2018/7235 ve 2019/2526 numaralı dosyaların tehdit ve yaralama suçlarına ilişkin Asliye Ceza Mahkemesi kararının temyiz incelemesi ve ceza oranına dair değerlendirmesi.
Özet: Sanığın tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, yaralama suçunda kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ve orantılılık ilkesine aykırı ceza artırımı ile hesaplama hataları yapılması, ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin TCK 53. maddeye ilişkin iptal kararı nedeniyle hak yoksunlukları yönünden hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden, sanığın temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    HÜKÜM
    : Sanığın mahkumiyetine dair
    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
    1) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden; sanığın mağduru "istediğim kadınla seni aldatırım, sen karışamazsın, seni öldürürüm, ayağını bacağını kırarım, bir şey söyleme" gibi sözlerle tehdit ederek evden ayrıldığı ve bir saat kadar sonra eve dönerek mağduru yaraladığı olayda, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. maddesinde tanımlanan tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
    2) Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
    a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (½) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasından (1/3) oranında fazla artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
    b) Sanık hakkında TCK'nin 86/1, 86/3-a, e maddelerine göre belirlenen 1 yıl 15 ay hapis cezasından TCK'nin 87/3. maddesine göre (1/3) oranında artırım yapılırken “1 yıl 24 ay” hapis cezası yerine hesaplama hatası yapılarak “1 yıl 23 gün 22 gün”, TCK'nin 29. maddesine göre (¼) oranında indirim yapılırken “1 yıl 15 ay” hapis cezası yerine “1 yıl 14 ay 25 gün”, TCK'nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken “1 yıl 10 ay 15 gün” hapis cezası yerine “1 yıl 10 ay 10 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığa eksik ceza verilmesi,
    3) Her iki suç yönünden; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve ████████ Esas-███████ Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK'un 326/son maddesine göre sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!