**Başlık:** 7. Ceza Dairesi Kararı: Kaçakçılık Suçunda Zamanaşımı Süresinin Dolması Nedeniyle Bozma Kararı ve Asli Dava Zamanaşımı Süresinin Tamamlandığı Gerekçesiyle Hükmün Bozulması.
Özet: Sanığın kaçakçılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmü temyiz etmesi üzerine, Yargıtay, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun gereğince zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuş ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir; ancak bir üye, kaçak eşyanın yurda sokulmaya çalışılırken yakalandığını, bu durumda cezanın artırılması gerektiğini ve zamanaşımının henüz dolmadığını belirterek karara karşı çıkmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ...'in temyiz talebi; hükmün usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.II. GEREKÇESanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birincifıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımını en son kesen işlem olan mahkûmiyet hükmünün verildiği 24.09.2013 tarihi itibarıyla hüküm tarihinde 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.III. KARARZamanaşımını en son kesen işlem olan mahkûmiyet hükmünün verildiği 24.09.2013 tarihi itibarıyla hüküm tarihinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı olup, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Saray (Van) Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakelemeri Usûlü Kanunu'nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.Karşı DüşünceOlay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 07.01.2013 günü saat 12.00 sıralarında gümrük memurları tarafından Sınır Ticaret Merkezi Hudut karakolları nöbet noktasında bazı şahısların İran Türkiye arasındaki teller üzerinden siyah poşetler içerisinde sigara olduğu düşünülen eşyaları attıkları ve yine Sınır Ticaret Merkezi sahası içerisindeki 11, 15 ve 16 numaralı dükkanlara doğru kaçıştıkları bilgisi edinilmesi üzerine aynı gün saat 16.00 sıralarında sanık ...'e ait 16 numaralı iş yerinde Saray Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararına istinaden yapılan arama sonucunda 2 siyah poşet içerisinde toplam 74 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği olayda, kaçağa konu sigaraların, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerinkesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde isnat edilen eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine muhalefet suçunu oluşturacağı, anılan maddenin birinci cümlesinin "1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası" öngördüğü, aynı maddenin ikinci cümlesinde ise eyleme uyan artırım ile cezanın üst sınırının "7 yıl, 6 ay hapis ve onbeş bin gün adli para cezası" olacağı, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurularak cezanın yukarı sınırı bu şekilde tespit edildikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı süresinin 15 yıl olup, incelenen dosya kapsamında hüküm tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği ve aleyhe temyiz bulunmadığından kurulan hükmün onanması yerine zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 05.12.2024