Anahtar kelimeler: Davaalacak Özetledavacı Lastiklerinin Ürettiği İmzaya Bayilik Ödememesi Pazarlama İthal Cari

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
:█████/2021
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin davalı ile ürettiği ve/veya ithal ettiği araç lastiklerinin pazarlama ve satışı için davalı ile kurulan bayilik ilişkisi neticesinde ödenmesi gereken tutarı ödememesi nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, borca ve imzaya itiraz etmek suretiyle durdurulduğunu, davacının davalıya teslim etmiş olduğu ürünlerin karşılığı muaccel borcu olan 11.082.622,23 TL ödemeyerek temerrüde düştüğünü, ticari defterlerince bu hususun incelendiğinde tespit edileceğini, davalının icra takibindeki itirazının haksız ve kötü niyetli .... İcra Hukuk Mahkemesinde ikame edilen ve ... Esas sayılı dosyasında görülen davada itirazlarına yeni iddialar ekleyerek karekod ve seri numarasının olmadığından bahisle çek vasfında olmadığının iddia edildiğini, ancak davacının itirazının 31.12.2016 tarihinden sonra verilen çek yaprakları için uygulanabileceğini, keza çekler üzerinde yer alan para cinsinin YTL olduğu ve bu nedenle ödenmesi gereken havaleyi içermediği iddiasının da her türlü hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, çekin basıldığı dönemde para biriminin YTL olduğunu, YTL yazmasının da çekin basım tarihine delil teşkil ettiğini, 11.082.622,23 TL borcun ticari işlere uygulanan en yüksek faiz oranında olmak üzere işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yanın muaccel alacağı olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı, borcu veya taahhüdü bulunmadığını, davalı defter ve kayıtlarında sabit olduğu üzere, davacı yan perde arkasında sahip olduğu ve fiilen yönetim ve kontrolünü yaptığı, görüntüde ve evrak üzerinde müvekkili şirket yetkililerini hisse sahibi ve yetkilisi gösterdiği(buna mecbur ettiği) ... ...'nin hisse ve sermaye bedellerini müvekkili şirkete havale ettiğini ve müvekkili şirket yetkililerinin bu parayı elden çekerek görünüşte kendi adlarına anılan şirkete hisse ve sermaye bedeli olarak yatırımlarını organize ettiğini, Rekabet Hukuku yasaklarını ve cezalarını dolanmak amacıyla yaptığı/yaptırdığı bu işlemler dolayısıyla müvekkili şirket hesabına gönderdiği bu para/paraların müvekkili şirketin davacı yana borcu imiş gibi kayıtlara alınmasını sağladığını ve müvekkili şirket yetkililerine her gündeme gelişinde bu tutarın gerçek bir alacak olmadığı belirtilerek borç kaydının düzeltileceğinin bildirildiğini, ancak fiili gerçeklikte kendi sahibi olduğu ve kontrolü ile yönetimini tamamen elinde tuttuğu şirketin hisse bedeli tutarını müvekkili şirketin borcu olarak göstermeye devam etmesine karşılık, gerçek olmayan bu tutarı müvekkili şirketin borcu olarak göstermeye devam etmesine karşılık, gerçek olmayan bu tutara haksız olarak gecikme faizi ve vade farkı uygulandığını, rekabet hukukuna aykırı işlemleri nedeniyle Rekabet kuruluna yapılacak başvuru ve doğacak haklarının saklı tuttuklarını, davacı yanın müvekkili şirketin hak ettiği prim ve indirimlerin büyük bir kısmını tahakkuk ettirmediği, ısrarlı taleplere rağmen hesap ve onay işlemlerini yapmadığını, prim alacaklarının mahsup etmeyerek aksine bu tutarlara faiz ve vade farkı uygulayarak haksız alacak doğurma yoluna gittiğini, müvekkilinin bu konudaki taleplerinin oyalama ve bayilik ilişkisinin bozulması tehdidi ile ertelendiğini, takip dosyası dayanağı çeklerin müvekkili şirket eli ürünü olmadığının bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, banka tarafından verilen seri no. ve karekod bulunmadığı için çek vasfı taşımadığından icra takibi başlatılmasının yasal olmadığını, çekler incelendiğinde rakam ile YTL, yazı ile TL ve YTL cinsinden bedeller yazılı olduğunu görüleceğinin, davacı yanın bir kısım bayilere yasalara ve kendi taahhütlerine aykırı olarak sağladığı avantaj, destek ve uygulamalar ile müvekkili şirketin zarar uğramasına sebebiyet verdiğini, bu hususta doğan haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle;
