Anahtar kelimeler: Kurgusuyla Pazara Unvanıyla Üretmek Modeli Halihazırda Nevi Sunmak Unvan Piyasada

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Konkordato talebinde bulunan davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... adresinde... Şirketi unvanıyla kurulduğunu, 1999 yılında unvan ve nev’i değişikliği yapan şirketin halihazırda ... Şirketi unvanı ile ticari faaliyetlerine devam ettiğini, unvan ve nev’i değişikliğine ilişkin genel kurul kararı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edilerek ... tarih ve ... Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’ne ilan edildiğini, müvekkili şirketin kuruluş amacının; henüz piyasada yer almayan, yenilikçi ve katma değeri yüksek ürünleri Türkiye’de üretmek ve bunları doğru iş modeli ve üretim kurgusuyla pazara sunmak olduğunu, ilk günden itibaren, ölçek ekonomisi, doğru maliyet yapısı, kaliteli ürün ve başarılı operasyonel süreçler üzerine odaklanan müvekkili şirketin, kısa sürede hem iç piyasada hem de ihracat pazarında önemli bir yol kat ettiğini, Bugün itibariyle müvekkil şirket, 6.000 m2 kapalı alanda, plastik profiller, alüminyum profiller, paslanmaz profiller, plastik enjeksiyon ürünleri, yer süzgeçleri, duş kanalları gibi inşaat malzemelerinin tek çatı altında üretimini ve pazarlamasını yaptığını, şirket ortaklarından... münferiden şirketi temsile yetkili olduğunu, müvekkili şirketin güncel sermayesinin 4.000.000,00 TL olduğunu, tamamının ödendiğini, müvekkili şirket bu aşamaya gelene kadar ciddi imkanlar ve fedakarlıklar seferber ettiğini, özverili çalışmaları ile markalarını bilinen, güvenilen ve tercih edilen bir hale getirmiştir. Müvekkil şirketin işini en iyi şekilde yapmak en önemli ilkesi olup kurulduğu günden bu yana iyi niyetli bir şekilde ticari faaliyetlerini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin finansal sorunlarının özel sebebinin, 30.12.2021 tarihinde çalışan bir şirket ortağının Covid sebebiyle vefat etmesi ve vefatından bir yıl sonra diğer bir ortağın şirkette huzursuzluk yaratması sebebiyle hissesinin 15.04.2023 tarihinde diğer bir ortak tarafından alınmak zorunda kalınmış olduğu,. hisse devrine ilişkin ödemeler kalan hâkim ortağı ve şirketimizi yüksek faiz politikası ile savaşan piyasada oldukça zorlamıştır ve gün geçtikçe daha da zorladığını, müvekkili şirketin hizmet kapasitesini gün ve gün arttırdığını, modernizasyonunu sağladığını, rekabet gücü yüksek bir konumda olduğunu, şirketin hizmet satışlarında kar etmesine rağmen şu ana kadar artan döviz kurları, şu andan itibaren de yükselen faiz oranlarına ek olarak Rusya-Ukrayna savaşı, ... savaşı, artan astronomik enflasyon ortamı, iç piyasada müvekkil şirketi oldukça olumsuz etkilediğini, konkordato mühleti ve alacaklılarla sağlanacak anlaşma sayesinde, bu süreçte işletme faaliyetini küçültmeden sürdürebilecek ve borç ödeme kabiliyetini anlaşma şartları dahilinde devam ettireceğini, müvekkili şirketin hem müşterilerinin hem de tedarikçilerinin desteğini alarak itibar kaybetmeden ticari faaliyetlerine devam ederek mevcut zararları tazmin etmeyi hedeflediğini, konkordato talebi kabul edildiği takdirde, icra ve haciz tehdidi olmaksızın borçlar yapılandırılacak ve işbu dilekçemizin ekinde yer alan konkordato projesinde de izah edildiği üzere %60 'ının ödenmesi mümkün olacağını, konkordato tekliifinin tasdiki halinde; konkordatoya tabi adi borçlarının, tasdik tarihini takip eden aydan başlamak üzere 16 eşit taksit halinde, üçer aylık periyotlarla ve anaparaya %30 ilave faiz eklenerek ödeneceğini, bu ödeme planıyla adi alacaklıların eline geçecek toplam tutar 91.853.963,89 TL olup, bu miktar iflas senaryosuna göre 