Anahtar kelimeler: Nakliyat İlamsız İstirdat Anonim Faturaların Borcun Fatura Takibi Tarafça Takibe

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: █████████ Esas - ████████ KararTARİHİ
: █████/2022DAVA
: İstirdatKARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafça 05.07.2018 tarihinde, İstanbul 30.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça, ilamsız takibe konu borcun sebebi olarak 29.05.2017 tarihli ... No'lu Fatura, 31.05.2017 tarihli ... No'lu fatura, 09.06.2017 tarihli ... No'lu faturaların gösterildiğini, anılan faturaların, ...... ... Nakliyat Anonim Şirketi ile müvekkili arasındaki lojistik hizmetlerine ilişkin sözleşme kapsamında müvekkili tarafından Toll'a ödendiğini, davalı tarafın, müvekkilin tedarikçisi Toll'un alacaklarını temlik aldığı iddiası ile müvekkilinden, takibe konu faturaların ödenmesini talep ettiğini, anılan fatura bedellerinin Toll'a ödendiğini, davalı tarafından, müvekkili şirkete gönderilen ekstreler incelendiğinde, müvekkil şirketin yapmış olduğu 4 adet fatura ödemesinin davalı tarafça kayda alınmamış olduğu, ödenmemiş gibi işleme alındığını tespit edildiğini, davalı tarafça, müvekkili hakkında haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, kötü niyetli olarak müvekkilinin banka hesaplarına haciz ve bloke koydurttuğunu, takip konusu borcu müvekkilinin haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra tahdidi altında İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyasına ödemek zorunda kaldığı 52.611,18-TL'nin ödeme tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ve .... ... Nakliye AŞ.'nin deniz, hava ve kara taşıma işleri ile iştigal eden bir şirket olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca, ...tarafından davacı tarafa, işbu davaya konu 29.05.2017 tarihli ... numaralı, 31.05.2017 tarihli ... numaralı ve 09.06.2017 tarihli ... numaralı faturalar kesildiğini, Toll ...'in tasfiyeye geçmesi ve ticari faaliyetine son vermesi üzerine, 20.12.2017 tarihinde, davacı taraftan olan alacaklarını müvekkili şirket ...Yönetim Danışmanlığı Ltd.Şti.'ye temlik ettiğini, davacı tarafın dava dışı Toll ...'ın alacaklarının temlik edildiğine ilişkin kendisine bildirim yapılmadığını iddia ettiğini, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183-194.maddeleri arasında alacağın temlikine ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, TBK uyarınca temlik bildiriminin yapılmasının zorunlu olmadığını, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi sebebiyle, temlik öncesinde ve hesap kesim tarihinde dava dışı ...yetkililerinin, davacı tarafa, şirketin ticari faaliyetlerinin durdurulacağı ve bu sebeple de davacı taraftan, eksik olan fatura tutarlarının kendilerine ödenmesi gerektiği bildiriminin yapıldığını, ancak davacı taraftan uzunca bir süre olumlu ya da olumsuz geri dönüş alınamadığını, 04.07.2018 tarihinde, İstanbul 30.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile davacı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, davaya konu fatura tutarları kadar alacak müvekkili şirket tarafından haklı olarak davacı taraftan tahsil edildiğini, davacı tarafın, kayıtlarını düzenlerken yapmış olduğu esaslı hatalar ve eksik ödemeleri nedeniyle alacağı temlik alan durumunda olan müvekkiline borçlu olduğunu, tarafların kayıtları arasındaki farklılıkların, davacı tarafın müvekkiline borçlu olmasının sebeplerinden birinin ödemeleri döviz bazında yapması gerekirken Türk Lirası olarak yapmış olması, ödemelerin ödeme tarihindeki kur üzerinden yabancı paraya çevrilerek ...kayıtlarına alınması olduğunu, faturaların kurları dikkate alındığında davacı kayıtlarına toplamda 63.323,64-TL olarak kayıt altına alındığını, fakat ödeme tarihinde yapması gereken ödemenin (25.08.2018 icra yolu ile yapılan tahsilat tarihindeki döviz alış kuru ile) 96.449,39-TL olduğunun görüldüğünü, davacı tarafın, dava dilekçesinde, icra takibine konu faturalar dışında beş adet faturadan daha bahsetmekte olduğunu, bu faturaların müvekkili şirket tarafından kayda alınmadığını iddia ettiğini, işbu hususun tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketin faturalarını hatalı olarak kaydettiğini, hatalı kayıtların bir kısmının dilekçe kapsamında gösterildiğini, hatalı kayıtlar neticesinde davacı tarafın edimini gereği gibi ifa etmediğini, tüm bu sebeplerle; davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine açılan hukuksuz ve Mesnetsiz işbu davanın tüm ferileriyle birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 Tarih ve █████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"......Taraflar arasında davaya konu 3 adet faturanın tarafların kayıtlarında mevcut olduğu anlaşılmıştır.