Anahtar kelimeler: Soğanlık Krediye Kartal Kefaleti Parselde Limited Şubesinden Sanayi Taahhüt Ana

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas- ████████ KararTARİH
: █████/2022DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)KARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, diğer müvekkili ... ve ...'in kefaleti ile davalı bankanın Kartal Şubesi'nden kullandığı krediye istinaden, ... Konut Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin maliki olduğu İstanbul İli, Kartal İlçesi, Soğanlık Mahallesi, ... Ada, 254 Parselde kayıtlı ana taşınmazda A Blok 14 nolu bağımsız bölüm █████/2011 tarih ve ... yevmiye nolu ipotek sözleşmesi ile davalı bankaya rehnedildiğini, müvekkili ... ve ...'in davalı banka ile başkaca hukuki ilişkisi olmadığı gibi, diğer davacı ... Konut Yapı inşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin de davalı bankadan başkaca bir kredi kullanmadığını, davalı bankanın, müvekkil Şirketi aleyhine, kullanılan krediye ilişkin İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiğini, anılan icra dosyasının takip çıkışının 115.535,39 TL olmakla birlikte, müvekkilinin ödemeleri düşülmeden işbu icra takibinin başlatıldığını, bununla birlikte takip çıkışında yer alan 14.450,00- TL'nin çek yaprağına ait garanti tutarı olarak takibe esas tutara yansıtıldığını ancak, bu bedelin hangi çeklere ilişkin olduğuna yönelik dosyada herhangi bir bilgi yer almadığı gibi bu bedelin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icraya konulmasının mümkün olmadığını, zira ilgili taşınmaz kullanılan krediye istinaden rehnedilmiş olduğundan; davalı bankanın çek yaprağına ait garanti tutarı alacağı var ise, isimsiz icra yoluyla takip başlatması gerektiğini, davalı banka ve müvekkili şirketin hesapları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile davalı bankanın alacağının 115.535,39 TL olmadığının anlaşılacağını belirterek, müvekkilinin uğradığı diğer maddi ve manevi zararlara ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalıya 50.435,39 TL borcu olmadığının tespitine ve takibin 50.435,39 TL'lik kısmının iptaline, davalı aleyhine iptal edilen kısmın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine; dava masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı borçlu şirket aleyhine İstanbul l0.icra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip dosyasından ve gerek müvekkili banka tarafından borçluya bugüne kadar çıkarılan belgelerin (ihtarname, icra emri vs.) hiçbirine itiraz edilmediğini, itiraz olunmayan ve muhtevası kesinleşen belgelere istinaden gayrımenkulün satışının İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünce talimat yoluyla gerçekleştiğini ve ihalenin kesinleştiğini, satıştan gelen tutar üzerine icra müdürlüğü tarafından düzenlenen dosya hesabı incelendiğinde de, bakiye alacaklarının var olduğu anlaşıldığından; İ.İ.K 68/1 maddesinde sayılan borç ikrarını içeren senet mahiyetinde olan rehin açığı belgesi tanzim edilerek bu belgeye istinaden borçlu aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nde yeni bir ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili bankanın alacağının halen devam ettiğini, söz konusu ipotek dosyası incelendiğinde; bugüne kadar alacağın varlığı ile alakalı ne bir dava, ne de bir şikayetin vuku bulmadığının görüleceğini, keza rehin açığı belgesine karşı da herhangi bir şikayet söz konusu olmadığını, borçlu taşınmaz satışından gelen tutarın dosya borcunu tamamen karşılamaması sebebiyle, borcundan kurtulmak amacıyla kötüniyetli olarak dava yoluna gittiğini belirterek, davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;"Dava, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklanan, bakiye alacak için davalı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde davacının davalıya karşı 50.435,39 TL'lik kısmında borçlu olup olmadığınınn tespiti ile toplam borç miktarının belirlenmesine ilişkindir.İstanbul 10. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ... Bank A.Ş. Tarafından ... Konut Yapı İnş. Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 95.148,33 TL'si asıl alacak, 5.559,11 TL'si işlemiş faiz, 277,95 TL'si Faizin %5 gider vergisi olan 100.985,39 TL nakit alacak ve 14.450 TL çek yaprağına ait garanti tutarı olmak üzere toplam 115.435,39 TL alacağın tahsili için ipotekli taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi talepli ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatılmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin ████████ E sayılı dosyası ile █████/2016 tarihinde açılan davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih ve █████████ Esas ███████ Karar sayılı ilamı ile .... Rehin açığı belgesi tarihi itibariyle menfi tespit talebinde bulunulduğu dikkate alınarak yargılama yapılması ve kararın gerekçesiz olduğu gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya mahkememize iade edilmiş, taraflara duruşma günü bildirilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Davacı vekiline borçlu olmadığının tespiti istenilen miktarın hangi tarih itibariyle talep edildiğini açıklaması için süre verilmesi üzerine; davacı vekilinin █████/2016 tarihli dilekçesi ile rehin açığı belgesi düzenlendiği tarih itibariyle borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduklarını açıklamış olması dikkate alınarak; davacının rehin açığı belgesi düzenleme tarihi olan █████/2016 tarihi itibariyle davalıya borçlu olduğu miktarın tespiti noktasında bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişinin █████/2021 tarihli raporunda özetle; davalı bankanın rehin açığı belgesi tarihi (26.07.2016) itibariyle alacağının, 56.978,78 TL asıl alacak, 7.090,69 TL işlemiş faiz ve 354,53 TL BSMV olmak üzere toplam 64.424,00 TL olduğunu bildirdiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada gayri nakdi çek garanti bedeli olan 8.180,00 TL, alacak tutarına eklenmek suretiyle alacak miktarı belirlenmiş ise de YHGK'nın █████/2007 tarih ve ███████-241 Esas ████████ sayılı kararında belirtildiği üzere gayrinakti kredinin ödenmemiş olması nedeniyle borcun tazmin edilmiş olması söz konusu değilse, bu durumda gerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, gerekse genel haciz yoluyla icra takibi yapılması mümkün olmadığından ve çek garanti tutarlarının karşılığının depo edilmesi istenebileceğinden bilirkişi tarafından hesaplanan 64.424,00 TL alacak miktarından gayrinakti çek garanti bedeli olan 8.100,00 TL'nin düşürülmesi ile davalının rehin açığı belgesi düzenlendiği tarih itibariyle 56.324,00 TL borçlu bulunduğu tespit edilmiştir. İstanbul 10. İcra Müd.nün ... Esas sayılı dosyasında █████/2016 tarihli olarak düzenlenen rehin açığı belgesinde davalı alacaklının geriye kalan alacak miktarı olan 60.447,36 TL için rehin açığı belgesi düzenlenmiş ise de mahkememizce yapılan hesaplamada davacının belge düzenleme tarihinde 56.324,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olduğundan aradaki fark bedeli olan (60.447,36 - 56.324,00=) 3.923,36 TL yönünden davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalının sözleşmeden kaynaklanan alacak miktarını bilebilecek durumda olmasına rağmen alacak miktarını aşan şekilde davacı hakkında icra takibine geçilmesi nedeniyle İİK'nun 72/5 maddesi kapsamında kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir..."gerekçesi ile, ''1 - Davanın KISMEN KABULÜ ile Davacının İstanbul 10. İcra Müd.nün ... Esas sayılı dosyasından dolayı rehin açığı belgesinin düzenlendiği tarih olan █████/2016 tarihi itibariyle 3.923,36 TL borçlu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 784,67 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel Mahkemede görülen işbu davanın İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün E.... sayılı dosyasına yönelik menfi tespit istemli olduğunu,Davalı alacaklı tarafın aynı zamanda İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün E.... sayılı dosyasından aynı alacağa ilişkin takip yaptığını ve davaya konu İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün E.... sayılı dosyasında da bu dosyaya atıf yaparak "İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün E.... sayılı dosyasıyla yapılan haciz yolu ile icra takibinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" şerhini eklediğini, bu hususun takip talebinde ve ödeme emrinde açıkça yazıldığını, İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün E.... sayılı dosyasına yönelik olarak da İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin E.████████ sayılı dosyasından menfi tespit istemli dava ikame edildiğini, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.04.2017 gün, E.████████ ve K.████████ sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiğini, hükmün kendileri tarafından istinaf edildiğini ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 09.10.2020 gün, E.█████████ ve K.█████████ sayılı ilamı ile kaldırılarak "Bilirkişi raporuna göre dava tarihi itibarı ile alacak miktarı 20.610,48TL olarak hesaplandığını, toplam takip değeri; (100.000TL asıl alacak+2704,17TL işlemiş faiz+300TL komisyon) olmak üzere 103.004,00TL olduğunu, 20.610,48TL'nin mahsubu ile bakiye 82.393,69TL borçlu olmadığının tespiti gerekli olup takip ferileri dikkate alındığında; davanın kısmen kabulüne, davacıların dava tarihi itibarı ile İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; 2.704,17TL işlemiş faiz, 300,00TL komisyon ile 79.389,52TL asıl alacak yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmişse de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.04.2022 gün, E.