48.859.632,02 TL daha fazla olduğunu, müvekkili ... ortağı ve yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti., Türk Ticaret Kanunu’nun 376 maddesi uyarınca borca batık şüphesi uyandıran ve yine vadesi gelen borçların zamanında ödeyemez duruma düşmesi, icra takipleri dolayısıyla işletmesinin faaliyetinin sona erecek olması bir güç borçlarını vadesinde ödeyemedi tehlikesinde bulunması dolayısıyla icra iflas kanununun 285 maddesi gereğince iflastan kurtulmak ve işletmenin faaliyetlerini sürdürmesi ve borçlarını ödemek için konkordato talebinde bulunmakta olduğunu, ...Ltd. Şti. ve Say ...Ltd. Şti. borçlarına kefil olan müvekkil ..., şirketlerin konkordato sürecine girmesi dolayısıyla tek faaliyeti ve gelir elde etmesi, huzur hakkı ve hissedarlığından kar payı elde etmek olması ve yine şirket alacaklılarının cebri icra ile tüm malvarlıklarını sattıracak olması dolayısıyla borçlarını ödeme güçlüğü içerisinde olması karşısında konkordato talebinde bulunduğunu, mahkemenizce kesin mühlet kararı ve akabinde bir yıllık kesin mühlet içerisinde de konkordatonun tasdikine, konkordato talebimiz muvacehesinde, öncelikle müvekkilleri lehine 3 (üç) aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasına ,geçiçin mühlet kararının İİK m. 288 gereğince ilanına ,Geçici mühlet kararı ile birlikte geçici konkordato komiseri atanmasına, İİK. m. 294/1 uyarınca, müvekkillerimiz hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve başlamış takiplerin durdurulmasına, müvekkillerinin konkordato talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanununun 5. maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında "Karşılıksızdır" şerhi yazılmasının tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere "Konkordato Tedbiri" şerhinin yazılmasına İİK. m.294/1 uyarınca, müvekkiller hakkındaki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, müvekkillerin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda olduğu takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri ile İİK 78.maddesi çerçevesinde doğmuş ve doğacak alacakların haczi talebini ihtiva eden haciz müzekkerelerinin gönderilmesinin tensiben önlenmesine, takas, hapis ve mahsup hakkının kullanılmasının tensiben önlenmesine , İİK. m. 295 uyarınca konkordatoya tâbi olmayan rehinli alacaklar bakımından, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılacak icra takipleri de dahil olmak üzere muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına, müvekkillerin bankalar nezdinde tatbik edilmiş/edilecek blokaj işlemlerinin kaldırılmasına ve şirketin üçüncü kişilere vermiş olduğu teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine, müvekkillerin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkillere ödenmesine , müvekkillerin muhafaza altına alınmış veya alınacak emtia , taşıt , cihaz , leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının müvekkillere iadesine , İİK. m. 297/1 hükmü uyarınca müvekkillere komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve bu bağlamda sayın mahkemenizce belirlenecek işlemlerin komiserin izni ile yapılmasına, geçiçi mühlet neticesinde iik m. 289 gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde iik m. 305 vd.maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine , tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK m.286 vd hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir.
Mahkememizce █████/2025 tarihi itibariyle konkordato talep eden şirketler ve gerçek kişi lehine üç ay süre ile geçici mühlet kararının verildiği, █████/2025 tarihi itibariyle ise bir aylık geçici mühlet kararının verildiği, akabinde komiserlerin görevlerine devam ettiği sabittir.