İstanbul 30.İcra Dairesi 10.08.2018 tarihli icra kapak hesabında toplam 52.611,18 TL yekün borç tespit edilmiş olup, bu borcun alacaklısı olan ...Yönetim Danışmanlığı Ltd. Şti.'ne 47.949,00 TL olarak ödendiği dosyada mübrez 13.08.2018 tarihli reddiyat makbuzunda anlaşılmıştır.Davacı ... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş. , T.C. İstanbul 30.İcra Müdürlüğünün ... Sayılı Dosyasına istinaden 10.08.2018 işlem tarihli ... Bankası dekontu ile 43.800,00 TL Eft gönderildiği dosyada mübrez dekontta anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve █████/2022 tarihli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu alacağın davalıya temlik edildiği iddia olunan üç adet fatura alacağına dayandığı, Davacının iddiasının dava konusu alacağın temlik eden dava dışı ...... ... Nakliyat Anonim Şirketi'ne ödendiği, bu halde ödenmesi gereken bir alacağın kalmadığı, temlik sözleşmesinin de ödemeden önce davacı yana bildirilmediği yönünde olduğu, be buna ilişkin dosyada somut bir delilin bulunmadığı, dolayısıyla davacıdan davalının yapmış olduğu tahsilatın haksız olduğu, dava konusu bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının İstanbul 30.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödemek zorunda kaldığı, 52.611,18 TL'nin davalı yandan talep edeceği mahkememizce aldırılan █████/2022 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olup, bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kabulüne, 52.611,18-TL'nin █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-DAVANIN KABULÜ İLE;52.611,18-TL'nin █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı .... ... Nakliye A.Ş.'nin alacaklarını müvekkil şirkete temlik ettiğini, dava dışı ve Tasfiye Halinde ...... ... Nakliye A.Ş.'nin (“Toll ...”) deniz, hava ve kara taşıma işleri ile iştigal eden bir şirket olduğunu, ...ile davacı tarafın bu kapsamda ticari faaliyette bulunduklarını, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca ...tarafından davacı tarafa, işbu davaya konu 29.05.2017 tarihli ... numaralı, 31.05.2017 tarihli ... numaralı ve 09.06.2017 tarihli AIA2017000001652 numaralı faturalar kesildiğini, Toll ...’in tasfiyeye geçmesi ve ticari faaliyetlerine son vermesi üzerine 20.12.2017 tarihinde Toll ...’in davacı taraftan olan alacaklarının müvekkil şirket ...Yönetim Danışmanlığı Ltd. Şti.’ne temlik edildiğini, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde dava dışı Toll ...’in alacaklarının temlik edildiğine ilişkin kendisine bildirim yapılmadığını iddia ettiğini, bu hususun tamamen mesnetsiz olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183-194. maddeleri arasında alacağın temlikine ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, TBK uyarınca temlik bildirimi yapılmasının zorunlu olmadığını, Davacı taraf ile ...arasında temlik öncesinde cari hesap ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi sebebiyle temlik öncesinde ve hesap kesim tarihinde dava dışı ...yetkililerinin davacı tarafa şirketin ticari faaliyetlerinin durdurulacağı ve bu sebeple de davacı taraftan eksik olan fatura tutarlarının kendilerine ödenmesi gerektiği bildirimini yaptığını, ancak davacı taraftan uzunca bir süre olumlu veya olumsuz geri dönüş alamadığını, daha sonra dava dışı Toll ...’in alacaklarının müvekkil şirkete temlik edilmesi üzerine 04.07.2018 tarihinde İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davacı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu ödeme emriyle birlikte davacı tarafa ...ve müvekkil şirket arasındaki 20.12.2017 tarihli