Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/4870 ve 2023/5573 sayılı kararlarında ödeme şartı ihlali suçundan beraat kararı verilen sanıkların şirket yetkili sıfatlarıyla verdikleri taahhüt nedeniyle cezai sorumluluklarının değerlendirilmesi.
Özet: Sanıkların şirket yetkilisi olarak ödeme taahhüdünde bulundukları, ancak icra kefaleti bulunmadığı için ödeme şartını ihlal suçundan beraatlerine karar verilmesi isabetli bulunarak, bu yöndeki kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir. Ancak, beraat kararının verildiği tarihe kadar sanıkların vekille temsil edilmemiş olması nedeniyle, sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine yönelik kanun yararına bozma istemi değerlendirilmeye alınmıştır.
12. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanıklar ..., ... ve ...'nın beraatlerine, sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.550,00 Türk lirası vekâlet ücretinin müştekiden alınarak sanığa verilmesine dair ... 1. İcra Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve ████████ Esas, 2022/7 Sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve ███████ değişik iş sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığı'nın 11.04.2023 gün ve 94660652-105-41-13566-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 gün ve KYB- ██████████ sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
    Anılan ihbarnamede;
    1-Her ne kadar Mahkemece suça konu ödeme taahhüdünün sanıklar tarafından şirket yetkilileri olarak belirtilmek suretiyle icra kefilliği bulunmaksızın imzalandığı gerekçesiyle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından bahisle sanıklar haklarında beraat kararı verilmiş ise de,
    Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında yer alan, "...Sanık ...’in şikayete konu icra dosyası borçlusu ... Nakliyat Yakıt Gıda Temizlik San. Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi olarak taahhütte bulunduğu ve İİK’nın 345. maddesi uyarınca cezai sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla,.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda sanıkların icra dosyası borçlusu olan ... Grup Organizasyon A.Ş. ünvanlı şirketin yetkilileri olarak ödeme taahhüdünde bulunmuş olmaları ve şirket yetkilisi olmaları nedeniyle vermiş oldukları taahhütten dolayı cezai sorumluluklarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, şirket yetkilisi olan sanıkların verdikleri taahhüdün geçerli olabilmesi için ayrıca icra kefaleti bulunmasının zorunlu olmadığı da dikkate alınarak, atılı suçtan sanıkların mahkumiyetlerine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
    2-Dosya kapsamına göre, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, dosya kapsamına göre, ... 1. İcra Ceza Mahkemesince beraat kararının verildiği 20.01.2022 tarihine kadar sanıkların vekille temsil edilmemiş olmaları karşısında, sanık ... müdafii tarafından anılan karar tarihinden sonra vekaletname sunulduğu da dikkate alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince sanıklar yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği anlaşılmakla, hüküm fıkrasında ismi de belirtilmeyen sanık yararına müşteki aleyhine vekalet ücreti tayin olunamayacağı gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
    Kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
    Somut olayda sanıkların icra dosyası borçlusu olan ... Grup Organizasyon A.Ş. ünvanlı şirketin yetkilileri olarak ödeme taahhüdünde bulundukları ve şirket yetkilisi olduklarının anlaşıldığı, benzer bir olaya ilişkin Dairemizin 06.10.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmında yer alan,"...ödeme taahhüdünü ihlâl suçunda taahhütte bulunan kişinin
    bizatihi borçlu sıfatını haiz olması gerektiği, üçüncü bir şahsın taahhütte bulunması için borcu icra kefaleti ile yüklenmesi gerektiği cihetle, somut olayda sadece şirketi borçlandırıcı işlem yapma ve temsil yetkisi bulunan sanığın taahhüde konu şirket borcundan dolayı kişisel sorumluluğu bulunmadığı cihetle, atılı suçun yasal unsurları bulunmadığı..." şeklindeki açıklamalara nazaran, sanıkların ... Grup Organizasyon A.Ş. isimli şirketin yetkilisi oldukları, borcun üstlenildiğine dair icra kefaleti olmadığı anlaşılmakla, sanıkların beraatine dair karar verilmesi isabetli görüldüğünden, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu bendi açısından REDDİNE,
    Kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;
    Dosya incelendiğinde, şikayetçi vekilinin dilekçesinde; "sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi" gerekçesine dayandığı, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin bu talebe yönelik olduğu değerlendirilerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
    Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
    Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
    26.10.1932 gün ve █████ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
    Bu açıklamalara ve yerleşik yargısal kararlara göre (Yargıtay 1. CD’nin █████/2008 tarih ve █████████-7078 E.K; 3. CD’nin 14.11.2007 tarih ve ██████████-8319 E.K; 11. CD’nin 27.02.2013 tarih ve ██████████ E., █████████ K. ve 12. CD’nin 27.12.2012 tarih ve ██████████-28771 E.K sayılı kararları) vekalet ücretinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu bendi açısından REDDİNE, 03.10.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
    ...

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!