Kesin mühlete geçilmeden eldeki aşamada konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporda " ...Şirketi esas faaliyetlerinden borç ödemeye yeterli ve sürdürülebilir akışı yaratmakta yetersiz olduğu, projesindeki finansman kaynakları güvenli olmadığı, karlılık oranı, satış artış hızına kıyasla zayıf olduğu , Davacı şirketin mevcut satış ve karlılıkla borcun ödenmesinde istenilen kaynağı yaratması mümkün olmadığı, kaynaklarda ortağın 25.000.000 neden olan kaynak çıkışının iadesi gerekmekle bin taşınmazlarında ipotek nedeni ile satışa konu edilmesi sonrasında şirkete ilave nakit bir kaynak girişi oluşmayacağı, açıklanan nedenlerle projeksiyonun 5,5 il gibi çok uzun vadeli bir yapılandırmada gerçekleşme ihtimali görülmemekte ve şirketin projesinin uygulanabilir. olmadığı görülmektedir. Şirket rayiç değerlere göre hazırlanan 30.09.2025 mali verilerine öre öz kaynakları * 113.477.995,70 TL olup göre borca batık değildir. ... ŞTİ.'nin kendi üretim tesisi olmayan, iş modelini tamamen ...'ten tedarik ettiği ürünleri ihraç etmeye dayandırmış bir dış ticaret şirketi olmasından kaynaklı dolaylı olarak oluşacak karlılık ile borç ödemesinde kaynak olarak dikkate alınamayacağı, yaşama kabiliyeti olmayan ana şirkete olan tam bağımlılığı nedeniyle kaynaklarda yer alan karlılığın uygulanabilir olmadığı görülmektedir. Şirketiy rayiç değerlere göre hazırlanan 30.09.2025 mali verilerine göre öz kaynakları + 133.077,68 TL olup göre borca batık değildir....'nun projesinin şirket projelerine endeksli olduğundan ve şahsi kaynakları kefalet borçlarını karşılamaya yetmeyeceğinden dolayı başarı şansı bulunmamaktadır. Bu gerekçelerle, davacılar tarafından sunulan projelerin alacaklıların menfaatine bir çözüm yalnızca kaçınılmaz bir tasfiye sürecini geciktireceği değerlendirilmekte olup, Sayın Mahkeme'nin takdirlerine sunulmak üzere, konkordato taleplerinin reddedilmesi yönünde görüş bildirilmesinin uygun olacağı" şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Ancak komiser heyetinden geçici konkordato komiseri inşaat mühendisi işletme uzmanı ve gayrimenkul değerleme uzmanı ... farklı komiser raporu sunmuştur. Bu komiser █████/2025 tarihli raporunda" Sadece, faaliyet karına dayalı kaynakların, kırılgan bir ekonomi ve sektörel dinamiklerde gerçekleşmeme ihtimali, faaliyet karı harici mali veriler, sermaye artışının sadece davacı ... firmasında planmış olması gibi tüm unsurlar birlikte değerlendirildiğinde; konkordato projesinde öngörülen kaynakların, planlanan mali yükümlülükleri karşılamaya yeterli olmadığı değerlendirilmekle birlikte; Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, gelir projeksiyonları, finansman kaynakları ve gider planlaması yeniden gözden geçirilerek, konkordato sürecinin sürdürülebilme ihtimalinin bulunduğu Konkordato sürecinde, alacaklıların menfaatlerinin korunması ve borçlu işletmelerin sürdürülebilir bir yapı kurabilmesi amacıyla ek süre talebi, İcra ve İflas Kanunu'nun 287. Maddesi uyarınca değerlendirilmektedir. Bu madde, işletmelerin mali durumlarını düzeltmeleri, faaliyetlerini devam ettirebilmeleri ve alacaklılarla uzlaşma sağlayal in gerekli olan süreyi tanıma yetkisini mahkemelere vermektedir. Mevcut durumda, işletmelerin mali verileri ve sektörel analizleri, kârlılık oranlarının artırılması ve finansal yeniden yapılandırma için ek bir süreye ihtiyaç duyulduğunu açıkça göstermektedir. Bu sürecin gözlenebilmesi için davacılara 2 aylık ek süre verilmesinin uygun ve yerinde olabileceği Ülkenin ekonomik süreci sebebiyle bu karlılıkların elde edilmesinin şu an için kolay olmadığı, fakat belirsizlik bulunması durumunda yorumlamanın konkordatonun devamı yönünde yapılması gerekeceği ve İzmir BAM 17. HD., T. █████/2021, E. ..., K. ..., ..., Erişim Tarihi: █████/2021 kararında yer verilen felsefeden hareketle şirketin kaderinin hem alacaklılar yönünden belirlenmesi hem de geçici mühlet sonrası geçen bu 2,5 aylık dönemin; üretim ve ihracat yapan, çalışan, ülke ekonomisine katma değer getiren firmalar için sürecin net olarak görülebilmesi için direkt reddedilmesi yerine ek süre verilmesinin makul olacağı, Sonuç olarak, konkordato sürecinin hem alacaklıların menfaatlerinin korunması hem de borçlu şirketlerin üretim, isthdam ve katma değer yaratma kapasitesini sürdürebilmeleri açısından desteklenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.Bu çerçevede, işletmelerin faaliyet performansının somut olarak gözlemlenebilmesi ve mali iyileşmenin sürdürülebilirliğinin teyit edilebilmesi amacıyla davacı şirketlere ve yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ...'na 2 aylık ek süre verilmesinin yerinde ve hakkaniyete uygun olacağı" şeklinde rapor sunmuştur.