Alacağın Devri Sözleşmesi de gönderildiğini ve işbu davaya konu fatura tutarları kadar alacağı müvekkil şirket tarafından haklı olarak davacıdan tahsil edildiğini, Davacı tarafın müvekkil şirketin faturalarını hatalı olarak kaydettiğini, davacı tarafın Toll ...'e döviz olarak ödemesi gereken bazı faturaları TL bazında ödediğini, ...ile arasındaki lojistik ilişkisi uyarınca yapılan taşıma neticesinde ...tarafından kesilen faturalardan bazılarını ters kayıt altına aldığını, Toll ...'in alacaklı olması gerekirken borçlu durumuna düştüğünü, bunlar dışında da başka hatalı kayıtlar girdiğini, Davacı tarafın hesap ekstreleri incelendiğinde müvekkil şirket tarafından tespit edilen farklılıkların;a)Döviz bazlı olan faturalar Davalı tarafından TL olarak kaydedilmiştir.TR03 31.01.2017 Bu fatura TL olarak kayıt edilmiş 1035 GBP 2017 -5.051,01 ...TR03 30.09.2017 Bu fatura TL olarak kayıt edilmiş 2570 Euro 2017 -10.262,27 TRY ...TR03 30.09.2017 Bu fatura TL olarak kayıt edilmiş 920 USD 2017 -3.285,78 TRY ... 30.09.2017 Bu fatura TL olarak kayıt edilmiş 6997 Euro 2017-27.731,03 TRY ...TR03 30.09.2017 Bu fatura TL olarak kayıt edilmiş 670 Euro 2017 -2.672,09 TRY ... 30.09.2017 Bu fatura TL olarak kayıt edilmiş 329 Euro 2017 -1.300,02 TRY ... 30.09.2017 Bu fatura TL olarak kayıt edilmiş 1340 Euro 2017 -5.257,09 TRY ... 3.10.2017Bu fatura TL olarak kayıt edilmiş 2214,40 USD 2017 -7.764,35 TRY ... olduğunu, b) ...tarafından düzenlenen faturalar olmakla birlikte Davacı tarafın ekstresinde ters kayıt olarak yer aldığını, bir diğer ifadeyle aşağıda Sayın Mahkeme'ye de bilgileri arz edilen faturalar sebebiyle müvekkil şirket alacaklı olmasına rağmen sanki borçluymuş gibi kayıt altına alındığını,TR03 30.09.2016 Bu faturalar ters girilmiş gözüküyor. Borç kaydı atılmış 2016 10.128,00 USD ... 30.09.2016 Bu faturalar ters girilmiş gözüküyor. Borç kaydı atılmış 2016 5.966,70 USD ... 30.09.2016 Bu faturalar ters girilmiş gözüküyor. Borç kaydı atılmış 2016 4.032,30 USD ... tarafın döviz bazında kaydetmesi gereken faturaları Türk Lirası olarak kaydettiğini ve haliyle aradaki kur farkından ötürü ve temlik sözleşmesi gereği müvekkil şirketin davacı taraftan alacaklı hale geldiğini, hatalı kayıtlar neticesinde davacı tarafın edimini gereği gibi ifa etmediğini, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında döviz bazında fatura kesilip davacı tarafın Türk Lirası olarak ödeme yapmasının kur farkından kaynaklı olarak müvekkil şirketin alacağının tam karşılığı olmadığını, c)Davacı tarafın borç kaydında durmakta olduğunu, ancak Toll ...'de böyle bir kayda rastlanmadığını, TR03 30.09.2017 Nedensiz kayıt 188,8 ...*3484 N.T.d)Taşıma ile ilgili ...tarafından iki adet aynı fatura düzenlendiğini, daha sonra bu yanlışlığın davacı tarafın iade faturası kesmesini müteakip düzeltildiğini, ancak davacı tarafın kayıtlarında aşağıdaki taşıma ile ilgili bir kayıt bulunması gerekirken hiç kayıt bulunmadığını,TR03 30.09.2016 Fatura iki kez kesilmiş ... iade faturası kabul edilmiş ancak hiçbir fatura ... tarafından kaydedilmemiş 2016 4.201,60 EUR ... 30..11.2016 Fatura iki kez kesilmiş ... iade faturası kabul edilmiş ancak hiçbir fatura ... tarafından kaydedilmemiş 2016 -4.201,60 ... kapsamında toplam dört adet bilirkişi raporu düzenlendiğini, bu raporların ikisinin müvekkil şirket lehine, diğer ikisinin ise aleyhine olduğunu, dolayısıyla çelişki ihtiva eden bu raporlara itibar edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 30.03.2020 ve 27.01.2021 tarihli raporlarda müvekkilin alacağının olduğu yönünde tespitte bulunulurken, 18.04.2022 ve 17.10.2022 tarihli raporlarda müvekkilin alacağının bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğunu, birbiri ile çelişen işbu raporlara itibar edilemeyeceğini, kaldı ki dosya kapsamında alınan raporların hiçbirinin davacı tarafın kullandığı SAP SE muhasebe programı konusunda yetkinliğe sahip bilirkişiler tarafından tanzim edilmediğini, Dosyanın davacı firmanın kullandığı SAP programına haiz bir bilikişiye özellikle uzmanlığı nedeni ile tevdi edildiğini, ancak SAP programına ve sonucuna hiç değinilmediğini, esas incelenmesi