Giriş yap
Kayıt ol

                YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 2007/10-358E, 2007/337K. İçtihat

+-----------------------------------------------------------------------+
| Üyemizin Özeti                                                        |
|                                                                       |
|                                                                       |
|  -------------------------------------------------------------------- |
|   Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz      |
|   yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi    |
|   tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa,     |
|   tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin     |
|   tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Böyle bir     |
|   durumda şirketten alacaklı olanlar Şirketin yeniden ihyası için     |
|   Tasfiye Memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğünü hasım göstererek       |
|   dava açabilirler.                                                   |
|                                                                       |
|  ----------------------------------------------------------------- -- |
|                                                                       |
|                                                                       |
|  -------------------------------------------------------------------- |
|                                                                       |
| (Karar Tarihi : 6.6.2007)                                             |
|                                                                       |
| DAVA : Taraflar arasındaki "rücuan alacak" davasından dolayı yapılan  |
| yargılama sonunda; Tekirdağ Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince davanın    |
| reddine dair verilen 15.10.2004 gün ve 20/162 sayılı kararın          |
| incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay    |
| 10. Hukuk Dairesinin 21.02.2005 gün ve 12512-1543 sayılı ilamı ile;   |
| (... Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalılardan Limited Şirketin |
| işçisi sigortalı M____ Y____'a yapılan yardımların tahsiline ilişkin  |
| davanın tasfiye nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden      |
| reddedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.        |
| Şöyle ki; tüzel kişiliği olan davalı Limited Şirketin tasfiye         |
| edildiği ve ticaret sicilindeki kaydının terkin edildiği              |
| görülmektedir. Tüzel kişilik ticaret sicilindeki kaydının terkini ile |
| sona erer.                                                            |
| Tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi     |
| için tasfiye işleminin eksiksiz tamamlanmış olması gerekir. Eğer      |
| tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyede gereken    |
| hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin   |
| edilse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez.  |
| O itibarla davacı Kurum vekiline uygun süre verilerek tasfiye         |
| işlemleri ve ortaklarla olan ilişkilerin tam olarak sona ermediği     |
| için Limited Şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası hakkında       |
| tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet tevcihi suretiyle dava    |
| açmasının sağlanması ve dava açıldığı taktirde bu davanın sonucunun   |
| beklenmesi tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde bu tüzel kişinin    |
| kusuru ile belirlenecek gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna         |
| gidilerek karar verilmesi gerekir.                                    |
| Belirtilen maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek noksan tahkikat  |
| ve inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.                   |
| O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul  |
| edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...),                                   |
| Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan |
| yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.            |
| Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz  |
| edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği  |
| görüşüldü:                                                            |
| KARAR : Dava, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 26. maddesine    |
| dayalı rücuan alacak istemine ilişkin olup, iş kazası neticesinde     |
| sigortalıya bağlanan gelirler ve yapılan ödemeler nedeniyle oluşan    |
| Kurum zararının işveren şirketten tahsilini amaçlamaktadır.           |
| Davalı şirket tasfiye memurunun katılımıyla yapılan 29.11.2000        |
| tarihli sigorta müfettişi incelemesi sonucunda, davacı Kurum          |
| tarafından sigortalıya 29.10.2001 onay tarihi ile sürekli iş          |
| göremezlik geliri bağlandığı, davalı işveren şirketin Ticaret         |
| Sicilinden 9.11.2001 tarihinde terkin edildiği, eldeki davanın ise    |
| 24.1.2002 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.                         |
| Limited şirketlerin tasfiyesinde, Türk Ticaret Kanununun 552. maddesi |
| yollaması ile TTK.nun 441-450. maddelerinde düzenlenen anonim         |
| şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanır.                   |
| Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi          |
| (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye     |
| işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye         |
| işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar  |
| eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile,    |
| limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü              |
| olanaksızdır.                                                         |
| Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, |
| aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar |
| ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye     |
| işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen             |
| gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi            |
| gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi    |
| Borçlar Hukukunun temel kurallarından biridir. Buna yönelik           |
| düzenlemeye TTK. hükümlerinde yer verilmemişse de, TTK.nun 1. maddesi |
| yollaması ile Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, hataya dayalı    |
| bir hukuki işlemin düzeltilmesine olanak tanınması kaçınılmazdır      |
| (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.01.1999 gün ve 1999/10-1-1 sayılı  |
| Kararı).                                                              |
| Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın   |
| limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması            |
| gerekmektedir.                                                        |
| TTK.nun 224 ve 445. maddelerinde tasfiye memurunun görev ve           |
| yetkileri, tasfiyenin nasıl yapılacağı, alacaklıların haklarının      |
| nasıl korunacakları açıklanmıştır.                                    |
| Her ne kadar, rücuan alacak davası davalı limited şirketin            |
| tasfiyesinden sonra açılmış ise de, tasfiye memuru iş kazasından      |
| haberdar olup, bu konuda dava açılıp açılmadığını araştırmakla        |
| yükümlüdür. Tasfiye memurunun iş kazasından haberdar olması           |
| nedeniyle, "Şirketin henüz muaccel olmayan borçlariyle münazaalı      |
| bulunan borçlarına tekabül edecek bir para dahi kezalik notere tevdi  |
| olunacağı" yönündeki TTK.nun 445/3. madde hükmü gereğince, belirtilen |
| sair tedbirleri almak suretiyle tasfiyeyi gerçekleştirmeleri gerekir. |
| Eksik işlemler neticesinde tasfiyenin hukuken sonuçlandığı kabul      |
| olunamaz.                                                             |
| Ayrıca, tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan        |
| kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının      |
| alacağın düşmesini gerektirmeyeceği hukuksal gerçeği de dikkate       |
| alınmalıdır.                                                          |
| Tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için tasfiye memuru ile      |
| Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için     |
| davacı tarafa HUMK.nun 39 ve 40. maddeleri hükümleri uyarınca uygun   |
| bir önel verilmelidir. Dava açıldığı, takdirde ve alınacak sonuca     |
| göre eldeki davaya devam edebilme olanağı bulunduğu belirlendiğinde,  |
| tüzel kişiliğe tebligat yapılarak, rücu alacağının yöntemince         |
| saptanması gerekir.                                                   |
| Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular karşısında, Hukuk Genel    |
| Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken |
| önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle       |
| direnme kararı bozulmalıdır.                                          |
| KARAR : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme      |
| kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen           |
| nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek |
| halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 06.06.2007 gününde    |
| oybirliğiyle karar verildi.                                           |
|                                                                       |
| Üye Notu : Karar, tasfiye usulsüz yapılıp, bitirilmiş olsa bile       |
| "yeniden ihya"'ya imkan verdiği için Tasfiyenin sonu ile ilgili bu    |
| maddeye eklenmiştir.                                                  |
+=======================================================================+
| İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Ticaret Kanunu MADDE 242 :X - TASFİYENİN  |
| SONU:                                                                 |
|        Madde 242 - Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret   |
| unvanının sicilden silinmesi için keyfiyet tasfiye memurları          |
| tarafından ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.                 |
+-----------------------------------------------------------------------+

            
Avevrak.com © 2024, her hakkı saklıdır.
bilgi@avevrak.com
Tel.: 0507 115 57 78