Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

                ... VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

GÖNDERİLMEK ÜZERE

NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

                            

DAVACI            : ... Üniversitesi Rektörlüğü                  

     

VEKİLİ	       : 

DAVALI                     : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü           
   

                                                                        
    

	

	 

    VERGİ /  CEZA İHBARNAMESİNİN :

    TARİHİ                     			: 19.08.2014

    NUMARASI             			: 20140819685000000010

    TEBLİĞ TARİHİ     			: 22.08.2014 

    NEVİ                     	 		: ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI     

    CEZANIN MİKTARI     	          	: Toplam 48.610,00 (42 adet)

    VERGİLENDİRME DÖNEMİ       	: 2011/Ocak – 2014/Haziran (42
adet) EK-1

 DAVANIN KONUSU                                       : Davalı
2011/Ocak – 2014 Haziran dönemleri arasında SA-BS formlarını
elektronik ortamda vermediğimizden dolayı, 213 Sayılı VUK’nun
Mükerrer 355/1-1. maddeye göre 42 adet toplamada 48.610,00 TL Özel
usulsüzlük cezası kesmiştir. Yasaya ve Hukuka aykırı olarak
kesilen bu cezaların kaldırılmasını arz ve talep etmekteyiz. 

OLAY,İDDALAR VE HUKUKİ DELİLLER : 

1)- Bilindiği gibi üniversiteler başta, bulundukları bölge olmak
üzere ülkemizin bilimsel, teknolojik, sanatsal gelişimini sağlamak,
ülkemizin yetişmiş iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla
kurulmuştur. Üniversitemize bağlı ...Meslek Yüksekokulumuz
bünyesinde öğrencilerimizin meslekî beceri ve yeteneklerini
artırmak, teorik olarak elde ettikleri bilimsel bilgileri pratiğe
dönüştürerek iş hayatına daha bilinçli bir şekilde
başlayabilmelerini sağlamak amacıyla çeşitli branşlarda
“UYGULAMA ALANLARI” bulunmaktadır. Bu uygulama alanları hiçbir
şekilde kâr amacı gütmeyip tamamen bir eğitim kurumu şeklinde
faaliyet göstermektedir. Diğer bir deyişle Meslek Yüksekokulumuzdaki
uygulama alanlarının okulumuzun herhangi bir sınıfından ya da
laboratuarından hiçbir farkı bulunmamaktadır. Bu UYGULAMA
ALANLARI’ndan olan Uygulama Otelinde yapılan uygulamalı eğitimler
sonucu ortaya çıkan mal ya da hizmetlerin üniversitelerin kuruluş
amaçlarına vurgu yapan birer bilimsel çıktı olarak görülmesi
gerekmektedir. 

 	Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Muafiyetler” başlığı altındaki
4/1-a. maddesinde “Kamu idare ve kuruluşları tarafından tarım ve
hayvancılığı, bilimi, fennî ve güzel sanatları öğretmek,
yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla işletilen okullar, okul
atölyeleri, konservatuvarlar, kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler,
sergiler, numune fidanlıkları, tohum ve hayvan geliştirme ve üretme
istasyonları, yarış yerleri, kitap, gazete, dergi yayınevleri ve
benzeri kuruluşlar.” ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadelerden
üniversitemizin uygulamalı eğitim verdiği alanlarda Kurumlar
Vergisi’nden muaf tutulması gerektiği anlaşılmalıdır.

 	Bu uygulama alanlarında yapılan uygulamalı eğitim sonucunda ortaya
çıkan mal ya da hizmet yine üniversitemiz bünyesindeki Döner
Sermaye İşletme Müdürlüğü marifetiyle tekrar üniversitemiz
bünyesine kazandırılmaktadır. Bu cümleden olmak üzere Meslek
Yüksekokulumuzdaki UYGULAMA ALANLARI’nın kâr amacı gütmediği
açıktır. Kaldı ki bu uygulama alanlarında herhangi bir mal ya da
hizmet üretilmese bile buralar faaliyetine devam etmek zorundadır. Bu
uygulama alanlarından herhangi bir gelir elde edildiğinde zaten hazine
payı gelirden doğrudan kesilmektedir. 

