Giriş yap
Kayıt ol

                Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2004/4-249 K: 2004/247

Esas no: 2004/4-249

Karar no: 2004/247

Dava

Taraflar arasındaki "ev eşyası ve ziynetlerin iadesi" davasından
dolayı yapılan yargılama sonunda; Osmaniye 1.Asliye Hukuk
Mahkemesince davanın reddine dair verilen 18.3.2002 gün ve
1998/162-2002/145 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili
tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 17.3.2003
gün ve 12549-2919 sayılı ilamı ile, (...1-Dava,davalı eşte kalan
ziynet ve ev eşyalarının verilmesine ilişkindir.Mahkemece davanın
reddine karar verilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından
alınmış olursa olsun onu bağışlanmış sayılır.Böylece
davacıya ait olduğu anlaşılan dava konusu altınların evliliğin
devam sırasında davalı tarafından alınarak bozdurulup harcanmış
olduğu davalı yanca da kabul edildiğine göre davacıya iadesi
gerekir.Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan ziynet eşyalarına
ilişkin isteğin tümden reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

2-Davacı ile davalının müşterek evden ayrılmadan önce kavga
ederek karakola başvurdukları,davalının henüz karakolda bulunduğu
sırada davacının eve girerek bir valiz içine yerleştirdiği
eşyalar ile evden ayrıldığı anlaşılmıştır.Davacının bu
tarihten sonra yeniden eve geldiği ve eşya götürdüğü konusunda
dosyada herhangi bir delil yoktur.Dava konusu edilen eşyaların miktar
ve nitelikleri de gözetilerek hepsinin bir valiz ile taşınmasının
mümkün olup olamayacağı üzerinde durulmadan ev eşyalarına
ilişkin davanın da tümden reddi doğru değildir.Kaldı ki bir
kısım davalı tanıkları dahi dava konusu edilen ev eşyalarının
önemli bir bölümünün davalı tarafından alındığını
bildirmişlerdir.O halde dosyadaki tüm deliller birlikte incelenerek
davacıya aidiyeti belirlenerek eşyaların verilmesi gerekir.Mahkemece
bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş
olması bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri
çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki
kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davacı vekili

Hukuk Genel Kurulu Kararı

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz
edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra
gereği görüşüldü:

Dava, davalı eşte kalan ziynet ve ev eşyalarının iadesi istemine
ilişkindir.

adının yanında bulunması gerektiğinin hayatın olağan akışına
uygun bulunduğu, davalı eş tarafından zorla veya başka bir sebeple
alındığının davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, ziynet
eşyaları bozdurulmuş olsa bile evin ortak ihtiyaçları için
harcandığından iadesinin istenemeyeceği" gerekçesiyle
kanıtlanamayan davanın reddine dair verdiği karar yukarıda
belirtilen nedenlerle Özel Dairece bozulmuş, mahkemece önceki kararda
direnilmiştir.

Yerleşmiş Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, evlilik
sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından
alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır, ona iadesi
gerekir. Ancak, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya
verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının
bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca
kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden
kurtulur.Davada, davacıya ait olduğu anlaşılan dava konusu
altınların evliliğin devamı sırasında davalı tarafından
bozdurularak ev ihtiyacı için harcandığı davalı yanca kabul
edilmiştir, davalı, kadının kendi rızası ile ziynet eşyalarını
verdiğini kanıtlayamadığından dava konusu ziynet eşyalarını
davacıya iade ile mükelleftir.Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan
ziynet eşyalarına ilişkin talebin tümden reddedilmiş olması
isabetsizdir.

Öte yandan; tarafların müşterek evden ayrılmadan önce kavga ederek
karakola başvurdukları, davalının karakolda bulunduğu sırada
davacının evin kapısını çaldığı, evde bulunan eltilerinin
kapıyı açmaması üzerine balkon kapısından eve girerek,
paketlenmiş eşyaları, çuvala konan giysileri ve çocukları alarak
evden ayrıldığı, dava konusu edilen eşyalardan önemli bir
bölümünün kendisine ait olduğu gerekçesiyle davalı tarafından
alındığı, bir kısım eşyanın evde bırakıldığı tanık
beyanlarından anlaşılmaktadır. Her ne kadar evin anahtarının
davacıda bulunduğu iddia edilmiş ise de, davacının bu tarihten
sonra yeniden eve geldiği ve eşya götürdüğü konusunda dosyada
herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece tüm deliller
hep birlikte değerlendirilerek, dava konusu edilen eşyaların miktar
ve nitelikleri, taraflardan hangisine ait olabileceği gözetilmek
suretiyle, hepsinin paketlerle taşınmasının mümkün olup
olmayacağı üzerinde durulmak, davacıya ait olan eşyalar tek tek
belirlenmek ve davacıya iadesine karar vermek gerekirken bu yönler
üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul
ve yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının
yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden
dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde
temyiz peşin harcının geri verilmesine, 5.5.2004 gününde
oybirliğiyle karar verildi.


            
Avevrak.com © 2024, her hakkı saklıdır.
bilgi@avevrak.com
Tel.: 0507 115 57 78