Anahtar kelimeler: Ölmeden Bonodan Yedindeki Ten Huzurdaki Bilahare Rahatsızlık Yıllar Kardeşi Yaşadığı

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada davalının 15.11.2013 ödeme tarihli, 50.000–DM bedelli, 15.10.1998 düzenleme tarihli senedi Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu ettiğini, müvekkilinin takibe konu bonodan kaynaklı davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin erkek kardeşi olan ...’ten almış olduğu borç karşılığı erkek kardeşine yıllar önce sadece imzaladığı boş senetleri verdiğini, kardeşi ...’in ölmeden önce yaşadığı rahatsızlık nedeni ile müvekkili tarafından verilen ve bilahare kardeşi ... ’e ödenen yedindeki senetleri müvekkiline vermek üzere kardeşleri olan .... 'a verdiğini, müvekkilinin kız kardeşi olan ... 'dan ölen kardeşi ....’in ona teslim ettiği senetleri istediğini ancak kız kardeşinin ev taşıdığını ve bu nedenle senetleri bilahare vereceğini beyan ettiğini, müvekkilinin kız kardeşinin bu beyanına itibar ederek sadece imzasını taşıyan senetlerin akıbetini soruşturmadığını, kız kardeşi ... 'un daha sonra çocuksuz olarak vefat ettiğini, müvekkilinin kız kardeşinin ölümünden sonra eşi olan davalıya giderek senetlerden bahsettiğini ve senetleri istediğini, davalının ise sadece bir senet bulabildiğini beyan ederek müvekkiline 30.000–TL tutarlı bir senet verdiğini ve başka senet olmadığını da beyan ettiğini, .....'un çocuksuz olarak vefatından sonra eşi olan davalı ve müvekkili ile diğer kardeşlerinin mirasçı kaldığını, davalının müvekkilinden ......'un mirasından feragat etmesini talep ettiğini, müvekkilinin sağ olan diğer kardeşi ...... 'in ...... ’nin mirasından feragat etmeyi düşünmediğini beyan edince muris ..... ’nin bankalardaki paralarının paylaşımı konusunda Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine dava açtıklarını, bu davanın açılmasından sonra davalının önce varlığını inkar ettiği senedin boş olan kısımlarını doldurarak Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, takibe konu edilen senedin üzerinde keşide tarihi olarak yazılı olan 15.10.1998 tarihi doğru olmamakla birlikte bu tarihte dahi davalı müvekkili ile bir tanışıklığı ve iş arkadaşlığı/ticareti bulunmadığını, davalının müvekkilinin kardeşi ..... ile evliliğinin de 2001 yılında gerçekleşmiş olup senetlerin düzenlenme tarihinde davalının müvekkilinin kız kardeşinin nişanlısı veya eşi olmadığını, kambiyo senedinin yukarıda belirtildiği şekilde müvekkili tarafından ölen kardeşi .....’e verilmiş olup bedelinin de ölen kardeşi İbrahim’e ödendiğini, kaldı ki senedin düzenlendiği tarihte ölen abisinin muhasebecisi olan .....'ün sadece müvekkilinin ismi ve bedel kısmını yazdığını, nitekim bono içeriğindeki yazı örneklerinde grafolojik inceleme yapılması halinde de yazıların ve rakamların müvekkiline ait olmadığının, müvekkili ismi ile bedel kısmının müvekkilinin erkek kardeşi .....’in muhasebecisi olan ......’e ait olduğunun diğerlerinin ise farklı karakterle farklı kişi tarafından sonradan yazıldığının tespit olunacağını, davalının müvekkilinin kız kardeşi olan ...... ’de bulunan imzalı kısmen boş senedi hukuka aykırı olarak ele geçirdiği ve daha sonra icra takibine konu ettiği bu şekli ile de TCK’nun 209/2 maddesindeki suçu işlediği sabit olup davalı hakkında gerekli Savcılık şikayeti de yapılmakla huzurdaki davayı ikame zarureti de hasıl olduğunu iddia ederek; uyuşmazlık konusu bononun herhangi bir ilişkiye dayanmaksızın içeriğinin sonradan doldurulmak suretiyle düzenlenerek tedavüle sunulduğu, bu nedenle bononun bedelsiz olduğu anlaşılmakla fazlaya ilişkin dava talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... E. sayılı dosyası ile takibe konulan bonodan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ve dava konusu bononun istirdatı ile, İİK. Madde 72/3 gereğince gerekli teminat karşılığında icra veznesindeki paranın davalıya ödenmesinin durdurulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava konusu yapmış olduğu █████/1998 düzenleme tarihli █████/2013 tarihli 50.000,00-DM'lik