Danıştay Onuncu Dairesi, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği eklerinin iptaline ilişkin terditli ve net olmayan dava dilekçesinin usul kanununa aykırılığını tespit etmiştir.
Özet: Bir dernek tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumunun 2013 tarihli Sağlık Uygulama Tebliğine ek olan hizmet ve tanıya dayalı işlem puan listelerinin tamamının eksik düzenleme nedeniyle iptali, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise 2025 tarihli SUT değişiklik tebliği, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun 2025/2 sayılı kararı ve bu düzenlemelere dayanak oluşturan yönetmeliğin ilgili maddesinin iptali istemiyle açılan dava dilekçesi, mahkeme tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesinde belirtilen açık ve belirli talep şartlarına uymadığı, özellikle de terditli (alternatifli) istemin yargılama hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/3135 E.  ,  2025/3851 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: 2025/3135
Karar No
: 2025/3851
DAVACI
: ... Derneği
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... Başkanlığı / ...
DAVANIN_ÖZETİ
: Davacı tarafından, 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki olan "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi" başlıklı EK-2/B'nin ve "Tanıya Dayalı İşlem Puan Listesi" başlıklı EK-2/C'nin tamamının eksik düzenleme nedeniyle iptaline, EK-2/B ve EK-2/C'nin tamamının iptaline karar verilmemesi halinde 26/04/2025 tarih ve 32882 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile yine aynı tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun 2025/2 sayılı Kararı'nın ve bu düzenlemelere dayanak olarak gösterilen 23/08/2008 tarih ve 26976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin 3. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönünden inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması terditli (birden fazla istemle açılıp, birisi kabul edilmediği takdirde diğerine karar verilmesi yolunda) istemde bulunulmaması gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan, iptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "Konu" ile "Netice-i Talep" kısımlarında, 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğ'inin eki olan "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi" başlıklı EK-2/B'nin ve "Tanıya Dayalı İşlem Puan Listesi" başlıklı EK-2/C'nin tamamının iptaline karar verilmesi istenilmekle birlikte tamamının iptaline karar verilmemesi halinde 26/04/2025 tarih ve 32882 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile yine aynı tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun 2025/2 sayılı kararının ve bu düzenlemelere dayanak olarak gösterilen 23/08/2008 tarih ve 26976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin 3. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmek suretiyle iki ayrı tarihte yayımlanan düzenlemenin iptaline karar verilmesinin istenildiği, buna göre talepler arasında derecelendirme yapıldığı, bunun yanında iptali istenen 26/04/2025 tarih ve 32882 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 16 maddeden oluşmasına karşın dilekçe içeriğinde yalnızca 2. ve 9. maddelerine yönelik hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu, öte yandan iptali istenen 26/04/2025 tarih ve 32882 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun 2025/2 sayılı kararının 11 maddeden oluşmasına karşın hangi maddelerine yönelik hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğunun dilekçe içeriğinden anlaşılamadığı, netice olarak, dava dilekçesinde terditli isteme yer verilmek suretiyle hangi düzenlemenin iptalinin istenildiğinin açıkça ortaya konulamadığı, dava dilekçesinin içeriği ile konu ve sonuç kısımlarının birbiriyle uyumlu ve tutarlı olmadığı, iptali istenen düzenlemelerin tamamının mı yoksa bir kısmının mı dava konusu edildiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde dilekçede ifade edilmediği görülmektedir.
Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğ'inin eki olan "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi" başlıklı EK-2/B'nin ve "Tanıya Dayalı İşlem Puan Listesi" başlıklı EK-2/C'nin mi yoksa 26/04/2025 tarih ve 32882 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile yine aynı tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun 2025/2 sayılı kararının ve bu düzenlemelere dayanak olarak gösterilen 23/08/2008 tarih ve 26976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin 3. fıkrasının mı dava konusu edildiğinin terditli istemde bulunulmaksızın net olarak ortaya konulması, bunun yanında iptali istenen düzenleme ya da düzenlemeler netleştirildikten sonra tamamının mı yoksa bir kısım maddelerinin mi dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açılmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde; yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde ve posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.