5682 Sayılı Pasaport Kanununa Aykırılık Suçundan Doğan Yetkisizlik İtirazına İlişkin 7. Ceza Dairesinin 2009/16759 ve 2011/26400 Esas Numara İle Kararları
Özet: Şüphelilerin pasaport kanununa aykırılık suçundan yargılandığı davada, savcılığın iddianamesinin usule uygun bulunmaması gerekçesiyle iadesine yapılan itirazın kısmen kabulü kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıkların yakalandığı yer mahkemesinin yetkili olduğunu ve daha önce verilen yetkisizlik kararları nedeniyle işin sürüncemede kalmaması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir; Yargıtay, itirazın reddine karar verilmesinin hatalı olduğuna hükmederek, yetkisizlikle ilgili kısmının bozulmasına karar vermiştir.
7. Ceza Dairesi         2009/16759 E.  ,  2011/26400 K.
    "İçtihat Metni"

    5682 sayılı Pasaport Kanunu'na aykırılık suçundan şüpheli ... ve arkadaşları hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ezine Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.06.2009 tarihli ve 2009/534 soruşturma, 2009/317 esas, 2009/172 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174.maddesi gereğince iadesine dair, Ezine Sulh Ceza Mahkemesinin 26.06.2009 tarihli ve 2009/172 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın kısmen kabulüne ilişkin Ezine Asliye Ceza mahkemesinin 02.07.2009 tarihli ve 2009/54 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.09.2009 gün ve 49140 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2009 gün ve KYB. 2009-209801 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
    Mezkür ihbarnamede;
    Dosya kapsamına göre, mahkemenin yetkisiz olduğundan bahisle verilen iade kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiş ise de,
    5271 sayılı Kanun'un 13/1.maddesinde "Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir." hükmünün yer aldığı cihetle, şüphelilerin ülkeye giriş yaptıkları yerin kesin olarak belirlenememesi ve Ezine'de yakalanmış olmaları sebebiyle, Ezine Sulh Ceza Mahkemesinin davaya bakmaya yetkili olduğu gibi, ezine Cumhuriyet Başsavcılığınca daha önce verilen yetkisizlik kararı üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da karşı yetkisizlik kararı verilmiş bulunması karşısında, işin sürüncemede kalmaması bakımından, bu konuda yapılan itirazın da kabulü gerektiği gözetilmeden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun; 170/3.maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında yetkisiz olan mahkemeye açılan davaların bu sebeple iadesi sayılmadığı gibi, kamu davası açıldıktan sonra mahkeme tarafından da yetkisizlik kararı verilebileceği gözetilmeksizin, itirazın bu yönde kabulü yerine reddine karar verilmiş olmasında isabet görülmemiş olduğundan;
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2009 gün ve 2009/54 değişik iş sayılı kararının yetkisizlikle ilgili (1) nolu kısmının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.