Anahtar kelimeler: Melası Metrik Rusyada Pancar Pazarında Mukim Lojistik Lojistiği Ton Yollarla

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Deniz Ticaretinden Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Dava dilekçesi mahkememize tevzi edilmekle dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Rusya'da mukim müvekkili şirketin 2002 yılından bu yana emtia ticareti ve lojistik hizmetleri ile iştigal ettiğini, Türkiye pazarında da oldukça etkin olan müvekkili şirketin özellikle pancar melası ticareti ve lojistiği konusunda uzman olduğunu ve yılda yaklaşık 230.000 ton pancar melası ihraç ettiğini, uyuşmazlık öncesinde pek çok kez birlikte ticaret yapan müvekkili şirket ile davalı arasında uyuşmazlığa konu 6 Şubat 2025 tarihinde 6.000 metrik ton pancar melası satışına ilişkin bir sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin taleplerinin alıcının temerrüdü halinde satıcının başvurabileceği hukuki yollarla tam bir uyum içinde olduğunun emsal mahkeme kararlarıyla da sabit olduğunu, nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 14 Kasım 2024 tarihli ve ... E., ... K. Sayılı kararında alım taahhüdünü yerine getirmeyen alıcıya karşı açılan bir davada satıcının alıcının temerrütüne ilişkin özel hükümler (TBK m. 236) varken genel hükümlere dayanarak teslim edilmeyen ürünün satış bedelinin tamamını talep edemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, Yüksek Mahkeme satıcının zararını ispatlamakla yükümlü olduğunu ve bu zararın, malı daha düşük bir fiyattan üçüncü bir kişiye satmak zorunda kalması (ikame satım) gibi somut delillerle kanıtlanması gerektiğini vurguladığını, kararda, "Alıcının temerrüdüne ilişkin özel hükümler var iken genel hükümlere göre teslim edilmeyen ürünün satım bedelinin ödenmesi talep edilemez." denilerek satıcının ancak uğradığı gerçek zararı talep edebileceğinin ortaya konulduğunu, işbu davada müvekkili şirketin talebinin de tam olarak bu olduğunu, müvekkilinin teslim edilmeyen malın bedelini değil davalının temerrütü nedeniyle malı daha düşük bir bedelle üçüncü bir kişiye satmak zorunda kalmasından doğan fiyat farkı zararını ve bu süreçte katlanmak zorunda kaldığı diğer tüm ek masrafları talep ettiğini, bu durumun müvekkilinin taleplerinin hem kanuna hem de yerleşik içtihatlara ne denli uygun olduğunu gösterdiğini beyanla davalarının kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 319.025,3 USD fiyat farkı zararının 30.395,70 USD yük kaybı zararının 262.636,17 USD demuraj zararının 21.111,18 USD ve 1.286.257,50 RUB tutarındaki ek masrafların kamu bankalarınca 1 yıl ve daha uzun süreli döviz mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranlarına göre temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 6 Şubat 2025 tarihli Sözleşme No: ...isimli (“Esas Sözleşme”) 6.000 metrik ton şeker pancarı melasının alımı için sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme sonrası yapılan 6 Mayıs 2025 tarih ve Ek No:2 Sözleşmesi (“Ek No: 2 Sözleşmesi”) ile ücret değişikliği yapılarak kalan hükümler bakımından ise esas sözleşme hükümlerinin cari kalacağı noktasında anlaşıldığını ve bahsi geçen ticari ilişkiye devam edildiğini, davacının basiretli tacirden beklenen hareketi göstermediğini, kendi kusuru ile müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı ifa imkansızlığına mahal verdiğini, işbu dosya tahtında mevcut olan uyuşmazlığın deniz hukuku uyuşmazlığı olduğunu, görevli mahkemenin deniz ihtisas mahkemesi olduğunu, yabancılık unsuru taşıyan işbu davaya ilişkin olarak davacı tarafından yabancılık teminatı yatırılması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca taşımaya yönelik olarak geminin tüm sorumluluğunın davacı tarafa ait olduğunu, Kupava isimli geminin uluslararası yaptırıma tabi olması nedeniyle bu durumdan kaynaklı hem davacı hem de davalı tarafında meydana gelen zarara ilişkin bütün sorumluluğun davacıda olduğunu, her ne kadar davacı kendi sorumluluğundaki gemiye müvekkili şirketin onay verdiğini belirtmiş olsa da müvekkilinin muvafakati sadece ve sadece geminin teknik özelliklerinin ve temizliğinin yüke ve limana uygunluğuyla ilgili ve bunlarla sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin ihtiyacı nedeni satın aldığı mal bedelini ödeyebilmek amacıyla çalıştığı tüm bankalara talimat verdiğini ve müzakerelerde bulunduğunu ancak aralarında devlet bankalarının da bulunduğu tüm bankaların işlemin yaptırım altındaki gemi ile ilgili olması nedeniyle işlemi gerçekleştirmeyi reddettiklerini, müvekkili şirketin tüm bu süreçlerde iyiniyetini göstererek yükün götürülüp başka bir gemiyle tekrar getirilmesini ve aynı fiyattan alınacağını bildirmesine rağmen davacı taraftan olumlu bir dönüş alamadığını, davacının yaptırıma tabi bir gemiyi deniz taşımasında kullanarak gereken özeni göstermemesi basiretli bir tacir gibi davranmayarak tamamen kusurlu bir şekilde hareket etmesine rağmen müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışıldığını, davacı tarafından ortaya atılan şeker pancarı melasının beklemeden kaynaklı olarak kötüleştiği iddiasının doğru olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından iddia edilen zarar kalemleri ve tutarların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tarafından satış sözleşmesine konu mal bedelinin ödenemediğinin davacı tarafa bildirildiğini, işbu durum karşı tarafa bildirildiğinde davacının oluşabilecek masrafları minimuma indirgemek için önlem alması gerektiğini, karşı tarafın ise bildirime rağmen hiçbir şekilde harekete geçmediğini, bu sebeple doğduğu iddia edilen zararlardan davacının sorumlu olduğunu beyanla görev itirazları kapsamında görevsizlik kararı verilerek dosyanın yargılama yapmakla görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, yabancılık teminatı alınması yönündeki taleplerinin kabulü ile davacı tarafın dava değeri de göz önüne alınarak yabancılık teminatı yatırmasını, davacı tarafından ikame edilen haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;Dava, 06.02.2025 tarihli sözleşmeye göre deniz yolu ile taşınıp teslim edilmesi kararlaştırılan ürünlerin, deniz yolu ile varma limanına ulaştırılmasına rağmen davalı tarafça teslim alınmamasından kaynaklanan zararların tahsili istemine ilişkindir.TTK 1203. maddesinde " Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." düzenlemesi bulunmaktadır.Anılan hüküm Türk Ticaret Kanunu'nun TTK'nın 1203.maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun beşinci kitabında yer almaktadır.TTK'nın 1352. Maddesinde deniz alacakları sayılmıştır. Buna göre, geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya, hasar, can kaybı ve bedeni zararlar, kurtarma faaliyetlerinden doğan tazminat hakları, gemi yapım ve onarımından kaynaklanan alacaklar, gemide taşınan, bagaj dâhil, eşyaya gelen veya bu eşyaya ilişkin zıya veya hasar, gemi için alınmış krediler dâhil olmak üzere, geminin veya malikinin adına yapılmış harcamalar gibi doğrudan deniz ticareti alanıyla ilgili tazminat ve alacaklar deniz alacağı olarak tanımlanmıştır.HMK.'nun 114/c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir ve HMK.'nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasından resen araştırılır. 6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesinde "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu çerçevede ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı ile deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş ve bu mahkemelerin yargı çevresi İstanbul ili olarak belirlenmiştir.Uyuşmazlığın, deniz yolu ile taşımadan kaynaklanan zararlara ilişkin olduğu, davaya bakmakla görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, mahkememizin işbu davaya bakmakla görevli olmadığı anlaşılmakla HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddeleri uyarınca davanın görev yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-) HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddeleri uyarınca davacının davasının dava şartı - görev yönünden USULDEN REDDİNE,2-)Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli ... 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ'NE) GÖNDERİLMESİNE,3-)HMK'nın 20. maddesi uyarınca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için süresinde başvurulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-)HMK'nın 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,5-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf başvurma ve karar harçları ile istinaf gider avansının tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025BAŞKANÜYEÜYEKATİP