Anahtar kelimeler: Müvekilinin Yeğeni Yönetildiğini Zamana Gayri Grup Yazildiği Başkan Başkanı Katip

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:2025/
KARAR NO
:2025/
BAŞKAN
:... ...
ÜYE
:... ...
ÜYE
:... ...
KATİP
:... ...
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ile davalının ... ... ait şirketlerin ortakları olduğunu, müvekilinin ... ... şirketlerinin yönetim kurulu başkanı olan ...'ın yeğeni olduğunu, şirketlerin bu zamana kadar aile şirketi şeklinde yönetildiğini, resmi ve gayri resmi olarak ortak grup şirketleri olarak sevk ve idaresi aile içindeki kişiler tarafından yürütülmekte olduğunu, müvekkilinin davalıyla 27.04.2022 tarihinde ... ... uhdesinde ... Peyzaj Halı Saha İşl. İnşaat Turizm Gıda San. Ve Tic. AŞ'nin ... projesinin tesliminden ve satışından kaynaklı ortaklar arasında ortaklık kar dağılımı ve paylaşımı için ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1838 Ada 10 Parsel 1.253m2 lik arsanın devri için taraflar arasında imzalanan 10.12.2013 tarihli protokole istinaden devir edilmesi gereken arsanın müvekkiline devredilmediğinden, söz konusu arsanın güncel satış tutarı belirlenerek davalı tarafından müvekkiline bu tutarın 02.05.2023 tarihine kadar ödenmesi hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin şirketlerdeki iş ve işlemlerini tam ve eksiksiz devam ederken şirket tarafından yapılan projelerden kaynaklı kar payını ve ortaklık bedellerini talep ettiğinde aile içinde sorunlar yaşanmaya başladığını, müvekkiline kar payının ödenmediği gibi davalı şirketlerden baskı ve tehditlerle uzaklaştırıldığını, müvekkilinin ortak olduğu ... ... ait şirketlerin yaptığı projelerdeki kar payına düşen taşınmazlar müvekkilinden kaçırılarak üçüncü kişilere devredildiğini, bu sebeple ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/ esas sayılı dosyasıyla ortaklıktan çıkma davası açıldığını, tüm bu sebeplerle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen sebepler çerçevesinde yargılama yapılarak; 27.04.2022 tarihli protokole istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın haksız, kötü niyetli ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının ticari şirket ortaklık payı ve TTK m.507 uyarınca kar dağıtımı talebinde bulunduğunu, iş bu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle de görev itirazı mevcut olduğunu, davacının iddia ve talep ettiği iş bu alacağı, muhatap şirkete yönlendirmesi gerektiğini, bu nedenle de bahse konu talep yönünden müvekkilin şahsen sorumlu olmasının mümkün olmadığını, husumet itirazı bulunmakta olduğunu, huzurdaki davanın husumet yokluğundan, usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin mülkiyetinde bulunmayan bir taşınmazın devrini konu alan ve sahte olarak tanzim edilen protokole dayanarak açılan iş bu davanın TMK m.2 ilkesi de gözetilerek reddi gerektiğini, yukarıda izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerle; davacı tarafından haksız ve kötü niyetle açılan iş bu davanın reddini, davacının ve eşinin ekonomik durumu (banka kayıtları, maliki olduğu veya devrettiği taşınmazlar, mevcut adresinde kimin ikamet ettiği ve ikamet etmeye müsait bir ortam olup olmadığı) araştırılarak davacının adli yardım talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava şirket ortaklık payı alacağının tahsili talepli davadır. ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarihli 2023/ esas 2024/ sayılı kararı ile davacı tarafın her ne kadar söz konusu sözleşmenin ortaklık payı ile ilgisi olmadığını iddia etmiş ise de; sözleşmenin tümüne bakıldığında şirket adının yer aldığı, şirketteki ortaklık payının kendisine devredilmesine ilişkin dairenin devredilmemesi nedeniyle sözleşmenin düzenlendiği ve ortaklık payı ile doğrudan bağlantılı olduğu anlaşıldığından mahkemece görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."Mahkememizin 18.09.2025 tarihli tensip tutanağı ile davacıya davadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulup arabuluculuk son tutanağını mahkememize sunması için kesin süre verilmesine, sunulmadığı taktirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğinin işbu tensip zaptının davacıya tebliği ile ihtarına karar verilmiş, davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile taraflarınca arabuluculuğa başvurulmuş olsa da yapmış oldukları başvurunun "2023/... ticari sayılı arabuluculuk başvurusu ile aynı talep doğrultusunda başvuru alınmış olup bu başvuru mükerrer sebep ile iade edilmiştir." denilerek reddedildiğini, 2023/... ticari sayılı arabuluculuk başvurusunun, müvekkilin vekili olmadığı dönemde yapılmış olup bu sebeple söz konusu arabuluculuk dosyasına erişim sağlayamadıklarını, bu sebeple mahkememizce Arabuluculuk Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak arabuluculuk son tutanağının mahkememize gönderilmesini talep ettiği anlaşılmış,mahkememizce █████/2025 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosuna müzekkere yazılmış, arabuluculuk bürosunun █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile █████/2023 tarih, 2025/ Büro (2023/ Esas) sayılı Arabuluculuk başvurusuna ait dosya, Arabulucu ... 3.280,00 TL. Arabulucu Ücreti ödendiğine dair Sarf Kararı ve Ekleri, Başvurucu ... Vekili Av.... daha önceden █████/2023 tarih, 2023/ Büro (2023/ Esas) sayılı başvurusundan █████/2023 tarihinde vazgeçtiği, aynı gün, aynı uyuşmazlıkla ilgili mükerrer olarak 2023/ Sayılı başvuruyu yaptığı, bu nedenle 2023/ Büro (2023/ Esas) sayılı vazgeçtiği Arabuluculuk Başvurusunda görevli Arabulucu ... ...'e ödenen 3,280,00 TL.lık Sarf Kararı ve eklerinin gönderildiği görülmüştür. ... 11. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2024 Tarih, 2024/ Esas ve 2024/ Karar sayılı kararında "...Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2.maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir..." şeklinde belirtildiği üzere arabuluculuk tamamlanabilir bir dava şartı değildir.Aynı yasa ile 6325 Sayılı Kanuna ek olarak getirilen Dava şartı Arabuluculuk başlıklı madde 18/A-1-2 gereği; ''.... İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir....'' başlıklı hükümleri uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile yasa hükümlerinin özü itibari ile davacının 1.000,00.-TL zararına yönelik alacak talebinin ticari arabuluculuğa tabi olması gerektiği mahkememizce değerlendirilmiş olup; arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı da gözetildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken ancak dosya adli yardımlı olması sebebiyle başlangıçta alınmayan 427,60 TL başvuru harcı ile 615,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Dosya kapsamında adli yardım gereği suç üstü ödeneğinden harcanan 2 adet e-tebligat masrafı olan 30,00.-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 1.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.280,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Adli yardım gereği suç üstü ödeneğinden arta kalan avansın kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra Adalet Bakanlığına İADESİNE,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde .. açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.█████/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!