Anahtar kelimeler: Gelmekle İmzalamış Kayseri Kefil Yazim Bankadan İlamına Borçlu İmzalanan Özetle

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliİSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025İSTİNAF KARAR YAZIMTARİHİ
:█████/2025Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında imzalanan 21.10.2020 tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmenin davalı borçlu ... tarafından kefil olarak imzalamış olduğu, asıl borçlu ...’ın müvekkili bankadan kullanmış olduğu krediye dair borçları ödememesi sebebiyle kefalet limiti içerisinde kalmak üzere, ... tarihinde Kayseri 13. Noterliği kanalıyla ... yevmiye numarası ile kat ihtarnamesi keşide edilerek hem asıl borçluya hem de kefile gönderilmiş, ihtarnameden sonra da söz konusu borç ödenmemiş olduğundan, kefil ... aleyhine Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış olup davalı borçlu takibe itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğu beyan edilerek, davalı borçlunun Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzeri icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:Davayı kabul anlamına gelmemek şartı ile asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlayacağı, müvekkiline yapılmış herhangi bir kat ihtarı tebligatı ya da hesapların kat edildiğine dair bir bildiri evrakı bulunmadığını, her ne kadar dosyaya sunulan ihtarnamelerde müvekkili adı yazsa da müvekkiline gönderilmiş ya da tebliğ edilmiş herhangi bir evrak bulunmadığını, alacaklının borçlu hakkında Kayseri Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından "ipoteğin paraya çevrilmesi" yolu ile takip başlattığı, borçlu adına kayıtlı bulunan taşınmazları satışa çıkardığı, ayrıca borçlunun adına kayıtlı bulunan bir çok taşınmaz bulunduğu, dolayısı ile alacaklının alacağını fazlası ile tahsil etme imkanı bulunduğunu, asıl borçlu hakkında kesin aciz vesikası alınmadığı, borçlunun konkardato da talep etmediği, asıl borcun tahsilinin de imkansız hale gelmediği dikkate alındığında müvekkili hakkında icra takibi başlatılması ve eldeki davanın açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kefalet sözleşmesinin şekil şartları TBK’nın 583. maddesinde; “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefalet olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” şeklinde açıkça hükme bağlanmıştır. Müvekkilinin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalaet tarihini ve kefil sıfatı ile yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısı ile belirtmediğinden icra takibine dayanak olarak sunulan ve belirtilen kefalet sözleşmesinin kesin olarak hükümsüz olduğunu, davacı tarafından da talep edilen faiz oranı da yüksek olduğu belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut uyuşmazlıkta davacı banka ile asıl borçlu ... arasında 20.10.2020 tarihinde genel kredi sözleşmesi düzenlenerek imzalandığı, iş bu Kredi Genel sözleşmesinin davalı ... tarafından 1.650.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olarak imzalandığı görülmüştür. Davacı banka tarafından kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Kayseri 13.Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bütün borçlulara; 1.611.070,18-TL için ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde nakden ödenmesi yahut bedelin depo edilmesi ihtaren bildirilerek kredi kat edildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile kefil hakkında başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiği, eldeki davada ise Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından yapılan takibe karşı davalı müteselsil kefilin itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir. Davalı takibe dayanak █████/2020 tarihli GKS'de müteselsil kefile ilişkin 36. Sayfadaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş ancak rakam ve yazıların kendisine ait olmadığını ileri sürmüş olup davalının bu savunması karşısında İstanbul ATK fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan ... tarihli raporda GKS'nin 36. Sayfasındaki "1650.000 ", " Bir milyon altı yüz elli bin T.L.", "müteselsil " ve "21.10.2020" rakam ve yazılarının davalının eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının celbi ile yapılan tetkikinde; ... A.Ş. tarafından borçlu ... aleyhine toplam 1.611.188,04-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan takipte tahsilde tekerrür olmamak üzere Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile bağlantılı olduğu, kefilin kefalet limitinin 1.650.000,00-TL olduğu belirtilmiştir. Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının celbi ile yapılan tetkikinde; ... A.