bonoyu, davacı tarafın kendi serbest iradesi ile çok uzun zaman önce müvekkiline olan borcuna karşılık imzalayıp verdiğini, müvekkilinin davacıdan olan alacağını defalarca istediğini, talep ettiğini ancak bir sonuç alamayınca son çare olarak dava konusu yapılan bono ile ilgili olarak Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınmasını talep ettiğini ve Mahkemenin öngördüğü yüzde 15 teminatın yatırılarak davacı borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı aldırıldığını, Mahkemenin verdiği ihtiyati haciz kararının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile infaz edildiğini ve Uyap üzerinden inceleme yapılarak davacı borçlunun adına kayıtlı araç ve taşınmazın kaydına haciz şerh edildiğini, sonra esas takibe geçilerek davacı borçluya kambiyo evraklarına ilişkin ödeme emri gönderildiğini, davacı borçlunun borcu ödemek yerine çok uzun zamandır sürüncemede kalan alacağın daha fazla sürüncemede kalması için İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiğini, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ..... Esas ve ..... Sayılı Kararı ile yetkili İcra Müdürlüğünün borçlunun ikametgahı olan yer Edremit İcra Müdürlüğüdür diyerek karar verdiğini, dosyanın yetkili Edremit ...... İcra Müdürlüğüne gönderildiğini ve orada ..... Esas numarasını aldığını, ancak davacı tarafın tüm uyarı ve ikazlara rağmen borcunu ödemeyerek Edremit İcra Hukuk Mahkemesinin ...., .... sayılı dosyaları ile icra memurunun yaptığı yasal işlemlere karşı şikayet ve borca itiraz davaları açtığını, davacı tarafın icra takibine konu olan bonodaki imzasını kabul ettiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kişinin açığa atmış olduğu imzadan sorumlu ve mesul olduğunu, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olup hukuki mesnetten ve dayanaktan yoksun olduğunu savunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:Mahkememizin ..... Esas █████/2020 tarih ve ..... Sayılı kararı ile;"...Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde;Dava konusu Edremit ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile takibe konu olmuş █████/1988 tanzim tarihli, █████/2013 ödeme günlü 50.000,00 Alman Markı bedelli, keşidecisi davacı, lehtarının davalı olduğu görülmektedir.Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Bono bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senede "malen" veya "nakden" kaydı yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki; böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer (YHGK █████/2003 gün, ███████-781 E, ████████ K sayılı ilamı)Mahkememizce █████/2016 tarihinde bono bedelinin %20'si oranındaki teminatla icra veznesine girmiş ya da girecek paranın ödenmemesine karar verilmiştir. Davacı davasını sahtelik iddiasına dayandırdığından Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin .... Esas ve .... karar sayılı dosyasının beklenilmesine karar verilmiştir. Yapılan incelemede, dosyamız davacısının şikayeti üzerine dosyamız davalısı hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan kamu davası açılmış, İstanbul.... Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin █████/2020 tarih ..... esas, ..... karar sayılı ilamıyla davalı hakkında verilen beraat kararı kaldırılarak davalı hakkında mahkumiyetine karar verilmiştir. Ceza mahkemesi kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de maddi olaylar bağlayıcı olmakla eldeki mahkumiyet hususu ile mahkememiz bağlıdır.Yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu bono nedeniyle alacaklı olduğunu ispat külfeti yer değiştirerek bono alacaklısı davalı ..... 