Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2019/514 Esas-2022/684 Kararına İlişkin 2023/126-2024/679 Sayılı İstinaf Kararı Özeti
Özet: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, davacıların maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararını, davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine incelemiş; davacılar, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, davalı ise kusur tespitinin hatalı olduğunu ve davacının iyileşme sürecinin dikkate alınmadığını ileri sürmüşlerdir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVACILAR
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2024GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: █████/2024Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili dava dilekçesinde; 23.06.2017 tarihinde davalılardan sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde olduğu sırada yaya kaldırımından karşıya geçmekte olan davacı ...'ya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacı ...’nun ağır şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; maluliyet için 2.000,00 TL, hastane masrafı için 1.000,00 TL, bakıcı gideri için 1.000,00 TL ve anne ...'nın işten çıkmak zorunda kalması sebebi mahrum kaldığı kazanç kaybı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketinden, poliçe limitlerini aşan kısım için davalı şahıstan yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... lehine 200.000,00 TL, davacı anne ... lehine 100.000,00 TL, davacı baba Hasan lehine 100.000,00 TL, davacı kız kardeş ... lehine 50.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak 1.162.832,08 TL'ye, tedavi giderlerine ilişkin olarak 10.457,00 TL'ye artırmıştır.Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 1.154.033,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ... Sigorta A.Ş. 330.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) davalı ...'dan 23.06.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... Sigorta A.Ş.'den 15.10.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya ödenmesine, 10.457,00 TL tedavi gideri ve 8.798,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 19.255,78 TL'nin davalı ...'dan 23.06.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... Sigorta A.Ş.'den 15.10.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya ödenmesine, davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı tarafın bakıcı gideri talebinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 75.000,00 TL, davacı ... yönünden 30.000,00 TL, davacı ... yönünden 30.000,00 TL, davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın 23.06.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, manevi tazminatın kısmen reddi halinde doğan vekâlet ücretinin kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece delillerin toplanması gereken aşamada tüm ara kararların kurulmasının yerinde olmadığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda davalı sürücünün kusurlu olduğu kanaatine varılmışsa da söz konusu raporun, dosyadaki mevcut belgelerde (kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları, tanık beyanları) davacı yayanın yaya geçidinden geçmediğinin sabit olduğunu, mahkemece delilleri dosyaya sunulmadan ve tanıkları dinlenmeden dosyanın kusur bilirkişisine gönderildiğini, mahkemece davacı ...’nun iyileşme sürecinin devam ettiğinin nazara alınmadığını, mahkeme kararının gerekçesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen iş göremezlik raporuna göre davacı ...'nın sürekli iş göremezlik oranının % 37, geçici iş göremezlik süresinin 12 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 3 ay olduğunun ve sürekli surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiğinin belirtildiğini, ancak raporda değinilen Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Bölümü’nce düzenlenen 01.10.2019 tarihli raporda, davacının yardımsız uzun mesafe yürüyebildiği, tedavi sürecinin devam ettiğinin belirtildiğini, bu durumda Adli Tıp tarafından davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre kişinin özür oranının % 37, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında vücut genel çalışma gücünden kayıp oranının % 39 olduğu kanaatine varılmışsa da, davacının tedavilerinin devam etmesi ve zaman içerisinde iyileşme göstermesi karşısında davacının maluliyet oranı yüksek belirlendiğinden bu husus gözetilemeden alınan rapora göre hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını, mahkemece alınan 04.