Komiser heyeti arasında bir ayrık görüşün bulunması ve komiser heyetinin raporlarının denetimi açısından birisi sektörel uzman bilirkişi ... , diğeri mali müşavir bilirkişi ...'den oluşacak şekilde iki kişilik bilirkişi heyeti atanmış ve rapor alınmıştır. Bu bilirkişilerin sunmuş olduğu █████/2025 tarihli raporlarında; "A -... ŞİRKETİ YÖNÜNDEN: Dosya ve ibraz edilen kayıtlar ile Şirket'in stokları, maddi duran varlıkları ve maddi olmayan duran varlıkları ile ilgili olarak yapılan keşif ve değerlemesi ile aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden yapılan hesaplama neticesinde; konkordato talep eden Şirket'in aktiflerinin rayiç (satış) değerlerinin esas alınması süreti ile düzenlenen 30.09.2025 tarihli bilançoya göre özvarlığının (*) 122.746.618 TL olduğu, dolayısı ile aktif toplamının karşıladığı, Sirket'in rayiç değerlere göre BORCA BATIK OLMADIĞI, Şirketin 30.09.2025 mali verilerine bakıldığında, şirket ortağının şirkete çok ciddi tutarda borcunun bulunduğu ve personel ile kamu borçlarının bulunduğu, Raporumuzun 4.1.4 kısmında detaylı olarak yapılan açıklamalar ışığında gerek geçmiş veriler ve gerekse sektöreler değerlendirmeler dikkate alındığında borçlu şirketin proforma gelir tablosunda elde edeceği karlılığı sağlamasının bu aşamada mümkün olmadığı, bununla birlikte diğer kaynaklardan bir kısmının da somutlaştırılamadığı değerlendirilmiş olup, bu açıklamalar çerçevesinde kaynak yetersizliği nedeniyle borçlu şirketin konkordatosunu başarıya ulaştırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olmadığı, ...ŞİRKETİ YÖNÜNDEN; Dosya ve ibraz edilen kayıtlar ile Şirket'in stokları, maddi duran varlıkları ve maddi olmayan duran varlıkları ile ilgili olarak yapılan keşif ve değerlemesi ile aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden yapılan hesaplama neticesinde; konkordato talep eden Şirket'in aktiflerinin rayiç (satış) değerlerinin esas alınması sureti ile düzenlenen 30.09.2025 tarihli bilançoya göre özvarlığının (*) 2.515.284,70 TL olduğu, dolayısı ile aktif toplamının Şirket borçlarını karşıladığı, Şirket'in rayiç değerlere göre BORCA BATIK OLMADIĞI, Şirketin 30.09.2025 mali verilerine bakıldığında, personel ile kamu borçlarının bulunduğu, Raporumuzun 4.2.4 kısmında detaylı olarak yapılan açıklamalar ışığında gerek geçmiş veriler ve gerekse sektöreler değerlendirmeler dikkate alındığında borçlu şirketin proforma gelir tablosunda elde edeceği karlılığı sağlamasının bu aşamada mümkün olmadığı, bununla birlikte diğer kaynaklardan bir kısmının da somutlaştırılamadığı değerlendirilmiş olup, bu açıklamalar çerçevesinde kaynak yetersizliği nedeniyle borçlu şirketin konkordatosunu başarıya ulaştırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olmadığı, C- ... YÖNÜNDEN; Davacı gerçek kişi'nin tacir sıfatının bulunmadığı, Davacı gerçek kişi'nin projesinin diğer davacı şirketler ile sıkı sıkıya bağlı olması davacı in kuvvetle muhtemel olmadığı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır." şeklinde görüşlerini bildirmişlerdir.
Böylelikle gerek konkordato komiser heyetinin çoğunluk görüşü ve gerekse konkordatonun finansal ve muhasebesel açıdan başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair inceleme yapan bilirkişi kurulu raporlarında borçlu şirketlerin ve gerçek kişinin konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı açıklanmıştır.
Bilindiği üzere 2004 sayılı İİK'nın 292/1.b bendine göre, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılıyor olması konkordato talebinin reddine yol açan bir haldir.
"Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur.
Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir.
Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılması vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir." (Yargıtay 6.HD...E. ...K.sayılı kararı)
İİK m.286 vd.hükümleri çerçevesinde konkordato müessesesinin dürüst borçlular tarafından talep olunabileceğine dair normatif bir düzenleme mevcut olmasa dahi doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.