'a geçmiş olup, davalı tarafından savunmaları ispatlanamadığından davacının menfi tespit talebi yerinde görülmekle" gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Edremit ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilen ve █████/1988 tanzim ve █████/2013 ödeme tarihli 50.000 Mark bedelindeki bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:Mahkememizin ..... Esas ..... Karar sayılı dosyasından verilen █████/2020 tarihli kararı, davalı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas █████/2023 tarih ve ..... Sayılı ilamı ile: "... Davacı, kardeşi ....’ten almış olduğu borç karşılığı kardeşine yıllar önce imzaladığı boş senetleri verdiğini ve bedellerinin daha sonra ödendiğini, kardeşi ....’in önce rahatsızlığı ardından da vefatı nedeniyle sözkonusu senetlerin kendisine verilmek üzere kardeşleri olan .....'a verildiğini, daha sonra .....'un da vefat ettiğini, ......'un eşi olan davalının anılan senetleri ele geçirip doldurarak dava konusu takibi başlattığını, davalıya borcunun bulunmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuştur.Davacının şikayeti ile başlatılan ceza soruşturması sonucunda "Bedelsiz Senedi Kullanmak" açılan Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas - ..... Karar sayılı dosyası ile davalının beraatine karar verildiği; ancak hükmün istinafı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Ceza Dairesi'nin █████/2020 tarih ve ..... Esas - ..... Karar sayılı ilamıyla davalı hakkında verilen beraat kararının kaldırılarak davalı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, ilk derece mahkemesi tarafından da bu mahkumiyet kararı üzerine menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği görülmüş ise de; mahkumiyet kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken, karar tarihi itibariyle henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararına atıfla hüküm kurulması usule aykırı olduğundan" gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla, incelenmesinde; katılanın ....., sanığın ..... olduğu, Bedelsiz Senedi Kullanma Suçundan yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin █████/2018 tarih .... Esas ve ...... Sayılı ilamı ile sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği, kararın katılan vekili tarafından İstinaf edilmesi üzerine İstanbul B.A.M. ...... Ceza Dairesinin ..... Esas ve ..... Sayılı Kararı ile"... Somut olayda da; katılan ......'in, kardeşi ..... 'ten sağlığında aldığı borç karşılığında suç konusu senedi kardeşine verdiği, .....'in ise vefatından önce bu senedi katılan .....'a teslim edilmek üzere sanığın eşi olan .....'a verdiği, .....'in de vefatından sonra sanığın suç konusu senedi ele geçirerek senedin boş olan "15.11.2013, 15 Kasım 2013, ...., nakten, Bakırköy, 15.10.1998, .... Mahallesi .... Yolu No 30-Bakıkesir" kısımlarını doldurmak suretiyle █████/2016 tarihinde icra takibine koyduğu böylelikle atılı açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu işlediği anlaşılmış,Her ne kadar sanık .....aşamalardaki savunmalarında; suç konusu senedi 30 yıldan beri tanıdığı sanığa 1990'lı yılların başında verdiği borç karşılığında 2001 yılında sanıktan aldığını, dairemizde alınan savunmasında ise katılan ile 1998 yılında ticari alışverişinin bulunduğunu, katılanın zeytinini alıp sattığını, paraya ihtiyacı olduğu için katılana 50.000 Alman Markı borç verdiğini bu borç karşılığında katılanın senedin miktar ve borçlu hanelerini doldurup imzalayarak kendisine verdiğini öne sürmüş ve savunma tanıkları .... ve .... sanık savunmasını destekler mahiyette beyanlarda bulunmuşlarsa da,Katılanın suç konusu senedi kardeşinin muhasebecisi olan ....'ün "50.000 DM, Ellibin DM, ....., Havran" yazıları yazılı olarak kendisine getirildiğini, bu şekilde getirilen senedi imzaladıktan sonra kardeşine verdiğini beyan ettiği, katılanın kardeşi .....'in iş yerinde █████/1988-█████/1994 ve █████/1995-█████/1995 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılan tanık .....'ün katılanın beyanını doğrulamış olması ve aşamalarda düzenlenen bilirkişi ve uzmanlık raporlarında da senetteki meblağ, borçlu ve keşide yeri kısımlarındaki "50.000 DM, Ellibin DM, ....., Havran" yazılarının tanık ....'ün eli ürünü olduğunun mütalaa edilmiş olması karşısında sanık savunması ve savunma tanıklarının beyanlarına itibar edilmeyerek suç konusu senedin katılanın kardeşi ......'e 1995 yılından önce verilmiş olduğu, bu senedin sanık tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirildikten sonra boş kısımları doldurulmak suretiyle icra takibine konulduğu kabul edilmekle" gerekçesiyle sanığın beraatine dair ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK'nın 209/2. Maddesi delaletiyle TCK'nın 204/1.