Anahtar kelimeler: Nefesi Omzunda Kesiştiği Sırtında Hissettiğini Çarpmanın Parke Taşların Yürüdüğü Dolu

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar, █████/2021 tarihli görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: müvekkilinin ....vatandaşı olup, tatilini Türkiye'de geçirmek amacı ile █████/2019 tarihinde ...'a geldiğini, 11.10.2019 tarihinde saat 22 sıralarında ... tarafına yürüdüğü sırada insanlarla dolu bir yaya yolu olan ... Caddesi ve ... Caddesinin kesiştiği yerde davalı ... tarafından kullanılan ...plakalı ticari taksi aracın geri geri gelerek müvekkiline çarptığını, müvekkilinin çarpmanın etkisiyle sırtında ve omzunda dayanılmaz bir acı hissettiğini ve nefesi kesilerek parke taşların üzerine kapaklandığını, bu çok şiddetli ve acı verici şok sürerken davalı ...'ın halen durumun farkına varmadığını ve aracıyla geri geri gelerek müvekkilinin sol ayağının üzerinden geçtiğini, polisler geldiği zaman araç sürücüsünın müvekkilinin yanına geldiğini ve kendisini görmediğini söylediğini, müvekkilinin hastaneye kaldırıldığını, yapılan muayene ile müvekkilinin sol omzunun kırık olduğu ve çeşitli bölgelerinde kazaya bağlı olarak darbeler bulunduğunun tespit edildiğini, kusuru ile kazaya neden olan davalının, müvekkilinin yaralanmasına sebep olduğu halde kendisini yalnız bıraktığını, saatler sonra taksi sürücüsüne ulaşıldığında kendisinin hastaneyi aradığını, davacının iyi olduğunu öğrendiği için gelme gereği duymadığını söylediğini, hastanenin ödeme talebi olduğu söylendiğinde ise evde olduğunu, çıkamayacağını söyleyerek hiçbir sorumluluk üstlenmediğini, müvekkilinin kendi imkanlarıyla tedavi olmaya çalıştığını, sabah erken saatteki uçağını da kaçıran müvekkilinin kuzeninin acil işleri dolayısıyla ...'e gitmesinin ardından dilini bilmediği bir ülkede yaralı ve hareket kabileyeti bulunmayan bir halde yalnız kaldığını, yemek yeme, banyo yapma gibi hayatını idame ettirebilmesi için gereken eylemleri bile tek başına yapamayacak durumda olduğundan müvekkilinin kendisine yardımcı olması için bir bakıcı tutmak zorunda kaldığını, davaya konu kazanın 10 Ekim 2019 gününde gerçekleşmiş olmasına rağmen malesef müvekkilinin bugün hala hasar gören kolunu kullamadığını ve ikamet ettiği ABD'de tedavi gördüğünü, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen raporlardan da açıkça görüleceği üzere müvekkilinin yaşam boyu sakat kalma riski bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılan ve yapılacak tedavi masraflarının davalılarca karşılanması gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle, taksi sürücüsünün önemsiz bulduğu kusuruyla müvekkilinin tüm düzeninin bozulduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinizin hayatında geri dönülmez, ağır neticeler meydana geldiğini, BK'nun 49 m. göre "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu beyanla, çalışma gücünün azalmasından doğan ve doğması muhtemel kayıpların davalılar tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkilinin davaya konu kaza sonrası cismani zarara uğradığını, kaza sonrası hiç bilmediği bir ülkede tek başına kalmış, dilini bilmediği doktorlara durumunu açıklamaya çalıştığını, kaza dolayısıyla kendi işlerini halledemeyecek halde olması dolayısıyla bakıma muhtaç hale geldiğini, ikamet ettiği ...'ne gitmek üzere iken kaza meydana geldiği için dönüş uçağını kaçırdığını, yeni bir bilet alarak planlanan zamandan sonra dönebildiğini, bu kaza nedeniyle iş seyahatlerini iptal etmek zorunda kaldığını, ayrıca halen eski sağlığına kavuşamadığından, hayatını eski düzeninde devam ettirmesinin bugün dahi mümkün olmadığını, halen tedavisinin devam etmekte olup kalıcı bir hasar kalıp kalmadığının da bilinmediğini beyanla, öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ve ... plaka sayılı araç üzerine tedbir konulmasına, davalarının kabulü ile, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız fiilin vukuu bulduğu tarih olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, şimdilik 5.000-TL maddi tazmiat ve 1.000.000-TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklemesini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ibraz ederek dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep ettikleri tutarları bilirkişi raporu doğrultusunda, 2.500 TL olan iş göremezlik tazminatı talebimizi 821.350,94 TL artırarak 823.850,94 TL olarak, 2.500 TL olan tedavi giderleri tazminatı talebimizi 220.688,76 TL artırarak 223.188,76 TL olarak ıslahını, işbu nedenle 823.850,94 TL iş göremezlik tazminatının, 223.188,76 TL tedavi giderleri tazminatının, 1.000.000 TL manevi tazminatın 10.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekilinin davaya cevabında ;
