Danıştay Kararı Özeti: İstisnai vatandaşlık kazanan davacının vatandaşlığının iptali işleminin iptali istemi, kırmızı bülten ve suç örgütü iddiaları ekseninde, kanuniliği ve usulü tartışmalarıyla değerlendirilmektedir.
Özet: Davacı, istisnai yolla kazandığı Türk vatandaşlığının iptaline ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptalini talep ederek, vatandaşlık başvurusunun taşınmaz edinimi yoluyla yapıldığını, ailesiyle Türkiyede yaşadığını, herhangi bir suça karışmadığını, ancak Interpol tarafından çıkarılan kırmızı bülten nedeniyle gözaltına alındığını ve vatandaşlığının iptal edildiğini öğrendiğini, iade süreci işletilmediğini, savunmasının alınmadığını, sınır dışı kararı alındığını, vatandaşlık kararının geri alınmasının yasal güvencelerden mahrum bırakılarak sınır dışı kararı alınmasına yol açtığını, 6706 sayılı kanundaki prosedürlerin izlenmediğini, vatandaşlığın kazanılması anında var olmayan iddialara dayanılarak işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Davalı Cumhurbaşkanlığı ise vatandaşlık statüsünün devletin egemenlik hakkı kapsamında olduğunu savunmaktadır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALILAR
: 1- ...
VEKİLİ
: Av. ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Huk. Müş ...
DAVANIN_KONUSU
: Davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin █████/2023 tarih ve 7462 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın kendisine yönelik kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI
: Davacı tarafından, 2020 yılında 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca taşınmaz edinimi yoluyla istisnai olarak vatandaşlık başvurusu yaptığı, bu başvurunun █████/2020 tarih ve 2606 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile uygun bulunduğu ve █████/2020 tarihi itibarıyla nüfusa tescil edilerek Türk vatandaşlığını kazandığı, ardından eşi ve dört çocuğunun da 2021 yılında Türk vatandaşlığını kazandığı, ailesi ile birlikte Türkiye'de ikamet ettiği ve yaklaşık üç yıldır sahip olduğu Türk vatandaşlığı ile hiçbir adli ya da idari suça karışmadığı, kanunlara uygun şekilde yaşamını sürdürdüğü; ancak hakkında Interpol tarafından çıkartılan kırmızı bülten nedeniyle █████/2023 tarihinde Bodrum Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği tarafından yakalandığı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığında ifadesi alınıp serbest bırakıldığı, hakkında iade süreci işletilmediği, Türk vatandaşlığının iptal edildiğini gözaltına alındığında öğrendiği ve 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası İşbirliği Kanunu'ndan kaynaklanan usuli güvencelerden mahrum bırakıldığı, dava konusu işlem öncesinde kendisine bir bildirim yapılmadığı ve savunmasının alınmadığı, Muğla Geri Gönderme Merkezinden çeşitli geri gönderme merkezlerine gönderildiği, hakkında Edirne Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce █████/2023 tarihinde sınır dışı kararı alındığı, Interpol tarafından çıkartılan kırmızı bülten sonrasında hakkında 6706 sayılı Kanun'da yer alan iade sürecinin işletilmesi gerekirken bu sürecin işletilmediği, Türk vatandaşlığını kazanma kararının geri alınması suretiyle yasal güvencelerden mahrum bırakılarak hakkında sınır dışı kararı alındığı, sınır dışı kararı alınana kadar gelişen sürecin, Türk vatandaşlığını kazanma kararının geri alınmasının, idari gözetim ve sınır dışı kararının 6706 sayılı Kanun'da yer alan usule alternatif olarak kullanıldığını gösterdiği, 6706 sayılı Kanun'daki prosedürlerin izlenmemesi amacıyla Türk vatandaşlığını kazanma kararının geri alındığı, oysa, 5901 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararların, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiğinin sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınabileceği, bu madde uyarınca bir kişinin vatandaşlığının geri alınabilmesi için hukuki şartların vatandaşlığın verildiği anda oluşmaması ve bu durumun sonradan anlaşılması gerektiği, oysa, işleme dayanak gösterilen iddia ve söylentilerin 2022 yılına ait olduğu, yani başka ülkeler tarafından öne sürülen ve idare tarafından işlemin