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, İstinaf kararının sanık müdafi tarafından Temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ..... Ceza Dairesinin █████/2025 tarihli ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün ONANMASINA karar verildiği görülmüştür.Bu noktada ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesindeki yargılamaya etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir.Bilindiği üzere yerleşik Yargıtay uygulamasına göre her ne kadar 6098 sayılı TBK'nin 53 ve TBK'nin 74. maddelerinde ceza mahkemelerince verilen kararların hukuk hakimini bağlayacağına ilişkin açık hüküm yoksa da, bu maddenin genel yorumundan ve özellikle son cümlenin karşı anlamından ceza mahkemelerinin verdiği mahkumiyet kararlarındaki eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olay konusundaki kabulü, hukuk mahkemesini de bağlar.Nitekim Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Borçlu tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan İstanbul ..... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.01.2023 tarih ..... E. ..... K. sayılı kararı ile Eray Demir hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan mahkumiyet, Resmi Belgede Sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına kararı verildiği ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Ceza Dairesinin 05.02.2024 tarihli kararıyla kesinleştiği görülmektedir.Her ne kadar BK'nin 53 ve TBK'nin 74. maddelerinde ceza mahkemelerince verilen kararların hukuk hakimini bağlayacağına ilişkin açık hüküm yoksa da, bu maddenin genel yorumundan ve özellikle son cümlenin karşı anlamından ceza mahkemelerinin verdiği mahkumiyet kararlarındaki eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olay konusundaki kabulü, hukuk mahkemesini de bağlar. Olayın varlığı ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi nedensellik ilgisini tespit eden kesinleşmiş hüküm hukuk mahkemesi yönünden de kesin hüküm demektir. Öte yandan ceza mahkemesince tespit edilen vakıanın hukuk hakimince dikkate alınmaması hukuka olan güveni esaslı şekilde zedeler ve ayrıca çelişkili kararların çıkmasına sebep olur. Hukuk mahkemeleri ceza mahkemelerince tespit edilen maddi vakıalarla bağlıdır.Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; takibe ve davaya dayanak senet yönünden İstanbul B.A.M. ..... Ceza Dairesinin ..... Esas ve ..... Sayılı Kararı ile yukarıda açıklanan gerekçe ile davalı hakkında açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve kararın Temyiz edilmesi üzerine Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, Ceza yargılamasının sonucunun ve takibe dayanak senet yönünden açığa atılan imzanın kötüye kullanılması yönünden maddi vakıa olarak ceza mahkemesi tarafından yapılan tespitin ve kesinleşmiş kararın Mahkememiz yönünden bağlayıcı nitelikte olacağı anlaşılmakla; davacının dava konusu senet nedeniyle borçlu kabul edilemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;Davanın KABULÜ İLE1-Davacının Edremit ..... İcra Müdürlüğünün .... (Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... iken yetkisizlikle gelen) Esas sayılı takip dosyasında takibe konu █████/1998 tanzim, █████/2013 vade tarihli 50.000,00-DM bedelli senet nedeniyle davalıya BORÇLU BULUNMADIĞININ TESPİTİNE,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.679,24-TL harçtan peşin alınan 1.169,81 TL ve peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 3.509,43-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafça yatırılan 1.169,81 TL peşin harç ve 29,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.199,01-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta ve tebligat giderinden oluşan toplam 269,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .....¸e-imzalıdırHakim .....¸e-imzalıdır