Anahtar kelimeler: Şar Kilometre Ürününün Değişken Lpg Ediş Celbi Aralık Nakliye Kasım

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...Şirketi ile müvekkil ...Şirketi arasında LPG ürününün taşınması için Nakliye Sözleşmesi ve ekleri imzalandığını, Fiyatlandırma Nakliye Sözleşmesi EK 14 'de yer alan 10. Maddesinde, 43 adet araç için aylık sabit ücret ve kilometre başı değişken ücret olarak belirlendiğini, Davalı şirket tarafından 43 adet araç için sabit ücret ödenmesi gerekirken Aralık 2018 - Şubat 2019 döneminde 1'er adet araç, Mart 2019 - Kasım 2019 döneminde 5'er adet araç, Aralık 2019 - Aralık 2020 döneminde 6'şar adet araç için ödeme yapılmadığını, anılan dönemler için hak ediş bilgilerinin davalı şirketten celbi durumunda müvekkili şirketin haklılığının ortaya çıkacağını, diğer yandan sözleşmenin EK-3 bölümünde yer alan "Ödeme, Fatura Düzenleme ve İlgili Yükümlülükler" ile ilgili 4. Maddesinde, sabit ücretin 6 aylık enflasyon oranı (TEFE-TÜFE ortalaması) ile yılda iki kez (6 ayda bir) güncelleneceği hüküm altına alındığını, ancak davalı şirketçe Ocak 2019 - Aralık 2020 arası dönemde enflasyon farkı güncellemesi yapılmaksızın ödeme yapıldığını, anılan dönemler için hak ediş bilgilerinin davalı şirketten celbi durumunda müvekkili şirketin haklılığı ortaya çıkacağını, anılan alacaklarla ilgili olarak 15.02.2021 tarih, ... numaralı ve 15.02.2021 tarih, ... numaralı faturalar düzenlenerek davalı şirkete gönderilmiş olup, faturalara itiraz edilmediğini, işbu taleple ilgili olarak ... Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuş olup, ... numaralı dosya üzerinden yapılan görüşmeler sonucunda anlaşılamadığını, açıklanan nedenlerle alacağın ödenmesi için işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu beyan ederek, Taşıma Sözleşmesinden kaynaklanan Sabit fiyat enflasyon farkı alacağı ve araç sayısı fark bedeli alacaklarının, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000.-TL lık kısmının HMK 107 gereği davalı taraftan, ödeme yapılması gereken tarihlerden itibaren işleyecek ticari faiz ile tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 18.01.2016 tarihli Nakliye Sözleşmesi'nin eklerinden biri olan Ek-14 ...Grubu Lpg-Akaryakıt Nakliye İhalesi Teknik Şartnamesi'nin 5 inci maddesinin 5 inci fıkrasında:"... sözleşme kapsamında hizmet alacağı ve detayları EK-14A'da belirtilmiş olan araç sayılarında akaryakıt filosu için %20'sine kadar; LPG filosu için %10'una kadar; sözleşme süresinde, 4 ay öncesinden bildirimde bulunmak şartı ile artış ya da azaltma yapabilir. TAŞIYICI böyle bir durumda, ...'den hiçbir ek ücret ya da hak talep etmeyecektir" hükmünün yer aldığını, bu hüküm doğrultusunda müvekkili şirket tarafından, araç sayılarındaki ihtiyacı göz önünde bulundurarak sözleşmenin çizdiği sınırlar doğrultusunda araç sayısında azaltma gerçekleştirileceği davacıya bildirildiğini, davacının bildirime uygun olarak fatura tanzim ettiğini, bu faturaları ticari defterlerine işlediğini ve bu bedellerin müvekkili şirketten tahsil edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde aksettirdiğinin aksine araç sayılarındaki azaltma işlemi tek seferde değil farklı dönemlerde gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından Ocak 2019 ve Şubat 2019 arasındaki dönem için 1 araç, Mart 2019 ve Kasım 2019 dönemi için 4 araç, son olarak Aralık 2019 ve Aralık 2020 dönemi için ise 1 araç azaltıldığını, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından usulüne uygun bildirim ve karşı tarafın onay ve kabulü ile gerçekleştirilen bu işlem doğrultusunda davacı tarafın sözleşmenin açık hükmü uyarınca herhangi bir ek ücret ya da hak talebinde bulunamayacağının açık olduğunu, tarafların anlaşması ve davacı tarafın söz konusu değişikliğe karşı ihtirazi kayıt koymaksızın veya fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın ücret faaliyeti sürdürmeye devam etmesi nedeniyle hiçbir ek