gerekçesi yapılan iddia ve söylentilerin Türk vatandaşlığının kazanılması anında bulunmadığı, davalı idare tarafından dava konusu işlemin yalnızca Belçika adli makamlarının talebine istinaden İnterpol Genel Sekreterliğince yayımlanan kırmızı bültene ve █████/2022 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri ile AFP (Australian Federal Police) irtibat görevlileri arasında yapılan toplantıda Avustralya'yı hedef alan ve uluslararası uyuşturucu suç faaliyetleri yürüten suç organizasyonu içerisinde yer aldığı iddiasına dayandığı; söz konusu hususların doğruluğunun teyidine ilişkin İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı, kamu düzeni ve güvenliği bakımından nasıl bir tehdit oluşturduğuna dair herhangi bir somut bilgi veya belge olmadığı, davalı idarelerin, hakkındaki iddiaların vatandaşlığın elde edilmesi anında var olduğuna ilişkin bir iddiası bulunmadığına göre, hukuki şartlar oluşmadığının sonradan anlaşılması sebebine dayanılarak işlem tesis edilmesinin 5901 sayılı Kanun'un 40. maddesinin lafzına aykırı olduğu, anılan madde yok sayılarak mutlak takdir yetkisinin savunulmasının Anayasa'nın 66. maddesine aykırı olduğu, dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI
:
Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından, vatandaşlığın; Devletin egemenlik hakkını kullanarak, şartlarını ve hükümlerini tek taraflı olarak tespit ettiği bir hukuki statüyü şahsında gerçekleştiren kişi ile arasında kurduğu hukuki bağı ifade ettiği, hükümranlık yetkisinin Devletin, ülke sınırları içerisinde dilediği düzenlemeyi oluşturması, uygulaması ya da kaldırması anlamına gelirken, vatandaşlık hukuku yönünden devletlerin kendi vatandaşlarını belirleme, vatandaşlığın kazanılması ile kaybedilmesi konularında münhasıran ve mahfuz olan yetkisini ifade ettiği, Anayasa'nın 66. maddesinin, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 5., 9., 12. ve 40. maddelerinin Türk vatandaşlığının kazanılmasına veya kaybedilmesine yönelik hükümler içerdiği, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 66. maddesinin de bu hususlara yönelik düzenleme içerdiği, dava konusu olayda, 5901 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca istisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanan davacının Türk vatandaşlığının dava konusu işlem ile Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alındığı, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda, Türk vatandaşlığının; ancak kanunda aranan şartların taşınması suretiyle kazanılabilmesi, vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerin Devletin egemenlik hakkının sonucu olması, vatandaşlığın belirlenmesinde Devletin mutlak yetkisinin bulunması nedeniyle davacı hakkında yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davalı Cumhurbaşkanlığının savunmasında yer alan ifadelere benzer ifadelere yer verilerek ve bunlara ek olarak; Emniyet Genel Müdürlüğü ... Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının, uyuşturucu suçundan Belçika adli makamlarının talebine istinaden İnterpol Genel Sekreterliğince yayımlanan kırmızı bültenle arandığının bildirilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Dava; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca davacının istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin █████/2023 tarihli, 7462 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına dair iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirleyen 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller" başlıklı 12. maddesinde: "Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler.
a) Türkiye'ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
b) (Ek
: 28/7/2016-███████ md.) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu.
c) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.
d) Göçmen olarak kabul edilen kişiler.
Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir." kuralı bulunmaktadır.
Aynı Kanunun "Vatandaşlık kararlarının geri alınması" başlıklı 40. maddesinde de: "Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır." kuralı yer almaktadır.