Ş tarafından borçlu ... aleyhine toplam 1.611.188,04-TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, eldeki dava açıldıktan sonra anılan bu dosyada tahsilat yapılarak borcun sona erdiği tetkik edilmiştir. Bu şekilde Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında müteselsil kefilin, Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında ise asıl borçlunun takip borçlusu olduğu, mükerrer takip olmadığı açıktır. TBK'nın 586. Maddesinde "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir." şeklindeki düzenleme gereğince davacının aynı tarihte asıl borçluya yönelik ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlamışken davalı kefile yönelikte ilamsız takip başlatması mümkündür. Davacı bankanın eldeki dava açıldıktan sonra Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tahsilat yaparak borcunu tahsil ettiği gözetilerek dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Ancak davanın başındaki haklılık durumunun tespiti için bankacı bilirkişiden rapor alınmış olup buna göre davacı Bankanın icra takip tarihi itibariyle dava dışı asıl borçlu ...'dan nakit kredilerden kaynaklanan 1.472.760,55 TL asıl alacak + 3.648,72 TL işlemiş faiz + 182,44 TL BSMV olmak üzere toplam 1.476.591,71 TL nakit alacağının bulunduğu belirlenmiştir. Her ne kadar bilirkişi ek raporunda sözleşmenin 9. Maddesi gereğince kefilin GKS'nin tüm maddelerini kabul etmiş sayılacağından bahisle gayri nakdi alacak yönünden de sorumlu olacağı belirtilmiş ise de 133.2000-TL gayri nakdi alacak yönünden davalı müteselsil kefilin ayrıca ve açıkça taahhütü bulunmaması nedeniyle sorumlu olmayacağı tespit edilmiştir. Konusuz kalan davada davacının haklılık durumu gözetilerek icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiş olup emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı doğrultusunda gayri nakdi alacak talebinde henüz gerçek borç doğmamış bulunduğundan depoya ilişkin olarak kurulan kararın maktu vekalet ücretine tabi olduğu dikkate alınmıştır. 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Dava değeri olan 1.476.591,71-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.İş bu kararı taraf vekilleri süresinde istinaf etmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; cevap dilekçeleri, bilirkişi raporlarına karşı sunulan itiraz dilekçelerini, yazılı ve sözlü tüm beyanlarını tekrar ile davacı tarafından açılan eldeki davaya karşı usul yönünden itirazları sunduklarını, bu hususta yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, yerel mahkeme dosyasına konu ve Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü dosyalarının ve dayanak belgelerin cel p edilmesi ile de net bir şekilde görüleceği üzere davaya konu icra dosyasının mükerrer takipte olduğunu, bu hususun mahkemece resen değerlendirilmesi gerektiğini, dosya içerisinde yer bilirkişisinin raporunda açıkça ifade edildiği üzere davaya konunun icra takibi Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına tahsilde tekerrüre mahal vermemek kaydıyla açıldığını, asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlı kefalet borcu için bir süre bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlayacağını, kefilin takip edilebilmesi İcra ve İflas hukukundan kaynaklanan takip yetkisinin işletileceğini, adi kefile takip edilebilmek için Türk Borçlar Kanunu 585 madde de belirtildiği üzere öncelikle alacaklının borçluya başvurması gerektiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte yerel mahkeme tarafından karar verilmesine yer olmadığına dair kararın bir an için yerinde olduğunu daire tarafından değerlendirilse bile yapılan açıklamalar ışığında müvekkili aleyhine icra inkar tazminatı yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın kül halinde reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; mahkemenin davaya konu alacağın nakdi alacak yönünden davalı aleyhine hüküm kurduğunu, TBK madde 583 ve devamı maddeleri uyarınca müteselsil kefil, sözleşmede açıkça belirtilmişse tüm borçlardan sorumlu olduğunu, somut olayda ... kefil ve müteselsil kefil sıfatıyla tüm borçlardan sorumlu olmayı açıkça kabul ettiğini, mahkemenin davalının sorumluluğunu sınırlandırıcı bir hüküm varmış gibi yorum yaptığını ancak bu yönde hiçbir delil bulunmadığını, aksine sözleşme ve kefalet beyanının davalının sorumluluğunu geniş şekilde düzenlediğini, sonuç olarak gayrinakdi risk yönünden reddine dair kısmı ulu ve yasaya aykırı olduğunu, İİK m.36 gereğince ilk derece mahkemesi kararının aleyhlerine kısmen red içerse de kararın icra edilebilir kısmı bakımından tehir i icra taleplerinin bulunduğunu, bu nedenle karar kesinleşmeden icra edilmesinin müvekkili açısından telafisi güç zararlara yol açacağını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının gayri nakdi risk yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını, davanın bu yönlerden de kabulünü, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar kararın icrasının tehiri, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan dosyada mevcut raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, söz konusu raporların ayrıntılı, bilimsel, taraf ve kanun yolu denetimine elverişli nitelikte olmasına, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre ilk derece mahkemesince uyuşmazlığa konu alacakla ilgili talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda ve dava konusu olayda davalının müteselsil kefil sıfatıyla gayri nakdi kredi alacağı yönünden borcun henüz doğmamış olması dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığından davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından taraf vekillerince yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazlarının hiç biri yerinde görülmemiştir.Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşın davacı vekili ile davalı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.Belirtilen nedenlerle, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ Esas ████████Karar sayılı ilamına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden taraflardan alınması gerekli olan istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerilerinde bırakılmasına,4-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2025