█████████ ve K.█████████ sayılı ilamı ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, Yukarıda açıklandığı gibi İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin E.████████ sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre dava tarihi olan 28.04.2016 tarihi itibariyle davacılının davalıya borcu 20.610,48 TL olarak hesaplandığını ve bu raporun Mahkemece hükme esas alındığını, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, Dolayısıyla davacının, davalıya olan borcu Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olduğundan, 28.04.2016 tarihinden rehin açığının düzenlendiği tarihe kadar 20.610,48 TL olarak hesaplanan borca faiz işletilerek sonuca gidilmesi gerekirken yalnızca bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisinin hatalı olduğunu, Kabule göre de;Yerel Mahkemece gerekçeli kararda YHGK'nın █████/2007 tarih ve ███████-241 Esas, ████████ sayılı kararına atıfla bilirkişi tarafından hesaplanan 64.424,00 TL alacak miktarından gayrinakti çek garanti bedeli olan 8.100,00 TL düşürülerek davalının rehin açığı belgesi düzenlediği tarih itibariyle 56.324,00 TL borçlu olduğunu tespit edildiğini, bu hesaba göre davalının 8.100,00 TL borçlu olmadığının tespiti gerekirken gerekçeli kararda hesap hatası yapılarak: "İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında █████/2016 tarihli olarak düzenlenen rehin açığı belgesinde davalı alacaklının geriye kalan alacak miktarı olan 60.447,36 TL için rehin açığı belgesi düzenlenmiş ise de mahkememizce yapılan hesaplamada davacının belge düzenleme tarihinde 56.324,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olduğundan aradaki fark bedeli olan (60.447.36 - 56.324,00 = ) 3.923,36 TL yönünden davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine" şeklinde karar verildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda kapak hesabı yapılırken 8.180,00 TL gayrinakdi çek bedeli alacak kalemlerine eklendiği için faiz hesabı yapılırken bu tutar dahil hesap yapıldığını, dolayısıyla 8.180,00 TL gayrinakdi çek garanti bedeline de faiz işletilerek toplam alacak tutarı 64.424,00 TL bulunduğunu, mahkemenin miktarı hesaplarken bunu gözden kaçırıp toplam hesaptan sadece 8.180,00 TL gayrinakdi çek garanti bedelini indirmesinin hatalı olduğunu beyanla, kamu düzeninden olan hususlar da gözetilerek; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılarak, davacının İstanbul 10. İcra Müdürşüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalıya 50.435,39 TL'lik borcu olmadığının tespitine ve takibin 50.435,49 TL'lik kısmının iptaline, davalı aleyhine iptal edilen kısmın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkeme tarafından gayrinakti kredinin ödenmemiş olması nedeniyle borcun tazmin edilmiş olması söz konusu değilse, bu durumda gerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, gerekse genel haciz yoluyla icra takibi yapılması mümkün olmadığı değerlendirildiğini, ancak gerekçeli kararda atıf yapılan HGK'nun 02.05.2007 tarih ve ███████-241 Esas, 239 Sayılı kararı ve yerleşik Yargıtay İçtihatları ile kabul edildiği üzere; alacaklı bankanın nakdi kredi alacağının tahsiline dair olarak usulüne uygun olarak başlattığı ipotekli takipte, gayrinakti kredi bedellerinin depo edilmesinin de istenebileceği kabul edildiğini, görüleceği üzere HGK'nun 02.05.2007 tarih ve ███████-241 Esas, 239 Sayılı kararı ile yerel mahkemenin kararının çeliştiğini, Rehin açığı belgesinin düzenlendiği (█████/2016) tarih itibari ile yapılan hesaplamaya 8.180,00₺ garinakit çek garanti bedeli dahil edildiğini, halbuki rehin açığı belgesinin düzenlendiği tarih olan █████/2016 itibari ile ... no.lu çeklerin geçerli olduğunu, anılan çeklerin dava tarihinden sonra 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesinin 9. fıkrası gereğince riskten düşüldüğünü, hesap kat ve takip tarihinde ... no.lu çekler için 5.225,00₺ olan garinakit çek garanti bedeli 64.424,00₺'ye eklendiğinde alacaklarının 69.649,00₺'ye baliğ olduğunu, bu itibarla davacının borçlu olmadığını iddia ettiği 50.435,39₺'den fazla alacakları olduğundan aleyhlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasından akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu borçtan rehin açığı belgesi tarihi itibariyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatı takdirine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece █████/2020 tarih, ████████ Esas ve ███████ karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2021 tarih, █████████ esas ve ███████ karar sayılı ilamı ile,davacı tarafından rehin açığı belgesi düzenleme tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmesine rağmen Mahkemece dava tarihi itibariyle hesaplama yapan bilirkişi raporuna atıfta bulunularak gerekçesiz olarak karar verilmesi sebebiyle kararın kaldırıldığı ve kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatı takdirine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında █████/2011 tarihli 200.000,00 TL limitli ve █████/2012 tarihli 100.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, genel kredi sözleşmelerine aynı limitler ile dava dışı ... ve ...'in müteselsil kefil olduğu, söz konusu sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine Kartal 15. Noterliği'nin █████/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, yine borçlular tarafından banka alacağının ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından dava konusu İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında 95.148,33 TL asıl alacak, 5.559,11 TL işlemiş faiz, 277,95 TL işlemiş faizin BSMVsi olmak üzere 100.985,39 TL nakdi alacak ve 14.450,00 TL gayri nakdi alacak tutarı ile birlikte toplam 115.435,39 TL üzerinden (İstanbul 18. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyana konu alacakla tahsilde tekerrür olmamak üzere) ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiği, icra takibine konu taşınmazın 176.404,00 TL bedelle satışı sonrasında kalan bakiye borç için █████/2016 tarihinde 60.447,36 TL bedel üzerinden rehin açığı belgesi düzenlendiği ve davalı tarafından İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı dosyasında rehin açığı belgesine dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, davacı tarafından iş bu davada İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına konu borçtan rehin açığı belgesi tarihi itibariyle 50.435,39 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasına konu İstanbul 18. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalı banka tarafından davacı ve dava dışı kefiller aleyhine dava konusu genel kredi sözleşmesi ve kat ihtarına dayalı olarak başlatılan kambiyo senedine dayalı icra takibine konu alacaktan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, söz konusu icra takip dosyasında borçlular aleyhine 100.000,00 TL asıl alacak, 2.704,17 TL işlemiş faiz, 300,00 TL komisyon olmak üzere toplam 103.004,17 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde taşınmazın satış bedelinin mahsup edilmemesi sebebiyle hesaplanan alacaktan bu bedelin mahsup edildiğinde █████/2016 dava tarihi itibariyle davacının davalıya 20.610,48 TL borçlu olduğunun tespit edildiği ve Mahkemece bu rapor dikkate alınarak davacının davalıya 4.317,10 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin █████/2020 tarih, █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamı ile Mahkemece davalının başlattığı takip çıkışığından 20.610,48 TL mahsup edilerek davacıların davalıya 82.393,69 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm kurulduğu ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Davacı tarafından söz konusu dosyada verilen ve kesinleşen ilam dikkate alınarak davacının █████/2016 dava tarihi itibariyle 20.610,48 TL borçlu olduğu ve bu miktar dikkate alınarak rehin açığı belgesi tarihindeki borçlu olmadığı miktarın hesaplanması gerektiği ileri sürülmüştür. Ancak İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında alınan raporda kat ihtarında talep edilenden fazla alacak miktarı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve kapak hesabı yapılırken hesaplanan alacak miktarına alacağın ferileri olan tahsil ücreti, vekalet ücreti, tahsil edilen çek garanti bedeli, bu bedelin işlemiş faizi ve faizin BSMV'si eklenmeden hesaplama yapılarak satılan taşınmaz bedelinin mahsup edildiği ve dava tarihi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, oysa dosyamızda alınan bilirkişi raporunda rehin açığı belgesi tarihine göre yapılan hesaplamada takipte kesinleşen miktar, tahsil harcı, vekalet ücreti, işlemiş faiz, tazmin edilen çek bedeli, çek bedelinin işlemiş faizi, taşınmaz satış masrafları dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, hesaplamanın rehin açığı belgesi tarihi dikkate alınarak yapıldığı ve bu tarihe göre faiz işletildiği, kapak hesabı yapılırken alacağın ferilerin dikkate alınmasının zorunlu olup, bilirkişi raporundaki hesaplama yönetimin usul ve yasaya aykırı uygun olduğu dikkate alınarak Mahkemece hükme esas alınması isabetli olup, davacı vekilinin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre tespit edilen ve hüküm altına alınan alacak miktarının dikkate alınmasına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı tarafından kat ihtarında 14.450,00 TL gayri nakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesi talep edildiği, ancak takip talebinde ve borçlulara gönderilen icra emrinde bu bedelin nakdi olarak ödemesinin talep edildiği, depo talebinde bulunulmadığı, 5 adet çek yaprağının beş yıllık zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle konusuz kaldığı, 8 adet çek yaprağı sorumluluk bedelinin 8.180,00 TL olduğu, ancak çeklerin karşılıksız işlemine tabi tutulduğu ve garanti bedellerinin ödenmediği tespit edildiğinden nakit olarak tahsili talebi mümkün olmadığından çeklere ilişkin nakit alacak talebinin dikkate alınmaması isabetli olup, davalı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 8.180,00 TL gayri nakdi çek garanti bedeli de dikkate alınarak bulunan toplam alacaktan taşınmaz satış bedelinin mahsubu sonrası davalı asıl alacağı ve bu alacağın rehin açığı belgesi tarihine kadar işlemiş faiz, işlemiş faizin BSMV'si hesaplanarak davalının 64.424,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ancak yukarıda açıklanan gerekçe ile nakde dönüşmeyen 8.180,00 TL gayri nakli çek garanti bedelinin dikkate alınması yerinde olmamıştır. Buna göre söz konusu bedel dikkate alınmaksızın yapılan kapak hesabına göre tespit edilen 225.202,78 TL alacaktan taşınmaz satış bedeli olan 176.404,00 TLnin mahsubu sonrası kalan 48.798,78 TL, tahsilat tarihinden rehin açığı belgesi düzenleme tarihine kadar 6.072,73 TL işlemiş faiz ve 303,63 TL işlemiş faizin BSMV si olmak üzere toplam 55.175,14 TL davacını davalıya borçlu olduğu, bu bedelin 60.447,36 TL rehin açığı belgesi bedelinden mahsubu sonrası davacının davalıya 5.272,22 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken 8.180,00 TL bedelin işlemiş faiz ve BSMV si dikkate alınmaksızın mahsubu isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Bunun yanında davacı tarafından kat ihtar tarihinde riski devam eden çekler yönünden genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre depo talebinde bulunulduğu, takip talebinde garanti bedelleri nakde dönüşmemiş ve nakit alacak olarak tahsilat talebinde bulunmuş ise de bu durum tek başına davalının kötü niyetli olduğunu göstermediği ve hukuki yorum farklılığından kaynaklandığı, bu haliyle kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla Mahkemece davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Davacı tarafından menfi tespit davası açılması sebebiyle tedbir kararı verilmediği ve takibin durmadığı anlaşılmakla davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak davacının ve davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının ve davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,-İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;-Davacının İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine konu borçtan dolayı rehin açığı belgesinin düzenlendiği tarih olan █████/2016 tarihi itibariyle davalıya 5.272,22 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Davacının ve davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,İLK DERECE YÖNÜNDEN
:3-Alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 861,32 TL harçtan mahsubu ile bakiye 245,92 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 29,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 644,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 1.462,35 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 152,81 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 5.272,22 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,9-Kullanılmayan bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,İSTİNAF YÖNÜNDEN
:10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,11-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 12-İstinaf aşamasında davacı tarafından sarf edilen 120,00 TL istinaf gideri ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 340,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,13-İstinaf aşamasında davalı tarafından sarf edilen 107,00 TL istinaf gideri ve 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 599,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,14-Kullanılmayan bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde davacı yönünden Yargıtay'da temyiz yolu açık, davalı yönünden kesin olmak üzere █████/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.