Anahtar kelimeler: Felaketi Tank Tanklarının Sel Otomasyonunda Suları Nakliyat Akaryakıt Onüçüncü Yaşanan
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Akaryakıt Tarım Nakliyat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Kurumu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı şirket ait akaryakıt istasyonunun faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına yönelik ... tarih ve ... seri no'lu tutanak ile yapılan mühürleme işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; █████/2019 tarihinde akaryakıt istasyonunun bulunduğu bölgede yaşanan sel felaketi sonucu akaryakıt tanklarının sel suları ile dolduğu, tank otomasyonunda yüksek su seviyesinin belirlendiği tespit edilerek tankların dibinde biriken suların temizlendiği, suyla gelen yakıtların plastik tanklarda dinlenmeye bırakıldığı hususlarının ... Otomasyon Petrol İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ... tarihli ve ... nolu servis raporu ile tespit edildiği, akaryakıt istasyonunun selden zarar gördüğünün Taşpınar Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile de sabit olduğu, ayrıca davacı şirket yetkilisi hakkında Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ... sayılı soruşturma dosyasında █████/2019 tarihinde "...şüphelinin su karışan akaryakıtı satmayarak tanklardan boşalttığı, şüphelinin ele geçirilen geçersiz markersiz akaryakıtı sattığına dair delil bulunmadığı, dolayısıyla atılı suçtan dolayı dava açmayı gerektirecek nitelikte yeterli delil ve şüphe bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına" dair kararın verildiği; bu durumda, dava konusu mühürleme işlemine konu numunelerin satışa hazır pompalardan alınmadığı, yetkili servis tarafından dinlenmeye bırakılan sel suyu karışan plastik tanklarda bulunan akaryakıttan alındığı ve bunların satıldığına dair somut delil bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına yönelik olarak tesis edilen █████/2019 tarihli mühürleme işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin █████/2023 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda █████/2019 tarihinde gerçekleştirilen denetimde alınan numunelere ilişkin olarak ODTÜ-PAL'in düzenlemiş olduğu ... tarih ve ... sayılı analiz raporunda, alınan numunenin kükürt miktarı açısından teknik düzenlemelere uygun olmadığı ve marker seviyesinin geçersiz olduğu, ... sayılı analiz raporunda ise, alınan numunenin su ve kükürt miktarı açısından teknik düzenlemelere uygun olmadığı ve marker seviyesinin geçersiz olduğu tespitlerine yer verildiği, TÜBİTAK MAM'ın davalı idareye görüş yazısında ise, dağıtım firmalarından veya rafinelerden alınan akaryakıtın ulusal marker eklenmiş yasal akaryakıt olması durumunda, tank içinde bir litre dahi olsa TÜBİTAK UME'de veya Bölge Referans Laboratuvarlarında bulunan referans cihazları ile kesin olarak doğru ölçülebildiği, bununla birlikte, söz konusu akaryakıt istasyonunda, bağımsız su tankından alınan, su ile karışmış motorin olduğu ifade edilen numunenin, temizlik esnasında herhangi bir kimyasala maruz kalması durumunda ulusal marker bileşenlerinin olumsuz etkilenebileceği yönünde değerlendirme yapıldığı, TÜBİTAK'ın değerlendirmesi dikkate alındığında, davacıya ait akaryakıt istasyonunda sel suyuyla karışmış olması sebebiyle plastik tanklara alınarak dinlendirilmeye bırakılan (teknik düzenlemede yer alan özelliklere aykırı ve marker analizi geçersiz çıkan) akaryakıtın satışa konu edildiğine dair somut bir delil bulunmamasının idari tedbir alınmasına engel teşkil etmeyeceği, diğer taraftan ihtilafta, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde düzenlenen tutanakta, istasyonda plastik tank bulunduğuna ve söz konusu tankın içinde ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt bulunduğuna dair tespitlerin yer aldığı, şirket yetkilisi hakkında savcılık soruşturmasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda da aynı tespitlere yer verildiği; bu itibarla, her ne kadar mühürlemeye konu fiil sebebiyle şirket yetkilisi hakkında açılan savcılık soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, soruşturmada maddi olaya dair farklı bir tespitin yapılmadığı, istasyon dahilinde ulusal marker seviyesi geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt bulunduğu yönündeki isnadın aksine bir tespite de yer verilmediği dikkate alındığında, sübut bulan fiilleri sebebiyle mühürlemeye dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, yanlış analiz metoduyla numunelerin analiz edildiği, sel baskını nedeniyle akaryakıtın dinlenmeye bırakıldığı satışa arz edilmediği, dava konusu fiil nedeniyle Cumhuriyet Savcılığınca şirket yetkilisi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." kuralına yer verilerek, usuli müktesep hak (usule ilişkin kazanılmış hak) kavramı yasal bir dayanağa kavuşturulmuştur.
