8. Hukuk Dairesinin bu kararında, dernek genel kurul kararlarının iptali istemli davada, davacının taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı ve davanın esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Özet: Dernek genel kurul kararlarının iptali istemli davada, davacının dernek üyesi olmadığını ve yetkilisi olduğu şirketin üye olduğunu belirterek taraf değişikliği talep etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiş, bu karar bölge adliye mahkemesince onanmıştır. Temyiz üzerine Yargıtay, davacının şirket yetkilisi olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı ve taraf değişikliği talebinin kabul edilerek davanın esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
Taraflar arasındaki dernek genel kurul kararlarının iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece (İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk) Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili 10.04.2023 tarihli dava dilekçesinde, davacının davalı derneğin üyesi olduğunu, 11.03.2023 tarihli olağanüstü genel kuruluna katıldığını, sözkonusu genel kurulda yapılan dernek organı seçimlerinin usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istemiş ve yargılama sırasında sunduğu 31.05.2025 tarihli talep dilekçesi ile, davacının bizzat üye olduğu zannıyla eldeki davanın davacı adına açıldığını, davacı ile yapılan görüşmelerde davacının yetkilisi olduğu YT.... Ahşap Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti’nin dernek üyesi olduğunu öğrendiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124. maddesi uyarınca iradi taraf değişikliği talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının baştan itibaren aktif husumetinin bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; Dava, dernek genel kurul kararlarının iptali isteğine ilişkin olup, 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesinin 3. fıkrasında, "maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği", anılan Kanun maddesinin 4. Fıkrasında ise, "dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hâkimin karşı tarafın rızasını aramadan taraf değişikliği talebini kabul edebileceği" düzenlenmiştir.
Eldeki davada; davacı vekilinin taraf değişikliği talep dilekçesine ekindeki belgelerin incelenmesinden, davacı ...'in, davalı derneğin üyesi olan YT ...San. Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi olduğu anlaşılmakta olup, dosya kapsamında, davacı tarafın yargılamayı uzatmak amacıyla hareket ettiği yönünde bir iddia ve delil de bulunmadığının anlaşılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince, davacı ... vekilinin dava dilekçesinde davacı olarak davalı Derneğin üyesi olan YT ...San. Tic. Ltd. Şti yerine, davacı olarak bu şirketin yetkilisi olan ...' i göstermiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı değerlendirilerek, davacı vekilinin iradi taraf değişikliği talebinin kabulü ile işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yargılama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın usulden reddedilmiş olması doğru görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!