5901 sayılı Kanunun 46. maddesine dayanılarak çıkarılan █████/2010 tarihli, 27544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 35. maddesinin 2. fıkrasında: "Kanunun 11 inci, 12 nci, 16 ncı ve 17 nci maddelerine göre yabancının Türk vatandaşlığını kazanmasında millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığının tespiti için Millî İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığından ve Emniyet Genel Müdürlüğünden arşiv araştırması istenir." kurala bağlanmıştır.
Yönetmeliğin "Araştırma, soruşturma ve geçerlilik süresi" başlıklı 72. maddesinin 5. fıkrasında da: "İlgili kurumlarca yapılan araştırma sonucunda Anayasa ile kurulu devlet düzenini yıkma yolunda faaliyette bulunduğu, bu faaliyetlerde bulunanlarla işbirliği yaptığı veya bunları maddi olarak desteklediği, Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne karşı yurt içinde veya dışında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarla ilgili faaliyetlerde bulunduğu, isyan, casusluk ve vatana ihanet suçlarına katıldığı, silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı, insan kaçakçılığı ve insan ticareti yaptığı veya bunlarla ilişki içerisinde bulunduğu tespit edilenler ile taksirli suçlar hariç olmak üzere ertelenmiş, zamanaşımına uğramış, hükmün açıklanması geriye bırakılmış, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa dahi, altı aydan fazla hapis cezası alanlar Türk vatandaşlığını kazanamaz." kuralına yer verilmiştir.
"Vatandaşlık kararının geri alınması" başlıklı 66. maddesinde: "Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararların, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer ya da sehven verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde kararı veren makam tarafından geri alınır. Geri alınan karar, ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale gelir." kurala bağlanmıştır.
Hukuki şartlar oluşmadan ya da mükerrer olarak verildiği anlaşılan Türk vatandaşlığına alma veya Türk vatandaşlığının kaybına ilişkin kararların, kararı veren makam tarafından geri alınabileceği; Türk vatandaşlığına alınmadan öncesine ilişkin olarak, geri alınmasını gerektirecek mevzuatta gösterilen nedenlerin varlığının yeterli ve ciddi bilgiler ile ortaya konulması ile mümkündür.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde: "(Ek:28/7/2016-███████ md.) Türkiye’de çalışmayan ancak Cumhurbaşkanınca belirlenecek kapsam ve tutarda yatırım yapacaklar ile bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu" olan yabancılara kısa dönem ikamet izni verilebileceği düzenlenmektedir.
5901 sayılı Kanunun 46. maddesine dayanılarak çıkarılan █████/2010 tarihli, 27544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde: "(Değişik:RG-6/1/2022-31711-C.K-5072/1 md.) En az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı veya kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş, en az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarı peşin olarak yatırılan ve tapu siciline üç yıl süreyle devir ve terkini yapılmayacağı taahhüdü şerh edilmek şartıyla noterde düzenlenmiş sözleşme ile taşınmazın satışının vaat edildiği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tespit edilen" yabancının, istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanabileceği kurala bağlanmıştır.