ücret ya da hak talep etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından araç sayısı azaltma dönemlerinde davacı tarafa yazılı bildirimlerde bulunulduğunu, davacı tarafın bir itirazı olmaksızın her seferinde mutabakat sağlandığını, 01.03.2019 tarihinden itibaren 38 araçla çalışmaya devam edileceği de davacı tarafa bildirildiğini, davacı taraf buna karşın herhangi bir itirazda bulunmadığını, taraflar arasında mutabakat sağlandığını, taraflar arasında hesap mutabakatına varılmasına rağmen sonradan geriye dönük olarak fark bedeli faturası düzenlenmesi ve bu bedelin talep edilmesinin hukuka aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı tarafın eksik ödeme yapıldığı iddia edilen döneme ilişkin taraflar arasında varılan anlaşmaya karşın üzerinden neredeyse iki yıl geçtikten sonra geriye dönük olarak fark bedeline ilişkin bir alacak isteminde bulunması, davacı tarafından tanzim edilen 15.02.2021 tarihli ve ...-... numaralı fark bedeli faturaları ile gerçekleştiğini, dönemsel edimlere ilişkin düzenlenen faturalarda müvekkil şirketin borcunun olmadığı; kanunun amir hükmü uyarınca davacı tarafça açıkça kabul edildiğini, ayrıca davacı tarafın önceki dönemler için eksik araç bedeli ödemelerine dair herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın ticari ilişkiyi sürdürmeye devam etmiş olması nedeniyle müvekkili şirketten herhangi bir ödeme talep edilmeyeceğine ilişkin müvekkili şirkette haklı güven oluştuğunu, davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturalar ile müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığını açıkça kabul ettiğini, düzenlenen faturanın bir malın teslimine veya bir hizmet alımına dair olmadığı için her ihtimalde dahi faturanan ispat vesikası olabilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından düzenlenmiş bulunan fark bedeli faturalarına ilişkin müvekkili şirket tarafından süresi içinde iade faturaları düzenlenmişse de fark bedeli faturaları herhangi bir malın teslimi veya bir hizmet alımına ilişkin olmadığından fatura düzenleme zorunluluğu kapsamının dışında bulunduğunu, davacı tarafın haksız biçimde düzenlediği fark bedeli faturaları Vergi Usul Kanunu uyarınca fatura düzenlenmesini gerektirecek koşulları ihtiva etmediğinden ispat vesikası olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını,. Bu nedenle müvekkili şirket tarafından faturaya itiraz ya da iade sürecine dair hem esas yönünden hem de usul yönünden davacı tarafın herhangi bir iddiasına hukuken itibar edilemeyeceğini, davacı tarafın haksız iddialarının aksine enflasyon artışının sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturalar ile müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığının açıkça kabul ettiğini beyan ederek, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi arz ve talep etmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ibraz ederek 10.000,00 TL olan dava değerinin 3.684.355,80 TL'na çıkarılmasını, Taşıma Sözleşmesinden kaynaklanan Sabit fiyat enflasyon farkı alacağı ve araç sayısı fark bedeli alacaklarının ve bu alacaklar için düzenlenen 15.02.2021 tarih, ... numaralı 2.697.658,18 TL bedelli ve 15.02.2021 tarih, ... numaralı 986.697,62 TL bedelli toplam 3.684.355,80 TL fatura bedellerinin, vade tarihi olan 15.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ederek, ıslah harcını yatırdığı anlaşıldıDELİLLER
:Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri, bilirkişi raporu, ticari defter ve kayıtlar, yazılan müzekkere cevapları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 3.684.355,80 TL ye artırmıştır.GEREKÇE
