İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde Görülen, Sermaye Piyasası Kanunu'na Göre Örtülü Kazanç Aktarımına İlişkin İstirdat Davasının Kararı
Özet: Sermaye Piyasası Kurulu, SPK Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca, davalıların örtülü kazanç aktarımı yoluyla halka açık bir holdingin malvarlığını azalttığı iddiasıyla, 1.150.000 TL'nin faiziyle birlikte iadesini talep etmektedir; davalılar ise SPK'nın dava açma yetkisinin olmadığını, zamanaşımının dolduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, önceki mahkeme kararının kesinleşmediğini ve örtülü kazanç aktarımı yasağını ihlal etmediklerini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Sermaye Piyasası Kanunu Uyarınca Örtülü Kazanç Aktarımına Dayalı İstirdat
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2024
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; işbu davanın, SPK md.94 hükmü kapsamında örtülü olarak aktarılan kazancın halka açık ortaklığa iadesine ilişkin olduğunu, davanın arabuluculuğa tabi olmadığını, davalılar tarafından örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı azaltıldığı tespit edilen halka açık ... Holding'e, faiz hariç toplam 1.150.000 TL tutarındaki iadenin davalılarca verilen süre içinde yapılmaması nedeniyle; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca davalılara aktarılan paranın iadesi için bu davanın açıldığını, olayla ilgili 15.10.2019 tarih ve XXXII-2/7-4 sayılı Denetleme raporunun düzenlendiğini, Kurul Karar Organının 07.11.2019 tarih ve ███████ sayılı toplantısında denetleme raporunun değerlendirildiği ve davalılar ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulmasına, örtülü kazanç aktarımına konu olan 1.150.000 TL nin kanuni faizi ile birlikte şirkete iadesinin talep edilmesi için işlemlerin yapılmasına ve bu konuda dava açmak üzere Kurul Hukuk İşleri Dairesine yetki verilmesine karar verildiğini, bu karar uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesinde 115.000 TL.nin iadesi için davalılar aleyhine kısmi dava açıldığını, Mahkemenin 09.12.2021 tarih ve ████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu dosyada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini ve Mahkemece hükmedilen 115.000 TL.nin mahsubundan sonra kalan 1.035.000 TL alacak olduğunun ortaya çıktığını, işbu davada Kurulun harçtan muaf olduğunu belirterek, davalılar tarafından örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı azaltıldığı tespit edilen halka açık ... Holding'e faiz hariç toplam 1.150.000 TL tutarındaki iadenin davalılarca verilen süre içinde yapılmaması nedeniyle 6362 sayıl Sermaye Piyasası Kanunun 94. maddesi gereğince davalılara aktarılan 1.150.000 TL ile yasal faizinin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile saklı tutulmuş olan 1.035.000 TL sinin faizi ile birlikte mal varlığı azaltılan şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; ... Holding'in 09.05.2005 tarihinde halka arz edildiğini, denetleme raporu itibariyle halka açıklık oranının %99,46 olduğunu, dava konusu ... Turizm paylarının satın alındığı tarih olan 15.09.2014’te Yönetim Kurulu Başkanı ... iken bu payların satıldığı tarihi olan 11.06.2015’te ise Yönetim Kurulu Başkanının davalı ... olduğu, ... Turizm'in 15.09.2014 tarihine kadar şirket paylarının tamamı ... Turizm’e ait olduğu, 15.09.2014 tarihinde 3.900.000 TL bedel ile ... Holding’e satıldığını, 11.06.2015 tarihinde ise ... Holding tarafından ...’e satıldığı, ... Turizm'in 26.11.2012 tarihinde tescil edildiğini, 15.09.2014 tarihinde Yönetim Kurulu Başkanının ... Arslan olduğu, ...'in 11.06.2015 tarihinde pay sahibi tek ortaklı olarak ... olduğunu, SPK tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu madde 92/1 hükmünde belirtilen yasal sürelere aykırı olarak dava açıldığından SPK’nın dava açma yetkisinin olmaması sebebiyle davanın reddedilmesi gerektiğini, ilgili kanun metni ikinci fıkrasında yapılan atıf ile SPK tarafından dava açma süresinin aynı Kanunun 92. maddesinin 1-b bendi ile kısıtlı olduğunun anlaşıldığını, bu sebeple SPK’nın ancak kanunda gösterilen süre dahilinde dava açmaya yetkili olduğu kabul edilmesi gerektiğini, ... Turizm’in paylarının satış tarihi 11.06.2015 olduğundan somut olay kapsamında SPK’nın hukuken dava açma yetkisinin bulunmadığını, ayrıca SPK dava konusu olayı Denetle Raporu tarihinden önceki süreçte öğrendiğini, bu sebeple de huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca iş bu davada husumet itirazlarının olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı kararının istinaf aşamasında olduğunu ve kararın henüz kesinleşmediğini, bu sebeple SPK tarafından ilgili yerel mahkeme ilamının kesin hüküm teşkil ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bir mahkeme ilamının kesin hüküm teşkil edebilmesi için olağan hukuk yollarının tüketilmesi ile kesinleşmiş olması gerektiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı dosyası henüz istinaf aşamasında olduğundan huzurdaki yargılama açasından kesin hüküm teşkil etmesinin söz konusu olmadığını, zamanaşımı defi ileri sürdüklerini ve davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, müvekkillerinin yasal mevzuatlar çerçevesinde örtülü kazanç aktarımı yasağını ihlal ettiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, ... Turizm’in paylarının ... Holding tarafından alım ve satımına ilişkin süreçle ilgili olarak müvekkillerinin herhangi bir ilişkisi olmadığı gibi aynı zamanda elde ettikleri bir menfaatte söz konusu olmadığını belirterek zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, ayrıca husumet itirazımızın dikkate alınmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca örtülü kazanç aktarımına dayalı istirdat davasıdır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve dava dışı ... Yatırım Holding A.Ş.'nin ticaret sicil dosyası celp edilmiş ve taraf delilleri toplanmıştır.