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı vekili tarafından belgelendirilen ulaşım gideri olmadığından bahisle dosyanın muhteviyatını inceleyerek kaza sebebiyle davacının uğramış olduğu kazadan dolayı ulaşım giderine ilişkin zararın 10.457,00 TL olduğu yönünde tespit ve hesaplama yapmışsa da söz konusu hesaplamanın gerçeği yansıtmadığını, mahkemece kaza tarihi itibari ile davacı ...’nun kamu yönetimi bölümünde üniversite öğrencisi olduğu, aktüer bilirkişi tarafından davacı ...’nun mezun olması sonrasında memur olarak atanması halinde alabileceği gelir dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre hüküm tesis edildiğini, 04.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının memur olarak çalışacağı varsayımı ile T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü'nden gelen 24.12.2021 tarihli yazıda 23.06.2017 tarihinden itibaren üniversitelerin kamu yönetimi bölümünden mezun olan bir kişinin memur kadrosunda çalışması durumuna ilişkin olarak belirtilen net ücret tutarları belirtilerek, davacının 2022 yılı aylık net ücretinin belirlenmesinde, rapor tarihi itibariyle memurlar için belirlenmiş olan %30,5 zam oranının dikkate alındığını, pasif dönem başlangıç yaşının, devlet memuru olarak çalışması göz önünde bulundurularak yaş haddinden emekli olacağı tarih olan 65 olarak alındığını, aktif dönemde T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü tarafından belirtilen net ücretlerin esas alındığını, pasif dönemde asgari geçim indirimi düşülmüş şekilde net asgari ücret düzeyinde gelir elde edileceğinin varsayıldığını belirterek tazminat hesabının seçenekli olarak yapıldığını, ancak varsayıma dayalı olarak yapılan tespitin hatalı olduğunu, davacının aktif döneminde T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü tarafından belirtilen net ücretler esas alınarak tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, zira davacının kamu yönetimi bölümünü bitirmesi neticesinde staja başladığı bilgisi dosyada mevcut iken davacının stajı bitirip bitirmediği mahkemece araştırılmadan varsayım üzerine rapor düzenlendiğini, memur olup olmadığı belli olmayan davacı için staj sonu dahi araştırılmadan kazadan 6 ay sonra memur veya müfettiş/uzman yardımcısı olacağının kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece hesap raporu alınmadan önce davacının sosyal ekonomik durumunun araştırma konusu edilerek davacının mesleğinin tespit edilmesi gerektiğini, özel yetenek ve bilgi sınavı sonrası az sayıda üniversite mezununun memur olabileceği gerçeği karşında davacının memur olamama ihtimalinin göz ardı edilmesiyle hakkaniyete aykırı bir şekilde hüküm kurulduğunu, davacının, kaza tarihinden itibaren hiçbir işte çalışmıyor olması halinde davacının gelirinin asgari ücret olarak baz alınıp o doğrultuda hesaplama yapılması gerektiğini, bedensel zarara ilişkin hesaplama yapılırken bilinen var olmasına rağmen varsayımdan hareket edilemeyeceğini, pasif döneme ilişkin yapılan hesapta ise, davacının pasif dönem başlangıç yaşının, devlet memuru olarak çalışması göz önünde bulundurularak yaş haddinden emekli olacağı tarih olan 65 olarak alındığı belirtilmişse de memur olup olamayacağı belli olmayan davacı için staj sonu dahi araştırılmadan kazadan sonra 6 ayda memur olacağı kabulünün hatalı olduğu gibi pasif dönem başlangıcı olarak 65 yaşın esas alınmasının hatalı olduğunu, bütün memurlar için emeklilik yaş haddi 65 olmayıp asker ve polisler için 55 olan yaş haddi, memurun görev tanımına göre Emekli Sandığı Kanununda değişmekte olduğundan davacı, kazadan sonra işçi değil de memur statüsünde göreve başlamışsa davacının görevi tespit edildikten sonra memuriyetine uygun emeklilik yaş haddi itibariyle pasif dönem hesabı yapılması gerektiğini, davacının memur olarak işe başladığı varsayımı ile hesaplanan işlemiş ve işleyecek dönem sürekli iş göremezlik tazminatının hatalı olduğunu, bilirkişi raporu düzenlenirken bilirkişi kurulunda adli tıp uzmanı ve aktüer bilirkişi dışında davacının mesleğinden olan bir kişinin de bulunması gerektiğini, kararın manevi tazminat kısmına ilişkin hükümde gerekçe olmadığını, cismani zarar halinde tazminatı ancak doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan kimsenin isteyebileceğini, anne, baba ve kardeş olan davacılar lehine tazminata hükmedilemeyeceğini, davacının maluliyetine ilişkin alınan rapor içeriğinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce düzenlenen 11.01.2021 tarihli adli psikiyatri raporunda "yapılan muayene