dijital içerik üretmekte, bu sayede ... arama sonuçlarında organik olarak üst sıralarda yer almakta olduğunu, ancak ...’nın aynı veya benzer ibareleri kullanarak faaliyete başlamasıyla birlikte, ... algoritmalarının ...’nın kurumsal web sayfalarını ve içeriklerini ön plana çıkardığını, müvekkilinin web sitesi arama sonuçlarında alt sıralara gerilediğini, bu durumun müvekkilinin internet trafiğinde ciddi azalmaya, potansiyel müşteri kaybına ve reklam gelirlerinde düşüşe yol açtığını, müvekkilinin yıllar içinde ... çalışmalarıyla elde ettiği dijital görünürlüğün ...’nın benzer markayı kullanması nedeniyle zedelenmiş ve dijital pazarlama yatırımları büyük ölçüde işlevsiz hale gelmiş olduğunu, müvekkilinin “...” markası altında uzun süredir aktif olarak yürüttüğü sosyal medya faaliyetleriyle hatırı sayılır bir takipçi kitlesi ve organik etkileşim ağı oluşturduğunu ancak ...’nın aynı veya benzer ibarelerle sosyal medya hesapları açması ve yüksek bütçeli reklam kampanyaları yürütmesi sonucu, sosyal medya algoritmalarının ... içeriklerini öncelikli olarak göstermeye başladığını, bu durumun müvekkilinin paylaşımlarının erişim oranlarını, beğeni ve yorum sayılarını ciddi şekilde düşürdüğünü, organik büyüme sürecini sekteye uğrattığını, uzun yıllar boyunca emek verilerek oluşturulan marka topluluğunun ...’nın marka benzerliği yaratması nedeniyle karışmış ve müvekkilinin dijital itibarında somut bir azalma meydana gelmiş olduğunu belirterek bilirkişi raporuyla ileride HMK md. 107 uyarınca arttırılmak üzere 1000-TL maddi tazminatın ihlal tarihi olan █████/2024'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (ihlalin öğrenildiği tarih Nisan 2025'tir) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat hesaplanırken öncelikle SMK md. 151/1 (fiili zarar) ve SMK md. 151/2-b (sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç) ile hesap yapılmasını, tahkikat aşamasında alınacak bilirkişi raporlarının marka tecavüzü değil de haksız rekabet tespitinde bulunması halinde hesabın TTK md. 56/1-d (fiili zarar) ve TTK md. 56/1-e (haksız rekabet edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin iadesi) ile hesaplama yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; davalı tarafça, davacıya ait marka adlarının haksız şekilde kullanılması ve marka tecavüzü sebebiyle, davalının uğradığı haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmeye alınmıştır.Bu kapsamda yapılan tetkik neticesinde; Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4 ve 5.maddeleri ile ticari davalar; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlanmıştır. Anılı düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğması gerektiği açıktır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 54. maddesinde; ''Tescil edilmiş geleneksel ürün adının aşağıda belirtilen biçimdeki kullanımları, geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılır:a) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı hâlde, 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemin tescilli ürün adı ile birlikte kullanılması suretiyle, ürünün ününden herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımı veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak tescilli ürün adına tahsis edilen amblemin ticari amaçlı kullanımı.b) Amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımı.c) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini ve tescilli ürün adı için 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemi taşımadığı hâlde, ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede ürünün tescilde belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi.(2) Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz edildiğinin bu adı kullanım hakkına sahip olanlarca tespit edilmesi hâlinde, tecavüz bu kişilerce tescil ettirene noter vasıtasıyla bildirilerek dava açması talep edilebilir. Tescil ettirenin talebi kabul etmemesi veya bildirimi aldığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekli davayı açmaması hâlinde, kullanma hakkına sahip olanlar, yapılan bildirimi de ekleyerek dava açabilir. Açılan dava tescil ettirene ihbar olunur. Ancak ciddi bir zarar tehlikesi karşısında, kullanma hakkına sahip olanlar, süreye bağlı kalmaksızın ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. İhtiyati tedbire karar verilmesi hâlinde, dava açılabilmesi için belirtilen sürenin dolması beklenmez.(3) Geleneksel ürün adı başvurusu, yayımlandığı takdirde, başvuruyu yapan, geleneksel ürün adına yönelik bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise başvurunun yayımlanmamış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa başvurunun yayımından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.'' düzenlemesi mevcuttur.Yine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156. Maddesinde ''Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir.'' denilmek suretiyle görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu kanun ile belirlenmiştir.Dosyanın tetkininde; Davacı, “...” ibareli markaları ... numaralarıyla 35, 38 ve 45. sınıflarda tescil ettirdiğini, tescillendirdiği markaların davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı kullanımı nedeniyle markaya tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek ihlal tarihi olan █████/2024'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte olmak üzere maddi tazminat talep etmiş olup, tahkikat aşamasında alınacak bilirkişi raporlarının marka tecavüzü değil de haksız rekabet tespitinde bulunması halinde hesabın TTK md. 56/1-d ve TTK md. 56/1-e ile hesaplama yapılmasını talep etmiştir. TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen dürüstlük kurallarına aykırı eylemlerle yapılan haksız rekabet hukuki nedenine dayalı talepte bulunması mümkün ise de davacı tarafça tescilli bir markası bulunduğu ve bu markasına tecavüz edildiğinin ileri sürüldüğü görüldüğünden ve davacının davasını markadan kaynaklanan haklarına dayandığı anlaşıldığından uyuşmazlığın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında çözümlenmesi gerekli olduğundan bu hususta görevli mahkeme İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olup, usul ekonomisi ilkesi gereğince (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ███████-2141 E., ████████ K.) dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde anılı davada mahkememiz görevsiz olduğundan davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,2-5846 sayılı kanun gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,Dair, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır