Anahtar kelimeler: Teşhir Bitmiş Bayiliğini Girmek Acentelik Bayilik Firmanın Satılmadığı Standartlara Yapmakta

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2022/
KARAR NO
: 2025/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI / KARŞI DAVALI
:
VEKİLLERİ
: Av.
Av.
Av.
Av.
DAVALI / KARŞI DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı/ Karşı Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında █████/2018 tarihinde yürürlüğe girmek üzere bayilik sözleşmesi yapıldığını, sözleşme doğrultusunda davalı tarafın davacı firmanın bayiliğini yaparak davacı firmanın ürünlerinin satışını yapmakta olduğunu, davacı firma tarafından yapılan denetimlerde ürünlerin firmanın belirlediği standartlara uygun satılmadığı, bitmiş teşhir ürünlerinin sergilenmeye devam edildiğini, firmanın kullandığı yeni konseptin kullanması gerekirken eski konseptle faaliyete devam ettiği, mağazanın açılış kapanış saatlerinin firma politikasına uygun şekilde yürütülmediğinin tespit edildiğini, davacı tarafın ...'da yeni bir firma açma kararının ardından davalı tarafça davacı şirket yetkilisinin tehdit edildiğini , sözleşmenin 3.maddesi uyarınca davalı bayinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle davacı nezdinde sözleşmeyi fesih hakkı doğduğunu, ... 12. Noterliğinin █████/2021 tarih yevmiye numaralı ihtarname ile tek taraflı olarak feshedildiğini, Davalı tarafın davacıya göndermiş olduğu ... 10. Noterliği 13.09.2021 tarihli yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirttiği iddiaların bir geçerliliği bulunmadığını, davalının hür iradesiyle imzalamış olduğu sözleşmenin cezai şartının geçersizliğini ileri sürmesinin mümkün olmadığını, 27.10.2021 tarihinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden "müvekkil markalarına tecavüz eyleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunda" delil tespiti talep edildiğini, 2021/... D.iş dosyasında alınan 04.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda yer alan "Mevcut adreste kullanılan marka ... olarak tespit edildiği" şeklindeki tespitlerin davalı şirketin rekabet yasağının geçerli olduğu süre içerisinde ... isimli mağazayı işlettiğini, sözleşmede rekabet yasağının "sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl" devam edeceğine yer verildiğini, dolayısıyla yasağın 06.09.2022 tarihine kadar süreceğine cihetle alacak kaleminin tam olarak belirlenememesi sebebiyle şimdilik kısmi olarak 20.000,00 TL- talep etme zarureti hasıl olduğunu beyanla davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı/ Karşı Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının bayilik sözleşmesine aykırı herhangi bir davranışının bulunmadığını aksine davacı şirketin sözleşmenin 4. maddesinde yer alan hükme aykırı davranarak davalıya öncelik hakkı tanımak bir yana davalının bilgisi dışında davalının .../..." adresinde bulunan iş yerine 115 metre ve 197 metre uzaklıklarda yeni bayilikler vermiş olduğunu ve iş bu durumun davacı tarafça ikrar edildiğini, akdedilen sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen fesih usulüne dahi uyulmamış olmasının feshin haksız olduğunu gösterdiğini, sözleşmede yer alan rekabet etmeme yasağı hükmünün "kelepçeleme sözleşmesi" mahiyetinde olması ve müvekkilin çalışma hürriyetini hem coğrafi yönden hem de süre yönünden kısıtlanamayacak olması sebepleriyle geçersiz olduğunu beyanla davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
:
Davalı/ Karşı Davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; davalı/ karşı davacı ile davacı/ karşı davalı arasında █████/2018 yürürlük tarihli her iki tarafa da borç yükleyen bayilik sözleşmesi akdedildiğini ve iş bu sözleşme davacı/karşı davalı tarafça ... 12. Noterliğinin █████/2021 tarihli ... ihtarnamesi ile tek taraflı olarak haksız bir şekilde feshedildiğini, müvekkilinin bayilik sözleşmesine aykırı herhangi bir davranışının bulunmadığını, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müvekkilinin stok yaptığı ürünlerin elinde kaldığını, söz konusu malların geri alınmasına ilişkin olarak davalı tarafa talepte bulunulmuşsa da talebin davalı tarafça yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını beyanla karşı davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davacı / Karşı Davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça karşı dava dava dilekçesinin süresinde sunulmadığını, karşı davada davaların ayrılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında 18.01.2018 tarihinde yürürlüğe girmek üzere "Bayilik Sözleşmesi" yapıldığını, sözleşme doğrultusunda davalı tarafın müvekkil firmanın bayiliğini yaparak müvekkil firmanın ürünlerinin satışını yapmakta olduğunu, imzalanan sözleşme uyarınca davalının bir takım yükümlülükleri bulunduğunu, müvekkili firma tarafından yapılan denetimlerde ürünlerin firmanın belirlediği standartlara uygun satılmadığı, bitmiş teşhir ürünlerinin sergilenmeye devam edildiği, firmanın kullandığı yeni konseptin kullanılması gerekirken eski konseptle faaliyete devam edildiği, mağazanın açılış kapanış saatlerinin firma politikasına uygun şekilde yürütülmediğinin tespit edildiğini, sözleşmenin müvekkili firma tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, karşı davacı tarafından müvekkillerine stoğunda ürün kaldığı hakkında bilgi verilmediğini beyanla karşı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER
:
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/ D.İş sayılı dosyası, davalının ortağı bulunduğu şirket kayıtlarının celp edildiği, açılan bayilere ait açılış kayıtları, yoklama kayıtları ve 2019-2022 yılları arasındaki vergi beyannamelerinin celp edildiği, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, ödeme emri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı incelenmiş, 1 SMM, 1 Marka Patent Vekili , 1 Nitelikli Hesap Uzmanı ve 1 Sektör Bilirkişisinden oluşan heyet marifetiyle rapor aldırıldığı , taraf tanıklarının talimat yoluyla dinlendiği görüldü.Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen █████/2024 tarihli kök ve █████/2025 tarihli ek raporunda özetle: "Davalı ... “ın Gerçek Usulde Gelir Vergisine (Ticari Kazanç) tabiolduğu, İşletme Hesabı esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunun 177. Maddesine göre 2.sınıf tüccar olduğu, İşletme esasına göre meslek erbabı mükelleflerin, Defter Beyan Sistemi üzerinden (...) kayıtlarını elektronik ortamda tuttuğu, fiziki defter tutmakla yükümlü olmadığı, kayıtların usulüne uygun olduğu tespit edilmiştir. 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarında Ticari Defter ve kayıtlarında davalı ... “ın ilgili yıllarda kara geçemediğiişletmenin Zarar ettiği tespit edilmiştir. 1- Asıl davada davalının rekabet yasağına aykırı davranışının bulunup bulunmadığı, yasağının kabul edildiği, süre sınırının uygun olduğu, TTK'nin 123. maddesinin 1. Fıkrasında, rekabet yasağının ikinci sınırının bölge veya müşteri çevresine ilişkin olduğu, taraflar arasında belirlenmiş olan bölge sınırlamasının TTK m. 123'e uygun olduğu, üçüncü sınırlandırma konu yönünden olduğu, bu hükme göre rekabet yasağı anlaşmasıyla bayiye, kurulmasına aracılık ettiği sözleşmelerin taalluk ettiği konulara ilişkin olarak sınırlandırma - getirilebileceği düzenlenmiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda Rekabet sözleşmesinin TTK hükümlerine uygun olarak düzenlendiği değerlendirilmektedir. Rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin bir sözleşme hükmünün geçerli olup olmadığının tespiti için öncelikle Borçlar Kanununun 19, 20 ve Medeni Kanunun 23. maddelerine bakılmalıdır. Bu hükümler, ekonomik ve sosyal bakımdan zayıf olanı korumak amacını güderler. O halde sözleşmenin sona ermesinden sonra belirli bir süre rekabet etmeme yükümlülüğü altına giren bayüin ekonomik gürlüğünün ortadan kalktığı veya büyük ölçüde sınırlandığı oranda rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin hüküm geçersiz olacaktır. TBK'nın madde 444 - 447 hükümleri bayilik sözleşmelerine de kıyasen uygulanabilir. TTK 447 maddesinde “.. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer..” denilmiştir. Buna göre sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği yönünde karar verilmesi durumunda sözleşme fesih tarihinden itibaren (06.09.2021-06.09.2022) | yıl süre ile taraflarca sözleşmede belirlenen miktarın ödenmesi talep edilebilecektir. Sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak feshedildiği yönünde karar verilmesi durumunda rekabet yasağının sona ereceği değerlendirilmektedir. Nihai kararın sayın mahkemenize ait olduğunu belirtmek isteriz. 2- Cezai şart bedelinin tahsiline ilişkin talebe yönelik şartların oluşup oluşmadığı, Uygulamada ve öğretide kabul edilen, sürekli borç doğuran bir sözleşmenin olağanüstü sebeple feshedilebilmesi için, fesih hakkını kullanacak taraf bakımından hukuki ilişkiye devamı çekilmez hale getiren bir olgunun mevcut olması gerekir. Sözleşmenin 10. maddesinde yer alan: "... tarafından düzenli olarak BAYİ'lerin kontrol edileceği, denetim esnasında bulunan olumsuz bulgular (ürün, personel ve tespit edilen diğer eksiklikler vs.) ilgili bayiye mail yoluyla bildirileceği, | yıl içerisinde 3 haklı ihtara maruz kalan bayinin sözleşmesi ... tarafından fesih edilebileceği, "belirtilmiştir. Davacı tarafından sözleşmenin feshine ilişkin tanık beyanları dışında dosyaya herhangi bir denetim tutanağı, uyarı maili vs. somut veri sunulmadığı, sözleşmede belirlenen yıl içinde mail yoluyla 3 haklı ihtar gönderilmesi hükmüne uygun davranılmadığı görülmekle, bayilik sözleşmesinin feshi için gerekli olan ön koşulun yerine getirilmediği, bu nedenle davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, feshe bağlı cezai şartında bu bağlamda kullanılamayacağı kanaatinde olduğumuzu, nihai kararın sayın mahkemenize ait olduğunu belirtmek isteriz. 3- Karşı davada ise; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak fesih edilip edilmediği, Davalı/karşı davacı sözleşmenin 4. Maddesine aykırı olarak bilgisi olmaksızın davacı/karşı davalının bayilik verdiğini bu nedenle haksız olarak sözleşmenin feshedildiğini beyan ettiği görülmüştür. Sözleşmenin 4. Maddesi Bayilik Verilmesi sözleşmede bulunan tüm hükümlere uyduğu müddetçe, ... bayinin semtte 3.kişilere bayilik verilmeyecektir. Fakat söz edilen semtte bayi açma sözleşmede bulunan tüm hükümlere uyduğu müddetçe, ... bayinin semtte 3.kişilere bayilik verilmeyecektir. Fakat söz edilen semtte bayi açmapotansiyeli mevcut ise ve 3.şahısların bayilik talepleri var ise öncelikli olarak mevcut bayi tercih edilecektir. Bayi iş bu sözleşme hükümlerine uygun davranmaması sebebiyle ... ün uğrayacağı her türlü zararı tazmin etmeyi peşinen kabul eder. Sözleşmede bayi tarafından tüm yükümlülüklere uyulduğu müddetçe bayinin bulunduğu semtte 3. Kişilere bayilik verilmeyeceği, söz konusu semtte bayi açma potansiyeli olması durumunda önceliğin mevcut bayiliğe verileceği belirtilmiştir. ... olarak açılan diğer bayilikler ile ilgili yeni bayilerin açılış tarihleri dosya kapsamında yer almadığından, sözleşme kapsamında belirtildiği üzere davalı ile yeni bayilik açılışları hususunda yapılmış herhangi bir görüşme kaydı ve belge görülmediğinden, bu hususlar değerlendirme dışı bırakılmış, ancak işyerlerinin davalı işyerine mevcut konumlarının 100-150 metre mesafede bulundukları tespit edilmiştir. 4- Haksız fesih var ise davalının haksız fesih nedeniyle uğramış olduğu maddi zararının bulunup bulunmadığı, Davalı sözleşme hükümlerine uygun davrandığını, davacının kendisine bilgi vermeden başka bayilikler verdiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranarak sözleşmeyi haksız feshettiğini savunmuştur. Davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranıp davranmadığına ilişkin yeni bayilik açılış tarihlerinin de dosya kapsamına alınması gerektiği kanaatindeyiz. 5- Denkleştirme tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, var ise miktarlarının ne kadar olduğu, Davalı/karşı davacının portföy tazminatına hak kazanıp kazanmayacağına ilişkin takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olup, hesaplama yapılabilmesi için yeni bayilerin defter ve kayıtlarının da incelenmesi gerektiğinden herhangi bir değerlendirme yapılamamıştır.1- Davacı taraf bilirkişi raporuna itirazında Bayilik sözleşmesinin 10-b uyarınca fesih etmediği, davalı tarafın sözleşmenin 10-a maddesi uyarınca bayinin sözleşme şartlarını / edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı şirket tarafından tek taraflı feshedildiğini belirtmiş; Davalı tarafa gönderilen İHTARNAME kapsamında Davacı, davalının sözleşme şartlarına uymadığını,
yükümlülüklerini yerine getirmediğini bunlardan bayilik toplantısına katılmak, ürünleri orjinal ambalajda satmak, davacı tarafın kampanyalarına katılmak, yeni konsepti uygulamak olarak sıralamış, Davalı tarafın ise bu yükümlülüklere uymadığının denetimlerde tespit edildiği bahsedilmekte olup, davacı tarafından sözleşmenin feshine ilişkin tanık beyanları dışında dosyaya herhangi bir denetim raporu, tutanak, uyarı maili vs. sunmadığı görülmüştür. 2- ... olarak açılan diğer bayilikler ile ilgili yeni bayilerin açılış tarihleri olarak dosya kapsamında Vergi Dairesi Kayıtları incelendiğinde; Davacı şirketin, davalıya yakın mesafelerde şube açılışlarının bulunduğu, ŞUBE AÇILIŞLARININ YER ALDIĞI, BU AÇILIŞLARIN DA DAVA DIŞI ... adına yapıldığını, Davalı eski işyeri adresine çok yakın mesafede şube açılışı olarak görülen işyerlerinin açıldığı tespit edilmiştir.3- Davalı sözleşme hükümlerine uygun davrandığını, davacının kendisine bilgi vermeden başka bayilikler verdiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranarak sözleşmeyi haksız feshettiğini savunmuştur. Davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranıp davranmadığına ilişkin yeni bayilik açılış tarihleri hususunda; ... ŞUBE açılış 12.05.2023 olduğu ve devam etmekte olduğu, ... ŞUBE açılış 03.03.2023 olduğu ve devam etmekte olduğu, ... ŞUBE açılış 03.03.2023 olduğu ve devam etmekte olduğu, Davacı şirket (VK.N.-...) ile ...’un (V.K.N.-...) vergi numaralarının farklı olduğu, farklı tüzel kişilikler olduğu, bu nedenle davacı şirket ve dava dışı ...’un aralarında bayilik ilişkisi olabileceği kanaatine varıldığı ve yakın mesafelerde şube açılışlarının bulunduğu görülmüştür. 4- Davalı tarafın stokunda belirttiği ürünlerin de yerinde incelemesi yapılarak bu ürünlerin davacıya ait ürünler olup olmadığı ve ne kadar ürün olduğu karşı dava tarihi ve sözleşmenin fesih edildiği tarih itibariyle değerinin ne kadar olabileceği, 30.06.2025 tarihinde davalı tarafın «stok kapsamında elinde kalan ürünlerin müvekkile ait ... adresinde olduğunu bildirir ve yapılacak yerinde incelemeye katılmak istediğimizden yerinde inceleme tarihinin tarafımıza bildirilmesi» hususlarında verdiği beyan dilekçesi doğrultusunda verilen adrese gidilmiş, adreste bulunan ... nezaretinde adreste 1 küçük, 3 büyük boy kutu içerisinde toplam 382 adet ... bulunduğu tespit edilmiş, tutanak tutulmuş ve fotoğraflanmıştır. ... internet sitesinde (...://.../) yapılan incelemede, ürünlerin tek alımda satış fiyatının 400,00 TL, ikili alımlarda satış fiyatının 600,00 TL (tanesi 300,00 TL) olduğu, buna göre ortalama 350,00 TL ye satıldığı değerlendirilmiştir. Karşı dava tarihi (07.04.2022) itibariyle 114,91 TL, Sözleşmenin fesih tarihi (06.09.2021) itibariyle 61,35 TL olabileceği değerlendirilmiştir. Karşı dava tarihinde ; 382 adet ürün x 114,91 TL= 43.895,62 TL Sözleşmenin fesih tarihinde ; 382 adet ürün x 61,35 = 23.435,70 TL olduğu " hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Asıl dava rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklı cezai şart istemine ilişkindir. Karşı dava ise, bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi zarar ve denkleştirme tazminatına ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzası ve içeriği inkar edilmeyen █████/2018 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmede davacının, davalıya ait ... markalı ürünlerin satışını yapacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 3/i bendinde rekabet yasağının, 4. Maddesinde bayilik verilmesini 10. maddesinde sözleşmenin feshedilmesini düzenlendiği, davacı tarafça █████/2021 tarihli ihtar ile davalının sözleşmeye uygun davranmadığı, ürünlerin firmanın belirlediği standartlara uygun satılmadığı, bitmiş teşhir ürünlerinin sergilenmeye devam edildiği, eski konseptle faaliyete devam edildiği, mağazanın açılış kapanış saatlerinin firma politikasına uygun şekilde yürütülmediği ve davacı firmanın ...'da yeni bir mağaza açma kararının ardından davacı şirket yetkilisine tehdit ve hakarete bulunduğu gerekçesiyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, davacı tarafça fesih tarihinden itibaren 1 yıl boyunca ... ve ... parfüm ürünlerinin satış işi ile uğramaması ve rekabet yasağına uyulması gerekmesine rağmen davalının rekabet yasağının ihlal ettiği iddiasıyla eldeki asıl davanın açıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle belirlenmesi gereken davacının bayilik sözleşmesini haklı olarak fesih edip etmediğine ilişkindir. Eğer davacı tarafça sözleşme haksız olarak feshedilmesi halinde TTK 447. Maddesi uyarınca rekabet yasağının sona ereceği kabul edilmelidir. Bu bakımdan asıl davada, █████/2021 tarihi ihtarnamede belirtilen fesih gerekçelerine dair dosyada herhangi bir denetim tutanağı, uyarı maili veya konuya ilişkin uyarı bilgilendirme vb. yazılı belgenin bulunmadığı gibi sözleşmenin 10. Maddesinde belirtilen 3 kez mail yoluyla ihtar şartının davacı tarafça da yerine getirildiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı bu bakımdan davalının bayilik sözleşmesine uygun davranmadığı hususu davacı tarafça ispatlanmadığı dolayısıyla davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği anlaşıldığından rekabet yasağı da sona ereceğinden davacının rekabete aykırılıktan dolayı cezai şart talep edemeyeceği kanaatine varıldığından asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı davada, karşı davacı denkleştirme tazminatı ile stok yapılan parfümlerin elinde kaldığını bunların karşı davalıca alınmadığını fesihten sonrada satma yetkisinin kaldığını iddia ederek 100.00 TL stoktaki ürünler için maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Karşı davacı taraf denkleştirici tazminat talebinde bulunabilmesi için davacının, davalının tanınmış marka değeri ve piyasadaki hakim konumu nedeniyle; davacının, kendi çabasıyla yeni müşteriler kazandığını, müşteri kitlesinin marka değeri nedeniyle değil, kendi pazarlama ve tanıtım faaliyetleriyle oluşturulduğunu kanıtlaması gerektiği ancak dosyada buna dair herhangi bir delil bulunmadığından karşı davacının denkleştirici tazminata talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan karşı davacının elinde fesih tarihinden sonra █████/2025 tarihli rapor uyarınca 382 adet parfüm kaldığı bu parfümlerin fesih tarihi itibariyle değerinin 23.435,70 TL olduğu anlaşıldığı, her ne kadar taraf arasındaki bayilik sözleşmesinde stokta kalan ürünlerin karşı davalıya iade edileceği hususunda herhangi bir hüküm yoksa da, sözleşme karşı davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, fesihten sonra karşı davacının bu ürünleri satması halinde marka hakkının ihlaline sebebiyet verebileceğinden karşı davacının bu ürünlerin bedelinin karşı davalıdan talep edebilecektir. Her ne kadar davacı taraf 23.435,00 TL talep edebilirse de, karşı dava 100,00TL üzerinden açılan kısmı dava olup ıslahta sunulmadığından karşı davanın 100,00TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Asıl davanın REDDİNE
2-Karşı davanın KISMEN KABULÜNE, 100,00 TL maddi zarar talebinin karşı dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte asıl dava davalısından alınarak karşı dava davacısına verilmesine,
3-Karşı dava davacısının 100,00 TL denkleştirici tazminat talebinin REDDİNE,
4-Asıl Dava Yönünden; Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40-TL harçtan başlangıçta alınan 341,55-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 273,85‬-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Karşı Dava Yönünden; Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40-TL harçtan başlangıçta alınan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬-TL harcın davacı/ karşı davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davalı/Karşı Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 80,70-TL peşin harcın davacı/ karşı davalıdan alınarak davalı/ karşı davacıya verilmesine,
7-Davalı/ Karşı Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 2.700,00-TL masraf olmak üzere toplam ‭2.780,7‬-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan (%50,00) 1.390,35‬-TL'nin davacı/ karşı davalıdan alınarak Davalı/ Karşı Davacı verilmesine, geri kalan kısmın Davalı/ Karşı Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Karşı Davada Davacı/ karşı davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Asıl Dava Yönünden; Davalı/ Karşı Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin (daha fazlasına hükmedilemeyeceğinden) Davacı/ Karşı Davalıdan tahsili ile Davalı/ Karşı Davacıya ödenmesine,
10-Karşı Dava Yönünden; Davalı/ Karşı Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin (daha fazlasına hükmedilemeyeceğinden) Davacı/ Karşı Davalıdan tahsili ile Davalı/ Karşı Davacıya ödenmesine,
11-Karşı Dava Yönünden; Davacı/ Karşı Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin (daha fazlasına hükmedilemeyeceğinden) Davalı/ Karşı Davacıdan tahsili ile Davacı/ Karşı Davalıya ödenmesine,
12-Asıl Dava Yönünden; Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 1.560,00-TL'nin Davacı/ Karşı Davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
13-Karşı Dava Yönünden; ... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranına göre hesaplanan (%50) 780,00-TL'nin Davalı/ Karşı Davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, red oranına göre (%50) 780,00 TL'sinin ise Davacı / Karşı Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
14-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı/karşı davalı vekilinin ve davalı/karşı davacı vekilinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
✍E-Imzalıdır
Hakim
✍E-Imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!