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; mezkur olayda müvekkilinin ruhsat sahibi olduğu ...plakalı aracın ticari araç olduğunu, ayrıca davacı tarafından işbu davanın araç maliki, sürücüsü ve sigortaya karşı açıldığını, sigorta şirketinin taraf olduğu davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, maddi tazminat yönünden konu kısmında ve sonuç bölümünde 5.000 TL talep edilmiş ise de dava dilekçenin içeriği incelendiğinde maddi tazminat olarak 10.000 TL talep edildiğinin anlaşıldığını, maddi tazminat miktarı harca esas alındığından davacı tarafından 5.000 TL üzerinden harç yatırıldığını, davacı tarafça eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmesini, aksi halde usulden reddine karar verilmesini, iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, 2918 Sayılı kanunun 97. Maddesine göre dava açılmadan öncesinde sigortaya müracaatı kanun zorunlu hale getirildiğini, mahkemeler tarafından da bu hususun öncelikli olarak dava şartı yokluğu nedeniyle değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu, dava şartının davanın her aşamasında re’sen araştırılması gereken bir unsur olması nedeniyle mezkur davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, dava konusu olan kaza ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı savcılık dosyasının bulunduğu bildirildiğini, müvekkilinin ceza davasında taraf olmadığını, ceza dava dosyasının neticesinin beklenmesi gerekmekte olup, sonucunun beklenmesine karar verilmesini, hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi gerektiğini, mezkur kazada kusurun müvekkiline ait araçta olmayıp, davacı tarafın kendisinde olduğunu, bu kapsamda da kusurun müvekkiline ait araçta olmadığından dolayı davacı tarafın tazminat taleplerinin reddi gerektiğini beyanla, öncelikle görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilmesini, dosyanın Yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, eksik yatırılmış olan harcın tamamlatılmasına, kanun gereği sigortaya başvurma zorunluluğu bulunduğundan sigorta şirketine başvurulmadan dava açıldığından dolayı usul yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı ceza dosyasının sonucunun beklenmesine, mahkeme tarafından da tüm taraf ifadeleri ve kazayı gören tanık beyanları alındıktan sonrasında yahut da keşif mahallinde tanıkların ifadelerinin alınarak keşif yapılmak suretiyle kusur raporu alınmasına, davacının Adli Tıp Kurumuna sevki ile maluliyet yönünden rapor alınmasına, esas yönünden kanuna aykırı olan maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekilinin davaya cevabında ;
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirkete eksik evrak ile başvurulduğunu, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacı tarafın başvurusu üzerine müvekkili sigorta şirketi tarafından verilen 22.04.2020 tarihli cevapta davacı tarafça sunulmayan eksik evrakların tamamı belirtildiğini ancak eksik evrakların tamamlanması halinde sigorta şirketinin inceleme yapabileceği ve kalıcı maluliyetin oluştuğunun tespit edilmesi halinde ödemenin söz konusu olabileceğinin belirtildiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin cevabında belirtmiş olduğu eksik evrakları tamamlamak yerine direkt dava yoluna başvurmuş olup, müvekkili sigorta şirketinin inceleme yapmasını engellediğini, bu nedenle kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacının talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin asıl sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, davacı tarafın maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasını, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi önem taşıdığını davacının gerçekte uğramış olduğu zararın tespitinin Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak malüliyet oranını gösterir rapor ile mümkün olacağını, Trafik Sigortaları Genel Şartları 3/e maddesi, KTK 92/f hükümleri gereğince manevi tazminat talepleri poliçeleri kapsamından talep edilemeyeceğini, manevi tazminat talebiini Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinin teminat kapsamına girmediğinden ötürü müvekkili şirket yönünden reddini, SGK tarafından davacıya yapılan tüm ödemeler ve sigortalının kaza nedeni ile yapmış olduğu masraflara ilişkin evrakların dava dosyasına sunulması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren işlemiş olan faizin talep edilebilmesinin mümkün olmadığını beyanla, sair hususlar hakkında cevap ve itirazlar hakları saklı kalmak kaydıyla, cevaplarının kabulü ile; maddi ve hukuki gerekçeleri mesnetsiz bulunan davanın reddi ile, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Bilirkişi Raporu, Adli Tıp Raporu, ceza dosyası, yazılan müzekkere cevapları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE;
Dava, trafik kazası haksız fiili nedeniyle uğranılan bedensel zararlar ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bedensel zararlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde düzenlenmiş ve "1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." olarak hükme bağlanmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesine göre, işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
Davalı sigorta şirketi işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir.