 	Üniversitemizin kuruluşundan bugüne kadar gerek öğrenci
yönünden gerek akademik personel yönünden hızla büyümesi,
bölgemizin turistik yöre olması, bu nedenle ulusal ve uluslararası
sempozyumlar, yerli ve yabancı konukların çok olması genişleyen
faaliyetlerimizden dolayı personel eksikliği nedeniyle bazı
işlerimizde aksamalar olmuştur. 

 	Ancak davalı defterdarlık ... Meslek Yüksekokulunda Döner Sermaye
İşletme Müdürlüğü kapsamında faaliyet gösteren UYGULAMA
OTELİ’ni, burada yapılan faaliyet itibariyle iktisadi işletme
oluşturacağını kabul etmektedir. Vergi Dairesinin kurumumuzu resmi
devlet kurumu olarak  görmeyip 1. Sınıf tüccar gibi muamele etmekte
ve vergi diğer mali işlemlerinin de bu kabule göre yapılmasını
talep etmektedir. Buna gerekçe olarak ise Kurumlar Vergisi Genel
Tebliğinin “4.1.2. Otelcilik ve turizm meslek liseleri uygulama
otelleri” başlıklı maddesini göstermektedir.

“Okulların iktisadi alandaki ticari faaliyetlerinin muafiyet
kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Otel işletmeciliği işi ticari bir organizasyonu gerektirdiğinden,
meslek okulları bünyesinde faaliyet gösteren uygulama otellerinde
okul öğrencilerinin stajlarını yapıyor olması, otelin iktisadilik
vasfını değiştirmemekte ve iktisadi işletme olarak kurumlar vergisi
mükellefiyeti tesis edilmesini gerektirmektedir.

Meslek okullarındaki öğrenciler, otelcilik ve turizm ile ilgili
olarak öğrendikleri bilgileri, okullarına bağlı uygulama
otellerinde veya özel girişimcilere ait otellerde staj yaparak
pratiğe dönüştürmektedirler. Stajın, özel girişimcilere ait
otellerde yapılıyor olması ile meslek okullarına ait uygulama
otelleri bünyesinde yapılıyor olması, teorinin pratiğe dönüşmesi
açısından temel bir farklılık yaratmayacaktır. Ancak söz konusu
faaliyetlerin, bünyesinde eğitim unsurunu da barındırıyor olması,
faaliyetin iktisadilik vasfını ortadan kaldırmadığı için otel
işletmeciliğinin kamu kurumu tarafından icra ediliyor olması,
muafiyetten yararlanılmasını gerektirmemektedir.”

 	Davalı Defterdarlık, Üniversitemiz ... Meslek Yüksekokulu Uygulama
otelini Otelcilik ve Turizm meslek liseleri uygulama otellerine kıyasla
iktisadi işletme olarak kabul ederken aynı kurumlar için kabul
edilmiş istisna hükümlerden yararlandırmamaktadır. Üniversitemiz
Uygulama Otelinin, Kurumlar Vergisi Kanununa 5766 sayılı Kanunla
eklenen geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendini
açıklayan kurumlar vergisi genel tebliğinin 36.5. maddesi kapsamında
kabul edilmesi gerekir. (Ek:RG-20/11/2008-27060) Şöyle ki;

“Kurumlar Vergisi Kanununa 5766 sayılı Kanunla eklenen geçici
2 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendiyle, 1/1/2008 -
31/12/2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere, Milli Eğitim
Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim yapan mesleki ve
teknik eğitim okullarındaki atölye ve uygulama birimleri ile
anaokulu, kreş, çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama
birimlerine bağlı döner sermaye işletmelerinin elde ettikleri
gelirler dolayısıyla iktisadi işletme oluşmayacağı hüküm altına
alınmıştır.

Buna göre, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olup örgün ve yaygın
eğitim yapan mesleki ve teknik eğitim okullarındaki atölyeler,
otelcilik ve turizm meslek liselerindeki uygulama otelleri gibi
birimler, kız teknik okullarındaki atölyeler, anaokulu ve kreş gibi
uygulama birimleri, çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama
birimleri ve bu birimlere bağlı döner sermaye işletmelerinin elde
ettikleri gelirleri nedeniyle 1/1/2008 tarihinden itibaren 31/12/2015
tarihine kadar iktisadi işletme oluşmayacak, bunlar adına kurumlar
vergisi mükellefiyeti tesis edilmeyecektir.

