Danıştay 2. Dairesinin E:2021/1172, K:2025/937 sayılı kararı, emekli emniyet müdürünün disiplin cezası ve hastalık raporlarıyla ilgili yönetmelik hükmünün iptali istemine ilişkindir, davacının göreve gelmemesi ve idarenin savunmaları değerlendirilmiştir.
Özet: Davacı, emekli emniyet müdürü, izinsiz göreve gelmediği gerekçesiyle verilen "üç günlük aylık kesimi" cezasının iptali ve maddi kayıplarının tazmini talebiyle dava açmıştır. Davacı, raporunun hastalık iznine çevrilmediğinin bildirilmediğini, göreve başlama konusunda bilgilendirildiğinde derhal göreve başladığını, fiil ile ceza arasında orantısızlık olduğunu, raporunun usule uygun olduğunu ve düzenlemenin kanunla yapılması gerektiğini savunmuştur. Davalı idareler ise, davacının memuriyet mahalli dışında rapor aldığı, disiplin hükümlerine aykırı davrandığı, yönetmeliğin kanuna dayandığı ve cezanın hukuka uygun olduğunu belirtmişlerdir.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ████████DAVACI
:...DAVALILAR
: 1- ...VEKİLLERİ
: Hukuk Müşaviri ...Hukuk Hizmetleri Başkanı ...2- ... BakanlığıVEKİLİ
: I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...3- ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...DAVANIN KONUSU
: Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığın Merkez Emniyet Müdürleri İstanbul Çalışma Merkezi Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken emekli olan davacı tarafından, "izinsiz veya kurumunca kabul edilir özrü olmaksızın 24 saate kadar görevine gelmemek," fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesi uyarınca "üç günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ...sayılı kararı ile anılan işlemin dayanağı, █████/2011 günlü, 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "memuriyet mahallindeki" ibaresinin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.DAVACININ İDDİALARI
: Davacı tarafından, Emniyet Teşkilatının çeşitli birimlerde 25 yıl başarıyla görev yaptığı, meslek hayatında herhangi bir adli ve idari cezasının olmamasına karşın hakkında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesi uyarınca bir derece alt ceza uygulanmadığı, █████/2014 cuma günü aldığı doktor raporunu aynı gün görev yaptığı birime gönderdiği ve kendileriyle irtibata geçtiği halde bu raporun hastalık iznine çevrilmediğine ilişkin bilginin tarafına yazılı olarak bildirilmediği, █████/2014 pazartesi günü polis memuru B.A.'nın telefonla kendisini arayarak (7) günlük raporla ilgili dilekçenin uygun görülmediği, 24 saat içinde İstanbul iline gelip göreve başlaması gerektiği bilgisini verdiği, telefonla tarafına sözlü bilgi verilmesinin yazılı tebligat sayılamayacağının açık olduğu ve hiç vakit kaybetmeden rahatsızlığına rağmen █████/2014 günü görevine başladığı, işlenen fiil ile verilen ceza arasında adil bir dengenin bulunmadığı, bu sebeple ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, göreve gelmeme kastı ile hareket etmediği zira iddia edilen █████/2014 günü resmi olarak yetkili hekimden alınmış bir doktor raporunun mevcut olduğu, davalı idarenin bunu inkar etmediği, sadece bu raporun memuriyet mahalli dışında alındığından fenne uygun olmakla birlikte yorumla usule aykırı olarak değerlendirildiği ve anılan doktor raporu nedeniyle göreve mazeretsiz gelmemiş sayıldığı ileri sürülerek hukuksuz bir şekilde cezalandırıldığı, alınan raporların, Yönetmelik'te yer alan “...kanuni izinlerin kullanılması durumu...” kapsamında olduğu ve Yönetmeliğe kesinlikle aykırı olmadığı;Anayasa'da memur ve diğer kamu görevlilerinin özlük haklarının kanunla düzenleneceğinin kurala bağlandığı, iptali istenilen düzenlemenin Kanun'la yapılması gerektiği, ayrıca Kanun'da öngörülmeyen sınırlamanın Yönetmelikle getirilmesinin üst hukuk normlarına aykırılık teşkil ettiği için düzenleyici işlemin de iptali gerektiği ileri sürülmektedir.DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI
:Cumhurbaşkanlığı (Başbakanlık) tarafından: Devlet Memurları Kanunu'nda belirtilen günlük çalışma saatleri içerisinde görevinin başında bulunması gerekirken anılan saatlerde memuriyet mahalli dışındaki bir sağlık hizmeti sunucusuna başvurulmasının disipline ilişkin hükümlere aykırılık teşkil edeceği; öte yandan iptali istenilen düzenleyici işlemin 657 sayılı Kanun'un 105. maddesine dayanılarak hazırlanılarak yürürlüğe konulduğu, iptali istenilen Yönetmelik hükmü ile bireysel işlemin hukuka, mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu savunulmaktadır.İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; davacının ayrıldığı 4 günlük senelik izninin 3. günü aldığı 8 günlük doktor raporunun, geriye kalan 2 günlük senelik izninden fazla olması sebebiyle 8 gün hastalık izninin bitimini müteakip █████/2014 tarihinde İstanbul'da göreve başlaması gerekirken, Meram Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahi Bölümünden “Sefalji” teşhisi ile █████/2014 tarihinden geçerli 7 gün doktor raporu aldığı, █████/2014 tarihinde raporunun uygun olmadığının belirtilmesi üzerine █████/2014 tarihinde göreve başladığı █████/2014 cuma günü görev başlaması gerekirken, █████/2014 tarihine göreve başlaması sebebiyle davacı hakkında isnat edilen "24 saate kadar göreve gelmeme" suçunu işlediği sübuta erdiğinden hakkında dava konusu disiplin cezasının tesis edildiği anılan işlemin hukuka uygun olduğu, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde bir alt ceza verilmesi hususunun idarenin takdirine bırakıldığı, alt ceza verilmesi hususunun mesleğin özelliği dikkate alınarak uygulanmadığı savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, bireysel işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI
:...DÜŞÜNCESİ