2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Yine zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Dava konusu olayda;
10.10.2019 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ticari taksi ile ... Caddesi ile ... Caddesi kesişiminde yolcu indirdikten sonra geri manevra ile geri geldiği esnada aracının arka kısmında Lamartin Caddesi üzerinde bulunan davacı yaya ...'ye aracının arka kısımlarıyla çarpmasıyla neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Kusur yönünden yapılan inceleme
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesi tarafından düzenlenen 19.09.2025 tarihli raporunda;
"A)-Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ticari taksi ile meskun mahaldeki sokak üzerinde geriye doğru manevra yapmadan önce gerisine ilişkin gerekli ve yeterli çevresel kontrolleri yapması ve dikkatli bir şekilde geri manevrasını gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, gerisindeki hareket alanına dair yeterli kontrollerde bulunmadan geri manevra yaptığı sırada gerisinde bulunan davacı yayaya idaresindeki ticari taksinin arka kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen olayda kusurludur
B)-Davacı yaya ... meskun mahaldeki olay mahallinde bulunduğu sırada davalı sürücünün idaresindeki ticari taksi ile geri manevra yaparak çarptığı olayda, olayın oluş şekli ve mahal özellikleri dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmamaktadır."
Kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, mahkemeniz dosyası ve ekli gönderilen belgeler, dava ve cevap dilekçeleri, ... 23. Asliye Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ve alınan raporlara göre davalı sürücünün geriye doğru manevra yapmadan önce gerisine ilişkin gerekli ve yeterli çevresel kontrolleri yapması ve dikkatli bir şekilde geri manevrasını gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olayın oluş biçimi itibari ile davacının alabileceği her hangi bir tedbir bulunmadığı anlaşılmakla davalı sürücünün olayda tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Maluliyet yönünden
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 05.12.2023 tarihli raporda;
"... ve ... kızı, 1958 doğumlu, ...’in 10.10.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde;...
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği,
3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" mütalaa edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor mahkeme ve taraf denetimine uygun dosya içeriği ile uyumlu olmakla hükme esas alınmıştır.
23.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda aktüerya alanında uzman bilirkişi ile tedavi giderleri bakımından uzman hekim tarafından TRH 2010 tablosu ve bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması ile yapılan hesabın PMF 1931 tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır. Anılan raporda davacı için 327.104,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı 88.850,07 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 735.000,87 TL olmak üzere toplam 823.850,94 TL tazminat ile 57.979.56 TL (25.847,01 TL + 4.694,31 USD, dava tarihindeki TL karşılığı 32.132,55 TL) tedavi gideri hesaplanmıştır. Anılan bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarı ve tedavi gideri mevzuata ve Yargıtay uygulamasına uygun olmakla mahkememizce benimsenerek 881.830,50 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı sigorta şirketi 360.000,00 TL sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla) alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin (165.208,67 TL) reddine karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi raporunda tedavi giderleri dava tarihindeki kur üzerinden TL ye çevrilmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde tedavi giderlerini ıslah tarihindeki kur üzerinden TL ye çevirmiş ise de, USD cinsinden yapılan tedavi giderleri seçimlik hakkı dava dilekçesinde TL olarak kullanıldığından 4.694,31 USD nin dava tarihindeki TL karşılığına hükmedilmiştir.
Manevi tazminat yönünden
Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Manevi tazminatda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığını hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davalı sürücünün davacıya karşı davaya konu eyleminin hukuka aykırı olduğu, davalının bu eylemde kusurunun bulunmadığı, zararın davalının kusurlu eyleminden doğduğu yukarıda açıklandığı üzere sabit görülmekle olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişim biçimi, haksız fiil nedeniyle yaralanma derecesi gözetilerek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Manevi tazminat poliçe kapsamında kalmadığından sigorta şirketi yönünden manevi tazminat isteminin reddine hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen kabulü ile, 881.830,50 TL maddi tazminatın 10.10.2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı sigorta şirketi 360.000,00 TL sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla) alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin (165.208,67 TL) reddine,
2- 100.000,00 TL manevi tazminatın 10.10.2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar davalı ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3- Sigorta şirketi yönünden manevi tazminat isteminin reddine,
4- Alınması gereken 60.237,84 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 21.228,02 TL harcın mahsubu ile 39.009,82 TL harcın (davalı sigorta şirketi 3.363,58 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
-Alınması gereken 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.145,39 TL sinin davalılardan, 214,61 TL snin davacıdan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 138.274,58 TL vekalet ücretinin davalılardan (Davalı sigorta şirketi 57.600,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya ödenmesine,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... dan alınarak davacıya ödenmesine,
7- Davalı ... ve sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden maddi tazminat talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve sigorta şirketine ödenmesine,
8- Davalı ... ve sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden manevi tazminat talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve sigorta şirketine ödenmesine,
9- Davacı tarafından yapılan 21290,22 TL harç masrafı ile 34.179,00 TL masraf toplamından oluşan 55.469,22 TL nin kabul ve red oranına göre 46.716,17 TL sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10- Taraflarca yapılan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara aidesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!