ve psikometrik değerlendirmeler sonucunda hastanın kendisini olduğundan kötü gösterme eğiliminde olduğunun düşünüldüğü, alınan hikaye, yapılan psikiyatrik muayene ve değerlendirme sonucunda hastanın kazaya bağlı sekel mahiyetinde arızasının olmadığı" kanaatine varıldığının belirtildiğini, davacının kendini olduğundan kötü göstermeye çalışarak haksız çıkar sağlamaya çalışıldığını, mahkemece fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEDava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 23.06.2017 tarihinde sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...’ya çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ve yayanın kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan █████/2020 tarihli kusur raporu uyarınca, meydana gelen kazada davalı sürücü ...’nın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/c-d, 52/a-b, 74. ve 84/h maddeleri ile Trafik Yönetmeliği'nin 95/c-d, 101/a-b ve 109/a-d maddelerini ihlal ettiği, davacı yaya ...’nın ise kusuru bulunmadığının belirlendiği, sistemden yapılan sorgulamada Ankara 37.ASCM’nin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve kararın istinaf edildiğinin anlaşıldığı (dosya muhteviyatının dosyada ve UYAP ta yer almadığı), ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’nın asli, yaya ...’nın tali derecede kusurlu olduğunun belirlendiği, dava konusu otomobilin █████/2016 - 2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere dava dışı .... A.Ş. adına ZMMS poliçesinin düzenlendiği, mahkemece .... Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.09.2021 tarihli raporda; davacı ...'nın █████/2017 tarihli yaralanması neticesinde, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre kişinin özür oranının %37, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında vücut genel çalışma gücünden kayıp oranı %39 olduğu, 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, iş göremez kaldığı 3 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. maddesine göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının belirlendiği, mahkemece alınan █████/2022 tarihli rapor uyarınca davacı ...'nın 23.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında cismani zarar görmesi nedeniyle, SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderine ilişkin ulaşım giderine ait zararının, 10.457,00 TL olduğu, geçici, sürekli iş göremezlik tazminatının TRH 2010 & Progresif rant yöntemine göre hesaplandığı, 04.01.2022 tarihi itibariyle yapılan hesaplama neticesinde, davacının memur olarak çalışacağı varsayımına göre, geçici iş göremezlik tazminatının 24,548,24 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 1.154.033,30 TL, geçici bakıcı giderinin 5.332,50 TL ve tedavi giderinin 10.457,00 TL olarak hesaplandığı, davacının uzman yardımcısı/müfettiş olarak çalışacağı varsayımına göre, geçici iş göremezlik tazminatı'nın 33.555,31 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 1.876.334,47 TL, geçici bakıcı gideri'nin 5.332,50 TL ve tedavi gideri'nin 10.457,00 TL olarak hesaplandığı, █████/2022 tarihli ek raporda tedavi ve ulaşım giderleri ile sürekli iş göremezlik ve tedavi giderleri yönünden hesabı değiştirilecek bir hususun bulunmadığı, davacının devlet memuru olarak çalışabileceğinin varsayıldığı durumda, 6 aylık geçici iş göremezlik ödemesinin oluşmayacağı gözetilerek, 6 ay için geçici iş göremezlik ödemesi düşülerek hesaplamanın yeniden yapıldığı, bu durumda geçici iş göremezliğin sadece, memur olmadan önceki süre için hesaplandığı, bu döneme ilişkin asgari ücret üzerinden hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatının 8.798,78 TL olduğu, 15.10.2020 tarihinde davalı vekili tarafından sunulan dilekçe ekinde, ... Şirketi tarafından hazırlanan belgeye göre 24.08.2017 tarihinden itibaren başlamak üzere 2 ay süre ile aylık 650 dolar üzerinden bakıcı tutulduğu ve hizmet bedeli olarak 900,00 TL ödendiğinin belirtildiği, bu durumda, davalı tarafından ödenen bu tutarların hesaplanan bakıcı giderinden düşürülmesi gerektiği, 04.01.2022 tarihli kök raporda ... için 3 aylık geçici bakıcı gideri, yerleşik Yargı uygulamaları doğrultusunda brüt asgari ücret üzerinden 5.332,50 TL olarak hesaplandığı, ancak, davalı tarafından davacı tarafa yapılan bakıcı giderlerinin güncel değerinin 7.572,53 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda bakiye geçici bakıcı giderinin bulunmadığının belirlendiği, mahkemece delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde sürücü ve