Anahtar kelimeler: Ummandaki Dinî Bayramların Haftanın Günlerinde Vardiya Arası Saatleri Ulusal Bayram
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 14. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketlerin Umman’daki işyerinde 20.07.2012-03.09.20 13... .06.2014-02.06.2015 tarihleri arası çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence feshedildiği, 06.00-18. 00... .00-06.00 saatleri arası iki vardiya hâlinde haftanın 7 günü çalıştığı, dinî bayramların ilk günü dışında tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Anonim Şirketi cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, müvekkili Şirket ile diğer davalı Şirket arasında bir ilişkinin bulunmadığını, müvekkili Şirketin Umman’da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi cevap dilekçesinde; yetki itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunduklarını, Umman mahkemelerinin yetkili olduğunu, Türk mahkemeleri yetkili görülürse de iş sözleşmesi gereği Umman hukukunun uygulanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının iki dönem çalışmasının da istifa ile sona erdiği tüm alacaklarının ödendiğini ve ibraname alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin işçinin Umman'da çalışması amacıyla düzenlendiği, sözleşmede ihtilaf hâlinde açıkça çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının belirtildiği, davalı tarafın süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ile birlikte çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiğine ilişkin itirazının bulunduğu, mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı yer olan Umman olduğu, emsal nitelikteki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilâmında belirtilen şekilde dava konusu uyuşmazlık hakkında çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiği, Umman İş Kanunu'nun 7. maddesinde “Hak ettiği tarihin üzerinden bir yıl geçmiş ise, işçinin bu Kanun'da belirtilen haklardan herhangi birini isteme hakkı düşer. Bu Kanun'dan öncesine ait hak taleplerinde ise bir yıllık süre, Kanun hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hesap edilir.” düzenlemesi bulunduğu gözetilerek alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece olaya Umman hukukunun uygulandığını, Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 7. maddesinin "Çalışanın işbu kanunda öngörülen haklardan herhangi birine ilişkin talepte bulunma hakkı, söz konusu hakkı kazandığı tarihten itibaren bir sene sonra zaman aşımına uğrayacaktır. İşbu kanunun uygulanmasından önce ortaya çıkan diğer hak talepleri ile ilgili olarak, bu bir yıllık süre işbu Kanunun hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hesaplanacaktır." düzenlemesini içerdiği, davacının 20.07.2012-03.09.20 13... .06.2014-02.06.2015 tarihleri arası Umman'da çalıştığı, davanın 13.10.2017 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın reddinin isabetli olduğu, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidildiği, bu çerçevede benimsenen yeni görüş nedeniyle oluşan durum nedeniyle davalı lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği, ancak davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılması yerine davalılardan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı ... Şirketi bu yönden istinaf başvurusunda bulunmadığından diğer davalı yönünden kararın düzeltildiği gerekçesiyle davacı ve davalı ... Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ... Şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı ... Şirketinin Türk hukuku uygulanmasına itirazı olmadığını, bu nedenle Umman hukuku uygulanmasının hatalı olduğunu,
2. İlk dönem çalışması bakımından dosyada sözleşme olmadığını, ikinci dönem sözleşmenin ise yabancı dilde olduğunu,
3. İŞKUR sözleşmesinin geçersiz olduğunu,
4. Zamanaşımı süresinin hatalı değerlendirildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davaya konu çalışma dönemi bakımından uygulanacak hukuk noktasındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!