Dava dosyası ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden, davacının Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca, yabancı yatırımcı olarak taşınmaz edindiği ve edinim tarihinden itibaren üç yıl satmayacağını taşınmazın beyanlar hanesinde belirtmenin işlenmesi üzerine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü II. (İstanbul) Bölge Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... sayılı Uygunluk Belgesi ile Emniyet Genel Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığı'nın ... tarihli, ... sayılı yazısıyla, yapılan arşiv araştırması sonucunda yukarıda anılan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 72. maddesinin 5. fıkrası kapsamına giren suç/sabıka kaydından dolayı herhangi bir ilişiğinin tespit edilemediğinin bildirilmesi sonrasında işletilen süreç sonunda Arnavut uyruklu davacının █████/2020 tarihli, 2606 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla Türk vatandaşlığına kazandığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ... Daire Başkanlığı'nın ... tarihli, ... sayılı yazısında, ...'ın "Uyuşturucu" suçundan Belçika adli makamlarının talebine istinaden uluslararası seviyede Kırmızı Bülten ile arandığı, belirtilen 2019-2022 yılları arasında Belçika'da işlendiği, vatandaşlık durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin belirildiği, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... tarihli yazısıyla tekrar arşiv araştırması yapılmasının istenildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın ... tarihli, ... sayılı yazısında, anılan şahsın ülkemizde uyuşturucu suçlarından kaydına rastlanılmadığı ancak Belçika adli makamlarının talebi üzerine İnterpol Genel Sekreterliğince düzenlenen Kırmızı Bülten gereği "Uyuşturucu Suçlarından" aranıyor kaydı bulunduğu ayrıca AFP Polis İrtibat Görevlileri ile yapılan █████/2022 tarihli toplantıda ...'ın Avustralya'yı hedef alan ve uluslararası uyuşturucu suç faaliyetleri yürüten suç organizasyonu içerisinde yer aldığının belirtildiği hususlarının yer aldığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığı'nın ... tarihli,... sayılı milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı olabileceği yolundaki yazısı üzerine hukuki şartlar oluşmadan verildiği sonradan anlaşılan Türk vatandaşlığının geri alınması yolundaki dava konusu işlemin tesis edildiği, uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama, Suç Örgütü Üyeliği atılı suçu nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti ve suç örgütü suçlarından Belçika adli makamlarının yakalama müzekkeresine istinaden anılan ülkeye iadesi amacıyla uluslararası seviyede aranan davacının rızaya dayalı iade usulünü kabul etmemesi nedeniyle 6706 sayılı Cezaî konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu kapsamında yapılan yargılama sonucunda, 6706 sayılı Kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri gereğince iade şartlarının oluştuğuna, Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2023 tarihli, E:█████████ sayılı yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararı nazara alınarak, iadesi talep olunan hakkında 6706 sayılı Kanun'un 11. maddesinde yer alan iadenin kabul edilmeyeceği hallerin mevcut olmadığına, █████/1988 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığına Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 6. maddesi hükümleri dikkate alınarak 6706 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince İade Talebinin Kabul Edilebilir olduğunun hükme bağlandığı, temyiz aşamasında Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin ██████████ esasına kayden inceleme aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının Türk vatandaşlığının kazanmadan önce başlayan dönemden itibaren, uluslararası uyuşturucu suç faaliyetleri yürüten suç organizasyonu içerisinde yer aldığı, uyuşturucu madde ticareti ve suç örgütü suçlarında Belçika adli makamlarının talebine istinaden uluslararası seviyede Kırmızı Bülten ile arandığı ve ülkemizden iadesi talep edilen davacı hakkında tekrar yapılan arşiv araştırması üzerine milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı olabileceğinin değerlendirmesi üzerine, hukuki şartlar oluşmadan verildiği sonradan anlaşılan ...'ın Türk vatandaşlığının geri alınması yolunda yeterli ve ciddi bilgiler ile ortaya konulmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2024 tarihinde, davacı ...'ı temsilen Av. ..., Av. ... ve Av. ...’in geldiği, davalı Cumhurbaşkanlığını temsilen Av. ...’in, davalı İçişleri Bakanlığını temsilen Huk. Müş. ...’ün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Dosyanın incelenmesinden; Arnavutluk uyruklu ve ... yabancı kimlik numaralı davacının, yabancı yatırımcı olarak edindiği taşınmaza ilişkin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü II. (İstanbul) Bölge Müdürlüğünce düzenlenen ... tarih ve E... sayılı Uygunluk Belgesi ile 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında, istisnai yoldan Türk vatandaşlığına alınması istemiyle █████/2020 tarihinde İstanbul Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, bu başvuruya binaen yapılan tahkikat neticesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla arşiv araştırması sonucunun olumlu olduğunun bildirilmesi üzerine, davacının █████/2020 tarih ve 2606 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türk vatandaşlığını kazandığı görülmüştür.