:Dava, faturaya ve taşıma sözleşmesine dayalı alacağın tahsili talebine ilişkindir.Davacı Taşıma Sözleşmesinden kaynaklanan sabit fiyat enflasyon farkı alacağı ve araç sayısı fark bedeli alacaklarının tazminini talep etmiştir.Uyuşmazlık konusu, davanın belirsiz alacak davası mı, kısmi dava mı olduğu, taşıma sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkta zamanaşımı süresinin ne kadar olduğu ve taşıma sözleşmesinden kaynaklanan sabit fiyat enflasyon farkı alacağı ile araç sayısı fark bedeli alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Davanın türü yönünden;Dava dilekçesi talep sonucunda fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, davanın HMK 107 gereği 10.000,00 TL alacak davası olduğu açıklanmıştır.6100 sayılı HMK'nun 107/2 maddesinde davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açılabileceği düzenlenmiştir.Dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar araç sayısı fark bedeli ve sabit fiyat enflasyon farkı alacağı uyarınca düzenlenen 15.02.2021 tarih, ... numaralı ve 15.02.2021 tarih, ... numaralı faturalardır. Davacı dava dilekçesi içeriğinde alacağın tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu haller bakımından her hangi bir açıklamada bulunmamıştır. Aksine dava dilekçesi içeriğine göre talebe konu alacak belirlenebilir bir alacaktır. Nitekim davacı alacağını hesaplayarak fatura düzenlemiştir. Dava dilekçesi içeriğinde alacağın hangi aylara ait olduğu, bu aylarda çalışan araç sayısı belli olup, sözleşme hükümlerine göre de hesaplamanın nasıl yapılacağı bellidir. Davacı bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde dahi rapordaki hesaplamayı kabul etmeyerek detaylı bir hesaplama ile alacağını kendi belirleyerek rapora itirazlarda bulunmuştur. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi faturaya konu alacağın gerçek olup olmadığı ve alacağın sözleşmeye uygun faturalandırılıp faturalandırılmadığı noktasındadır. Dolayısıyla davacının alacağını HMK md. 107 uyarınca talep etmesi bu durumun davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesini sağlamayacaktır. Belirsiz alacak davası alacağın miktar veya değerinin, davanın açıldığı tarihte belirlenmesinin objektif veya subjektif açıdan imkansız olduğu durumlar için geçerlidir. Somut olayda alacak belirlenebilir olup belirsiz alacak davası şartları bulunmadığından dava kısmi dava olduğu kabul edilmiştir.Alacağın varlığı yönünden;Taraflar arasında imzalanan 18.01.2016 tarihli Nakliye Sözleşmesi'nin eklerinden biri olan Ek-14 ... Grubu Lpg-Akaryakıt Nakliye İhalesi Teknik Şartnamesi'nin 5 inci maddesinin 5 inci fıkrasında: "... sözleşme kapsamında hizmet alacağı ve detayları EK-14A'da belirtilmiş olan araç sayılarında akaryakıt filosu için %20'sine kadar; LPG filosu için %10'una kadar; sözleşme süresinde, 4 ay öncesinden bildirimde bulunmak şartı ile artış ya da azaltma yapabilir. Taşıyıcı böyle bir durumda, ... hiçbir ek ücret ya da hak talep etmeyecektir" hükmü bulunmaktadır. Buna göre araç sayısındaki azaltma 4 ay önceden bildirimde bulunmak koşulu ile geçerli olacağından 01.03.2019 tarihinden sonra 4 ay boyunca davacı fark bedeli talep edebilecektir.Davalı tarafından ibraz edilen mail yazışmalarında davalı şirket tarafından gönderilen e-mail ile 01.03.2019 tarihinden itibaren araç filo sayısının 38 olduğunu bildirildiği, davalı çalışanı tarafından da 01.03.2019 tarihinden itibaren 38 araçla çalışmaya devam ettikleri bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.216.870,63 TL alacaklı olduğu, davalı taraf kayıtlarına göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.216.870,70 TL alacaklı olduğu, tarafların kayıtlarının 0,07 TL sapma ile birbirine uyumlu olduğu tespit edilmiştir26.06.2025 tarihli ara karar ile; araç sayısının düşürüldüğüne ilişkin e-mailin gönderildiği tarihe 4 ay ilave edilerek bu 4 aylık süre boyunca sözleşme ve eklerine göre, 4 aydan sonra ise düşürülen araç sayısına göre hesaplama yapılmak ve sabit fiyat farkı bakımından sözleşme hükümleri incelenerek alacak hesaplanmak üzere bilirkişilerden ek rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti 01.07.2025 tarihli ek raporlarında tespit ve hesaplamalarına yer vermiştir.Araç sayısı fark bedeli yönünden