Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/214 ve 2016/291 sayılı, izinsiz kredi kartı kullanımıyla ilgili mahkûmiyet kararının temyiz incelemesi.
Özet: Sanığın başkasına ait kredi kartıyla izinsiz para çekme suçundan mahkumiyeti üzerine, sanık müdafiinin temyiz başvurusu değerlendirilmiş olup, mahkemenin suçun unsurlarının oluştuğu yönündeki kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak, katılanın zararının banka tarafından karşılandığı beyanı üzerine, bankaya müzekkere yazılarak ödemenin kim tarafından yapıldığının belirlenmesi ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca hapis cezasının yanında adli para cezası da verilmemesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 12.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.2. İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri1. Atılı suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen eksik araştırma ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,2. Aksi kanaat halinde zararı gidermiş olan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,İlişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. Dava konusu olay, sanığın, katılana ait kredi kartı bilgilerini ele geçirmek suretiyle, işyerine ait POS cihazından farklı tarihlerde her biri 1.000,00 TL olan dört adet işlem yaparak toplamda 4.000,00 TL para çektiği iddiasına ilişkindir.2. Katılana ait Türkiye İş Bankası 5406 **** **** 1357 numaralı kredi kartından, 31.08.2014 ve 01.09.2014 tarihlerinde, sanığın işyerinin POS cihazı kullanılarak, her biri 1.000,00 TL olan dört adet işlem yaparak toplamda 4.000,00 TL harcama yapıldığına, kopyalama durumunun olmadığına, söz konusu işlemler ile ilgili işlem tarihlerinde katılana mesaj gönderilmediğine dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.3. Katılan beyanında "Zararının banka tarafından karşılandığını, sanığın herhangi bir ödeme yapmadığını" belirtmiştir.IV. GEREKÇEA.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden1. Suçun Yasal Unsurlarına İlişkinDosyadaki olgular itibari ile; Türkiye İş Bankası 5406 **** **** 1357 numaralı kredi kartından, 31.08.2014 ve 01.09.2014 tarihlerinde, bilgisi olmaksızın, sanığın işyerinin POS cihazı kullanılarak, her biri 1.000,00 TL olan dört adet işlem yaparak toplamda 4.000,00 TL harcama yapıldığı, sanık her ne kadar savunmasında "internet üzerinden telefon ve malzemeleri ile ilgili satış işlemi yapmakta olduğunu, katılanın da kendilerinden bu şekilde alışveriş yapmış olabileceğini" beyan ederek suçlamaları kabul etmemiş ise de; katılanın alışveriş yaptığına dair bir beyanı olmadığı gibi, sanığın da, katılan ile arasında bir alım-satım ilişkisi olduğuna dair herhangi, bir belge, fatura ya da gönderilen ürüne ait kargo fişi sunmadığı anlaşılmakla, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle eylemini sabit gören mahkemenin kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.2. Etkin Pişmanlık Hükümlerine İlişkinKatılanın, "Zararının banka tarafından giderildiğini" beyan etmesi ve sanığın da "Bankanın bu parayı kendisinden tahsil ettiğini" belirtmesi karşısında, ilgili bankaya müzekkere yazılarak, ödenen paranın ne zaman, ne şekilde ve kim tarafından yatırıldığı sorularak, tespit edilecek sonuca göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.B. Diğer YönlerdenYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine,Ancak;1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasında temel ceza olarak, hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmesine rağmen, sanığın sadece hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek eksik ceza tayin edilmesi,2. Katılana ait kredi kartı bilgilerini kullanarak, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde harcama yaptığı sabit olan sanık hakkında cezalandırma yapılırken 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,3. Sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı cinsel saldırı suçundan almış olduğu 22.04.2012 kesinleşme tarihli, o tarihte henüz infaz edilmemiş olan hapis cezası tekerrüre esas olmasına rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.V. KARARGerekçe bölümünde (A-2), (B-1,2,3) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi ve 326 ıncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.