Bilahare, Emniyet Genel Müdürlüğü ... Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında, davacının "Uyuşturucu" suçundan Belçika adli makamlarının talebine istinaden uluslararası seviyede Kırmızı Bülten ile arandığı, anılan suçu 2019-2022 yılları arasında Belçika'da işlediği belirtilerek vatandaşlık durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin bildirilmesi, bunun yanında Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında, davacının Türkiye'de uyuşturucu suçlarından kaydına rastlanılmadığı ancak Belçika adli makamlarının talebi üzerine İnterpol Genel Sekreterliğince düzenlenen Kırmızı Bülten gereği "Uyuşturucu suçlarından aranıyor" kaydı bulunduğu, ayrıca AFP (Australian Federal Police) Polis İrtibat Görevlileri ile yapılan █████/2022 tarihli toplantıda davacının Avustralya'yı hedef alan ve uluslararası uyuşturucu suç faaliyetleri yürüten suç organizasyonu içerisinde yer aldığının belirtilmesi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile anılan iki yazı ilgi tutularak davacının milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı olabileceğinin bildirilmesi üzerine, dava konusu █████/2023 tarih ve 7462 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hukuki şartlar oluşmadan verildiğinin sonradan anlaşıldığından bahisle davacının Türk vatandaşlığını kazanma kararı geri alınmıştır.
Bakılan dava, anılan Cumhurbaşkanı Kararının kendisine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Öte yandan, Belçika Krallığı Ankara Büyükelçiliği tarafından Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığına gönderilen ... tarih ve ,,, sayılı Nota'ya ekli iade talepnamesinde, davacı (kod adı: ... / takma adı: ...) hakkında 2019 yılından beri uyuşturucu madde ticareti ve suç örgütü üyeliği suçlarını işlediği gerekçesiyle Belçika, Batı Flandra, Bruges bölümündeki Birinci Asliye Ceza Mahkemesince gıyabi tutuklama kararı verildiği, bu tutuklama kararına istinaden kırmızı bülten düzenlendiği belirtilerek aynı nedenlerle davacının Belçika'ya iadesinin talep edildiği, iade talebine konu olayda █████/2020 tarihinde Hollanda Krallığının Rotterdam Limanına yanaşan ve içinde manganez cevheri taşıyan konteyner gemisinde Hollanda yetkilileri tarafından yapılan kontrolde toplam 3,2 ton kokain ele geçirildiği, uyuşturucu ticareti (kaçakçılığı) suçuna karışanlar tarafından kullanıldığı tespit edilen şifreli sohbet mesajlarının deşifre edilmesi üzerine davacının, konteyner depoya gelir gelmez kokaini kömürden (manganez cevherinden) çıkaran "kazıcı" ekibinin başındaki kişi olduğunun anlaşıldığı, ayrıca muhasebe defteri analizinden, davacının kokain satışından elde edilen toplam 17.363.440,00 Avro tutarındaki nakit paranın teslimine karıştığına dair ciddi deliller bulunduğu hususlarına yer verildiği, Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla da "Uyuşturucu Ticareti Amacıyla Organize Suç Örgütü Üyeliği" suçundan Belçika adli makamlarınca davacının iadesinin talep edildiğinin Adalet Bakanlığına bildirildiği, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, iadesi talep edilen davacı hakkında Edirne Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce ... tarih ve ... sayılı sınır dışı ve idari gözetim kararı (Bu karara karşı davacı tarafından ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ... tarihinde iptal davası açılmış olup, dava halihazırda derdesttir.) alındığının bildirildiği, Edirne Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün █████/2023 tarihli yazısında ise davacının Çankırı Geri Gönderme Merkezinde olduğu bildirildiğinden, Adalet Bakanlığınca iade evraklarının gönderildiği ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla iade evrakının Adalet Bakanlığına iade edildiği, ardından Adalet Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, iade evrakının, davacı hakkındaki iade talebinin karara bağlanmasını teminen yetkili Ağır Ceza Mahkemesine iletilmesinin ... Cumhuriyet Başsavcılığından istenildiği, bunun üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacı hakkında Belçika adli makamlarınca yapılan iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verildiği, ancak Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla, anılan kararın eksik inceleme sonucu verildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
ESAS YÖNÜNDEN
:
İlgili Mevzuat
:
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller" başlıklı 12. maddesinde, "Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler.
a) Türkiye'ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
b) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu.
c) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.
d) Göçmen olarak kabul edilen kişiler.
Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir." hükmü;
"Vatandaşlık kararlarının geri alınması" başlıklı 40. maddesinde, "Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır." hükmü yer almaktadır.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 46. maddesine dayanılarak hazırlanan ve █████/2010 tarih ve 27544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin;
"Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılması, başvuru için gerekli belgeler ve yapılacak işlemler" başlıklı 20. maddesinde, yabancıların istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanacağı haller ve başvuru koşulları ayrıntılı olarak düzenlenmiş;
"Vatandaşlık kararının geri alınması" başlıklı 66. maddesinde, "Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararların, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer ya da sehven verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde kararı veren makam tarafından geri alınır. Geri alınan karar, ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale gelir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Vatandaşlık, gerçek kişileri devlete bağlayan hukuki bağı ifade etmekte olup; kişinin hak (kamu hizmetine girme, milletvekili seçilme hakkı vb.) ve yükümlülüklerini (askerlik, vergi vb.) belirleme, yabancı ve vatansızlardan ayırma bakımından temel bir işleve sahiptir. Aynı zamanda, belirtilen niteliğine bağlı olarak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır.
Vatandaşlığın, kişi ile devlet arasındaki bahse konu karşılıklı hak ve yükümlülükleri doğurması, kamu düzeni ve milli güvenlik ile doğrudan ilgili olması nedeniyle, üzerinde hiçbir ihtilaf bulunmayan devletler hukuku anlayışına göre her devlet, hangi fertlerin kendi vatandaşı olduğunu ve olabileceğini kanunlarıyla belirleme serbestisine sahiptir (Ergin Nomer, Vatandaşlık Hukuku, Filiz Kitabevi, 2002, s. 5). Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 66. maddesinde, "Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir." hükmü yer almaktadır.
Devletin bu konuda, hükümranlık (egemenlik) hakkına dayanan geniş takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.
Bununla birlikte, idare hukukuna göre, idarelerin, bir idari işlemi tesis edebilmesi için hukuken korunabilir ve hukuka uygun bir nedeni olması gerekmektedir. Bu neden, idari işlemlerin sebep unsurunu oluşturur. Gerek yargısal kararlarda, gerekse doktrinde sebep unsuru, idari işlemin dışında, idari işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir. İdare tesis ettiği işlemi, "gerçek ve hukuka uygun" sebeplere dayandırmak zorundadır. Sebebin "gerçek" olması, varlığının usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulmuş olması; "hukuka uygun" olması ise, idarenin işlemi dayandırdığı sebebin, kanunda tesisi için dayanabileceği öngörülen sebeplerden olması anlamına gelmektedir.
İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke genel anlamda düzenleyici veya bireysel işlemi yapan idareyi, uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğunu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konularında ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.
Yukarıda yer verilen vatandaşlık mevzuatına ilişkin hükümler bu çerçevede incelendiğinde; hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer ya da sehven verildiği sonradan anlaşılan Türk vatandaşlığına alma veya Türk vatandaşlığının kaybına ilişkin kararların, kararı veren makam tarafından geçmişe etkili olarak geri alınabileceği açıktır.