yayanın kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan █████/2020 tarihli kusur raporu uyarınca, meydana gelen kazada davalı sürücü ...’nın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/c-d, 52/a-b, 74. ve 84/h maddeleri ile Trafik Yönetmeliği'nin 95/c-d, 101/a-b ve 109/a-d maddelerini ihlal ettiği, davacı yaya ...’nın ise kusuru bulunmadığının belirlendiği, sistemden yapılan sorgulamada (dosya muhteviyatının dosyada ve UYAP'ta yer almadığı) Ankara 37.ASCM’nin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verildiği ve kararın istinaf edildiğinin anlaşıldığı, ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’nın asli, yaya ...’nın tali derecede kusurlu olduğunun belirlendiği, bu durumda ceza yargılamasına konu olan dosyanın eksiksiz olarak dosyaya kazandırılmasını takiben kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK’dan kusur raporu alınması gerekirken mahkemece çelişki içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Yine, çalışma gücü kaybına dayanan maddi zarar, geleceğe ilişkin bir zarar olduğundan, zarar gören davacının kazadan önce elde ettiği net gelir ile ileride elde edebileceği gelirin doğru saptanması, tazminatın doğru hesabında önemli yer tutar.Eldeki davada davacı ...’nun kaza tarihi itibarıyla 29 yaşında ve Kamu Yönetimi 4.sınıf öğrencisi olduğu, henüz mezun olmamış durumdaki davacı ...’nun elde edeceği gelirin net bir şekilde saptanması bakımından, bu davacının okuldan mezun olur olmaz kamu hizmetinde görevli bir memur olup olamayacağı, atanma için açılan sınavı kazanıp kazanamayacağı henüz belirli olmasa da en azından belli bir iş arama süreci sonunda özel sektörde çalışabileceği muhakkaktır. Üniversitelerin kamu yönetimi bölümünden mezun olan bir kişinin memur kadrosunda çalışabilmesi için KPSS sınavında başarılı olması gerektiğinden mezuniyetinden sonra KPSS sınavına hazırlık süresi varsayımsal olarak tespit edilerek kaza tarihinden sonra davacı ...’nun mezun olduğu alanla ilgili KPSS sınav tarihleri ve bu sınav sonuçlarının açıklandığı tarihlerin tespiti ile sınav sonrası memur kadrosuna atanma için gerekli süreler de ilgili kurumlardan araştırılarak, davacının hâlihazırda bir yerde çalışıp çalışmadığının tespit edilmesi, çalışıyorsa çalıştığı işyerinden ve gerekirse SGK’dan çalışmaya başlama tarihinin araştırılması, gelire ve ödemelere ilişkin belgelerin ilgili mercilerden getirtilmesi, bu suretle elde edilen gelire göre zararın hesaplanması, davacı herhangi bir yerde çalışmıyorsa okuldan mezun olduğu tarih de gözetilerek mesleğine göre ne kadar sürede iş bulabileceği, yapabileceği işe göre ne kadar ücret alacağı, davacının mezun olacağı/olduğu tarih belirlendikten sonra yeni mezun bir üniversite öğrencisinin özel sektörde çalışması halinde elde edeceği gelir miktarı belirlenerek buna göre davacı ...’nun memur olana kadar bu gelirden, sonraki dönemin ise memuriyete ilişkin (en düşük devlet memuru maaşı gözetilerek) gelirden belirlenmesi amacıyla mahkemece zarar hesabına ilişkin önceki bilirkişiden ek rapor alınmasıyla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece davacının kamu yönetimi bölümünü bitirmesi neticesinde başladığı stajın tamamlanıp tamamlanmadığı araştırılmadan, memur olup olmadığı belli olmayan davacı ...’ya ilişkin kazadan 6 ay sonra memur veya müfettiş/uzman yardımcısı olacağının kabulü ile zarar hesabı yapılan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, mahkemece öncelikle ceza yargılamasına konu olan dosyanın eksiksiz olarak dosyaya kazandırılmasını takiben kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK’dan kusur raporu alınması, akabinde davacı ...’nun öğrenim gördüğü okuldan öğrenci belgesinin ve mezun olacağı/olduğu tarihin sorulması, staj bitim tarihinin belirlenmesi, ondan sonra gelen yazı cevabına ve davacının öğrenim gördüğü bölüme göre dosyada mevcut belgeye göre çalışabileceği alanlara göre emsal ücret araştırmasının yapılması ve resmi kurumlardan emsal ücret araştırması yapılması halinde okuldan yeni mezun olan kişinin elde edeceği gelirin sorularak belirlenmesinden sonra davacının mezun olur olmaz hemen bu işe başlayamayacağı da dikkate alınarak işe başlaması için geçecek makul süre de gözetilerek bir değerlendirme yapılması amacıyla önceki bilirkişiden ek rapor alınmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27.10.2022 tarihli, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf eden taraflarca yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.