Dava, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21. maddesi ihlal edilerek halka açık ortaklık statüsünde bulunan ... Yatırım Holding A.Ş.nin örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığının azaltıldığından bahisle, aktarılan meblağın şirkete istirdatı istemine ilişkin bulunmaktadır.
Örtülü kazanç aktarımı yasağı 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 21. maddesinde düzenlenmiş olup, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun Örtülü kazanç aktarımı yasağı başlıklı 21. maddesinde;
" (1) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya mal varlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır.
(2) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, esas sözleşmeleri veya iç tüzükleri çerçevesinde basiretli ve dürüst bir tacir olarak veya piyasa teamülleri uyarınca kârlarını ya da malvarlıklarını korumak veya artırmak için yapmaları beklenen faaliyetleri yapmamaları yoluyla ilişkili oldukları gerçek veya tüzel kişilerin kârlarının ya da malvarlıklarının artmasını sağlamaları da örtülü kazanç aktarımı sayılır.
(3) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları, ilişkili taraf işlemlerinin emsallerine, piyasa teamüllerine, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine uygun şartlarda gerçekleştirilmiş olduğunu belgelemek ve bu durumu tevsik edici bilgi ve belgeleri en az sekiz yıl süre ile saklamak zorundadırlar. Birinci fıkrada belirtilen ilkelere aykırılığın tespitinde izlenmesi gereken usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
(4) Kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesini talep eder. Kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorundadır. Örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali ile ilgili 94 üncü ve 110 uncu maddeler ile ilgili mevzuatta öngörülen hukuki, cezai ve idari yaptırımlar saklıdır.
" düzenlemesi bulunmaktadır.
Söz konusu madde kapsamında SPK'ya verilen iade talebi yetkisiyle bir tür düzeltme/denkleştirme işleminin yapılması amaçlanmakta, zarara uğrayan tarafların zararlarının telafisi için idari bir önlem öngörülmektedir.
Aynı kanunun İhraççıların hukuka aykırı işlemleri ile sermayeyi veya mal varlığını azaltıcı işlemlerinde uygulanacak tedbirler başlıklı 92. maddesinde;
"(1) Bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol atığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde, Kurul;
a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye,
b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya,
c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya, yetkilidir.
(2) Halka açık bankalar hakkında bu maddeye göre işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır.
(3) (Ek
: 2/1/2017-KHK-684/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/6 md.) Bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takipler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurul her türlü harç ve teminattan muaftır.
" hükmü mevcuttur.
Aynı kanunun Örtülü kazanç aktarımında uygulanacak tedbirler başlıklı 94. maddesi de;
"(1) Kurul, 21 inci maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir.
(2) (Değişik
: 2/1/2017-KHK-684/7 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/6 md.) 92 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları bu madde bakımından da uygulanır." düzenlemesi mevcuttur.
Söz konusu yasal düzenlemeler dikkate alındığında SPK'nın, 6362 Sayılı Kanunun 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlal edildiğini tespit etmesi halinde gerekli tedbirleri almaya ve kurulca belirlenecek tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili olduğu açıktır.