bilirkişi ek raporunda talebi aşar şekilde 31.12.2023 dönemine kadar hesaplama yapılmıştır. Oysa davacı dava dilekçesinde Aralık 2018 - Şubat 2019 dönemi, Mart 2019 - Kasım 2019 dönemi ve Aralık 2019 - Aralık 2020 dönemleri için araç sayısı fark bedeli talebinde bulunmuştur. Anılan ek raporun 7. Sayfasında yer alan tablonun ilk üç sütununda yer alan hesaplamalar davaya konu edilen dönemlere ilişkindir. Buna göre davacının 912.000,00 TL araç sayısı fark bedeli alacağı bulunmaktadır. Bu alacak kalemi ile davalının ticari defterinde kayıtlı 1.216.870,63 TL alacak farklı kalemler olup araç sayısı fark bedeli ile birlikte davacının 1.216.870,63 TL fiyat farkı alacağı bulunmaktadır.Zamanaşımı yönünden;Davacı davasını 08.05.2025 tarihinde ıslah etmiştir. Islah dilekçesi 13.05.2025 günü davalıya tebliğ edilmiş ve davalı vekili 14.05.2025 tarihli dilekçe ile ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur.Davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamış ancak ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunulması mümkündür. (Yargıtay 9. HD ... E. ... K.)TTK'nın 855/1. maddesi; "Bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğünü zedeleyen bir zarara uğraması halinde istem hakları on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar." şeklindedir. Madde gerekçesinde dördüncü kitap hükümlerine tabi taşımadan doğan her türlü talep haklarının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu açıklanmıştır. Bu nedenle taşıma sözleşmesinden doğan ücret vs alacaklar da bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir. (Aynı şekilde Yargıtay 11. HD ... E.... K. Sayılı onama ilamı) Bu süre eşya taşıması halinde aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca eşyanın gönderilene teslim tarihinden itibaren başlayacaktır. Somut olayda; davacı tarafından iddia edilen alacağın dayanağı TTK'nın dördüncü kitap hükümlerinde düzenlenen taşıma sözleşmesi olduğundan, ücret alacağı da olsa bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir. (Aynı şekilde İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi ... E....K.)Taşıma konusu eşyaların tesliminden sonra faturaların düzenlenmesi sebebiyle bir yıllık süre son fatura tarihinden itibaren başlayacaktır. Davacı tarafından düzenlenen uyuşmazlığa konu faturalar 15.02.2021 Tarihlidir. Dava 16.06.2023 Tarihinde açılmış, ıslah dilekçesi ise 08.05.2025 tarihinde snulmuştur. Zamanaşımı işlemeye başladıktan sonra bir yıllık süre içerisinde zamanaşımını kesen bir işlem de yapılmamıştır.Davanın açıldığı tarih ve ıslah itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL yönünden davanın kabulü ile, ıslah dilekçesi ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin zaman aşımına uğramış olması nedeni ile reddine hükmedilmiştir.Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin karar esastan verilmiş bir ret kararı niteliğinde olduğundan, yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiş davalı yararına hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.(Yargıtay 3. HD ... E. ... K.)HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin zaman aşımına uğramış olması nedeni ile reddine,2- Karar tarihine göre alınması gereken 683,10 TL harçtan peşin alınan 62.928,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 62.245,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 2,64 TL sinin davalıdan, geriye kalan 1.317,36 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince kabul edilen miktar üzerinden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 518.179,14 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 683,10 TL nispi harç, 25,60-TL vekalet harcı, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 266,25 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 21.154,85 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 42,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırKatip¸e-imzalıdır