,

Š

ð

>

Ò

Ô

Ö

摧Ḛ”ጀô

"ektir.”

 	2010 Yılında mevzuat gereği yaptığımız işlerden dolayı
davalı tarafın Kurumlar Vergisine tabi olmamız gerektiği telkinleri
ile kendi isteğimizle iyi niyet çerçevesinde sorumluluktan
kaçmayıp, 2011 Yılından itibaren mükellefiyetimize uygun olarak
vergi aslına ilişkin işlemler olan yıllık verilen Kurumlar Vergisi
Beyannamesi,  3 ayda bir verilen Kurumlar Geçici Vergi Beyannamesi, 
Aylık Muhtasar ve Damga Vergisi Beyannamesi, KDV Beyannamesi, KDV
Tevkifat Beyannamesi, gibi beyannameleri aksatılmadan süresinde
bildirilmiştir. Buna karşı esasen şekli işlem olan BA ve  BS
formlarının verilmemiş olması nedeniyle vergi artışı yada vergi
azalışı , vergi kaçırmaya sebep olmak gibi bir durum da ortaya
çıkmamıştır.

 

 	İşbu nedenlerle Üniversitemiz ... Meslek Yüksekokulu Uygulama
oteli iktisadi işletme olarak kabul edilemeyeceğinden dava konusu
özel usulsüzlük cezalarına sebep olarak gösterilen SA-BS
formlarını elektronik ortamda vermek yükümlülüğü de
bulunmamaktadır. Bu itibarla verilen ceza mevzuata aykırı olup
kaldırılması gerekmektedir.

 	

2)-213 Sayılı VUK’nun Mükerrer.257/4’ncü maddesi “Bu Kanunun
149. maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen
bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik
imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de
dahil olmak üzere ,her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve
ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek
veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin
vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin
aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin
usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim
veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları
itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya....yetkilidir” şeklinde
düzenlenmiştir.

                                                                        
                                                                        
                                                              

 	Maliye Bakanlığı, bu yetkisini VUK Genel Tebliğleri ve Sirküler
ile kullanarak tüm Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin Aylık,
Üç aylık ve Yıllık Beyannamelerini Elektronik ortamda
göndermelerini zorunlu hale getirmiştir.

 	Söz konusu Tebliğlere göre; “elektronik ortamda gönderilme
zorunluluğu getirilen beyannamelerin, elden veya posta ile
gönderilmeleri durumunda, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355’nci
maddesinde mükellefin durumuna uyan özel usulsüzlük cezası
uygulanacaktır.” Düzenlemesi yapılmıştır.

 	Tebliğdeki bu hüküm uyarınca; Elektronik sistem, VUK’nun Mük.
257.Maddesine dayanarak, SA-BS formlarını zamanında elektronik
ortamda vermediğimiz gerekçesiyle ceza kesmiştir.

 	Ancak VUK’nun Mükerrer 355’nci maddesinin ikinci fıkrasında
açıklandığı gibi; bu maddeye ilişkin cezai hükümlerin
uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle
ilgili olarak yapılacak tebliğlerde “bilginin” verilmesi için
tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı
“bilgi” verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan
süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda
haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine
gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi  şarttır.

 	Buna göre, Mük. 355’nci maddeye göre ceza kesilebilmesi için,
verilmeyen veya eksik veya yanıltıcı verilen “bilgi” olması ve
bu cezanın kesilmesi için tebliğ veya cezaya gidileceğine ilişkin
yazılı bildirim yapılması gerekmektedir. 

