5. Ceza Dairesi 2016/733 E., 2016/2080 K.: İkna Suretiyle İrtikap Suçu İçin Gerekçeli Mahkumiyet Kararının Bozulması ve Hukuki Değerlendirme.
Özet: Sanığın ikna suretiyle irtikap suçundan mahkumiyetine ilişkin yerel mahkeme kararı, Anayasa ve CMK'nın gerekçeli karar ilkelerine uyulmaması, lehe yasa değerlendirmesinin denetime elverişli olmaması, suç tarihinin yanlış gösterilmesi, kazanılmış hak ilkesinin ihlali, TCK'nın 53/5 maddesinin uygulanmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin ilgili kararının dikkate alınmaması nedenleriyle sanık müdafiinin temyiz itirazları üzerine bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ
: İkna suretiyle irtikapHÜKÜM
: MahkumiyetMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması gerektiği ile önceki hükmün bozulmakla ortadan kalkmış olduğu da nazara alınarak, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği gözetilmeden, keza lehe yasa değerlendirmesi de denetime elverişli bir biçimde yapılmadan, gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,Kabule göre de;Dosya içeriğine göre █████/2004 olan suç tarihinin karar başlığında █████/2003 olarak yanlış gösterilmesi,Sadece sanık müdafiince temyiz edilen Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2011 gün ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararıyla mağdur ...'ya yönelik eylemi nedeniyle sanığa verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası kazanılmış hak niteliğinde olup, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince bu cezadan daha ağır bir cezaya hükmolunamayacağının nazara alınmaması,Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,Anayasa Mahkemesinin █████/2015 tarih ve E. ████████; K. ███████ sayılı Kararının Resmi Gazetenin █████/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, █████/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.