: Davacı tarafından, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 5/A-9 maddesi uyarınca "üç günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin... gün ve K:... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının ve bu işlemin dayanağı olan 22.8.2011 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilerek 29.10.2011 gün ve 29099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları İle Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "memuriyet mahallindeki" ibaresinin iptali istenilmektedir.657 sayılı Kanunun 105. maddesinde, memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verileceği, memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi sürelerinin, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınacağı, bu maddede yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu) ibraz etmesinin zorunlu olduğu, izin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izninin, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılacağı, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanacağı...görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memurun, iyileşinceye kadar izinli sayılacağı, hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususların, Sağlık, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği, ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verileceği, gerektiğinde bu sürenin bir katına kadar uzatılacağı hüküm altına alınmıştır.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan 29.10.2011 tarih ve 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Hastalık izni verilmesi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında "Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir." düzenlemesi, 2. fıkrasında "Hastalık izni, memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince verilir..." düzenlemesi, 3. fıkrasında "Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur..." düzenlemesi, 5. fıkrasında "Bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilemez. Hastalık raporlarının bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uygun olmaması hâlinde bu durum memura yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim üzerine memur, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmekle yükümlüdür. Bildirim yapıldığı hâlde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 sayılı Kanun ve özel kanunların ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır." düzenlemesi 6.fıkrasında "Hastalık izni verilebilmesi için hastalık raporlarının,geçici görev ve kanuni izinlerin kullanılması durumu ile acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunludur." düzenlemesi, 7. fıkrasında ise "Hastalık raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde, memur hastalık izni kullanıyor sayılmakla birlikte Sağlık Bakanlığınca belirlenen ve memurun bulunduğu yere yakın bir hakem hastaneye sevk edilir ve sonucuna göre işlem yapılır..." düzenlemesi yer almaktadır.Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların dayanağının üst düzeydeki normlar olduğu kuşkusuzdur. Bir düzenlemenin kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir düzenlemeye aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün değildir.Buna göre memuriyet mahallindeki sağlık hizmeti sunucularından hastalık raporu alınmasını zorunlu tutan dava konusu düzenlemede üst normlara aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Davanın bireysel işleme karşı açılan kısmına gelince:657 sayılı Kanunun 1’inci maddesinin son fıkrasında, Emniyet Teşkilatı mensuplarının özel kanunları hükümlerine tabi olduğu belirtilmiş; 125’inci maddesinde de, özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümlerinin saklı olduğu hükme bağlanmış olup, Emniyet örgütü mensuplarına verilecek disiplin cezaları 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 82’nci maddesinde sayma suretiyle belli edildikten sonra, maddede sayılan cezaları gerektiren fiil ve hareketler ile cezaların derece ve miktarı konusundaki düzenlemenin (memuriyette ihraç cezası hariç); aynı Kanunun 83’üncü maddesiyle, polislik mesleğinin özelliği ve yapılan hizmetin önemi dikkate alınarak, aynı Kanunun 83’üncü maddesi ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğüne bırakılmıştır.Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesinde, izinsiz veya kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın 24 saate kadar görevine gelmemek eyleminin üç günlüğe kadar aylık kesimi cezası verileceği hüküm altına alınmıştır.Dava dosyasının incelenmesinden, davacının görevli olduğu Strateji Geliştirme Dire Başkanlığı İstanbul Çalışma Merkezi Başkanlığında █████/2014 tarihinde görevde bulunması gerekirken görev mahalli dışında, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe aykırı aldığı 7 gün doktor raporunun hastalık iznine çevrilmesini talep ederek, belirtilen tarihte görev yerinde bulunmaması sebebiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğüne aykırı hareket edildiğinden, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesi uyarınca "üç günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesi uyarınca "üç günlük aylık kesim" cezası ile cezalandırıldığı görülmekte olup, anılan Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin ilk cümlesinin iptali istemiyle açılan davada; 29.1.2016 tarih ve 29608 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.1.2016 tarih ve E:███████, K:2016/3 sayılı kararıyla, söz konusu Yasa hükmünün iptaline kararı verildiği görülmektedir.Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Bir başka anlatımla, Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olup yargı mercilerinin bakmakta oldukları uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmaz.Diğer yandan, Anayasa'nın 153. maddesine göre, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerekmektedir.Bu nedenle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi sonucunda, yasal dayanağı bulunmayan Tüzük hükmü dayanak alınarak davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesi uyarınca cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptali isteminin reddine, işlemin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci ve Onikinci Dairelerince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2016 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası gereğince ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay İkinci Dairesine iletilen dosyada, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Yasa'nın 10. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesi gereğince yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, █████/2018 günlü, 30743 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 218 ve 219. maddeleri uyarınca (mülga) Başbakanlık yerine Cumhurbaşkanlığı hasım mevkiine alınarak gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararı ile davacının "izinsiz veya kurumunca kabul edilir özrü olmaksızın 24 saate kadar görevine gelmemek," fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 5/A-9 maddesi uyarınca "üç günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.Bunun üzerine davacı tarafından, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun...günlü, ... sayılı kararı ile anılan işlemin dayanağı olan █████/2011 günlü, 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "memuriyet mahallindeki" ibaresinin iptali ile işlem nedeniyle oluşan maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açlmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın -davanın açıldığı tarihteki haliyle- 124. maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Hastalık ve refakat izni" başlıklı 105. maddesinin 5. fıkrasında; "Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlar, Sağlık, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiş;657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulunca hazırlanan ve █████/2011 günlü, 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Hastalık izni verilmesi" başlıklı 7. maddesinde;"(1) Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir.(2) Hastalık izni, memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince verilir. Yurt dışında verilecek hastalık izinlerinde misyon şefinin onayı zorunludur.(3) Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur. Yıllık iznini yurtdışında geçiren memurların aldıkları hastalık raporları, dış temsilciliklerce onaylanmalarını müteakip en geç izin bitim tarihinde disiplin amirlerine intikal ettirilir.(4) Geçici görev veya vekâlet sebebiyle diğer kurumlarda görevli memurlara görev yaptıkları kurumların izin vermeye yetkili amirlerince, yurtdışında geçici görevli memurlara ise misyon şeflerince hastalık izni verilir.(5) Bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilemez. Hastalık raporlarının bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uygun olmaması hâlinde bu durum memura yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim üzerine memur, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmekle yükümlüdür. Bildirim yapıldığı hâlde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 sayılı Kanun ve özel kanunların ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır.(6) Hastalık izni verilebilmesi için hastalık raporlarının, geçici görev ve kanunî izinlerin kullanılması durumu ile acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunludur.(7) Hastalık raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde, memur hastalık izni kullanıyor sayılmakla birlikte Sağlık Bakanlığınca belirlenen ve memurun bulunduğu yere yakın bir hakem hastaneye sevk edilir ve sonucuna göre işlem yapılır. Hakem hastane sağlık kurulları bu nitelikteki başvuruları öncelikle sonuçlandırır." hükmü yer almıştır.Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesinde "izinsiz veya kurumunca kabul edilir özrü olmaksızın 24 saate kadar görevine gelmemek," üç günlüğe kadar aylık kesimi cezası gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.Anayasa Mahkemesinin (█████/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan) █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline hükmedilmekle birlikte; █████/2018 günlü, 30354 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'la Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar yeniden düzenlenmiştir.7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile █████/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı; 3. fıkrasında da bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kurala bağlanmıştır.7068 sayılı Kanun'un 8/(3)-a-4 maddesinde; "izinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın yirmidört saate kadar göreve gelmemek" üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:I - Dava Konusu Düzenleyici işlemin incelenmesi :Anayasa'nın yukarıda aktarılan 124. maddesi uyarınca, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bahse konu Anayasal hüküm, idareye türev düzenleme ihdas etme yetkisi vermektedir. Esasında bu yetki, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşımaktadır. Bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu kapsamda idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da İdare Hukukunun en temel ilkelerindendir.Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre de, normlar arasında astlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi uyarınca, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması, birbirine bağlı olması ve üst normla getirilen hukuksal sınırın içinde kalması zorunlu olup, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun veya diğer normlarda yer alan hükümlere aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.657 sayılı Kanun'un 105. maddesinde; hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlarının yönetmelikle belirleneceği düzenlemesine yer verilmiş; anılan maddeye dayanılarak çıkarılan dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 6. fıkrasında ise hastalık izni verilebilmesi için hastalık raporlarının, geçici görev ve kanunî izinlerin kullanılması durumu ile acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunlu olduğu düzenlenmiştir.Bu durumda, hastalık izni verilebilmesi için memurun hangi hallerde memuriyet mahalli dışında hastalık raporu alabileceğine ilişkin düzenlemenin 657 sayılı Kanun'un verdiği yetki çerçevesinde yapıldığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemenin üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.II - Davacının Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesi uyarınca "üç günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem incelendiğinde;Uyuşmazlıkta; davacının █████/2014 tarihinde 4 günlük senelik iznine ayrıldığı, Konya ilinde iznini geçirirken rahatsızlandığı, █████/2014 tarihinde 8 günlük hastalık raporu aldığı ve bunun hastalık iznine çevrildiği, █████/2014 Cuma günü görev yaptığı İstanbul ilinde bulunması gerekirken bu tarihte Konya'da bulunan Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden 7 günlük istirahat raporu daha aldığı ve bu raporu aynı gün çalıştığı birime gönderdiği, █████/2014 pazartesi günü davacı telefonla aranarak alınan hastalık raporunun uygun görülmediğinin ve 24 saat içinde göreve başlaması gerektiğinin bildirildiği; bunun üzerine davacının █████/2014 salı günü İstanbul'a giderek görevine başladığı, █████/2014 tarihinde İstanbul'da görevinde bulunması gerekirken memuriyet mahalli dışında aldığı 7 günlük hastalık raporunun hastalık iznine çevrilmesini talep ederek belirtilen tarihte görev yerinde bulunmadığı, bu suretle "izinsiz veya kurumunca kabul edilir özrü olmaksızın 24 saate kadar görevine gelmemek," fiilini işlediğinden bahisle hakkında soruşturma başlatıldığı, düzenlenen disiplin soruşturma raporunda; davacının görevli olduğu Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı İstanbul Çalışma Merkez Başkanlığında █████/2014 tarihinde görevde bulunması gerekirken memuriyet mahalli dışında Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'e aykırı olarak 7 gün doktor raporunun hastalık iznine çevrilmesini talep ederek belirtilen tarihte görev yerinde bulunmadığı, bu suretle davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'ne aykırı hareket ettiği gerekçesiyle anılan Tüzüğün 5/A-9 maddesi uyarınca üç günlüğe kadar aylık kesimi cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, anılan teklif uyarınca İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca: "doktor raporunun bittiği günün ertesi gün (görev yerinde bulunması gereken gün) henüz doktor raporu aldığı ilde bulunduğu, görev yeri olan ile ulaşım için hareket etmediği, ayrıca rahatsızlığından dolayı görev yerinde bulunması gereken günden önce mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunucularına, acil servislerine de müracaat etmediğinin dosya muhteviyatından anlaşıldığı, davacının █████/2014 (cuma) tarihi yerine █████/2014 salı (Dava konusu işlemde sehven; █████/2014 pazartesi yazılmış) tarihinde göreve başlayarak "24 saate kadar göreve gelmemek" suçunu işlediği sübuta erdiğinden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına, polislik mesleğinin özelliği dikkate alındığında hakkında aynı Tüzük'ün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma kapsamında alınan ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca davacının göreve gelmediği güne ilişkin sağlık raporunu görev mahalli veya sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından almadığı anlaşılmakla birlikte, anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin beşinci fıkrası gereği olarak kamu görevlilerinin Yönetmelik ile öngörülen usullere aykırı biçimde sağlık raporu almaları halinde bu durumun kendilerine yazılı olarak bildirilmesinin gerektiği, yazılı bildirimin yapıldığı günü takip eden gün görevine başlamayan kamu görevlisinin izinsiz veya kurumunca kabul edilir özrü olmaksızın görevine gelmemiş sayılacağı, buna karşın kendisine yazılı bir bildirimde bulunulmayan davacının izinsiz ve özürsüz olarak 24 saate kadar görevine gelmediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesi uyarınca "üç günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Öte yandan, dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verildiğinden, işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (█████/2015) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. █████/2011 günlü, 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "memuriyet mahallindeki" ibaresinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE;2. Davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesi uyarınca "üç günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ...sayılı kararının İPTALİNE;3. Dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine;4. Dava kısmen iptal-kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranına göre yarısı olan ...-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine; ...-TL posta ücretinin davacıya tamamlattırılmasına;5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.