6362 Sayılı Kanun, açılacak iade davası için ise 6098 sayılı TBK ve 6102 sayılı TTK hükümlerinden ayrı olarak düzenlemeler getirmiş ve Kanunun 94/2. fıkrası ile iade davaları için aynı Kanunun 92. maddesi birinci ve üçüncü fıkralarına atıf yaparak, iade davasının 6362 sayılı Kanunun 92/1-b maddesinde düzenlenen süre içinde açılacağını belirtmiştir. Buna göre 6362 sayılı Kanunun 92. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca SPK, işlemlerin hukuka aykırılığını tespit ettiği tarihi izleyen 3 ay içinde, her halde işlemin veya durumun meydana geldiği tarihten itibaren 3 yıl içinde iade davası açmaya yetkili bulunmaktadır.
6362 sayılı Kanunun 94/2. maddesi yollamasıyla 92/1-b maddesinde, SPK'nın iade davası açma süresi düzenlenmişse de, söz konusu maddede düzenlenen sürenin zamanaşımı süresi mi, yoksa hak düşürücü süre mi olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, söz konusu madde ile öngörülen dava açma süresinin zamanaşımı süresi mi, yoksa hak düşürücü süre mi olduğu hususu, yasal mevzuatlarımızdaki düzenlemelere göre değerlendirilecektir.
6098 sayılı TBK'nun "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri"ne ilişkin tazminat istemindeki süreye ilişkin 72. maddesinde, öngörülen sürenin bir "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiş bulunmaktadır. Aynı Kanunun "Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri"ne ilişkin istem hakkındaki süreye ilişkin 82. maddesinde, öngörülen sürenin bir "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. Yine aynı Kanunun "Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi, Zamanaşımı" başlıklı 131 ve devamı maddeleri sonunda 146 ve 147. maddelerinde, çeşitli alacak çeşitleri için talep etme süreleri öngörülmüş ve sürelerin birer "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTK.nun 56. maddesi gereğince haksız rekabete ilişkin olarak açılacak davalar için süreleri düzenleyen 60. maddesi, bu maddede düzenlenen sürelerin "zamanaşımı" süresi olduğunu açıkça belirtmiştir. Yine TTK'nun 264. maddesi, 285. maddesi, 396. maddesi, 560. maddesi bu maddeler ile öngörülen sürelerin birer zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmiştir. Aynı şekilde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109. maddesinde, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler bakımından süreler öngörülmüş, bu sürelerin zamanaşımı süresi olduğu açıkça belirtilmiştir. Buna karşılık 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/1. maddesinde, 6102 sayılı TTK'nun 34, 437/5, 438, 445, 640/2 maddelerinde, bu maddeler gereğince açılacak davalar için sürelere ilişkin düzenlemeler getirilmiş, ancak bu sürelerin hak düşürücü süre mi, zamanaşımı süresi mi olduğuna ilişkin bir açıklama yapılmamasına rağmen, gerek Yargıtay uygulamalarında, gerekse doktrinde, bu maddelerdeki sürelerin birer hak düşürücü süre oldukları kabul edilerek, buna göre değerlendirme yapılmaktadır. Görüldüğü üzere, kanun koyucu, bir hak talebi için öngörülen sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu kabul ettiğinde, ilgili maddede bu sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmektedir. Ancak hak düşürücü süre söz konusu olduğunda, böyle bir belirtmede bulunmamaktadır. Bu bakımdan gerek SPK'nın yapısı ve işleyişi, görev ve yetkileri, gerek 6362 sayılı Kanun 92 ve 94. maddesindeki düzenlemelerin içeriği gerekse, kanun koyucu tarafından, bir hak talebi için öngörülen sürenin zamanaşımı süresi olması halinde, bu sürenin zamanaşımı süresi oluğuna ilişkin açık belirtmede bulunması dikkate alındığına, örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali halinde açılacak iade davası için 6362 sayılı Kanunun 94/2. maddesi yoluyla uygulanacak 92/1-b maddesinde öngörülen sürenin bir hak düşürücü süre olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
6362 sayılı Kanunun 92/1-b maddesinde düzenlenen süre, bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren başlayacaktır. Dosya kapsamı dikkate alındığında, SPK yetkilileri tarafından düzenlenen denetleme raporu sonrasında, SPK Kurul Karar Organı tarafından, █████/2019 tarih ve ███████ toplantı ve karar sayılı toplantıda, örtülü kazanç aktarımı yapıldığının tespitine karar verildiği ve ilgililer hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmasına ve aktarılan tutarın şirkete iadesi için dava açmak üzere Kurul Hukuk İşleri Dairesinin yetkilendirilmesine karar verildiği anlaşılmakla; Kurul için dava açma süresinin bu tarih itibariyle başlayacağı anlaşılmaktadır.
Mahkememize dava █████/2023 tarihinde açılmış bulunmaktadır. Bu durumda eldeki davanın, 6362 sayılı Kanunun 94/2. maddesi yollamasıyla 92/1-b maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğu anlaşılmakla, açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
2-Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!