Nitekim █████/2018 değişikliği öncesinde hukukumuzda mevcut olan konkordato kurumuna ilişkin yapılan çalışmalarda da "mehil kararından itibaren borçlu, komiserin nezareti altındadır. Bu süre içinde borçlunun davranışları mühim olduğu gibi tahkik edilen mali durumu, bilanço ve hesapları itibariyle birçok kusurların meydana çıkması da mümkündür. Bazen, alacaklıların müracaat veya itirazda bulunmaları sayesinde borçlunun (bilinmeyen taraflarının) açığa çıkması ve komiserin aydınlatılması da ihtimali dahilindedir. İşte borçlu, bu süzgeçten geçip alacaklıların zararına olarak doğruluk haricinde, pek büyük hiffetle hiçbir iş yapmadığı takdirde hüsniyet bakımından konkordatoya ehil ve layık sayılır. (Enver Buruloğlu-Yuda Reyna, Konkordato Hukuku ve Tatbikat, İstanbul, 1968, Sayfa 58)"
Dosya incelendiğinde davacıların konkordato talebinde bulunduğu, geçici mühlet süresinin verildiği, geçici mühletin uzatılmasına ilişkin ayrık bir komiser görüşü oluşması üzerine sektörel uzmanında içinde bulunduğu bilirkişi heyetinden denetim ve inceleme raporu alındığı, alınan bu raporda da çoğunluk komiser görüşü ile benzer görüşlerin paylaşıldığı şirketlerin borca batık olmadıkları ancak projelerin başarıya ulaşma ihtimallerinin bulunmadığı şeklinde rapor sunulmuştur. Gerek çoğunluk komiser heyeti görüşü gerekse de bunu teyit eden bilirkişi raporu göz önüne alındığında davacı şirketlerin ve davacı gerçek kişinin konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığı kanaati mahkememizde oluşmuştur.
Yargıtay içtihatlarında geçtiği üzere konkordato talebinde bulunan kişilerin dürüstlük ilkesine riayet etmesi ve kötüniyetli olmaması gerektiği gibi konkordato projesinin başarılı olma durumunun bulunması gerekir. Müdahale talebinde bulunan alacaklıların alacaklarını uzun süredir alamadıkları gibi sırf konkordato talepleri yüzünden makul sürenin geçtiği, bu hali ile konkordato müessesinin amacına aykırı durumların oluştuğu, borçlu ve alacaklılar arasında konkordatonun amacı olan alacaklılar aleyhine dengenin bozulduğu, bu aşamadan sonra sunulabilecek yeni revize projelerin tamamen konkordato sürecini uzatmak amacıyla yapılmış işlemler olabileceği, bunun da kabulünün mümkün olmadığı, sunulan konkordato komiserleri raporuna ilişkin ve bunu teyit eden bilirkişi heyeti raporunda yukarıda yazılı özet beyanlar göz önüne alındığında davacı borçluların talep ettiği konkordato projesinin başarısız olduğu, yine konkordato heyeti ve bilirkişi raporlarında söz konusu davacı şirketlerin borca batık olmadığı, dolayısıyla davacı şirketlerin iflasına karar vermek gerekmediği gibi davacılardan gerçek kişi olan ... yönünden de tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle iflasına karar vermenin gerekmediği anlaşıldığından davacıların davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... no.sunda kayıtlı ... ŞİRKETİ ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün...nosunda kayıtlı ...ŞİRKETİ, ... T.C.kimlik numaralı ... tarafından ileri sürülen konkordato talebinin REDDİNE,
Adı geçen davacı şirketler hakkında mahkememizce verilen tüm mühletlerin ve tedbirlerin █████/2025 günü saat: 15:45'den itibaren kaldırılmasına,
Konkordato komiserlerinin görevlerine █████/2025 günü saat 15:45 itibariyle son verilmesine,
Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... no.sunda kayıtlı ... ŞİRKETİ ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... nosunda kayıtlı ... ŞİRKETİ hakkında iflas kararı verilme şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
Davacı gerçek kişi tacir olmadığından ve şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
Davacılar hakkındaki konkordato talebinin ret olunduğunun, tüm geçici ve kesin mühlet kararlarının tümünün, mühletin etkisi kapsamında olan ve olmayan İİK ve HMK çerçevesinde verilmiş olan tüm geçici hukuki koruma tedbirlerinin kaldırıldığının ve konkordato komiserinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar tarafından harcanan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine,
Davacılar vekilinin ve alacaklı Vakıfkatılım vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!