 	Tarafımıza kesilen özel usulsüzlük cezalarının 14/08/2014
tarihinde kesildiği görülmektedir. Bu belgelerin incelenmesi
sonucunda bu cezaların 42 aylık bir zaman dilimini kapsadığı
görülmektedir. Kaldı ki üniversite uygulama otelimizin kurumlar
vergisinden muaf olduğu ve söz konusu beyannameleri verme
yükümlülüğünün bulunmadığı ortada olmasına rağmen, Vergi
dairesinin kurumumuza kestiği bu cezalar için neden 4 yıl beklediği
anlaşılamamıştır. Eğer ilk ceza tarihi olan Ocak 2011’de bu ceza
kesilmiş olsaydı kurumumuz bu yanlışlığı derhal düzeltecekti.
Nitekim cezaların tebliğ edilmesinden hemen sonra gerekli bildirim
yapılmıştır. Ancak Vergi dairesi bilgilendirme yükümlülüğünü
yerine getirmeksizin iddia edilen yanlışlığın giderilmesini 4 yıl
beklemiş, bir anlamda kurumumuzu zor durumda bırakmak amacıyla toplu
olarak ceza kesme yoluna gitmiştir. Öte yandan genç bir üniversite
olarak nitelikli ve tecrübeli personel sıkıntılarıyla mücadele
eden Üniversitemizin bu yükümlülüğü bildirim olmaksızın
kendiliğinden yerine getirmesini beklemek devlet kurumları arasında
olması beklenen eşgüdümlü çalışma prensibine aykırı bir
davranış olacaktır.

 	Öte yandan 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. Maddesine
Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara
İlişkin Yönetmeliğin 15.maddesi; Döner sermaye işletmelerinin
saymanlık hizmetleri Maliye Bakanlığınca kurulacak döner sermaye
saymanlıklarınca yürütüleceğini ve Döner sermaye işletmelerinin
mali ve muhasebe işlemlerinin Maliye Bakanlığınca atanacak sayman
ile saymanlık personeli tarafından yürütüleceğini hüküm altına
almıştır.  Bu bağlamda sorumlu olan saymanın görevlerinden birisi
de Malî işlemleri mevzuatta belirtilen usullere uygun biçimde yapmak
ve yaptırmaktır. 

 	Bu bağlamda ... Meslek Yüksekokulu Uygulama Otelinin Döner Sermaye
İşletme Müdürlüğü kapsamında olan mali işlemlerinin ilgili
saymanlık tarafından yapılması veya en azından yaptırılması
gerekmektedir. Kaldı ki Döner Sermaye İşletme Müdürlüğümüz
2010 yılında faaliyete başlamış olup İşletme Müdürlüğünde
çalışan personel olmadığı gibi İşletme Müdürlüğünü
yürüten personel aynı zamanda Genel Sekreterlik ve Rektörlük
giderlerinde görevli Gerçekleştirme Kontrol Görevlisi olarak görev
yapmaktadır. Döner Sermaye İşletmelerinin hem resmi kurum mevzuatı
doğrultusunda hem de özel işletme mantığıyla yürütülmesi bu
gibi eksikliklere neden olmaktadır. Zira kurumumuz bir ticaret şirketi
olsa idi özel sektörden hizmet satın alarak cezai işlemlere maruz
kalmadan mali işlerini yürütebilirdi.

 	Davalı defterdarlığa bağlı olan saymanlık Üniversitemiz Döner
Sermaye İşletmesi ile ilgili mevzuatta verilmiş görevlerini yerine
getirmediği gibi dava konusu özel usulsüzlük cezalarına sebep
olarak gösterilen ikincil belgeler durumundaki SA-BS formlarının
verilmesi usulü ile ilgili olarak bilgilendirme de yapmamıştır. Bu
durum verilen özel usulsüzlük cezalarının hukuka aykırı olarak
düzenlendiğini göstermektedir. 

 	İşbu nedenlerle mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak kesilen
cezaların kaldırılması arz ve talep etmek zarureti hasıl olmuştur.


SONUÇ VE İSTEM :  Yukarıda maddi ve hukuki nedenleri açıklanan ve
dava konusu olan 2011/Ocak – 2014 Haziran dönemleri arasında SA-BS
formlarını elektronik ortamda vermediğimizden dolayı, 213 Sayılı
VUK’nun Mükerrer 355/1-1. maddeye göre 42 adet toplamda 48.610,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezasının kaldırılmasına, karar verilmesini
saygılarım arz ve talep ederim. 27.10.2014