Ancak istisnai yoldan Türk vatandaşlığına alınma kararının geri alınmasını gerektirecek sebeplerin varlığının somut, objektif ve şüpheye yer bırakmayacak bilgiler ile ortaya konulması gerektiği de kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta; davalı İçişleri Bakanlığınca sunulan savunma dilekçesinde, dava konusu kararın sebebi olarak; Emniyet Genel Müdürlüğü birimlerinin yazıları ile bildirilen, davacının "Uyuşturucu ticareti ve suç örgütü üyeliği" suçlarından Belçika adli makamlarının talebine istinaden uluslararası seviyede Kırmızı Bülten ile arandığının ve anılan suçu 2019-2022 yılları arasında işlediğinin, ayrıca AFP (Australian Federal Police) Polis İrtibat Görevlileri ile yapılan █████/2022 tarihli toplantıda davacının Avustralya'yı hedef alan ve uluslararası uyuşturucu suç faaliyetleri yürüten suç organizasyonu içerisinde yer aldığının, bunun yanında Belçika Krallığı tarafından gönderilen iade talepnamesi ile davacının Belçika'ya iadesinin talep edildiğinin gösterildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, dava konusu kararın hukuki dayanağı olan 5901 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alma işleminin tesis edilebilmesi için, "hukuki şartlar oluşmadan" ya da "mükerrer olarak verilmiş" bir vatandaşlığa alınma kararının bulunması gerektiği açıktır. "Hukuki şartların oluşmadığı"ndan söz edilebilmesi için ise, kişinin Türk vatandaşlığına engel halinin, (varlığı sonradan öğrenilse dahi) vatandaşlığa alınma işleminin tesis edildiği tarihte veya öncesinde mevcut olan bir hukuki ve/veya maddi olguya dayanması gerekmekte; Türk vatandaşlığının kazanılmasından sonra gerçekleşen yeni hukuki ve/veya maddi olguların, geçmiş (Türk vatandaşlığının kazanılmasından önceki) dönemle bağlantılı olmadığı sürece, vatandaşlığa alınmaya esas "hukuki şartların oluşmadığı" şeklinde yorumlanması mümkün bulunmamaktadır.
Bu açıdan, her ne kadar Emniyet Genel Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında, davacı hakkında yapılan arşiv araştırması sonucunun olumlu olduğu bildirilmiş ve bu yolla davacı █████/2020 tarih ve 2606 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanmış ise de; Belçika Krallığı Ankara Büyükelçiliği tarafından Dışişleri Bakanlığına gönderilen ... tarih ve ... sayılı Nota'ya ekli iade talepnamesinde, davacının Belçika adli makamlarının talebine istinaden uluslararası seviyede Kırmızı Bülten ile de aranmasına neden olan "Uyuşturucu Ticareti Amacıyla Organize Suç Örgütü Üyeliği" suçunu █████/2019 tarihinden itibaren işlediğinin belirtildiği, ayrıca iade talepnamesinde detaylı olarak aktarılan ve davacının iştirak ettiği iddia olunan somut (uyuşturucu kaçakçılığı) olayının da █████/2020 tarihinde meydana geldiğinin ifade edildiği, böylelikle varlığı idare tarafından sonradan öğrenilmekle birlikte vatandaşlığın kazanıldığı tarih itibarıyla mevcut bir maddi olgunun bulunduğu görüldüğünden, davacının örgütlü bir şekilde tezahür eden uyuşturucu ticaretine ilişkin isnat edilen fiillerinin bir bütün olarak "hukuki şartların oluşmadığı" iddiası kapsamında ele alınabileceği ve işleme dayanak teşkil edebileceği sonucuna varılmış; bu itibarla anılan fiillere ilişkin iddianın, davacının milli güvenlik ve kamu düzeni açısından Türk vatandaşı olmasına engel teşkil edip etmeyeceği incelenmiştir.
Davacı tarafından, rızaya dayalı iade usulünü kabul etmemesi nedeniyle 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu ile Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi kapsamında yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen iade talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karar, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; 1- Danıştay 10. Dairesi'nin █████████ Esas sayılı dava dosyasının sonucu ile Bolu İl Göç İdaresi'ne uluslararası koruma talepli başvuru sonucu beklenmeden, eksik araştırma ile karar verilmesi, 2- İsnat edilen eylemlerin somutlaştırılması amacıyla ilgili delillere ilişkin ayrıntılı bilgiler dosya içerisine getirtilmeden, sadece talepnameye dayanarak iade kararı verilmesi, 3- İadenin kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edip etmeyeceği konusunda Mahkemesince yeterince araştırma yapılmadan, eksik ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 4- İadesi talep edilenin iade edilmesi halinde başka suçlardan dolayı yargılanmayacağı ya da mahkum olduğu cezanın infaz edilmeyeceği hususunda taahhütte bulunulması gerektiği halde, Belçika Krallığı adli makamlarının iade talepnamesinde bu yönde bir taahhüt bulunmadığı gözetilmeden karar verilmesi gerekçelerine yer verilmek suretiyle bozulduğundan, Yargıtayca hukuki bir değer atfedilmeyen ve iadeye dayanak olamayacağı belirtilen iddiaların, vatandaşlık gibi önemli bir statünün geri alınması için dayanak olamayacağı ve işlemin sebep unsurunun sakat olduğu iddia edilmiştir.