gereken bu hususun uygunluğunun denetlenmediğini, SAP yazılım programı ile tutulan muhasebe kayıtlarının Muhasebe Sistemi Uygulamaları Genel Tebliği ("MSUGT") uyarınca usulüne uygun tutulup tutulmadığı, birbirlerini takip eden yıllar itibariyle davacı nezdinde dava dışı ...cari hesap muavinlerinin usulüne uygun şekilde geçmiş yıllardan gelen bakiyelerin açılış bilançoları vasıtası ile şirket resmi yevmiye ve kebir defterlerine doğru eksiksiz olarak yansıtılıp yansıtılmadığı, bu yansıtmalar yapılırken ve diğer işlemler kayıt altına alınırken MSUGT uyarınca kullanılması zorunlu hesap planları, dönem içi yevmiye fişleri, açılış kapanış yevmiye fişlerinin yeterli ve diğer işlemlerin davacı ve dava dışı ...arasında ticaretin devam ettiği dönemleri kapsar şekilde kanun, yönetmelik ve tebliğlere uygun olup olmadığı konusunda herhangi bir inceleme yapılmadığını, yalnızca tarafların cari hesaplarında faturaların örtüşüp örtüşmediğinin değerlendirildiğini,Davacının defterlerini usulüne uygun tutmadığını, açılış bilançosu dahi olmadığını, defterlerin kendi lehine delil teşkil etmeyeceğini, davacının açılış bilançosunun olmadığına dair yerel mahkeme dosyası dairesinde birçok kez beyanda bulunduklarını, ancak bilirkişi raporlarında bu hususun hiç dikkate alınmadığını, tacirlerin saklamakla yükümlü oldukları ticari defterleri 6102 Sayılı kanununun 64. maddesine göre ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu ortadayken davacının ticari defterleri basiretli bir tacirden beklenen dikkat ve özen ile düzenlenmediğini, 6100 sayılı 222/2 maddesi “Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.” ve 222/4 maddesi "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." hükümlerinden hareketle davacının incelenen usul ve yasaya aykırı olarak tutulan defterlerinin lehine delil teşkil etmesinin mümkün olmadığını, Davacının defterlerindeki yevmiye kayıtlarının SAP programı nezdinde açılış kapanış ve yıl içerisi diğer tüm işlemleri içerir şekilde, bu şekil ve şartları haiz olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılmadığını, Defterlerde inceleme yapılırken dikkat edilmesi gereken hususun davacının muhasebe sisteminde açılış kaydını toplu olarak yapması ve kur farkının ayrı olarak gözükmesi olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın buradan da kaynaklandığını, raporlarda bu hususlara değinilmediğini, bu bakımdan raporların eksik olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, Davacının kayıtlarının, kullandıkları kaynak yönetimi programında Türkiye muhasebe uygulamaları ile farklılık gösteren uygulamalar ve programlar olması ve sistemsel diğer eksiklikler nedeniyle davalının, ...tarafından döviz cinsinden düzenlenen faturaları davacının TL olarak kayıtlarına intikal ettirmiş olmaları nedeniyle davalı tarafın muhasebe kayıtlarının ve yevmiye defterinin, cari hesaplar ile cari hesapların ise fatura ve ödeme belgeleri ile eşleştirilmediğini, bunların yanında davacının kullandığı SAP muhasebe programının MSUGT'ye uygunluğunun da kontrol edilmediğini, zira kayıtların Muhasebe Usul ve Esasları dahilinde ve Tekdüzen Hesap Planında yer alan Usule göre, Alt Hesap Kalemlerinin işletilmemesi ve kaydı yapılan hesapların şeffaf ve izaha açık anlaşılır olması gerektiğini, ancak bilirkişi raporlarında bu anlamda menfi müspet herhangi bir inceleme sonucu bulunmadığını, yapılan işlemlerin tespit edilemediğini, Dosya kapsamında alınan raporlarda başlatılan takip fatura bazlı takip olduğu için rapor oluşturulurken faturaların yalnızca girdi çıktısının değerlendirildiğini, fakat asıl incelenmesi gereken SAP muhasebe programı özelinde cari hesap, açılış bilançosu ve kur farkı olmasına rağmen bunlara ilişkin nitelikli inceleme yapılmadığını, netice itibariyle yerel mahkeme dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarının davaya konu uyuşmazlığı aydınlatamadığını ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalı tarafından davacı hakkında 3 adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibi sonucu haciz baskısı altında ödemede bulunulduğu iddiasıyla yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili talebiyle açılan istirdat davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, dava dışı .... ... Nakliye AŞ.'nin deniz, hava ve kara taşıma işleri ile iştigal eden bir şirket olduğu, dava dışı bu şirket ile davacı arasındaki ticari ilişki uyarınca,; ...tarafından davacı tarafa, işbu davaya konu 29.05.2017 tarihli ... numaralı, 31.05.2017 tarihli ... numaralı ve 09.06.2017 tarihli ... numaralı faturalar kesildiği, Toll ...'in tasfiyeye geçmesi ve ticari faaliyetine son vermesi üzerine, davalı ile 20.12.2017 tarihinde yapılan temlik sözleşmesi ile 1 Aralık 2017'de yürürlüğe girmek üzere, 1 Aralık 2017 tarihi itibariyle ödenmemiş olan Alacakları ve bu Alacaklar üzerinde, bunlar uyarınca sahip oldukları hakları, gelirleri, talepleri, mülkiyetleri, menfaatleri ve bu Alacaklar'a bağlı olarak ortaya çıkan talepleri (eğer varsa), kayıtsız ve şartsız ve gayrikabili rücu olarak davalıya temlik ettiği, davalı tarafında bu temlik sözleşmesi uyarınca temlik eden dava dışı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 29.05.2017 tarihli ... numaralı 920,00 USD bedelli navlun, ordino ücreti açıklamalı fatura, 31.05.2017 tarihli ... numaralı 3.742,10 USD. Bedelli navlun,ordino,ex work ücreti açıklamalı fatura, 09.06.2017 tarihli ... numaralı 1.717, 62 USD bedelli navlun,ordino,ex work ücreti açıklamalı faturalardan kaynaklı toplam 3 adet fatura bedeli olan 6.379,72 USD asıl alacak + 404,48 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam: 6.784,20 USD alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı taraf; takip konusu borcun haciz tehdidi altında icra dosyasına ödendiğini, ancak cari hesaplarında yaptıkları incelemeler sonucu takip konusu fatura bedellerinin icra takibi öncesinde temlik eden şirkete ödendiğini, takip konusu faturalardan kaynaklı davalı şirkete borcunun olmadığı iddiasıyla icra baskısı altında yapılan ödemenin istirdadını talep etmiştir.Mahkemece, davacı şirket ile dava dışı teklik eden şirketin ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle rapor alınmış, alınan rapor doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda, dava konusu alacağın temlik eden dava ...... ... Nakliyat Anonim Şirketi'ne ödendiği, temlik edilmesi gereken bir alacağın kalmadığı, temlik sözleşmesinin de bu ödemeden önce davacıya bildirildiğine ilişkin somut bir delil bulunmadığı, dolayısıyla davacıdan davalının yapmış olduğu tahsilatın haksız olduğu, belirtilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafın döviz bazında kaydetmesi gereken faturaları Türk Lirası olarak kaydettiğini ve haliyle aradaki kur farkından ötürü ve temlik sözleşmesi gereği müvekkili şirketin davacı taraftan alacaklı hale geldiğini, hatalı kayıtlar neticesinde davacı tarafın edimini gereği gibi ifa etmediğini ileri sürmüş ise de, Yargıtay 11 HD'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kur farkı alacağının yabancı para alacağı üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihteki kur ile faturanın tahsil edildiği tarihteki kur arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacak olduğu ve yabancı para cinsinden talep edilmesinin mümkün olmadığı gibi davaya konu icra takibi kur farkından kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılmadığı, 3 adet fatura bedeli olan 6.379,72 USD. alacağın tahsili talebiyle başlatıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu 3 adet fatura bedelinin davacı tarafından temlik sözleşmesinden önce dava dışı temlik eden şirkete ödendiği, ayrıca davalı taraf kur farkından kaynaklı cari hesap alacağı olduğu iddia edilmiş ise de, TL cinsinden doğacak kur farkı alacağının yabancı para olarak istenilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından kur farkı istemi yönünden usulüne uygun şekilde başlatılmış bir takibin varlığından bahsedilemeyecektir. Buna göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi, dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.593,86 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 898,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.695,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.