Söz konusu kural, yargı yerlerince usuli müktesep hak ilkesinin uygulanmasında hukuk devleti ve adil yargılanma hakkı ilkeleri gereğince içtihat yoluyla istisnai durumlar öngörülebilmesine engel teşkil etmemektedir (Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararı).
Temyiz mahkemesince bozma kararı verildikten sonra, "maddi olayın tespitinde açık bir hata yapıldığının anlaşılması", "uyuşmazlıkta uygulanan hukuk kuralında değişiklik yapılması", "davanın kabulü", "feragat", "tarafların niteliğinde değişiklik", "uygulanan kuralın Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi" veya "uygulanan kanun hükmünde lehe bir değişiklik olması" gibi yargılama süreci açısından olası bulunmakla birlikte önceden öngörülemeyen istisnai durumlarda usuli müktesep haktan söz edilemeyecektir.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasında, idari yaptırımların; tedbirler, lisans iptalleri ve idari para cezalarından oluştuğu belirtilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinde, 5607 sayılı Kanun’da belirtilen kaçakçılık fiillerinin işlendiği tespit edilen rafineri hariç her türlü tesiste lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar Kurum tarafından geçici olarak durdurulacağı kurala bağlanmıştır.
Aktarılan mevzuat gereğince, idari tedbir uygulanmasına neden olan fiilin işlendiğinin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiği, faaliyetin geçici durdurulmasına ilişkin işlemin tesis edildiği ve tedbir kararının adli yargı süreci ile beraber devam ettiği, adli yargı sürecinde verilecek karara göre geçici durdurma tedbirinin kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verildiği dikkate alındığında, idari yargı sürecinin adli yargı sürecinden tamamen bağımsız görülemeyeceği, idari yargı sürecinin adli yargı süreci ile aynı hukuki sonuçları doğurması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu mühürleme işlemindeki fiil nedeniyle Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, davacı şirket yetkilisi hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet ettiğinden bahisle, ... soruşturma sayılı dosya üzerinden yapılan hazırlık soruşturması sonucunda, ... tarih ve ... sayılı kararla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür.
İdari yaptırım kararlarına karşı açılan iptal davaları görülmekte iken, davacı lehine yeni hukuki durumların ortaya çıkması durumunda bu yeni hukuki durumun dikkate alınarak uyuşmazlıkta derhal uygulanması hukukun genel ilkelerindendir. Aksi yönde yapılacak bir yorum, geçici durdurma işleminde olduğu gibi bu idari tedbirin yargı mercileri tarafından kaldırılmamasına ve bu şekilde tedbirin ilgili idare tarafından kaldırılıncaya kadar uygulanmaya devam edilmesine neden olacaktır. Oysa derhal uygulanma ilkesi, tedbir kararını alan idari makamlar ile sınırlı olmayıp, yargı mercileri tarafından görülmekte olan davalarda da dikkate alınması gereken bir ilkedir.
Bu itibarla, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin verilen kararın kesinleştiği dikkate alındığında, dava konusu mühürleme işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca yapılacak incelemede, uyuşmazlık konusu olayda davacı lehine gelişen yeni hukuki durum istisna oluşturduğundan usuli müktesep haktan bahsedilemeyecek olup dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu kabul ederek davayı reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!