Bununla birlikte, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi ve 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu kapsamında iadesi talep edilen şahıslarla ilgili öngörülmüş salt bu alana özgü teminatların, vatandaşlık hukuku alanıyla ilgisi bulunmadığı için vatandaşlık hukuku alanına uyarlanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle de isnat edilen eylemlerin somutlaştırılması amacıyla ilgili delillere ilişkin ayrıntılı bilgiler dosya içerisine getirtilmeden, sadece talepnameye dayanarak iade kararı verilmesi şeklindeki gerekçe dışında, uluslararası iade alanına özgü teminatlara dayanan bozma sebeplerinin işbu dava konusu uyuşmazlığın çözümünde bir etkisi olmadığı sonucuna varılmakla davacının aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir.
Yargıtayın iade talebine konu eylemlerin somutlaştırılmaması yönündeki değerlendirmesi açısından konunun irdelenmesine gelince;
6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu uyarınca iade yargılaması yapan Ağır Ceza Mahkemesi ve Yargıtay (ilgili adli yargı yeri) tarafından, iade talebinin kabul edilebilir olduğu hükmünün kurulması noktasında yeterli görülmeyen yasa dışı veya ciddi düzeyde şüpheli faaliyet ile hukuki işlemlerin, 5901 sayılı Kanun kapsamında Türk vatandaşlığına engel hal olarak değerlendirilebileceği, bir başka ifadeyle, ilgili adli yargı yerince kimi verilerin, iade talebine konu suçun işlendiği konusunda ceza hukuku bakımından yeterli şüphe ve somutluk içermediği kanaatiyle, iade talebinin kabul edilebilir olduğuna hükmedilemeyeceğine karar verilmesinin, 5901 sayılı Kanun kapsamında Türk vatandaşlığına alma bakımından egemenlik hakkına dayalı geniş takdir yetkisi bulunan idarenin, yeterli maddi ve hukuki delilleri ortaya koyması kaydıyla, bu takdir yetkisini ortadan kaldırmayacağı ve iade talebine konu faaliyetleri Türk vatandaşlığına engel hal olarak nitelendirmesine mani teşkil etmeyeceği hususunda kuşku bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, Belçika Krallığı Ankara Büyükelçiliği tarafından Dışişleri Bakanlığına gönderilen ... tarih ve ... sayılı Nota'ya ekli iade talepnamesinde, davacı hakkında "Uyuşturucu Ticareti Amacıyla Organize Suç Örgütü Üyeliği" suçunu işlediği noktasında ortaya konulan; uyuşturucu ticaretine ilişkin yakalanan uyuşturucuların cinsi, miktarı ve yakalandığı yerler, yakalanma zamanları, hangi yöntemler kullanılmak suretiyle bu ticaretin yapıldığı, bu yasa dışı ticaret neticesinde elde edilen gelir, söz konusu ticaret trafiğinin ortaya çıkarılması için izlenen yöntemler (şifreli sohbet mesajlarının deşifresi vb.) suç örgütüne ilişkin yazışmalar, davacının bu örgüt içerisindeki pozisyonu, önemi ve örgüt içindeki lakabı ve benzeri birçok delilin, idarenin takdir yetkisi kapsamında davacının "milli güvenlik ve kamu düzeni yönünden sakıncalı görülmesi" yolundaki değerlendirmesi bakımından yeterli olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı bulunan davacının, Türk vatandaşlığını kazanma kararının, 5901 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca hukuki şartlar oluşmadan verildiği gerekçesiyle geri alınmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın daha önce talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra davacıya re'sen iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!