"1- Dava bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, heyetimizden bayinin Ticari Defter ve kayıtlarının incelenmesi için görev atfedilmiş olduğu anlaşılmış olmakla,
2- Davacı taraf mali müşaviri Smmm.... ... ‘un ofisinde görüşme yapılmış olup, davacı tarafın defterlerini hazırlayıp sunacağına ilişkin mutabakata varılmıştır. Ancak iş bu tarihe kadar herhangi bir defter ve belge sunulmadığı anlaşılmış ve ayrıca birçok sefer kendilerine ulaşılarak sunmaları istenilmiş olmasına rağmen heyetimize herhangi bir bilgi veya belge gönderilmemiştir. Defter ve belgelerin heyetimize ulaştırılması yada inceleme imkanının sunulması halinde tarafımıza atfedilmiş görevin layıkıyla yerine getirilebileceği Sayın Mahkemenin bilgilerine arz olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın tarafların itirazı ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiği bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2024 tarihli ek raporda özetle;
"3) İNCELEME, DEĞERLENDİRME VE SONUÇ ;
3.1 Sayın Mahkemece verilen görev babında talimat yolu ile Davacı defterlerinin incelenmesi için Bilirkişi Heyeti Raporu alınmış ve 05.06.2014 tarihli Bilirkişi heyeti raporunun sonuç bölümünde aynen "...Dava bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, heyetimizden bayinin Ticari Defter ve kayıtlarının incelenmesi için görev atfedilmiş olduğu anlaşılmış olmakla, Davacı taraf mali müşaviri Smmm. ... ... ‘un ofisinde görüşme yapılmış olup, davacı tarafın defterlerini hazırlayıp sunacağına ilişkin mutabakata varılmıştır. Ancak iş bu tarihe kadar herhangi bir defter ve belge sunulmadığı anlaşılmış ve ayrıca birçok sefer kendilerine ulaşılarak sunmaları istenilmiş olmasına rağmen heyetimize herhangi bir bilgi veya belge gönderilmemiştir. Defter ve belgelerin heyetimize ulaştırılması ya da inceleme imkanının sunulması halinde tarafımıza atfedilmiş, görevin layıkıyla yerine getirilebileceği Sayın Mahkemenin bilgilerine arz olunur. Hususlarındaki kanaatimi belirtir işbu raporumu Takdir Sayın Yüce Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımla arz ederim...." kanaatinde bulunmuşlardır.
3.2 Yine Sayın Mahkemece verilen görev babında davalı tarafa 21.02.2024 .tarihinde mail gönderilerek istenilen belgelerin öncelikle mail yolu ile tarafımıza gönderirlerek hazır edilmesi yönünde mail gönderilmiş, davalı şirket vekillerinden 13.04.2024 tarihinde "...... Bey ve ... Bey merhaba, Şimdi ... ile tekrar görüştüm. Evrakları en kısa sürede iletiyor olacağız. İyi günler dileriz, Av. ......" beyanı ile cevap verilmiş, ancak rapor tarihine kadar tarafımıza mail gönderilmemiş veya talep edilen belgelerin hazır edildiğine dair bir mail gelmemiştir.
Gerek Talimat sonucu ve gerekse Davalı Şirketle ilgili surecin Nihai takdir ve kararı Sayın Mahkemenize ait olmakla yinede davalı tarafın HMK. 219/2. Maddeye göre aşağıda istenen belgeleri Sayın Mahkemenize dilekçe ekinde Şirket Müdürü ve Şirket Mali Müşavirinin "Aslının aynıdır ibaresi" imzası ile sunması halinde; Davalı Şirket yönünden inceleme yapılıp sonuca gidilebileceği kanaatine varılmaktadır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili █████/2025 Uyap havale tarihli dilekçesi ve davalı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK.nun 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiştir.
Bu kapsamda, davacı vekili ile davalı vekili tarafından davadan feragat edildiği, vekilin vekaletnamesinin incelenmesinde, davadan feragat yetkilerinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 597,72 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 17,68-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraf vekillerince vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. █████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!