Yargıtay 6. Ceza Dairesi, silahla tehdit suçunda zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulanması nedeniyle Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararını, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda oybirliğiyle bozmuş, sanığın yalnızca mağdura yönelik tehdit suçunu işlediği değerlendirilmiştir.
Özet: Yargıtay, sanığın mağduru silahla tehdit ederek "seni öldürürüm, çocuğunu da öldürürüm" demesi eylemi nedeniyle verilen hapis cezasında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna hükmetmiştir. Sanığın sadece mağdura yönelik tehdit suçunu işlediği, çocuğa yönelik ayrı bir tehdit eyleminin olmadığı gözetilerek, yerel mahkemenin kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir ve dosya yerel mahkemeye gönderilmiştir.

Silahla tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a, 43/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 20.10.2024 gün ve 94660652-105-01-8544-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2024 gün ve ███████████ sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;Dosya kapsamına göre, sanığın mağdura silah doğrultarak ''seni öldürürüm, çocuğunu da öldürürüm'' şeklinde sözlerle mağduru tehdit etmesi eyleminde, sanığın yalnızca mağdura yönelik tehdit suçunu işlediği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.