9. Hukuk Dairesinin bu kararında, asıl işverenin alt işverene karşı açtığı rücu davasında, uyuşmazlığın İş Mahkemesinin görev alanına girmediği belirtilerek, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiği vurgulanmıştır.
Özet: Davacı asıl işverenin, davalı alt işverenin işçisinin iş kazası geçirmesi sonucu ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep ettiği davada, yerel mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Yargıtay, taraflar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinden kaynaklanan rücu davasının İş Mahkemesinin görev alanına girmediği, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur; zira işverenler arasındaki bu tür uyuşmazlıklar, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi kapsamında değerlendirilemez ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır.

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı, alt işverenlik ilişkisinden doğan rücu alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı vekili, davalının müvekkilinin alt işvereni olduğunu, aralarındaki sözleşme uyarınca alt işverenin işçilerinin çalışmalarından iş hukuku bakımından doğacak tüm sorumluluğun davalıya ait olduğunu, davalının işçisinin iş kazası geçirmesi neticesinde işçinin müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin de bu takip nedeniyle işçiye ödemede bulunduğunu iddia ederek yapılan ödemenin davalı tarafından müvekkiline ödenmesini istemiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı vekili, davacının yaptığı ödemeden dolayı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak meydana gelen iş kazasından davacı ile davalının eşit derecede kusurlu bulundukları ve İş Kanunun 2. Maddesi hükmüne göre alt işverenin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.D) Temyiz
:Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.E) Gerekçe
:Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta öncelikle çözülmesi gereken problem davada iş mahkemelerinin görevli olup olmadığı hususudur.5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1’inci maddesi ile iş mahkemelerinin görev alanı belirlenmiştir. Anılan maddeye göre, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.Bu mahkemeler
:A) 5018 sayılı kanunun 4 üncü maddesinin (E) fıkrasına göre sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhlerine açılacak hukuk davalarına;B) İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakarlar.”6100 Sayılı HMK’ nun 1’inci maddesine göre ise “ Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.”Somut olayda, davacı ile davalı arasında asıl işverenlik-alt işverenlik ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise davalı alt işverenin işçisinin geçirdiği iş kazası nedeniyle uğradığı zararın tazmini için davacı asıl işveren aleyhine icra takibi yapması neticesinde davacının ödediği tazminatı davalıya rücu etme isteğinden kaynaklanmaktadır. Mahkeme iş mahkemesi sıfatıyla işin esasına girip hüküm kurmuştur.Dava, asıl işverenin alt işverene karşı açtığı rücu davasıdır. İşverenler arasındaki davanın dayanağı İş Kanunu hükümleri olsa da uyuşmazlık 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1’inci maddesi uyarınca iş mahkemelerinin görev alanına girmez. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Bu nedenlerle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.